SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1046 E. 2023/679 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1046

Karar No

2023/679

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1046 Esas

KARAR NO: 2023/679

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 30/12/2020

KARAR TARİHİ: 12/10/2023

DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 1991 yılında misafirlerine en iyi hizmeti ve fiyatı sunma hedefiyle kurulduğunu, turizm sektörünün yenilikçi temsilcisi olarak yurt içinde ve dışında paket tur ve otel konaklama hizmetleri satışı yapan turizm operatörlüğü hizmeti veren turizm sektöründe faaliyet gösteren en önemli firmalarından biri olduğunu, müvekkil şirketi ile -------- şirketi Birbirinden farklı tüzel kişilikler olup, hisse yapılarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, Müvekkil şirketin %100 hissedarının --------- olup, --------- şirketi ile hissedarlık, iş ortaklığı ve sair organik herhangi hir ilişki bulunmadığını, -------- şirketinin iflası sebebiyle mağdur olunduğu iddiasıyla davalıların hukuken hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkil şirkete yönelik haksız, hukuka aykırı faaliyetlerde bulunduklarını, davalılarca müvekkil şirket ve hissedarı ile ilgili gerçek dışı, mesnetsiz, iftira teşkil eden, kamuoyunu yanıltıcı, müvekkil şirketin doğrudan ticari itibarını zedeleyen birçok tweet atıldığını ve hukuka aykırı çağrılarda bulunulduğunu, müvekkil şirketin onur, şeref, saygınlığına ve kişilik haklarına açıkça saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin kişilik haklarına, ticari itibarına vaki saldırılar sebebiyle 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,-TMK 25. maddesi uyarınca mahkemenizce verilecek hükmün ulusal bir gazetede ilan edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacın Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesine göre tacir olması ve talebinin ticari itibarın zedelenmesine dayandırılması karşısında huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davacının her bir davalı için ayrı ayrı iddia ettiği hususları ispatlaması gerektiğini, müvekkil ---------- -------- Şirketi'nde kabin memuru olarak çalışırken şirketin iflas etmesi üzerine hiçbir işçilik alacağım ödenmeksizin işsiz kaldığını, iflas dosyasına müdahil olmadığını, davacı şirket aleyhine hiçbir söz ve eylemde bulunmadığını, müvekkilinin iş arkadaşları tarafından daha öncesinde yapılan gösterilerin hiç birisine katılmadığını, müvekkilleri --------- Ve --------- paylaşımlarının hiçbirinde davacı şirketin ticari itibarını zedeleyici bir isnad bulunmadığını, davacı şirket ortağı ---------- daha önce dava dışı --------- Şirketi'nin ortakları arasında yer aldığını, her iki şirketin de turizm sektöründe hizmet verdiğini, davacı şirket önünde yapılan hukuka uygun eylemlerin amacının toplumun bu durumdan haberdar olması olduğunu, ortada hukuka aykırı bir eylem bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkil sendika ve yine sendikanın faaliyeti kapsamında görev yapan sendika başkanı hakkında açılan davanın haksız ve mesnetsiz olup işçilerin gözünü korkutmaya yönelik olduğunu ileri sürerek görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde davanın reddine, yargılama gider masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ------- ve --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın tacir olup ticari ilişkiden kaynaklanan tazminat talebinin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalılar açısından zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığını, dava konusu olayda zarar iddiasına sebep olan tasarruflar ve eylemlerin bağımsız olduğu her bir davalı açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilleri ile diğer davalılar arasında herhangi hukuki bir ilişki bulunmadığını, davacının müvekkiller ile davalılar arasında müteselsilen sorumluluğu doğuracak bir eylem gerçekleşmediğinden ve kanundan da böyle bir zorunluluk bulunmadığından her davalı için tefrik kararı verilerek dosyanın yürütülmesi gerektiğini, müvekkillerin -------- şirketi işçilerinin mağduriyetlerini hukuka uygun eylem ve söylemler ile birlikte kamuoyuna duyurmak amacı ile hareket ettiklerini, davacı şirket önünde yapılmış olan eylem düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında düzenlenmiş olan bir eylem olduğunu, davacı tarafın aralarında organik bağı çok net olarak ortaya koyan bir çok veriye rağmen bu durumu görmezden gelip aralarındaki ilişkiyi basit bir “acentelik” ilişkisine indirgemeye çalıştığını, davalı---------- Şirketinin %100 hissedarı olan ve aynı zamanda -------- Bakanı olan ----------, --------- şirketinin hissedarı olan ---------- kardeşi olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ---------- Sendikası ve ---------- vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki davada şirketin ticari itibar kaybı sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacının, Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesine göre tacir sayıldığından görevsizlik kararı verilerek dosyanın ilgili Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davaya konu olayın müvekkil sendikanın yasal sınırları içinde yapmış olduğu sendikal faaliyet olduğunu, sendikal faaliyet özgürlüğünün dayanağınının anayasada bulan ve 6356 sayılı yasa ile açıkça düzenlenen bir özgürlük olduğunu, Müvekkil Sendika'nın başkanı --------- ile beraber davalı olarak gösterilen kişilerin, -------- şirketi çalışanları olup, mezkur şirketin iflası nedeniyle işçilik alacaklarını halihazırda tahsil edemediklerini, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ ve ticari ilişki bulunduğunu, Müvekkil Sendika ve diğer davalıların davaya konu faaliyetlerinin ---------- Şirketi'nin yaklaşık 2.000 çalışanının kıdem, ihbar tazminatları ve ortalama 3-4 aylık ücretlerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, davacı şirket önünde yapılan hukuka uygun eylemlerin de amacının toplumun bu durumdan haberdar olması olduğunu, ortada hukuka aykırı bir eylem bulunmadığını, huzurdaki dava hakkında görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde davanın müvekkil yönünden reddine, yargılama gider masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalıların paylaştığı sosyal medya içeriklerinin ve basın açıklamalarına ilişkin beyanların davacının kişilik haklarına zarar verdiği, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu, davacıyı rakipleri karşısında küçük düşürdüğü iddiasına dayalı olarak TTK'nın 56/1.e maddesi uyarınca açılmış bir manevi tazminat davasıdır.Somut olayda davalıların paylaşımlarının içeriği itibariyle, ifade özgürlüğü kapsamında bir açıklamadan ibaret olup olmadığının, davalının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığının ortaya konulması gerekir.İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir.İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir .---------birçok kararında, Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamayacağını belirtmiştir.İfade özgürlüğünün sınırı, kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkıdır. Çatışan bu iki hak arasında dengeleme yapılırken öncelikle dava konusu açıklamanın davacıya ilişkin bölümünün, kamuoyunu ilgilendiren ve kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır.Somut olayda, davalılar tarafından yapılan paylaşımların içeriği değerlendirildiğinde, davalıların bir kısmının --------- Şirketinin çalışanları olduğu, işçilik alacaklarını alamamaları sebebiyle ---------- Platformu isimli platform oluşturdukları, bu platform üzerinden de paylaşımlar yaptıkları, --------- şirketi hakkında --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açıldığı ve şirketin iflasına karar verildiği, işçilik ücret alacaklarını alamayan çalışanların ve --------- ve Sendika Başkanı ---------- tarafından tepkinin dile getirildiği, dosya arasına alınan ----------- incelendiğinde ----------- Şirketi’nin Yönetim Kurulu üyeleri olarak ----------, ---------- ve ----------- seçildiği ve 14/04/2010 tarihli ---------- sayılı ---------- ilan edildiği, 21/02/2012 tarihli ve --------- sayılı ----------- yapılan ilanda --------- şirketi temsilen ------------ seçildiğinin belirtildiği, 29/05/2018 tarihli ---------- sayılı ---------- yapılan ilanda ---------- Şirketi’nin yetkilisi olarak ----------- seçildiği, 02/03/2006 tarihli ve ------------ satılı ----------- ise --------- şirketinin ----------- Şirketinin hissedarı olduğunun belirtildiği, --------- ile ---------- kardeş oldukları ve her iki şirket yapısı da değerlendirildiğinde aralarında organik bağ olduğu yönünde kanaat uyandırdığı, şirketler arasında organik bağ bulunduğu düşüncesini desteklediği, bu haliyle çalışanların ücretlerini alamaması nedeniyle tepkilerini dile getirmelerinin olağan olduğu ve eleştiri ile ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eylemin davacı şirkete yöneltildiği, eleştirinin sadece olumlu karşılanan veya zararsız veya tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, demokratik toplumun gereklilikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin parçası olan, rencide eden, şoke eden, rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına aldığının ---------- birçok kararında ifade edildiği, davalıların işçilik alacaklarını alamadıkları gerekçesiyle sendikal eylem yaptıkları eylemin işçilik alacaklarını elde etmeye yönelik olup doğrudan davacının manevi şahsiyetine saldırı amacı taşımadığı kullanılan ifadelerin yer yer hoşa gitmeyen kaba, incitici, nezaket dışı söz niteliğinde olduğu, hakaret boyutuna ulaşmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki tüzel kişi tacir olan davacının manevi zararının oluştuğuna dair kanaat te oluşmadığı, bu nedenle davalıların yaptıkları paylaşımların ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında hak arama hürriyeti kapsamında kalması gerektiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;

  1. Açılan davanın reddine,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 99,07 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

  5. Davalılar . . . . . . . . . . Sendikası, . . . . . . . . . , . . . . . . . . . . , . . . . . . . . . . , . . . . . . . . . . . yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkanaatdelillerindeğerlendirilmesiasliyeticaretFiilden(HaksızmahkemesihükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim