İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/889 E. 2024/405 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/889
2024/405
30 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/889
KARAR NO : 2024/405
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/08/2016
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
DAVA:
Davacı vekili mahkememize sunduğu 09/08/2016 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete----- numaralı ---- Poliçesi ile sigortalı bulunan ----- ait ----- plakalı ---- marka araç, davalı şirketler sorumluluğunda bulunan sitede sigortalı araç sürücüsünün ikametgahına girilmek ve anahtarı alınmak suretiyle çalındığı, davalıların meydana gelen çalınma olayında gerekli tedbirleri almamaları ve zararın meydana gelmesini önlememiş olmaları nedeniyle sorumlu oldukları, dosyada mevcut ifade tutanaklarından aracın çalınmış olduğu ve müvekkil şirkete yapılan hasar ihbarını müteakip yaptırılan inceleme neticesinde sigortalının meydana gelen zarar nedeniyle kusurlu olmadığı ve araçtaki hasarın 340.420,00 TL olduğunun ortaya çıktığı ve müvekkil şirket tarafından sigortalısına söz konusu bedelin 01.06.2016 tarihinde ödendiği, sigortalısının zararını ödeyen müvekkili şirket TTK. 1472 madde hükmü uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkili şirkette sigortalı olan araç daha sonra kolluk kuvvetlerince hasarlı olarak bulunduğunu, müvekkili şirketin sigortalısına ödemiş olduğu 340.420,00 TL zarardan aracın sovtaj değeri olan 85.352,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 255.068,00 TL. zararın tamamından davalıların sorumlu olduğunu, davalılara bugüne kadar rücuen tazminat alacağının tahsili için yapılan müracaatlarının sonuçsuz kaldığını ve taraflarına herhangi bir ödemede bulunulmaması sebebi ile iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, sonuç olarak fazlaya talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 255.068,00 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihinden (01.03.2016) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama harç ve giderleri, vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili 28/11/2016 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;
Davalı tarafın her ne kadar -----. isimli firmanın güvenlik hizmeti vermediğinden bahisle dava konusu olaydan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de kabul edilemeyeceğini, ----ve -----. arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde, işin konusunun ---- sitede Yapı Yönetimi hizmetleri vereceğini, ----, iş bu sözleşmenin konusu olan teknik işletim, bakım-onarım, temizlik, güvenlik, peyzaj hizmetleri şeklinde sıralandığını, dava konusu zarardan davalıların borçlar kanunu hükümleri ve sözleme hükümleri gereği sorumlu olduğunu, aksi yöndeki davalı beyanlarının reddi gerektiğini, davalı şirketin basiretli bir tacirden beklenen özen yükümlülüğünü göstermediğini, dava konusu zararın meydana gelmesine neden olduğunu, bu nedenle de meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, iştigal konusu güvenlik hizmeti olan davalı şirketin olayı önlemek için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi beklendiğini, ancak davalı şirket tarafından bu yükümlülükler yerine getirilmediğini, hırsızlık olayının önüne geçilemediğini ve müvekkili şirket sigortalısı zarar gördüğünü, aracın anahtarının, eve zorlama sonucu girilmesi sureti ile ele geçirildiğini, bu nedenle yukarıda belirtilen özel şart gereği söz konusu zarar sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı mahalde, meydana gelen hasar sebebiyle davalıların sorumlu olduğunun yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle de tespit olunacağını, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP :
Davalılar ----ve----vekili 31/10/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin yerinde olmadığı reddedilmesi gerektiği, davalı ----- temizlik hizmeti verdiği, güvenlik şirketi olmadığı, bu nedenle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, hırsızlık olayının meydana gelmesinde müvekkili şirketlerin kusuru olmadığını, kuzey kapısının bariyeri güvenlik görevlilerince açılmadığı, hırsızların önceden bir şekilde temin ettiği ---- okutulmak suretiyle bariyerin otomatik açıldığı, araçla gelen hırsızların kendi temin ettikleri ---- ile bariyeri açtıkları, bunun kamera kayıtlarında net bir şekilde anlaşıldığını, hırsızlık olayı şüphelisi -----13.11.2015 tarihli ifadesinde belirttiği güvenlik görevlilerinin kendilerine bir şey sormadan kapıyı açtıkları şeklindeki beyanının doğru olmadığını, site yönetiminin tercihlerinin güvenlik zafiyetine yol açtığını, hırsızlığın havuz tarafındaki bahçe kapısından girilerek yapıldığını, PVC kapı olduğundan kolay açılabildiğini, ağaçların havuzun etrafını kapattığını, havuz olması nedeniyle kamera sisteminin bulunmadığını, bunun da tercihe bağlı olduğunu, ancak zafiyet yarattığını, ayrıca gece görüş kamerası olması için yaptıkları ikazın dikkate alınmadığını, bariyerlerin sık sık arıza yaptıklarını, kameralardan arızalı olanların yenilenmediğini, bölgedeki hırsızların güvenlik zafiyetini tespit ettiğini ve bundan yararlandığını, çalınan aracın maliki ---- (şirketin tek maliki ----- hırsızlık olayının meydana gelmesinde müterafık kusurunun bulunduğunu, dava konusu dairede güvenlik alarm sistemi olması ve çalışır durumda bulunmasına rağmen davacının dışarı çıkarken bunu çalıştırmadığını, ayrıca konutta çalışan iki iki şahsın da aynı gün izinli olmaları, birinin üç gün, diğerinin 2 yıldan beri çalışması nedeniyle içeriden destek aldıklarını güçlendirdiğini, davacının çalışanların seçiminde gerekli özeni göstermediğini, bölgede suç potansiyelin yoğun olduğu, devlet güvenlik güçlerinin de baş etmede zorluk çektiklerini, dava konusu aracın değerinin 340.420,00 olmasının mümkün olmadığını, aracın tüm özelliklerinin dikkate alınarak çalındığı tarih itibariyle gerçek değerinin tespiti gerektiği, öncelikle hırsızlık fiilini gerçekleştirenler aleyhine açılan ceza davalarının bekletici mesele yapılmasını, davacının --- Sitesindeki dava dışı --- - Sitesi Yönetimine ve ------ ihbarına, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar ----- vekili 26/12/2016 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, sigortaladığı ------ ait aracın çalınması nedeniyle dava dışı bahsi geçen şirkete ödedikleri 255.068,00.-TL’nın rücuen tahsilini talep ettiklerini, davacının talebi yerinde olmadığını, davanın reddine ilişkin itiraz ve cevapları ile cevap dilekçesinde sunulduğunu, davacı tarafından cevap dilekçesine karşı verilen cevap dilekçesinde belirtilen hususlarında gerçekle ilgisi bulunmadığını, reddine karar verilmesi gerektiğini, --- numaralı davalı şirketin güvenlik hizmetinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu zarardan davalıların Borçlar kanunu Hükümleri ve Sözleşme Hükümleri gereği sorumlu olduklar iddia edildiğini, davacı bu iddialarını cevaba cevap dilekçesinin II. madde başlığı altında gerekçelendirildiğini, davacı bu gerekçelerinde bir takım gerçekleri tahrif ederek iddialarda bulunduğunu, bu nedenle gerçeklerle ve yasal düzenlemeler ile ilgisi bulunmayan iddiaların reddi gerektiğini, güvenlik görevlilerinin sitenin sadece --- ile geçilen giriş kapısını hiçbir şey sormadan kendilerine açtıklarını beyan ettiklerini, hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahısların herhangi bir kontrole tabi tutulmaksızın içeri alındıklarını, bu nedenle müvekkili şirketlerin meydana gelen hırsızlık olayından sorumlu oldukları iddia edildiğini, davacının iddialarının gerçekle ilgisi bulunmadığını, davacı tarafından "herkesin görebileceği şekilde dış kapı tornavida ile açılarak eve girmişler ve buradan sigortalı aracın anahtarını çalarak hırsızlık eylemini gerçekleştirmişlerdir." şeklinde beyanda bulunularak gerçekler yine tahrif edildiğini, davacı tarafça davalı şirketlerin sorumluluğu Borçlar Kanunu hükümlerine ve sözleşmelere dayandırıldığını, Borçlar Kanunu ve sözleşmeler gereğince davalı şirketler meydana gelen hırsızlık nedeni ile oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağını, öte yandan kabul anlamına gelmemek üzere; davacının sigortalısı ile Site Yönetim Kurulu'nun da dava konusu hırsızlığın zararın gerçekleşmesinde artmasında müterafik kusuru bulunduğunu, davalı şirketler davacının sigortalısının özensiz davranışları sonucu zararın ortaya çıkması ve artmasından sorumlu tutulamayacağını, davanın----- hakkında husumet yokluğu nedeni ile reddini, sanıklar hakkında açılan ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
----- Yönetimi tarafından gönderilen 21/10/2019 tarihli müzekkere cevabı,
----- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 11/06/2021 tarihli müzekkere cevabı ile ----- ait tutanak,
------Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas ---- Karar sayılı dosyasının Uyap sureti ,
--- Satıcısı ve Yetkili Bayii Servisi'ne ait 17/10/2018 tarihli müzekkere cevabı,
----- Yetkili Satıcısı ve Yetkili Bayii Servisi'ne ait 15/01/2019 tarihli müzekkere cevabı ile ---- model, -----tipi, 109.000,00 km olan, 319.816,00 TL değerinde hasarı bulunan aracın 04/11/2015 tarihindeki rayiç değerine ilişkin bilgiler,
----- Şirketi'ne ait 20/10/2016 tarihli müzekkere cevabı ile hasar dosyası ve poliçe sureti,
----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/10/2016 tarihli----- Şirketi'ne ait yazı cevabı,
----- Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 06/01/2017 tarihli ----plaka sayılı aracın 08/07/2014 tarihinde ---.Noterliği'nce---- sayılı plakaya ---- Şirketi adına satış gördüğü ve -----Noterliği'nde satış görerek 15/11/2016 tarihinde ----- adına - ---- plakada tescil edildiğine dair müzekkere cevabı,
-Davanın İhbar olunan ------ Şirketine tebliğ edildiği, ihbar olunan şirketçe 23/11/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi,
-Güvenlik Uzmanı, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinin 14/06/2017 tarihli raporunun sonuç olarak;"
A.)-----nolu (davalı) -----kusur oranı % 20,
----. nolu (davalı)-----% 40
-Dava dışı ----- Yöneticiliği'nin % 20 ve dava dışı müşteki---- ise % 20 kusurlu olduğu,
B. ---- plakalı -----marka ---- model, ---- Hususi Otomobilin riziko gerçekleşme tarihindeki rayiç piyasa bedelinin 330.000.00.TL-340.000.00.TL aralığında olduğu, davacı sigortacının tespit ettiği sovtaj değerinin piyasa koşulların uygun olup ödenen tazminat miktarı 255.086.00TL nin piyasa rayiç değerlerine uygun ve kadri maruf olduğu" sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Güvenlik Uzmanı, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinin bila tarihli ek raporunda sonuç olarak "A-Davalı ----- %40 oranında kusurlu olduğu kanaatinin hasıl olduğu,
B-Davalı -----%20 oranında kusurlu olduğu kanaatinin hasıl olduğu,
Davaya taraf olmayan----- Yöneticiliği'nin %20 oranında kusurlu olduğu,
Müşteki -----, hırsızlık olaylarına karşı gerekli tedbirleri almadığı, saklama, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği nedeniyle %20 oranında kusurlu olduğu kanaatinin hasıl olduğu, kanaatine varılmıştır" sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Güvenlik Uzmanı, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinin 07.03.2022 tarihli ikinci ek raporunun sonuç olarak; "...tanık beyanlarında işbu kanaati değiştirecek somut-bilgi-belge-vesaik ve evrak sunulmamış olmakla 6100 sayılı HMK'nın 282. Maddesinin hükmü uyarınca kanaatimizin muhafaza edildiği hususu sayın Mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur." sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Sigorta Uzmanı bilirkişisi, Öğretim Üyesi bilirkişisi ve Makine Mühendisi bilirkişi heyetinin 10/01/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacı ---- sigortalısı ----- ikamet ettiği ----- adresinde bulunan konutunda 04.11.2015 tarihinde konut hırsızlığına maruz kaldığı ve aracının çalındığı olayda iddia, savunma ve ibraz edilen deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde ve yerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda kısmen ilk bilirkişi heyet raporuna uyulmakla birlikte;
1.---- Asliye Ceza Mahkemesi' nin 05.05.2016 tarih ve ---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile sanık ----- (T.C-----) hakkında “Bina içinde muhafaza alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme” suçundan yapılan yargılanmasında verilen karardı sanık ---- in üzerine atılı bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan (suçun işleniş biçimi, suç kastının yoğunluğu, suça konu yapılan eşyalar ve aracın değerine göre meydana gelen zararın ağırlığı, TCK 142/2 maddesinin birden fazla bendini ihlal eder şekilde gerçekleştirilmesi hususları göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle) eylemine uyan 6545 sayılı kanunun 62. maddesiyle değişik TCK 142/2 -h maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını, Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle verilen cezadan TCK 143/1 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 10 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Davalı -----Şirketi'nin %60 kusurlu olduğu,
-
Davalı - ----Şirketinin kusurunun bulunmadığı,
-
Dava dışı----Site Yöneticiliği' nin %20 kusurlu olduğu,
-
Dava dışı sigortalı -----” ın ise %20 müterafık kusurlu olduğu,
-
Dosyaya davaya konu araca ait ruhsat bilgileri, km bilgisi sunulması halinde mevcut araç için değerleme yapılacağı,
-
Davacı sigortacının, sigorta süresi dahilinde ve teminat kapsamında bir hasar ile ilgili tazminatı poliçe genel ve özel şartlarına bağlı olarak sovtaj tutarının tenzili sonrası 255.068.- TL hasar tazminatını ödemiş olduğu, bu anlamda ödenmiş olduğu hasar tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olduğu ve en fazla bu tutarca, hasarın oluşmasında sorumluluğu/kusuru bulunan ll. Şahıslara rücu talebinde bulunabileceği," sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Sigorta bilirkişisi, Öğretim Üyesi bilirkişisi ve Makine Mühendisi bilirkişi heyetinin 28/03/2023 tarihli ek raporunda özetle; "Davacı -----sigortalısı ---- ikamet ettiği -----Sitesinde, ----- adresinde bulunan konutunda 04.11.2015 tarihinde konut hırsızlığına maruz kaldığı ve aracının çalındığı olayda, Bilirkişi Heyet Raporundaki görüşlerimize yapılan itiraz sonucu yapılan değerlendirmede kök raporumuzda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.
-
Davalı----- Şirketi'nin %60 kusurlu olduğu,
-
Davalı ------ Şirketinin kusurunun bulunmadığı,
-
Dava dışı ---- Site Yöneticiliği" nin %20 kusurlu olduğu,
-
Dava dışı sigortalı -----” ın ise %20 müterafık kusurlu olduğu,
-
Tarafların otomotiv hasar yönden itirazları: Yapılan inceleme sonucu kök rapor sonuçlarını değiştirecek yönde bir bulguya rastlanmamıştır.
-
Tarafların sigorta yönden beyan ve itirazları: Yapılan inceleme sonucu kök rapor sonuçlarını değiştirecek yönde bir bulguya rastlanmamıştır.
Davacı Sigortacının, sigorta süresi dahilinde ve teminat kapsamında bir riskin gerçekleşmesi sonucunda poliçe genel ve özel şartlarına bağlı olarak sovtaj tutarının tenzili sonrası 255.068.-TL hasar tazminatını ödemiş olduğu, bu anlamda ödenmiş olduğu hasar tutarı kadar sigortalısının haklarına halef olduğu ve en fazla bu tutarca, hasarın oluşmasında sorumluluğu kusuru bulunan 3. Şahıslara rücu talebinde bulunabileceği" sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Makine Yüksek Mühendisi, Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 17/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1.---- Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 05.05.2016 tarih ve Dosya No:------., Karar No:---- sayılı kararı ile sanık ----- (T.C-----) hakkında “Bina içinde muhafaza alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme” suçundan yapılan yargılanmasında verilen kararda: “… sanık ---- üzerine atılı bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan (suçun işleniş biçimi, suç kastının yoğunluğu, suça konu yapılan eşyalar ve aracın değerine göre meydana gelen zararın ağırlığı, TCK 142/2 maddesinin birden fazla bendini ihlal eder şekilde gerçekleştirilmesi hususları göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle) eylemine uyan 6545 sayılı kanunun 62. maddesiyle değişik TCK 142/2 -h maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını, Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle verilen cezadan TCK 143/1 maddesi uyarınca1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 10 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Davalı ---- Şirketi'nin % 60 kusurlu olduğu,
3.Davalı ---- Şirketinin kusurunun bulunmadığı,
4.Dava dışı ----Site Yöneticiliği’ nin %20 kusurlu olduğu,
5.Dava dışı sigortalı -- ---’ ın ise %20 müterafık kusurlu olduğu,
6.Davacı Sigortacının, sigorta süresi dahilinde ve teminat kapsamında bir hasar ile ilgili tazminatı poliçe genel ve özel şartlarına bağlı olarak sovtaj tutarının tenzili sonrası 255.068.TL hasar tazminatını ödemiş olduğu, bu anlamda ödenmiş olduğu hasar tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olduğu ve en fazla bu tutarca, hasarın oluşmasında sorumluluğu/kusuru bulunan III.Şahıslara rücu talebinde bulunabileceği, " sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Makine Mühendisi bilirkişisinin 04/03/2024 tarihli raporunda özetle; "Aracın ---- marka --- tipinde olduğu ve piyasa şartlarına göre yapılan değerlendirmede olay tarihinde 109.000 km civarında olduğu dikkate alınarak olay tarihindeki aracın kasko değerinin 319.286,00 TL olduğu bilinmektedir. Olay tarihinde 4 yaşındaki aracın 340.000,00 TL ila 350.000,00 TL civarında ikinci el değeri olacağı göz önüne alınarak 345.000,00 TL olacağına kanaat getirilmiştir. " sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Mahkememiz 10/11/2020 tarihli celsesinde davalı tanığı ----- alınan beyanında özetle ; "Ben -----hizmetleri şirketinin 2005 yılından ayrıldığım 2019 yılı ağustos ayına kadar resmi güvenlik yöneticisi olarak çalıştım, güvenlik şirketi bünyesinde güvenlik operasyonları bana bağlı idi, hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihte gece vardiyasında görevli güvenlik amiri beni arayarak güvenlik hizmeti vermiş olduğumuz ---- Sitesi'nde hırsızlık olayı gerçekleştiğini bildirdi, güvenlik operasyonları yardımcımı yanıma alarak hırsızlık olayının gerçekleştiği aynı gün olay mahalline gittik, hırsızlık olayının gerçekleştiği güvenlik kapısına giderek ordaki güvenlik görevlilerinin sözlü olarak savunmalarını dinledik, akabinde kamera kayıtlarının incelenmesi için kayıt odasına geçtik, kayıt odasında kamera kayıtlarını incelediğimizde binanın ana giriş kapısından ---- marka bir aracın giriş yaptığını gördük, bahsi geçen arabanın siteye giriş yapabilmesi için site sakinlerinin kullandığı bariyeri açan uzaktan kumandanın olmasının gerektiği söylendi, aracın uzaktan kumanda olmaksızın içeriye girişinin mümkün olmaması gerekir, ayrıca sitenin misafir giriş kapısında da bariyerli güvenlik bulunmaktadır, buradan giriş yapılması için misafirlerin kayıt yaptırılarak ve misafirliğe geldiği daire sahiplerinden teyit alınarak girişleri yapılmaktadır, hırsızlığın meydana geldiği dairede yapmış olduğumuz incelemede daire ana kapısından içeri girilmediği, dairenin havuza bakan pvc kapısının kastırılarak girildiğini tespit ettik, ancak dairenin içerisinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin herhangi bir tespitte bulunmadık, güvenlik güçlerinin tespit yapmasını bekledik, güvenlik operasyonu yardımcımla tekrar kamera odasına geçtiğimizde yanımıza yaşlıca bir beyefendi geldi, dairesinde hırsızlık olayı meydana gelen site sakininin babası olduğunu söyledi, kamera kayıtlarını izlemek istedi, bu sırada şahsa gelen telefon üzerine hırsızlık olayının gerçekleştiği site sakininin dışarıdan aracıyla gelerek siteye girdiğini, evine bakmak için çıktığında parkettiği hırsızlık olayına konu aracın çalındığını öğrendik, site sakinlerinin ana giriş kapısından girerken uzaktan kumanda ile bariyeri aşmaları gerekirken çıkışta uzaktan kumanda kullanmaya gerek kalmadan bariyerler açılmaktadır, aracı çalınan site sakininin evinde hırsızlık olayını duyup siteye girdikten sonra aracını parkettiği yerden hırsızlık sonucu ele geçirilen yedek anahtarla çalındığını düşünmekteyiz, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, --- hizmet şirketi güvenlik görevlilerini işe devam edip etmediği hususunda kontrol yaparlar, Hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların siteye girdiği ---- marka aracı siteye giriş yaptığı andan itibaren geçtiği güzergahları kamera sistemi ile tespit ettik ancak hırsızlık olayının gerçekleştiği sokakta bulunan kamera sistemlerinin arızalı olması nedeni ile aracın devam eden güzergahını göremedik, kamera sistemlerinin çalışıp çalışmadığı ve diğer eksik hususlar güvenlik şirketi tarafından tespiti yapılarak site yönetimine bildirilmektedir, çalışmayan kameraların site yönetimine yazılı olarak bildirilmiş olması gerekir, yazılı bildirimden sonra kameraların yenilenip yenilenmeyeceği hususunda sorumluluk site yönetimine aittir, güvenlik görevlisi sayısı ----site yönetimi tarafından hazırlanan sözleşme kapsamında tarafımıza sayı olarak bildirilmiştir ve bize bu sayı karşılığı hizmetin teklif talebinde bulunmamız istenmiştir, teklif talebinde bulunarak ihalenin bizde kalması üzerinde güvenlik hizmeti vermeye başladık ancak hizmet vermeye başladıktan sonra güvenlik hizmetinin en az 60 kişi ile yapılabileceğine dair --- Valiliği kararına istinaden yazılı olarak site yönetimine bu durumu bildirdik, ancak güvenlik görevlisi sayısı site yönetimi tarafından artırılmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Mahkememiz 23/03/2021 tarihli celsesinde davalı tanığı --- - alınan beyanında özetle ;"Ben hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihte --- işletmecilik ve ticaret şirketinde işletme müdürü olarak görev yapıyordum, ---- Sitesinde 2015 Yılı Haziran ya da Temmuz aylarında hırsızlık olayı olduğu ve bir aracın çalındığını biliyorum, sitede güvenli görevlisi olarak çalışan -----beni arayarak sitede dairede hırsızlık olayı olduğunu bildirdi, hırsızlık olayının olduğu siteye gittim, hırsızlık olan daireye gittiğimde dairede davacıya ait dairede aile bireyleri ve güvenlik müdürümüz -- -- ve site güvenlik görevlileri oradaydı, olayı yönetim kurulu üyelerine haber verdim onlar da geldiler, hatırladığım kadarı ile davacının babası olan şahıs olay yerini gören kamera kayıtlarını görmek istedi kamera kayıtlarının kaydedildiği ve izlendiği CCTL odasına birlikte gittik, bu arada hatırımda kaldığı kadarı ile benim söz konusu siteye varmamdan bir kaç dakika sonra ya da eş zamanlı polis memurları da geldiler, davacının babası olduğunu hatırladığım şahısla birlikte hırsızlık olayının gerçekleştiği daireyi gören kamera kayıtlarını izledik, daireyi gören sokağa bakan kameraların arızalı olduğu daha önceden tespit edilmiş ve inşaat aşamasında olduğundan ---- durum bildirilmişti ve kameraların tamiri için ilgili firma ile görüşülmüştü, hatırımda kaldığı kadarı ile altyapı çalışması gerektiğinden hırsızlık olayının olduğu tarihe kadar kameralardaki arıza giderilmemişti, ancak sitenin giriş kısmından dairenin bulunduğu yere kadar çalışan kameraların kayıtlarını gördük, hatırladığım kadarı ile site sakinlerinin giriş yaptığı bariyerli kapılarda site sakinlerinin bildirdiği, araç plakalarına tanımlı bariyerli giriş kapıları vardı, tanımlı araçlar siteye bariyer kalkarak giriyorlardı, araçların peşpeşe tampon tampona tabir edilecek şekilde bariyer sistemi yukarda iken siteye hırsızlık amacı ile gelen şahısların arabası ile girip girmediğini bilmiyorum, ancak güvenlik görevlisinin farkettiği anda müdahale etmesi gerekirdi, bahsedilen site 1000 e yakın sakini olan büyükçe bir sitedir, güvenlik görevlilerinin her site sakininin aracını ve plakasını bilip bilemeyeceğini tahmin edemiyorum, yine hatırımda kaldığı kadarı ile hırsızlık olayı gerçekleşen daire sakini bakıcısı da olmak kaydıyla hırsızlık saatinde dışardaymış, hırsızı eve döndüklerinde hırsızlık olayının olduğunu farkediyorlar, hatırladığım kadarı ile hırsızlık olayına konu aracın yedek anahtarı evdeymiş, hırsızlar evde hırsızlık yaptığında yedek anahtarı da almışlar, site sakini siteye gelip aracını parkedince galiba arabayı takip etmişler ve arabayı alıp gitmişler, aracın plaka tanıma olduğu için çıkıştada herhangi bir zorluk görmeden bariyer kaldırılarak çıktığını düşünmekteyim, hatırımda kaldığı kadarı ile sitenin güvenlik işinin yapılabilmesi için 60 kişi civarında güvenlik görevlisinin çalışacağı ---- güvnelik tarafından site yönetimine bildirilmişti, site yönetimi maliyetin fazla olduğu düşüncesiyle, bildiğim kadarı ile 30 civarında kişi ile güvenlik hizmetini almak istedi, 30 kişi civarındaki güvenlik görevlisi ile güvenlik hizmetinin verildiğini hatırlıyorum, daire sakinlerinin mahremiyeti düşünülerek daireleri görecek şekilde kamera sistemi yoktu, binaların bulunduğu sokakları görecek şekilde kamera sistemi olduğunu düşünüyorum, hatırladığım kadarı ile sitenin tüm dairelerinde güvenlik alarm sistemi mevcuttu site sakini evinden ayrıldığında güvenlik sistemini aktif hale getirmesi gerekiyordu, yine hatırladığım kadarı ile hırsızlık olayının gerçekleştiği daire sakini güvenlik alarm sistemini çalıştırmamış, yine her dairede daire sakinlerinin kıymetli eşyalarını saklamak üzere küçük bir kasa vardı, ayrıca davacının kendi dairesinde özel güvenlik sistemi olduğunu olay nedeni ile öğrendik, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmıştur.
-Mahkememiz 23/03/2021 tarihli celsesinde davalı tanığı -----alınan beyanında özetle ; "Ben hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihte ---- güvenlikte 2015 yılı yaz aylarında güvenlik müdürü olarak görev yapıyordum, sabah 8 akşam 5 mesaisinde çalıştığım bir günde mesaiden sonra eve gitmiştim, sitede hırsızlık olayı olduğu güvenlik görevlisi tarafından bana bildirildi, ben derhal siteye geldim ve site müdürü ---- bey'e ve --- bir üst müdürümüz ---- Bey'e olayı haber verdim, benden sonrasında ---- bey ve ---- bey siteye geldiler, ben geldiğimde polis memurları olayı incelemek üzere sitedeydiler, olay yeri inceleme ekibi ve karakol polis memurları olayın gerçekleştiği daireye girişimize izin vermediler, hatırladığım kadarı ile site sakinlerinin siteye girişi için otomatik geçiş sistemine ilişkin araçlarında kart vardı, bariyerli kapı --- kartını görerek kapı açılıyordu, bu kapıdan ---- kartı olmayan araçların girişi mümkün değildi, bir de misafir kapısı vardı, misafir kapısında ise gelen yabancı araçların hangi daireye geldiği deftere kayıt yapılarak ve teyit alınarak siteye alınıyordur, hatırladığım kadarı ile hırsızlık amacı ile gelen araç sitenin 2. Giriş kapısı olan tali kapıdan giriş yapmışlar, tali kapının olduğu yerde de güvenlik görevlisi bulunmaktadır, tali kapıdan girmişler ise güvenlik görevlisinin teyidi ile ancak girebilirler, aynı kapının ---- sistemi kapısından girmişler ise ---- kartının olması gerekir, hatırımda kaldığı kadarı ile site sakini hırsızlık olayının gerçekleştiği saatte dışardaymış beyanları o şekildeydi, araçları ile siteye döndüklerinde parkettikleri aracı hırsızlar çaldıkları yedek anahtarla çalarak gitmişler, çalınan araçta ---- kartı olduğu için engellenmediğinden çıkış yapmış olabilirler, sitede bulanan villalarda güvenlik alarmı mevcuttu, hatırladığım kadarı ile hırsızlar ya güvenlik alarmını kesmişler ya da site sakini tarafından güvenlik alarmı aktif hale getirilmemiş olabilir, yine hatırımda kaldığı kadarı ile site sakininin dairesinde kendi kamera sistemi olduğundan hırsızlık olayı ve hırsızlar teşhis edilmiştir, valilik ve güvenlik izni alması için site yönetimi tarafından başvuru yapıldığında yeteri kadar güvenlik görevlisi bildirilmesine rağmen ekonomik nedenler ile daha az sayıda güvenlik görevlisi çalıştırılması istenmiş olabilir, güvenlik firmaları risk analiz raporuna göre güvenlik görevlisi sayısını site yönetimine bildirir, site yönetimi daha az sayıda güvenlik görevlisi çalıştırmayı kabul etmesi halinde talebe göre güvenlik hizmeti verir, hatırladığım kadarı ile de bu sitede de site yönetiminin talebi doğrultusunda daha az sayıda güvenlik görevlisi ile çalıştık, villa ve konak şeklinde olan binalarda özel kasa vardı, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Mahkememiz 17/06/2021 tarihli celsesinde davalı tanığı ---- alınan beyanında özetle; "Ben ---Güvenlik Hizmetleri Şirketinde davaya konu hırsızlık olayının olduğu tarihte operasyon müdürü olarak çalışıyordum, hırsızlık olayının olduğu saatlerde mesaim bittiği için işte değildim, hırsızlık olayını sitenin güvenlik müdürü ----- beni arayarak bana haber verdi, saat 21:30 civarında siteye gittim, ben gittiğimde polis gelmişti olay yerinde inceleme yapıyorlardı, siteye araç girişlerinin bulunduğu kapılardaki bariyerler plakaya tanımlıdır, plakayı okuduklarında bariyerler otomatik olarak açılırlar, tanımlanmamış plakalı araçlar siteye giremez, site sakinleri dışında gelen araç sahiplerinin misafir kaydı alınmak sureti ile misafir geldiği daire sakini tarafından izin verilmesi halinde bariyer manuel olarak açılarak araç içeriye alınır, bunun haricinde misafir aracının ya da yabancı aracın içeri girmesi mümkün değildir, olay günü güvenlik görevlisine aracın nasıl girdiğini sordum, bariyerin kendi kendine açıldığını bana söylediler, site giriş kapısından yabancı araçların girmesi anlattığım gibidir, peşpeşe araçların olması halinde bariyer üç dört saniye havada iken ikinci aracın girmesi mümkündür, ikinci aracın peşpeşe siteye girmesi halinde güvenlik görevlisinin müdahale etmesi gerekir, sitenin içerisindeki tüm evlerde alarm sistemi bulunmaktadır, site sakinleri tarafından alarm aktif hale getirildiğinde alarm çalışır, yoksa site güvenliğinin alarmları çalıştırması gibi bir durum söz konusu değildir, hırsızlık olayının gerçekleştiği binanın bulunduğu site içerisindeki sokakta kameralar çalışmıyordu, güvenlik şirketi olarak site yönetimine kameraların bozuk olduğu hususunu rapor etmiştik, ayrıca sitenin güvenliğinin sağlanması için gerekli personelin yetersiz olduğunu, mevzuat gereği olması gerekenin yarısı ile çalıştığımızı, personel eksikliğinin tamamlanmasını ikaz etmiştik, site içerisine giren site sakini ya da site sakini olmayanlara ait kişilere ait araçlar çıkışta bariyerler otomatik olarak açılmaktadır, çıkışta plaka tanımlama sistemi yoktur, görgüm ve bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK 1472. maddesi gereğince, davacı sigorta şirketinin --Poliçesi nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemenin halefiyet ilkesi uyarınca, kusurlu oranında rucüen tazmini istemine ilişkindir.
TTK m. 1472/1 “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” hükmü gereğince davacı taraf ödediği miktarı rücuen davalılardan talep edebilir.
Davacıya ---- Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ---- plaka sayılı --- model ---- marka ----tipi aracın ----- adresinde meydana gelen hırsızlık olayında çalındığı, meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında davacı tarafından aracın sovtaj bedeli mahsup edilerek araç değerinin dava dışı araç malikine ödendiği, hırsızlık olayının meydana geldiği ----- Sitesi'nin yönetimi ile davalı ----- arasında 06.07.2015 tarihinde "Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" imzalandığı, dava dışı sigortalının da bu sitede ikamet ettiği, hasar tazminatına konu olan üçüncü şahıs mallarında hırsızlık olayının sigorta süresi dahilinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi 340.420,00 TL'den sovtaj bedeli olarak belirlenen 85.352,00 TL'nin düşümü sonrası bakiye 255.068,00 TL bedel bakımından, sitenin güvenliğini sağlamaları gerekirken bunu sağlayamamaları nedeni ile meydana gelen hırsızlık olayında kusurları olduğu gerekçesi ile davalılar---- tahsilini talep etmiş olup; davalı ---- Sitenin güvenliğinden sorumlu olmadığından bahisle davasının kendi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davalı ---- (Yeni unvan: -----ise hırsızların önceden bir şekilde temin ettiği ---- okutulmak suretiyle bariyerin otomatik açmaları sonucunda meydana gelen hırsızlık olayında kusurlarının bulunmadığını, hırsızlık olayı şüphelisinin verdiği beyanların gerçeği yansıtmadığını, güvenlik zafiyetine neden olan hususların site yönetiminin havuz nedeni ile kamera koyulmaması, PVC kapı kullanılması gibi tercihlerinden kaynaklandığını, davadışı sigortalının alarm sistemini kurmadığını, gece kamerası hususunda yönetime ikazda bulunduklarını, site yönetimine personel sayısının yeterli olmadığının belirtilmesi nedeniyle kusurlarının olmadığını ve araç değerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep ----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2015 tarih ve ---- sayılı iddianamesi ile sanıklar ---- ve ---- hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işlediği iddiası ile --- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayısında kamu davası açıldığı,---- mahkemede alınan beyanında ----hin isimli bir şahsın getirdiği ---- marka araç ile hırsızlık olayının meydana geldiği siteye geldiklerini, önlerinden giden bir araç için bariyer açıldığında peşinden girdiklerini, ---- tornavida ile ikametin kapısını alıp içeri girdiğini, kendisini de çağırdığını, ziynet eşyalarını aldıklarını, ---- araç anahtarını da almış olduğunu, bu anahtarla ---- aracı aldığını, kendisinin de ---- marka aracı aldığını, daha sonra ---- aracı ---- isimli şahsa sattığını duyduğunu beyan ettiği, ---- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas ve ---- Karar sayılı gerekçeli kararı ile sanık ---- suç ortağı ile 04.11.2015 suç tarihinde gece vakti saat 20:12 sıralarında ---- marka bir araç ile siteye giriş yapan başka bir aracın geçişinden faydalanarak site içerisindeki ----ikametine gelip burada ziynet eşyaları, saat ve bilgisayar ile ----- marka aracın yedek anahtarlarını alıp evin içinden çıkarak ----- bekleyip şahsın ikametine gelmesi akabinde---- marka aracı da alarak siteden çıkış yaptıkları şeklinde eylem kabulü yapılarak sanık ------ atılı suçlardan mahkumiyeti yönünden hüküm kurulduğu, verilen hükmün Yargıtay ---. Ceza Dairesi'nin 01.11.2016 tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı tarafından sigortalanan ----- plaka sayılı ---- model ---- marka ----- tipi aracın çalınması olayı bakımından teknik uzmanlık gerektiren hususlar bakımından; Mahkememizce alanında güvenlik alanında uzman bilirkişiden kusur tespitinin yapılması, sigorta alanında uzman bilirkişinden durumun değerlendirilmesi ile aracın değeri hususunda makine mühendisinden görüş alınması ihtiyacı doğrultusunda bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş olunup; 19/06/2017 tarihinde Güvenlik Uzmanı, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda 1.nolu (davalı) ---kusur oranı % 20, 2. nolu (davalı) -----% 40, dava dışı --- Site Yöneticiliği'nin % 20 ve dava dışı müşteki ---- ise % 20 kusurlu atfedildiği, --- - plakalı ---- marka ----- model, ---- Hususi Otomobilin riziko gerçekleşme tarihindeki rayiç piyasa bedelinin 330.000.00.TL-340.000.00.TL aralığında olduğu, davacı sigortacının tespit ettiği sovtaj değerinin piyasa koşulların uygun olup ödenen tazminat miktarı 255.086.00TL nin piyasa rayiç değerlerine uygun ve kadri maruf olduğu hususunun belirtiği görülmüş; taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bu itirazların da değerlendirilmesi için aynı heyetten alınan ek raporda sonuç olarak kusur bakımından önceki tespitlerini tekrar ettikleri, dinlenen tanıklar bakımından yeniden değerlendirme yapılması istendiğinde 07.03.2022 tarihli ikinci ek raporda kanaatin muhafaza edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması talebinde bulunması nedeniyle önceki bilirkişilerden farklı bilirkişilerden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş olunup; sigorta bilirkişisi, öğretim üyesi bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetinin 10/01/2023 tarihli raporunda kusur yönünden Davalı -----Şirketi'nin %60 kusurlu olduğu, Davalı ----- Şirketinin kusurunun bulunmadığı, Dava dışı -----Yöneticiliği' nin %20 kusurlu olduğu, Dava dışı sigortalı -----” ın ise %20 müterafık kusurlu olduğu, dosyaya davaya konu araca ait ruhsat bilgileri, km bilgisi sunulması halinde mevcut araç için değerleme yapılacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi heyeti kök raporu ile ikinci bilirkişi heyeti kök raporda kusur bakımından bulunan çelişkiler üzerine dosya söz konusu çelişkinin giderilmesi için önceki bilirkişiler haricinde yeni bir heyete tevdi edilmiş ve Makine Yüksek Mühendisi, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından 17/08/2023 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda kusur yönünden ikinci kök rapordaki gibi davalı ----Şirketi'nin % 60 kusurlu olduğu, Davalı----- Şirketinin kusurunun bulunmadığı, dava dışı----- Site Yöneticiliği’ nin %20 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı -----’ ın ise %20 kusurlu olduğu, davacı sigortacının, sigorta süresi dahilinde ve teminat kapsamında bir hasar ile ilgili tazminatı poliçe genel ve özel şartlarına bağlı olarak sovtaj tutarının tenzili sonrası 255.068.TL hasar tazminatını ödemiş olduğu, bu anlamda ödenmiş olduğu hasar tutarı kadar sigortalısının haklarına halef olduğu ve en fazla bu tutarca, hasarın oluşmasında sorumluluğu/kusuru bulunan III.Şahıslara rücu talebinde bulunabileceği bildirilmiş olup; alınan bu son heyet raporunda araç bedelini belirlenmediği görüldüğünden dosya yalnızca bu hususta değerlendirme yapılması amacıyla Makine Mühendisi bilirkişine tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından 04/03/2024 tarihinde hazırlanan ek raporda olay tarihinde 4 yaşındaki aracın 340.000,00 TL ila 350.000,00 TL civarında ikinci el değeri olacağı göz önüne alınarak 345.000,00 TL olacağı hususunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan deliller, dinlenen tanıklar, alınan bilirkişi raporları, sigorta poliçe içerikleri, dekontlar, sözleşmeler, taraf dilekçe içerikleri ile diğer bilgi ve belgeler dikkate alınarak ve dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderildikten sonra yapılan nihai değerlendirmede; denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli Makine Yüksek Mühendisi, Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyeti tarafından 17/08/2023 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunun kusur durumu değerlendirmesi ve yine denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli Makine Mühendisi bilirkişisi tarafından 04/03/2024 tarihinde hazırlanan olay tarihindeki araç değeri hesaplamasına dair ek raporu dikkate alındığında----belge nolu "Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi" sahibi davalı ---- Yönetimi arasında 06.07.2015 tarihinde güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzalanmış olup; sözleşmenin 2., 4/a, 8. ve 10/d maddeleri gözetildiğinde davalı ----- sitenin gerekli güvenlik tedbirlerini alarak koruma ve güvenlik hizmetini en iyi şekilde yapılmasını sağlaması ve bunun yanında fiziki ve teknik tedbirleri alarak suçun işlenmesinde yetersiz kalmaması, görevlendireceği güvenlik personelinin görevinde dikkatli, tedbirli ve itinalı şekilde görev yapmasını sağlaması beklenmektedir. Somut olayda; failler hırsızlık için ---- marka araçla siteye geldiklerinde güvenlikten sorumlu firmanın görevlendirdiği personelin aracın giriş kaydını alması gerekirken bunu yapmadığı, faillerden ----ceza dava dosyasında alınan ifadesinde ---- marka araç ile siteye girdiklerine ve güvenlik görevlilerin kapıyı siteye girerken hiçbir şey demeden açtıklarına dair beyanı ile bu beyanı doğrulayan kamera kayıtlarına göre güvenlik görevlilerinin kapıyı faillere açtıkları, dava konusu çalınan araç ile faillerin siteye girdikleri ---- marka aracın peşpeşe siteden çıkış yaptıkları esnada güvenlik görevlisinin de kapıda olduğu hususları dikkate alındığında; sitenin güvenliğinden sorumlu davalı----- siteye hırsızlık için gelen şahısların kaydını almamaları, siteye girişleri sonrası kamera takibi yapmamaları, davalı tarafından görevlendiren personelin işinde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve şüpheli duruma göre peşpeşe çıkış yapan iki aracı takip etmemeleri dolayısıyla birinci derecede kusuru olduğu; dosyada yer aaln sözleşmelere göre davalı ---- sitenin temizlik, bakım, onarımı ile bahçe bakımı gibi işleri yapmakta sorumluluk yüklenmesi ve güvenlik hizmeti veren bir şirket olmaması nedeni ile hırsızlık olayında kusurunun olmadığı; dava dışı ----- Sitesi'nin güvenlik şirketinden personel sayısının azlığına ilişkin uyarıları dikkate almaması ve bunun denetimini yapmaması, arızalı kameraları tamir ettirmesi, kapı arızalarını gidermesi ve toplanan aidatlarla yeterli sayıda özel güvenlik görevlisi istihdamını sağlaması beklenirken bunları yapmaması nedeni ile kusurlu olduğu; dava dışı sigortalı ----- ise hayatın olağan akışına uygun şekilde parasını, aracın yedek anahtarını, ziynet eşyalarını yatak odasında dolapta muhafaza ettiği, ancak sitede inşaat aşamasında harekete duyarlı alarm sistemi olmasına rağmen evden dışarı çıktığında bu alarmı kurmayarak kusuru olduğu kanaatine varılmış olup meydana gelen hırsızlık olayında davalı ----- Şirketi'nin % 60 kusurlu olduğu, davalı -----Şirketinin kusurunun bulunmadığı, dava dışı-----Yöneticiliği’ nin %20 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı ---- ise %20 kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup; bunun yanında davacı sigorta şirketinin çalınan aracın bedelinin 340.420,00 TL olarak belirleyip bu bedeli dava dışı araç malikine ödedikten sonra kendisinde kalan araç bakımından 85.352,00 TL sovtaj bedelinin düşümü sonrası bakiye 255.068 TL yönünden TTK 1472/1 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olması nedeni ile kusurları oranında davalılara rücu edebileceği anlaşılmış ve davacının araç değeri olarak belirlediği ve sigortalısına ödeme yaparken esas aldığı 340.420,00 TL'lik araç değerinin 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporu nazarında yerinde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli Makine Yüksek Mühendisi, Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyeti tarafından 17/08/2023 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunun kusur durumu değerlendirmesi nazarında, davalı---- kusurunun bulunmamasına ve davalı -----(eski unvan ------ %60 kusuruna karşılık gelen sorumluluk miktarı gözetilerek; davanın kısmen kabulü ile; davanın davalı ----- yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu 153.040,80 TL tazminatın dava tarihinden önce davalının temerrüte düşürüldüğü hususunda dosya kapsamında herhangi bir belge olmaması hususu da gözetilerek temerrüt tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihi olan 09/08/2016 tarih-----) alınarak davacıya verilmesine ve davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-
Davanın davalı . . . . . yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
-
Dava konusu 153.040,80 TL tazminatın temerrüt tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihi olan 09/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı. . . . (eski unvan . . . . . alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 10.454,21 TL karar harcından 4.355,93 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.098,28 TL karar ve ilam harcının davalı . . . . (eski unvan . . . . . alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 29,20 TL başvuru harcı ve 4.355,93 TL peşin harç toplamı olan 4.385,13 TL'nin davalı. . . . . (eski unvan. . . . . alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan bilirkişi masrafı 12.500,00 TL, dosya masrafı 217,70 TL, posta ve tebligat masrafı 135,50 TL olmak üzere toplam 12.853,20 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 7.711,92 TL'sinin davalı . . . . (eski unvan . . . . . alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı . . . . tarafından yapılan dosya masrafı ve tebligat masrafı toplamı 150,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 60,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalı . . . . . (eski unvan. . . . ) verilmesine, bakiye giderin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı . . . . . . tarafından yapılan tebligat masrafı, tanık ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
-
Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 24.486,53 TL vekalet ücretinin davalı . . . . . alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davalı -----yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,
11-Davalı ------ yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı tarafa verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin, davalı-----ve davalı -----vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39