İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/474 E. 2024/643 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/474
2024/643
13 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/474 Esas
KARAR NO:2024/643
DAVA:İtirazın İptali (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/02/2022
KARAR TARİHİ:13/09/2024
-------- sayılı GÖREVSİZLİK KARARIYLA dosya mahkememize tevzii edilmekle, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldıktan sonra, İtirazın İptali ( Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan) nedeniyle açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 03/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlular arasında 10.11.2018 tarihinde ortaklık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre; sözleşmeye konu----------- ve ortaklığının 3 (üç) eşit pay şeklinde yönetileceği ve başkaca ortak kabul edilmeyeceği karara bağlandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin 50.000,00 TL peşin olmak üzere 20.01.2019 tarihinde ödeme yapması karara bağlandığını, bu ödemelerin ortaklık sözleşmesi gereği günü gününe borçlulara ödendiğini, müvekkilinin ortaklık sözleşmesi gereği; tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bina bakım ve onarım için yapılan harcamaları karşıladığını, aynı hassasiyet ve özen yükümlülüğü borçlu kişilerce gösterilmediğini, ortaklık sözleşmesi gereği planlanan ve okul ile ilgili tüm muhasebe kayıtları ve gelir gider tabloları her ay düzenli bir şekilde paylaştırılması karara bağlandığını, ödemelerin müvekkiline yapılmadığını, müvekkilinin İstanbul'da ikamet etmesi, sözleşmeye konu okulun ------- faaliyet göstermesi ve sözleşmede yer alan ortakların sorumluluklarını yerine getirmemesi üzerine müvekkili ile davalılar arasında-------- düzenlendiğini ve ortaklığın sona erdirilmesi hususunda mutabık kalındığını, protokol uyarınca müvekkilinin ortaklığa konu okul için yapmış olduğu masraf ve tadilat bedellerinin toplamı olan 210.000,00 TL; diğer ortaklar/davalılar ------tarihinde ödeneceğinin karara bağlandığını, borçlular ------ ödemeleri gereken 210.000,00 TL bedeli ödemeyerek müvekkilini ciddi mağduriyetine neden olduklarını, söz konusu borcun muaccel hale geldiğini, borçlulardan hiç bir şekilde olumlu geri dönüş alamaması üzerine -----dosyası ile haklarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar/borçluların başlatılan icra takibine i haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile; davalıların-------sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, ya da ilk talebin herhangi bir sebeple reddi halinde müvekkilinin icra dosyasıyla talep edilen asıl alacak ve faiz, sair giderler kadar alacaklı olduğunun hüküm altına alınmasına, davalıların takibe konu alacağın%100'ünden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili 12/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev, yetki, hak düşürücü süre ve diğer dava şartları yönünden incelenip usulden reddine, aksi kanaat halinde esastan reddine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle İtirazın İptali davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edildiğinden, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Somut olayda dava 03/02/2022 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılmış ve mahkemesince 24/03/2024 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, karar davacı vekiline 17/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiş ve 02/07/2024 tarihinde kesinleştirilerek davacıvekilinin 02/07/2024 tarihli talep dilekçesi uyarınca 04/07/2024 tarihinde mahkememize tevzi edilmiştir. Dosyanın mahkememize gelmesi ile arabuluculuk anlaşmama tutanağının dosyada olmadığı görülerek davacı vekiline gönderilmek üzere muhtıra hazırlanmış ancak dosyada avans olmadığından tebliğ edilememiş davacı vekili 09/09/2024 tarihli dilekçe ekinde son tutanağı sunmuştur. Arabuluculuk anlaşmama tutanağı incelendiğinde davacının arabulucuya 19/07/2024 tarihinde müracaat ettiği anlaşılmıştır.Arabuluculuk dava şartının dosya görevli mahkemeye gelmeden tamamlanması gerektiğine ------Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafça, ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirketin öddiği --- ve vergi borcunun davalılara rücusu için, ------- tarihinde dava açıldığı 05.10.2023 tarihinde davanın asliye ticaret mahkemelerinin görevi içinde olduğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı haline getirilmiştir.6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanan bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredici olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.Somut olayda ise, dava görevsiz asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup anılan mahkemede görülen davalar için arabulucuya başvuru şartı bulunmamaktadır. Verilen görevsizlik kararı ---- tarihinde kesinleşmiş, dava görevli ---- esasına------ tarihinde kaydedilmiştir. Davacı tarafından arabuluculuk süreci dosya görevli mahkemede yeni esas numarası almadan 11/11/2021 tarihinde başlatılmış ve yine 22/11/2021 tarihinde sona ermiştir. Arabululuculuk dava şartına ilişkin eksiklik, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmeden tamamlandığına göre artık arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği kabul edilmelidir. Mahkemece,arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir .Yine -----sayılı, kararı ile onanan ----Dava------ Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle ---------- karar ile göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Anılan karar davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği gibi ----- tarihinde de davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Kararın ----- tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı vekilince ---- tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmiş, aynı tarihte dosya ----Hukuk Mahkemeleri ----gönderilmiş ve dosya ---- Mahkemesine tevzi edilmiştir.Davacı tarafından ortağı olunan şirketin vergi ödemeleri dahil şirkete ilişkin tüm ödemelerin kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülerek diğer şirket ortağının hissesine düşen oranda alacak ile diğer ortağa verilen ödünç paranın tahsili talebiyle icra takibi başlatılmış, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır.Taraflar arasındaki ihtilaf mutlak ticari dava niteliğindedir.7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan ParaAlacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edildiğinden, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Davacı yan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyet sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmemiş, mahkemece davacı yana herhangi bir ihtar gönderilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olması dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmemektedir. Mahkemece yapılması gereken iş davacıya, son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret ise de, arabuluculuk son tutanağının mahkeme karar tarihinden sonraki tarihli olduğu, görevli mahkemeye dosya tevzi edilmeden önce dahi bu eksikliğin giderilmediği gözetilerek bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Somut olayda davacı vekili tarafından 16/02/2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açılmış olup, asliye hukuk mahkemesince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 11/03/2022 tarihinde davanın usulden reddine karar verilmesinden, anılan kararın 27/03/2022 tarihinde davacı vekiline tebliğinden sonra, kararın kesinleştiği 12/04/2022 tarihinden önce, davacı vekilince 06/04/2022 tarihinde arabulucuya başvurulmuş ise de, görevsizlik kararının kesinleşerek dosyanın--------- tevzi edilip, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ilişkin 20/04/2022 karar tarihinden sonra tarafların uzlaşamadığına dair 25/04/2022 tarihinde son tutanak düzenlenmiştir.Bu durumda, somut olayda görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderilmediği, görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemesine dosya tevzi edilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanmadığı, dava şartının karar tarihinden sonra gerçekleştirildiği anlaşıldığından kanunun uygulanmasındaki amaçta gözetilerek mahkemece arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."Dosyamızda davacı tarafça arabuluculuk dava şartının görevsiz mahkeme aşamasında giderilmediği, dosya mahkememize tevzi edilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanmadığı, anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan toplam 2.667,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.239,58 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı . . . . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı . . . . . . verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraflar ile vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58