SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/879 E. 2024/381 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/879

Karar No

2024/381

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/879 Esas

KARAR NO: 2024/381

DAVA: Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 11/12/2023

KARAR TARİHİ: 18/04/2024

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/12/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankadan alınan teminat mektuplarının asılları ile mektubun lehdarı --------- Müdürlüğünce verilen ilişiği yoktur yazısının teslimine rağmen, mektupların karşılığı olan nakit blokenin çözülmeyerek, müvekkiline iade edilmemesi sebebi ile -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı bankanın icra takibine itirazı nedeni ile duran takibin devamı ve borçlu bankanın itirazının iptali için aleyhine --------- Asliye Ticaret Mahkemesinin -------- E. Sayılı dosyası ile açılan davada ret kararının Yargıtay tarafından verilen bozma kararı üzerine verilen kabul kararı ile davalı bankanın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğuna kararı verildiğini ve karara yapılan temyizin reddi ve kararın onanması üzerine bankaca icra takip konusu borç ödendiğini, müvekkilinin bankadan iadesini istediği teminat mektuplarının bedeli olan 1.755.480,65 TL ana paraya takip tarihi 03/08/2015 tarihinden --------- İcra Müdürlüğünce yapılan kapak hesabında 16/12/2022 tarihi itibari ile anaparaya %10,50 faiz oranı ile işlemiş faiz 1.359.463,45 TL olarak hesaplamış ve bankaca icra dosyasına ödendiğini,-------- E. Sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucu davalı/borçlu bankanın kötü niyetli olduğu ve takibe haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile ödemeyi geciktirdiği ve bu kapsamda dosyayı sürüncemede bıraktığı Yargıtay onama ve karar düzeltme süreçlerinden geçerek kesinleşmiş mahkeme ilamı ile ortaya çıktığını, kesin hükümle sabit olduğu üzere müvekkilinin alacağının geç teslim ve ödenmesinde yegane kusur davalı bankanın kusuru olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektör itibari ile üretimini ve satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin petrol türevi ürünler olduğu ve tamamen yurt dışından ithalat yolu ile dolar bazında getirildiğini ve iç piyasada alım satımının rayiç dolar kuru üzerinden dönüştürülen TL ile yapıldığı bu nedenle mektupların iade edildiği tarihteki dolar kuru ile bankanın ödemeyi yaptığı tarihteki dolar kuru arasındaki fark nedeni ile müvekkilin zararının olduğunda da kuşku olmadığını, müvekkilinin mektupların iade ve bedellerinin talep edildiği 28/07/2015 tarihinde --------Usd Efektif Satış Kuru 2.7641 TL iken bankanın icra dosyasına yaptığı ödeme tarihi olan 21/12/2022 tarihinde ise ------- Usd Efektif Satış Kurunun 18,7048 TL olduğunu, müvekkilinin alacağı 2015 döneminde ana para olan 1.755.480,65 TL ödenmiş olsa o dönem ortalama kur üzerinde 635.100,26 USD bedel üzerinden ortalama olarak (530 USD/Ton birim fiyatla) 1.198,30 TON hammadde ithal edecek ve bu kapsamda bu hammadddeyi fabrikasında işleyip satarak ticari faaliyetini devam ettirebileceğini, müvekkiline kesin ilam gereği ödemenin yapıldığı (yapılmak zorunda kaldığı) 2022 döneminde faiz dahil tahsil edilen 3.114.944,10 TL ile o tarihteki kur üzerinden 166.531,80 USD karşılığı (1000 USD/Ton birim fiyatı ile) 166,54 TON hammadde ithal edebilecek paraya sahip olduğunu, bir başka anlatımla müvekkilinin alacağı zamanında ödense 1198 ton hammadde alabilecekken faiz dahil yapılan ödeme ile müvekilinin alabileceği hammadde miktarı 166 ton olup, kaybı 1031 ton hammadde miktarına tekabül ettiğini, oluşan enflasyon ve fiyat artışları nedeni ile müvekkilinin alacağının geç ödenmesi nedeni ile oluşan zararının tazmini için (müvekkilin o dönem faaliyette olduğu sektör itibari ile hammadde ve madeni yağ ürünlerindeki fiyat artışları nedeni ile oluşan kaybın) müvekkile ödenen borcun parasal alım gücü değerindeki düşüklüğün hesaplanması ve davalı bankadan tahsili için iş bu davanın açılması için öncesinde davalı banka ile yapılan arabuluculuk görüşmesinden netice alınamamış ve anlaşmama olarak tutanak tutulduğunu, davasının kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL 'nin TBK 122 kapsamında müvekkilin faizle giderilmeyen munzam zararının davalı bankadan arabulucuk anlaşmama son tutanağının imza edildiği 01/11/2023 tarihten başlayarak avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili 23/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının işbu davayı açmadan önce arabuluculuk görüşmesinde 10.000.000,00-TL (onmilyontürklirası) zararı bulunduğu ve bu zararın karşılanması talebini müvekkili bankaya ilettiğini ancak davacının haksız talebinin kabul edilemeyeceği belirtilmek sureti ile taraflar arasında anlaşmama tutanağı imzalandığını, somut olayda munzam zararın şartları oluşmadığını kanunun aradığı şartlar vaki olmadığını, bu kapsamda ilk olarak bankanın davacı ile arasında borca konu bir temerrüt durumu söz konusu olmadığını, bankanın herhangi bir alacak için temerrüte düşürülmediğini, davacı tarafından bankadan talep edilen alacak çekişmeli bir alacak olduğunu ve yargılamayı gerektirdiğini, idarenin talimatı neticesi olarak davacı yanın banka aleyhine -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- E. sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takip dosyasına itiraz edildiğini ve itirazın iptali talebiyle --------- Asliye Ticaret Mahkemesi --------- E. sayılı dosyası ile açmış oldukları davanın karara bağlanması üzerine söz konusu ihtilaf neticelenerek çözüme kavuştuğunu, munzam zararı düzenleyen TBK 122.(BK 105) hükmü uyarınca munzam zarar sorumluğunda kusur durumuna bakıldığını, temerrüde düşmekte bir kusuru olmadığını ispatlayan borçludan tazminat talep edilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın somut olayda kusuru bulunmayan bankanın munzam zarar talep edebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili bankanın davaya konu olayda kendisine davacı lehtar tarafından iade edilen teminat mektuplarına ilişkin olarak basiretli bir tacirin davranması gerektiği gibi durumu muhatap --------Müdürlüğü'nden sormuş ve kendisine idarece verilen talimatı uygulandığını, bankanın davaya konu olayda kendisine davacı lehtar tarafından iade edilen teminat mektuplarına ilişkin olarak basiretli bir tacirin davranması gerektiği gibi durumu muhatap --------- Müdürlüğü'nden sorduğunu ve kendisine idarece verilen talimatı uygulandığını, davacı yanın ticari faaliyetini işbu olay nedeniyle yapamaz hale geldiği iddiasında ise de şirket kayıtları incelendiğinde davacı şirket 2015 yılından sonra ve halen ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacı şirketin iddia ettiği gibi davaya konu olayların üzerinden yıllar geçtikten sonra ticari faaliyetlerini sürdüremediği kabul edilse dahi bu durum ile davaya konu olaylar arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığını, davacı yanın huzurdaki dava ile müvekkili bankadan haksız bir kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu, mehaz ülkede gerekse --------Topluluğu ülkelerinde varılan sonuç ise, -------, ------- ve --------- yargı kararlarına göre, “fiili karine zararın ispatı için kafi olmayıp, alacaklının somut delillerle zararı ispatlaması gerekmektedir. Ancak ispat delillerinin bu nedenle esnekleştirilmesi düşünülebilir. Paranın değer kaybı nedeniyle zarara girildiğinin iddiası soyut bir varsayımdır. Para zamanında ve gereği gibi alacaklıya ödense dahi yine değer kaybedecektir. Bu nedenle soyut iddianın somut bir şekilde ortaya konması, hakimin zararın oluştuğuna inanması gereklidir. Bunun için de alacaklının daha evvel birikimlerini yatırdığı alanlar dikkate alınmalıdır.''Müvekkil Banka dava dışı ----------Müdürlüğü'nün işbu yazı ile vermiş olduğu talimat gereği ve dava dışı idarenin zarara uğramaması adına davacı firma tarafından banka aleyhine başlatılan icra takip dosyasına itiraz ettiğini, davacının söz konusu itirazın iptali için------- E. sayılı dosyası ile açmış olduğu davanın davacı lehine neticelenmesi akabinde de mahkeme kararı uyarınca davacı tarafça------- E. sayılı dosya ile başlatılan icra takip dosyasına ana paralar, gecikme faizleri ve ferileriyle birlikte 20.12.2022 tarihinde 3.965.016,22-TL (vekalet ücretinden dolayı maliyeye ödenmesi gereken tutarları mahsup ederek 3.890.216,18-TL) banka tarafından icra dosyasına faiziyle birlikte ödeme yapıldığını ancak davacı yan icra müdürlüğünce yapılan icra kapak hesabına göre ödeme yapılmasına rağmen, --------- E. sayılı dosyasına eksik faiz ödemesi yapıldığı gerekçesiyle banka aleyhine --------- E. sayılı dosyası ile yeni bir icra takibi başlatıldığını, söz konusu bu icra dosyasına itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından müvekkil banka aleyhine ------- E. sayılı dosyası ile yeni bir itirazın iptali davası açıldığını ve yargılamasının halen devam ettiğini , bu davanın banka aleyhine neticelenmesi halinde de davacı yana ek ödeme yapılmak durumunda kalınacağını, yargılamanın 8 yıl kadar sürmesinde bankanın herhangi bir kusuru veya dahli bulunmadığından davacının faiziyle birlikte yapmış olduğu ödemeye rağmen açmış olduğu işbu davanın reddi gerekiğini beyan etmiştir.

DELİLLER:-------- Esas sayılı dosyasının Uyap sureti ,-------- Esas sayılı dosyasının Uyap sureti ,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın geç ödendiği iddiası ile faiz ile giderilemeyen munzam zararın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. --------- Esas sayılı dosyasın UYAP üzerinden yapılan incelemesinde davacının işbu dosyanın davacısı, davalının işbu dosyanın davalısı olduğu, davanın ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyasına konu kapak hesabında faizin eksik hesaplandığı ve eksik faiz ödemesi yapıldığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosyasında takibine itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu , davanın 07/03/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.HMK 166/1. maddesi; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar..." hükmü düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; tarafların iki davada da davacı-davalı oldukları, işbu dosyanın davacısı tarafından sunulan dava dilekçesindeki iddiaların --------- İcra Müdürlüğü'nün eski -------- Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın geç ödendiği iddiası ile faiz ile giderilemeyen munzam zararın tazmininin talep edildiği , -------- Esas sayılı dosyasının ise -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın faiz hesabının yanlış yapıldığı ve eksik faiz ödendiği iddiasına dayandığı anlaşılmış olup -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------- Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde yer alan iddiaların aynı takip talebine konu alacak isteminden kaynaklandığı, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------Esas sayılı dosyasında verilecek kararın Mahkememiz dosyasında hesaplanacak munzam zarar hesabında da dikkate alınması gerektiği anlaşılmış olup her iki dava dosyasındaki taleplerin birlikte incelenmesinde usul ekonomisi bakımından fayda bulunduğu, her iki dava konusunun da birbirleriyle bağlantılı olduğu, davaların birlikte görülmesinde taraflar yönünden hukuki yarar bulunduğu, bu itibarla birleştirme kararının usul ekonomisine uygun olacağı kanaatine varılarak Mahkememizin işbu dava dosyasının -------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın bundan sonra birleşen dosya üzerinden yürütülmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Mahkememizin iş bu dava dosyasının HMK 166/1 ve HMK 166/4 maddeleri uyarınca aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeni ile . . . . . . . . Asliye Ticaret Mahkemesinin. . . . . . . . Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,

  2. Yargılamanın bundan sonra . . . . . . . . . Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,

  3. Harç, masraf, vekalet ücreti hususunun esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,

  4. Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, esas hükümle birlikte istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeğerlendirilmesidelillerindelillerasliyeticaretmahkemesiFarkından(VadehükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim