İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/876 E. 2024/520 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/876
2024/520
30 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/876 Esas
KARAR NO: 2024/520
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/12/2023
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı Vekili 08.12.2023 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Sigorta şirketinden poliçeli --------, sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı aracı ile ------ Caddesini takiben -------- istikametine seyir halindeyken, köprü altı girişine yaklaştığı esnada önünde aynı yönde seyir halinde bulunan dair karar verilen -------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı aracın yaya geçidinde duraklama yapması nedeniyle bu araca çarpmamak için sağa doğru hamle yaptığı esnada, yol kenarındaki kaldırıma savrularak burada yaya olarak bulunan mağdurlara çarpması neticesinde mağdur yaralanmasına sebebiyet verdiğini, mağdur müştekilerin alınan adli raporları kapsamına göre, mağdurlar -------- hayati tehlike geçirecek ve vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde, yaralandıklarının belirlendiği, dosyada mevcut trafik kazası tespit tutanağı kapsamına göre olayın meydana gelmesinde şüpheli ------- kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu şekilde şüphelinin kendi kusuru dahilinde üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli suç şüphesinin mevcut bulunduğu, yürütülen soruşturma ve mahkeme kararı ile tespit edildiği, müvekkilinin 16.10.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu bedensel zarara uğramış ve sakat kaldığını, müvekkilinin söz konusu kaza sonucunda sakat kalması sebebiyle maddi tazminat alacağı bulunduğunu, kazaya kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza tutanaklarından açıkça anlaşılan -------- plaka sayılı araç, kaza tarihinde ------- şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, bu sebeple müvekkilin meydana gelen sakatlığından kaynaklı maddi tazminat alacağı için tarafımızca ’ne başvuru yapıldığını, müvekkilinin trafik kazasından kaynaklanan engeli (maluliyeti ) sebebiyle, geçici iş görmezlik, sürekli iş görmezlik tazminatı, müvekkili adına yapılmış tüm masraflar, hastane masrafları, bakım masrafları, iş göremezlik masrafları, bedeni zararlar, maddi, ve manevi ve sair tüm tazminatların talebi bakıcı giderleri ile tedavi ve ilaç alacağı olduğunu beyan ederek, trafik kazasından kaynaklanan engeli (maluliyeti ) sebebiyle, geçici iş görmezlik, sürekli iş görmezlik tazminatı, müvekkili adına yapılmış tüm masraflar, hastane masrafları, bakım masrafları, iş göremezlik masrafları, bedeni zararlar, tedavi giderleri, kazanç kaybı, ekononik geleceğin sarsılmasından doğam kayıp, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp maddi, ve sair tüm tazminatların talebi bakıcı giderleri ile tedavi ve ilaç masraflarının kaza tarihinden itibaren tüm davalılardan ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, manevi tazminat talebimizin kabulü ile trafik kazası sebebiyle müvekkilinin bedensel ve ruhsal bütünlüğü sarsılmış olup manevi tazminat talebi için davalılar; ------- ve --------- Şirketinden müteselsilen ticari avans faiziyle birlikte kaza tarihinden itibaren tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı -------- Şti. Vekili 12.02.2024 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalının belirsiz alacak davası olarak işbu davayı açması hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından talep edilen bu bedel davacının tespit edebileceği likit bir alacak talebi olduğunu, be nedenle davanın usul hukuku açısında reddi gerektiğini, davacı tarafından ktk 97. maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu dava da her ne kadar araç müvekkil şirkete ait ise de -------- Esas sayılı dosya kapsamında tarafımıza karşı aleyhe beyanları kabul etmemekle geniş anlamda itiraz ettiklerini beyan ederek, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise dava değeri olarak davacı yanın likide ettiği bedelin davaya esas harç olarak olarak kabul edilip eksik harcın tamamlanmasından itibaren esasa girilmesini talep ettiklerini, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir,Davalı -------- Vekili 26.01.2024 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle;Davacı tarafça dava şartı olan arabuluculuk işlemleri müvekkil yönünden işletilmeden huzurdaki dava açıldığını, davacı tarafça dava şartı olan arabuluculuk süreci işletilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin arabuluculuk sürecinden hiç bir şekilde haberdar olmadığını, müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin müvekkil yönünden reddi gerektiğini, aynı şekilde manevi tazminat, lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, davacının talep ettiği miktar elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok müvekkiline yüklenmeye çalışılan bir ceza, müvekkili üzerinden elde edilmeye çalışılan bir gelir niteliğinde olduğunu, manevi tazminat en önemlisi de diğer tarafın darlık , sıkıntı haline düşmesine , onun mahvına sebebiyet verilmemesi gerektiğini, müvekkilinin öğrenci olup ; aile ekonomisine de fayda sağlamak için gündelik işlerde çalıştığını müvekkilinin ekonomik durumunun çok kötü olduğu ve hayatının daha başında bir genç olduğu manevi tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin geçimini sağlamakta zorlandığını, müvekkilinin olaydan kaynaklı olarak 1 ay gibi bir süre cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu süreçte müvekkilinin ailesi davacılarla iletişim kurmuş , iyi niyetli bir şekilde yaklaşmış gerçekleşen kazadan dolayı üzüntülerini de bildirdiklerini, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ettiklerini beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davaların reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı -------- şirketi vekili 19.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin , karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, dava dilekçesinde 16.10.2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---------- plakalı araç, müvekkil şirkete 07.06.2021- 07.06.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere --------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 430.000 -TL olduğunu, davacı tarafından her ne kadar müvekkiline başvuru yapıldığı iddia edilmekte ise de; müvekkili şirketçe davacıdan Sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanı, kazada tutulan tüm ifade tutanakları, tasdikli kaza zaptı (4 sayfanın tamamı okunaklı iletilmelidir), gelir belgesi, Savcılık dosyasında bulunan tahkikat evrakları, ifadeler ve tutanaklar, ve Erişkinler için engellilik değerlendirmesine uygun rapor talep edilmişse de işbu eksik evrakların tamamlanmaması sebebiyle müvekkili şirketçe herhangi bir tespit yapılmadığını beyan ederek, müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılmadığından usulden reddine, -------- şirketine müzekkere yazılarak poliçe süresi içerisinde başkaca kaza olup olmadığının ve davaya konu kaza nedeni ile davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesini, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için ---------- Dairesi’nden rapor alınmasına, davacının maluliyet oranının tespiti için --------- Dairesi’nden rapor alınmasına, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesine, davanın esastan reddine, Talep edilen manevi tazminat, geçici iş görmezlik, bakıcı ve tedavi gideri talepleri teminat dışı olduğundan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın, davacısı gerçek kişi, davalı araç maliki şirket ve diğer davalı sürücü gerçek kişidir. Davalı şirketin aracının hususi olduğu, uyuşmazlığın çözümlenmesinde TBK'nun haksız fiile ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, davacının ve davalı sürücünün tacir olmaması ve uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen hususlardan olmaması nedeniyle davanın nispi veya mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK 1 maddesi)Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırılır. (HMK 115 maddesi)Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kamumda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakmakla görevlidir.
6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 24.4.2013 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir .Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, iddia ve savunma hep birlikte değerlendirildiğinde; İşbu davada zorunlu mali sorumluluk sigortası aleyhine dava açılmış ise de yargılama sırasında davalı ZMMS sigortacısı -------- şirketine yönelik açılan davadan feragat edilmiş ve mahkememizce davalı sigortaya karşı açılan davanın tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine ve feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup eldeki -------- Esas sayılı dosyada ZMMS taraf olmaktan çıkmıştır. Diğer davalılar yönünden yapılan incelemede ise davalı şirketin aracının hususi olduğu, dava konusu ihtilafın da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlığın her iki taraf içinde ticari iş niteliğinde olmadığı, davalı tarafın tacir olmasının davayı mutlak veya nispi ticari dava haline dönüştürmeyeceği, davanın trafik kazasından-haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından iş bu davada görevli Mahkemenin 6100 sayılı HMK.'nın 4/1-a maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nın 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle),
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
-
Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli . . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
-
Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27