SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/922 E. 2024/186 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/922

Karar No

2024/186

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/922 Esas

KARAR NO: 2024/186

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 24/05/2018

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 24/05/2018 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir kısım uyuşmazlıkların çözümü için adliyeye gidip gelirken davalı ile tanıştığını, davalının müvekkilini tanıdığı olan Av. -------- isimli avukata götürerek vekaletname verilmesini temin ettiğini ve bu kişi vasıtasıyla hukuki sorunlara müdahil olduğunu, davalının müvekkilinde güven tesis ettikten sonra 4 ay sonra müvekkilini çeşitli bahanelerle 25/10/2015 tarih ve 50.000,00 TL 'lik senetle borçlandırdığını, senedi müvekkili aleyhine takibe koyduğunu, devamında mülkiyeti müvekkiline ait --------- Bölge Bayırarkası------pafta -------- parsel sayılı taşınmazdaki ------- bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapusunu bila bedel kendi üzerine intikalini sağladığını, daha sonra arsa satış vaadi sözleşmesi ve aynı tarihli ikinci bir sözleşmeye istinaden davalıya dava konusu 80.000,00 TL'lik senedi imzalayarak verdiğini, davaya konu senet haricinde 10.000,00 TL nakit para ve mülkiyeti müvekkiline ait -------- aracın satış yetkisini aldığını, aracı sattığını ancak bedelini ödemediğini, müvekkilinin aldatılmasında en büyük etkiyi yaratan belgenin 27/10/2015 tarihli adi yazılı arsa satış vaadi sözleşmesi ve davalının müvekkiline vermiş olduğu vekaletname olduğunu, davalının elinde başkaca senetler olabileceğini, aynı vekilin her iki tarafın vekili olmasının kendisi ve müvekkiline tavsiye ettiği vekil için sorun yaratacağını fark etmesi üzerine takibi bıraktığı gibi 50.000,00 TL'lik senedi yırtarak müvekkiline verdiğini, hileli tutum ve davranırlar ile zor durumda olan müvekkilinin hür iradesinin tümüyle kontrol altına alındığı ve arsa satış vaadi başlıklı belge ve vekaletname ile müvekkiline fazla güvence verdiği söylemini sık sık telaffuz eden davalının yine -------- izaleyi şüyu davasını geçersiz kılabileceğini beyan ettiğini, müvekkiline taraflar arası sözleşme başlıklı belgeyi imzalatarak davaya konu 80.000,00 TL'lik bedelsiz senedi elde ettiğini, herhangi bir bedel ödemeksizin aldığı 80.000,00 TL'lik senedi icra takibine koyan davalının müvekkiline ait 4.000,0000 TL olan müvekkiline ait üç taşınmaza haciz koydurduğunu, önceki tutum ve davranışları ile çatışan davranış ve beyanlar sebebiyle müvekkilinin davalıyı azlettiğini, 80.000,00 TL'lik senet nedeniyle davalının haciz koydurmuş olduğu taşınmazın satışa çıkarılması sebebiyle eldeki davayı açtıklarını belirterek 27/10/2015 tarihli arsa satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, aynı tarihli sözleşmenin de geçersizliği sebebiyle iptaline, müvekkilinin davalıya 27/10/2015 tanzim tarihli 80.000,00 TL senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline kötü niyetli takip nedeniyle % 20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 08/06/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: senedin alacağa karşı verilmiş olduğunu, imzanın kabul edildiğini, bu sebebe dayalı davalarda zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, bu nedenle talebin zamanaşımına uğradığını, usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın taraflar arasında yapılan 27/10/2015 tarih ve 27/10/2016 vade tarihli senede ilişkin alakası bulunmayan bilgi, belge ve beyanları dilekçesine dayanak teşkil ettiğini, davacının müvekkilinin hile ve desislerle aldatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, delil olarak gösterdiği temlikname ve sözleşmeler, vekaletnameler, avukatlara verilen vekaletname ve azilnameler, tarihleri itibarı ile incelendiğinde aldatılma yönündeki kendi iddialarını çürütür nitelikte olduğunu, dava dilekçesin ekinde sunulan delillerin dava konusu senedin icra takibine konulması ve tahsili ile ilgisinin bulunmadığını, söz konusu senedin taraflar arasındaki 27/10/2015 tarihli sözleşmeye dayalı olduğunu, ödeme şartlarının sözleşmede açıkça belirtildiğini, sözleşme hükümlerinin tarafların özgür iradeleriyle gerçekleştirildiğini, davacının borçlu olduğu miktarı ödeyeceğinden bahisle sürekli müvekkilini oyaladığını, dolandırıcılık iddiasıyla müvekkilinin savcılığa şikayet edildiğini, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkili alacağına karşılık başlatılan icra takibin davacıya hemen tebliğ olmasına rağmen haciz şerhi işlenen gayrimenkul satış aşamasına geldikten 6 ayı aşkın süre sonra savcılığa suç duyurusunda bulunması ve aldatıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 14/01/2020 tarih ve -------- Esas -------- sayılı kararın -------- sayılı ilamıyla kaldırıldığı, yukarıdaki esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

DELİLLER:Celp ve tetkik edilen --------- Esas sayılı dosyasında; davacı/takip borçlusu hakkında 15/12/2017 tarihli takip talebi ile takip başlatıldığı, davacı/takip borçlusunun süresinde takibe itiraz etmemesi nedeni ile takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosyada sunulan 27/10/2015 tarihli Taraflar Arası Sözleşme Başlıklı belge incelendiğinde, taraflarının ... ve ... olduğu, sözleşmenin taraflar arasında 27/10/2015 tarihinde yapılan 80.000,00 TL alacağa karşılık olarak imzalandığı anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan 27/10/2015 tanzim tarihli 27/10/2016 ödeme günlü 80.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde, keşidecisinin ..., lehdarının ... olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan 27/10/2015 tarihli Arsa Satış Vaadi Sözleşmesi incelendiğinde, ------- ili, -------- ilçesi, --------- Mahallesi,--------- parsel sayılı taşınmazın satış vaadinde bulunan --------- tarafından dava dışı --------- --------- Noterliği'nin 18/06/2003 tarih ve -------- yevmiye nolu Sadış Vaadi Sözleşmesi ile 14.333,33 m2 'sini devredildiği, --------- ise bu hakkını -------- Noterliği'nin 21/11/2014 tarih ve --------- yevmiye nolu düzenlenme şeklinde vekaletname ile ... devrettiği, davalı ... tarafından bu kez taşınmazın 7.000,00 m2 'sini 450.000,00 TL bedelle ... devredilmesine ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan 25/08/2015 tanzim tarihli 25/10/2015 ödeme günlü 50.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde, keşidecisinin ..., lehdarının ... olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan 12/01/2017 tarihli İbraname başlıklı belge incelendiğinde, --------- Esas sayılı dosyasına ilişkin dosya borcu yönünden takip alacaklısı ... takip borçlusu ... ibra ettiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan -------- Noterliği'nin 17/11/2016 tarihli Azilname incelendiğinde, --------- Noterliği'nin 04/02/2015 tarih ve --------- yevmiye nolu vekaletnamesi ile davacı tarafından vekil tayin edilen Av. -------- vekaletten azledildiği anlaşılmıştır.Davacı tanığı ... 28/02/2019 tarihli celsede alınan beyanında; "Davacı benim kardeşim olur, davalı ise kardeşime kendisini avukat olarak tanıtan kişidir, davalı kardeşimin güvenini kazanarak davaya konu bonoyu ondan almış, ben davalı ... bir kez uzaktan gördüm, tarafların konuşmaları sırasında ben yanlarında bulunmadım, kardeşimin -------- İnşaatla olan hukuki ihtilafını halledebileceği yönünde kardeşime güven vermiş, hatta kardeşim o gün eve geldiğinde öyle bir adama rastladım ki bu kişi problemimizi çözer dedi, ben eşimden ayrı olduğum için davacı kardeşim ile aynı evde yaşıyorum, davalı kardeşime 14 dönüm kadar bir arazi vadetmiş, bu araziyi bahane ederek kardeşimden sürekli olarak para istemiş, kardeşim kardeşlerimden temin ettiği bir kısım parayı bildiğim kadarıyla davalıya verdi, davalının vadettiği arazi Hekimbaşı'nda bulunuyormuş, bahsettiğim bu olaylar hangi tarihte olduğunu hatırlamıyorum, ancak bu senenin içinde olduğunu düşünüyorum, davalı kardeşime bir süre belge imzalatmış, ancak ben bu belgelerin imzalandığında yanlarında bulunmadım..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ... 28/02/2019 tarihli celsede alınan beyanında; "Davacı benim dayım olur, davalıyı da dayımla olan ilişkileri nedeniyle tanıyorum, davacı dayımın birtakım hukuki ihtilafları nedeniyle adliyeye gidip gelirken davalı ile tanışmış, davalı kendisini emekli polis memuru olduğunu söyleyerek halen görevde olan emniyet mensuplarını ve ayrıca avukatları tanıdığını, dayımın hukuki ihtilaflarını çözebileceğini, kendisininde yargı işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğunu söylemiş, davaya konu edilen belgelerin imzalanması sırasında ben tarafların yanında değildim, ancak bir kısım görüşmelerinde yanlarında bulundum, taraflar tanıştıktan bir kaç ay sonra aralarında arkadaşlık ilişkisi başladı, davalı ------- 14 dönüm bir arazi olduğunu bunu davacı dayımla paylaşabileceğini söyledi, bu arazinin --------- tapularına dayalı ve --------- paşalarına ait bir arazi olduğundan bahsetti, daha sonra davalı taraf birlikte oldukları dönemde yeme, içme gibi masraflarını davacıya ödetmeye başladı, ayrıca birtakım davaların açılacağını söyleyerek dayımdan para istedi, dayımda teyzelerimden temin ettiği yanlış hatırlamıyorsam 30 bin ve 40 bin TL' yi ... vermek üzere teslim aldı, ancak bu parayı ... verirken ben yanlarında değildim, ayrıca davacının kendisine ait -------- aracı herhangi bir bedel talep etmeden davalının üzerine devretti, davacının ---------İnşaat' la olan ihtilafına konu olan iki adet daireden bir daireyi yine davalıya devretti, davalı tarafından bahsedilen 14 dönümlük arazinin mülkiyetinin edinilebilmesi için bir takım davalar açılması gerektiğini, kendisinde bu para bulunmadığını, mülkiyeti edinilince arazinin aralarında paylaşılacağını söyleyerek davacı dayımdan bahsi geçen paraları aldı ve devirler davalı üzerine yapıldı, bildiğim kadarıyla davalı 14 dönüm arazinin satışı işleminden vazgeçtiği ve bu nedenle taraflarının arası bozulduğu ve kendisi şuan dayımdan devraldığı dairede oturmaktadır, davaya konu bononun hangi sebeple düzenlendiği bilmiyorum, biz davaya konu edilen olayın tamamından taraflar arası bozulduktan sonra haberdar olabildik, az önce söylediğim gibi ben tarafların arası iyiyken yanlarında bulundum, davacı dayım davalının "ben zaten emekli polisim, hukuki yoldan çözemiyorsak yine de çözeriz, eşim avukatın yanında çalışıyor" söylemleri nedeniyle dayımın güvenini kazanmış, bahsetmiş olduğum olaylar son bir buçuk sene içinde yaşandı, ben, üç teyzem, annem ve davacı dayım aynı evde yaşıyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... 20/06/2019 tarihli celsede alınan beyanında; "Ben davanın her iki tarafını da tanıyorum, ben davaya konu edilen sözleşme ve senetlerin düzenlenmesi sırasında tarafların yanında değildim, davalı bana davacıdan 80.000,00 TL alacağı olduğunu söylemişti, davacının 80.000,00 TL borçlu olduğunu gösteren belgeyi de ben görmüştüm, davalı davacıdan alacağını isteyince davacı taraf bankadan 30.000,00 TL kredi çekmiş ancak bu parayı davacı kendi abisine vermiş bunun üzerine davalı da davacı hakkında icra takibi başlatmış, taraflar arasındaki münasebetler ile ilgili olarak benim başkaca bir bilgim yoktur, ben davacının kredi çektiğini ve abisine verdiğini davalının anlatımıyla öğrendim ancak bu konuşma sırasında davacı tarafta bizim yanımızdaydı, dava açılmadan önce ben davacıyı bir cafede davalının da olduğu sırada tanıdım." şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu 27.10.2015 tanzim tarihli 27.10.2016 ödeme günlü 80.000,00 TL bedelli bononun dayanağının arsa satış vaadi sözleşmesi mi, yoksa 27.10.2015 tarihli sözleşme mi olduğu, davacı tarafın iradesi fesada uğratılmak suretiyle bononun imzalatılıp imzalatılmadığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosyaya sunulan 27.10.2015 tanzim tarihli 27.10.2016 ödeme günlü 80.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde, keşidecisinin ..., lehdarının ... olduğu, bononun şeklen geçerlilik unsurlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı; söz konusu bononun gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığını iddia etmiş, davalı; bononun 27.10.2015 tarihli sözleşme temelinde düzenlendiğini, davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur.Dava ve takip konusu bononun dayanağının 27.10.2015 tarihli sözleşme olduğu iddia edildiğinden, uyuşmazlığın TBK ve TMK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiş, -------- Karar sayılı ilamına uyularak Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine dair karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

  2. Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

  3. Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,

  4. Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirilmesikanaatdelillerinasliyeMenfiticaretmahkemesi(KambiyoSenetlerindenTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim