İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/255 E. 2024/383 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/255
2024/383
15 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/255 Esas
KARAR NO:2024/383 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 05/04/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortak olduğu ----- sermaye ile 4 ortaklı olarak kurulduğunu, söz konusu 4 ortağın aynı zamanda kardeş olduğunu, kuruluşta ---- %28 hisseli ortak, diğerleri-------- %24'er hissseli ortaklar olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana üç keç sermaye artırımına karar verdiğini, son artırım sonrası şirketin sermayesinin 950.000,00 TL olduğunu, şirket temsilinin müdürler aracılığıyla sağlandığını, --- tarihinde 10 yıl süre ile ---- münferit imzası ile şirketi temsile yetkili kılındığını, ---- tarihinde bu yetkinin 10 yıl daha uzatıldığını,------ %24 hissesini diğer ortaklar---- eşit pay olarak devrettiğini, ancak yapılan bu devirden sonra müvekkili--- pay adedinde bir değişiklik olmadığını, bu pay ile ---- %40, -----%36 ve müvekkili -------- %24 hisseli ortak olduğunu, davalı şirketin uzun yıllardır genel kurul toplantısı yapmadığını, şirket müdürü ------- müdür olarak yetkili olmasına rağmen olağan genel kurul toplantıları yapmadığını, genel kurul toplantıları yapılsa da müvekkilinin usulüne uygun çağrılmadığını, söz konusu toplantıların kendisinin bilgisi dışında olduğunu, taraflarınca --------- için usulüne uygun olacak şekilde çağrılmasına rağmen şirket müdürünün genel kurulu toplamadığını, ve bu nedenle görüşülmesi istenilen gündem maddelerinin görüşülmediğini, genel kurul yapılamadığından şirket ortaklarının en temel haklarından biri olan kar payı alma hakkının ihlal edildiğini, şirket kurulduğu günden bu yana pay sahiplerine kar payı dağıtımı yapılmadığını, müvekkilinin şirket ile ilgili bilgi alma ve inceleme taleplerinin sistematik olarak reddedildiğini, şirketin şirket müdürü tarafından çoğunluğun lehine olacak şekilde kötü yönetildiğinin açık olduğunu, şirket ortaklığının ortaklar arasındaki kişisel uyuşmazlıklar nedeniyle müvekkili açısından katlanılmaz bir hal aldığını, bu nedenlerle davalı şirket hakkında haklı nedenle fesih isteme zorunluluğu doğduğunu, şirketin feshi talebinin kabul edilmemesi halinde TTK Md. 636 uyarınca müvekkilinin menfaatlerine uygun düşecek nitelikte bir çözüm yoluna başvurulması gerektiğini, mahkemece diğer çözüm yollarına yönelinmesi halinde müvekkiline uzun yıllardır dağıtılmayan kar payının dağıtılmasına karar verilmesinin yerinde olacağını, müvekkilinin payının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin şirketin devamlılığı ve müvekkilinin menfaati açısından yerinde olacağını, bu süreçte şirketin aktif varlığının tamamen kişisel menfaatler uğruna satılarak müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması adına ihtiyati tedbir talep ettiğini, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin sermaye azaltımı, işletme devri vb. şekilde müvekkiline ödenecek bedelin değerini düşüren ya da ödemeyi güçleştiren işlemlere karşı, müvekkili için meydana gelebilecek değer farklarını önlemek için, şirket varlıklarının üçüncü kişilere devrini önleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kabul olmaması halinde davalıdır şerhi işlenmesini, kuruluş amacını daha fazla gerçekleştiremeyen şirketin haklı sebeple feshini, geçmiş yıllara ait dağıtılmayan kar payının belirlenerek dağıtılmasını veya müvekkilin pay bedellerinin ödenmek suretiyle şirketten çıkarılmasına gibi diğer alternatif çözümlere karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile ticari şirketin feshi talebine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 15/05/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gereken 142,53 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 285,07 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32