İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/228 E. 2024/458 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/228
2024/458
16 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/228 Esas
KARAR NO: 2024/458
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 22/03/2024
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 22/03/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 23.06.2022 tarihinde müvekkiline ait -------- plakalı ------- plakalı araca, davalıya --------- poliçe numarası ile sigortalı bulunan --------- plakalı araç çarptığını ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazada kusur davalının sigortalısına ait olduğunu, bunun üzerine tarafından davalı şirkete müracaat edildiğini, açılan ---------- hasar numaralı dosyası ile müvekkiline 41.532,50 TL. ödeme yaptığını, aracın tamir değeri 53.200TL olduğunu, müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, tüm ısrara rağmen müvekkilinin araç tamiri için ödediği bedel kendisine eksik ödendiğini, bu nedenle eksik ödenen bedel olan 11.667,75 TL.nin ödeme tarihinden bu yana işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini ettiklerini, müvekkilinin zararı çok daha fazla olduğunu, yurt dışında yaşadığı için tüm ödemelerin euro cinsinden para bozdurarak yaptığını, bu nedenle bu şekilde tarafımızdan talepte bulunulduğunu, müvekkiline ait aracın değer kaybı tarafından talep edildiğini ancak, davalı aracın yabancı plakalı olduğunu bahane ederek usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddettiğini, bu bedelin tespit edilerek ödenmesini talep ettiklerini, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak bu bedel için şimdilik 1.000TL. talep ettiklerini, tespit edilecek değer kaybından sonra davayı ıslah edeceklerini, iş bu nedenle bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkiline eksik ödenen araç tamir bedeli olan 11.667,75 TL.nin ödemenin yapıldığı 15.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte ödenmesini, araçta meydana gelen ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik belirsiz alacak davası olarak 1000,00-TL araç değer kaybı bedelinin yine haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek Ticari Temerrüt (Avans) faizi birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmili hususlarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 16/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin meydana gelen zarardan kaza tarihi itibariyle uygulanacak KTK ZMSS poliçesi araç başı maddi zarar teminat limiti ile sorumlu olduğunu, limiti aşacak tutarlardan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, somut uyuşmazlıkta müvekkili şirketin sorumlu olduğu araç başı maddi zarar teminat limiti 50.000,00-TL olduğunu, dava konusu araç, yabancı plakalı araç olduğundan genel şartlar gereği değer kaybı teminat dışı olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, dava konusu araca ilişkin hasar bedeli ödendiğini, işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğu trafik poliçesi teminat limiti dolmak üzere olduğundan bu hususun hüküm aşamasında dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, hasar gören parçanın onarımının eşdeğer parça ile değişimi başvuranın onayına tabi tutulduğunu, konu hasarda başvuranın eşdeğer parça ile değişimine muvafakat vermesi hususu değerlendirilerek hasar miktarının tespiti gerektiğini, sigorta şirketinin ödemediği KDV'nin araç sahibinden alındığının ispatlanması kaydıyla talep edilebileceğini, konu başvuruda da başvuran tarafından iskontodan ve KDV’den kaynaklı olarak fazla ödeme yapıldığı da ispatlanamadığından huzurdaki başvurunun reddini talep ettiğini, belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı bulunmadığından huzurdaki davanın usulden reddini, arabuluculuk süreci işletilmeden intikal eden davanın dava şartı yokluğundan reddini, dava konusu araç yabancı plakalı araç olduğundan değer kaybı talepleri teminat dışı kaldığından haksız davanın reddini, davacının hasar bedeli eksiksiz karşılandığından işbu haksız davanın reddini, hasar bedelinin KTK ZMSS genel şartlarına göre hesaplanmasını, her halükarda müvekkili şirketin sorumlu olduğu trafik poliçesi teminat limitinin 50.000,00-tl olduğu hususunun hüküm aşamasında dikkate alınmasını ve bakiye 8.468,00-tl bedeli aşacak tutara hükmedilmemesini, davacının haksız faiz talebinin reddini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği, hasar bedeli zararının ödendiği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER:--------- Müdürlüğü'nün 27/03/2024 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Noterler Birliği'nin 29/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile -------- plakalı araca ait tescil kayıtlarının gönderildiği,
-------- Müdürlüğü'nün 30/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- plakalı araca ait tescil kayıtları ile 2022 yılındaki -------- giriş-çıkış kayıtlarının gönderildiği,
------- Merkezi'nin 01/04/2024 tarihli müzekkere cevabı ile -------- --------- plakalı araçlara ait poliçe ve hasar dosyalarının gönderildiği,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve araç değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesi, (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir” düzenlemesini içermektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 23.06.2022 tarihinde davacıya ait --------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde --------- poliçe numarası ile sigortalı bulunan --------- plakalı araç arasında maddi hasarlı kaza meydana geldiği, kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen 11.667,75 TL bakiye hasar bedeli ve şimdilik 1000,00 TL değer kaybı zararının tazmin edilmesi talep edilmiş olup Mahkememizin 26/03/2024 tarihli celsesinin 15 nolu ara kararı ile "Davacı vekiline, TTK 5/A maddesinde belirtilen 28/03/2023 tarihli değişiklikte gözetilerek arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için 1(bir) hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin İHTARINA" şeklinde karar verildiği ve tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür. Somut olayda dava ticari dava olup ,6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesinin ile TTK 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı vekiline tensip zaptı ara kararı ile 1 hafta kesin süre ve tensip zaptının 01/04/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından duruşma tarihi olan 16/05/2024 tarihine kadar arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının sunulmadığı ve bu hususta bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmış olup davacının dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan başvuru harcı dahil tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan 12.667,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesi nedeniyle gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32