İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/485 E. 2024/37 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/485
2024/37
10 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/485 Esas
KARAR NO: 2024/37
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/06/2022
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı------ şirketi Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında "-------- Yolu, --------- Çıkışı ---------" adresinde bulunan ve tapuda "------- İli, -------- İlçesi, --------- Mah. -------- Mevkii, --------- Ada, --------- Pafta, ---------- parsel" adresinde kain akaryakıt ve LPG satış ve servis istasyonunun işleticiliği hususunda 18.09.2015 tarihinde 26.10.2015 tarihinden itibaren 5 vıl süreli Bayilik Sözleşmeleri imzalandığını, Ayrıca davalı şirket tarafından aynı tarihli Taahhütname, Ariyet Malzeme Taahhütnamesi ve Ariyet Olarak Alman Demirbaşlara İlişkin Taahhütname imzalandığını, Davalılar, Bayilik Sözleşmelerine ek olarak düzenlemiş olduğu Taahhütnameler ile Bayilik Sözleşmeleri ve Taahhütnamelerde yer alan yükümlülüklere aykırı tutum ve davranışlarının sonuçlarını belirleyen taahhütlerde bulunduğunu, Davacı şirket tarafından davalılara --------Noterliği'nin 18.05.2018 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarı keşide edildiğini, Davalılar, Bayilik Sözleşmelerinin imzalanmasından sonra geçen süre içerisinde ürün alımına ilişkin taahhütlerini yerine getirmediği, akaryakıt ve LPG/Otogaz ürün bedelinden ve nakit krediden kaynaklanan borçların ödenmediği ihtar edildiğini, Ayrıca bayilik süresi boyunca gerekli gayret ve özenin gösterilmemesi nedeniyle gerçekleştirilen fevkalede düşük miktardaki ürün alımları ile davacının yatırımlarının karşılanmasının mümkün olmadığı bildirildiğini, İhtara rağmen davalı tarafından davacı şirket nezdinde muaccel hale gelen borçlar ödenmediğini, Bu sebeple davalı aleyhine--------- E. Sayılı dosyasından takip başIatıldığını, Davalı sözleşme kapsamında doğmuş takibe konu borçları ödemekle yükümlü olduğunu, Davalı bayilik faaliyeti yürüttüğü istasyonda satışı yapılacak akaryakıt ürününü münhasıran davacı şirketten veya davacı şirketin belirleyeceği üreticiden almayı beyan ve taahhüt ettiğini, Davalı taraf, davacıdan yaptığı ürün alımlarından kaynaklı olarak muaccel hale gelmiş 674.151,88 TL’yi ödememiş olduğundan bu alacaklarını temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, Davalı bayilik faaliyeti yürüttüğü istasyonda satışı yapılacak LPG/Otogaz ürününü münhasıran davacı şirketten veya davacı şirketin belirleyeceği üreticiden almayı beyan ve taahhüt ettiğini, Davalı taraf, davacıdan yaptığı ürün alımlarından kaynaklı olarak muaccel hale gelmiş 119.475,00 TL’yi ödememiş olduğundan bu alacaklarını temerrüt tarihînden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, Bayilik ilişkisinin tesisi sırasında davacı şirket tarafından davalıya Ariyet Malzeme Taahhütnamesi ve Ariyet Olarak Alınan Demirbaşlara İlişkin Taahhütnamenin ekinde listelenen ariyetler sağlandığını, Davalı Bayilik Sözleşmesi’nin eki niteliğinde düzenlemiş olduğu Taahhütnameler ile ariyetlerin davacı şirkete ait olduğunu, ariyetlerin yazılı olarak iadesinin istendiği anda masrafları davalıya ait olmak üzere iade edileceğini ve ariyetlerin iade edilmemesi durumunda bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğunu beyan ve taahhüt ettiğini, Akabinde davalının Bayilik Sözleşmesi'nin feshini takiben, ariyetleri iadesi borcu da muaccel hale gelmiş fakat davalı ariyetleri iade etmemiş olduğu gibi ariyet bedelini de davacı şirkete ödemediğini, Bu kapsamda, davacı şirketin davalıdan ariyetlerin söküm işlemi nedeniyle meydana gelen 24.780,00 TL alacağı bulunmadığını, Bu bedelin davalı tarafından davacı şirkete temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesi gerektiğini, Davacı şirket davalı ile arasındaki bayilik ilişkisinin devamı adına davalının bayilik faaliyetini yürüttüğü istasyona birtakım otomasyon yatırımı yaptığını, Bu bedellerin davalı tarafından davacı şirkete iade edilmesi gerektiğini, Davalının davacı şirkete icra takibine konu alacak miktarı kadar borçlu olduğu sabit olduğunu, Davalı, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş olduğundan ve dava konusu edilen tutar likit ve belirlenebilir olduğundan İİK. md. 67 uyarınca icra takibine konu davacı şirket alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, davalının davaya konu icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı ile davalı -------- Şti. arasındaki bayilik ilişkisi (süresinin sona ermesi nedeniyle artık mevcut olmadığını ve davacının tek taraflı hazırladığı sözleşme ve sair belgelerdeki genel işlem şartları baştan itibaren geçerli olmadığını) doğru ise de, davalı ---------Petrol' ün davacıya akaryakıt ürün alım bedeli, lpg/otogaz ürün alım bedeli, ariyet söküm bedeli, otomasyon yansıtma bedeli borçlu olduğu. --------- ve -------- olduğunu, ----------- Petrol, davacı ile bayilik ilişkisinin tesisinden sonraki dönemde zamanla, davacının akaryakıt ve lpg otogaz ürünlerinin diğer bir kısım dağıtıcıların ürünlerine kıvasla daha az talep edildiğini gördüğünü ve satışların artırılması için hem kendi bünyesinde hem de davacı yetkilileri ile görüşerek çözümler geliştirmeye çalıştığını, Davacı ürünlerinin daha az talep edilmesi yanında turizm ve karayolu akaryakıt ve otogaz satışlarını olumsuz etkileyen. ----------savaş uçağının düşürülmesi, terör olayları, güvenlik harekatları, ulusal bazda havayolu ulaşım bedellerinin düşürülmesi ve düşük tutulması vb birbirini izleyen ve sektörel krizlere de neden olan olaylar nedeniyle de önemli iş kayıpları yaşadığını, Davacının, --------- Petrol' ün daha önceki yıllarda başka marka ürün satışına nazaran ---------- ürünlerinin satışı nedeniyle ve yukarıda değinilen diğer faktörlerle satışların düşmesine vakıf olması ve bayilik ilişkisinin daha sağlıklı bir zeminde devamı bakımından, 26.07,2019' dan itibaren (davacı tarafından seçilen ve davalıya gönderilen bir işletme yöneticisinin denetimi ve gözetimi altında, davalının personelime ekipmanı kullanılarak ve satışı yapılacak ürünlerin davacı tarafından temini karşılığında, günlük nakit hasılatın yine davacının seçtiği -------- şirketi aracılığı ile doğrudan davacıya iletildiği ve kredi kartı ile yapılan ödemelerin davalı tarafından davacıya havale olunduğu, istasyon işletme giderlerinin ve kredi kartı komisyonlarının işletme hasılatından davacı tarafından davalıya ödenmesinden sonra işletme karının davacı ve davalı şirket arasında eşit hisseler ile paylaşılacağı kararlaştırılan) --------- adı verilen, davalının istasyonunun, "davacı tarafından kendine özgü bir yöntemle yönetimi söz konusu olduğunu, 03.12.2019 tarihine kadar 131 gün davalı bu sistemde kendi üzerine düşen --------- ile günlük nakit hasılatı davacıya iletme, kartlı tahsilatı havale ile aktarma görevlerini eksiksiz ve kusursuz yerine getirmiş ise de, davacı tarafça istasyon giderleri ve kredi kartı komisyonları davalıya ödenmediğini, vaad edilen kar paylaşımı yapılmadığını, Söz konusu ---------- uygulaması, davalıya yabancı sebeplerle, davacının tek yönlü irade ile davacı tarafından 03.12.2019 tarihinde durdurulduğunu, Davacı, davalının söz konusu 131 günlük dönemdeki istasyon işletme giderleri kredi kartı komisyonları ve kar payı hesabı ile ilgili bir hesap mutabakatı da temin etmediği için, davalının bu alacaklarının (davacı nezdindeki davalı hesabına alacak olarak) kaydedilip kaydedilmediği bilinmediğini, Taraflar arasındaki gerçek alacak, verecek durumu, istasyon işletme giderlerinin, kredi kartı komisyonlarının ve kar paylaşımının gerçeğe uygun muhasebeleştirilmesi ile açıklık kazanacağını, Ayrıca ---------- uygulamasının başlangıcında ---------- Petrol' ün ürün tanklarında yer alan ve davacının yöneticisine teslim edilmiş ve satışından elde edilen bedeller davacı tarafından tahsil edilmiş olan (26.07.2019 tarihi itibariyle davalıya maliyeti 76.332,79 TL olan) akaryakıt ve gaz ürünlerinin de davalının alacağı olarak davacı muhasebe kayıtlarına işlenmesi gerektiğini, Davacının taleplerinin her biri ayrı ayrı zaman aşımı nedeniyle de reddedilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; --------- Şti. ile davacı arasında bayilik ilişkisi bulunduğunu, bayilik ilişkisinin süresinin sona ermesiyle sonlandığını, bayilik anlaşması ve eklerinin davacı tarafından tek taraflı hazırlandığından sözleşme hükümlerinin genel işlem şartları niteliğinde olduğunu, davacıya akaryakıt ürün alım bedeli, lpg/otogaz ürün alım bedeli, ariyet söküm bedeli, otomasyon yansıtma bedeli borcunun bulunmadığını, --------- ve --------- de ileri sürülen borçlardan sorumlu olamayacağını, davalı tarafın zamanaşımı itirazının mesnetsiz olduğunu, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine ticari ilişki gereği tanzim edildiği iddia edilen faturalara ve cari hesaba dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında bayilik sözleşmenin akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takibe dayanak olarak gösterilen faturalardan ve cari hesaptan dolayı davacının bir alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67-(1) maddesine göre; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inceleyen ve bu bağlamda her bir işlem için dava konusu faturaların irdelenmesi bakımından ihtilaf konusu olmayan faturaların nasıl ve ne şekilde düzenlendiğini, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını değerlendiren, hesap mutabakatlarını inceleyen, dava dosyasına sunulan tüm delilleri değerlendiren, bu çerçevede davacının takip ve dava konusu ettiği faturalardan ve cari hesaptan dolayı bir alacağı bulunup bulunmadığını Yüksek Mahkeme denetimine elverişli bir şekilde saptayan konusunda uzman yeni bir heyetten rapor alınmış olup Somut olayda; icra takibine konu bayilik kapsamında taraflar arasında ticari ilişki olduğu, aralarında cari hesap ilişkisi olduğu, davacı tarafından sunulan faturaların temel fatura olarak düzenlendiği, davalı tarafından reddedilemeyeceği, sadece itiraz edilebileceği, davalı tarafından faturalara bir itiraz olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının defterlerinde takibe konu alacağın kayıtlı olduğu davalı tarafın ticari defterlerinde borcun daha fazla olduğu görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67-(2) maddesine göre; bu davada, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; borçlunun, takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkâr tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Öte yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Genel bir kavram olarak, “likid alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya, alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması; ya da, borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez . İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre faturaya dayalı alacağın likit kabul edilmesi, davalının itiraz edip itirazında haksız olduğunun anlaşılması, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi karşısında, somut olayda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan sebeplerle;
- a. Davanın KABULÜNE, davalıların. . . . . . . . esas sayılı dosyasında itirazının iptali ile takibin devamına,
b-Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
-
Başlangıçta peşin olarak alınan 9.968,86 TL harcın ve icra takibi peşin harcı 4.127,03 TL'nin, alınması gerekli olan 56.383,54 TL harçtan mahsubu ile bakiye 42.287,65 TL karar ve ilam harcının davalılar 'dan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, peşin harç 9.968,86 TL, posta ve tebligat gideri 430,50 TL, bilirkişi ücretleri 6.000,00 TL olmak üzere toplam 16.480,06 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Arabuluculuk aşamasında . . . . . . . . . . tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.360,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin uyarınca 120,794,76 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35