İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/932 E. 2024/350 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/932
2024/350
7 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/932 Esas
KARAR NO:2024/350
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikamet ettiği ---------- adresindeki yerde ikamet ederken 06.02.2023 tarihli ---- depreminde evi büyük hasar gördüğünü, bu nedenle bu ikametgahtan ayrılarak ---- akrabalarına sığındığını, müvekkilinin ------- depreminden bu yana tebligatların gönderildiği adreste oturmadığını, bu hususun haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tebligatlardan da anlaşıldığını, müvekkilinin ---- aldığını, müvekkilinin dava konusu-------- dosyanın alacaklısı ve borçlusundan ne alacaklı ne de borçlu olduğunu, ilgisinin olmadığı bir borç nedeniyle borçlandırılmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı tarafın haciz ihbarnamelerini gönderdiği adresten taşınıldığını, bu adresin terk edildiğini bildiği halde bu adrese tebligatlar göndererek müvekkilinin borçlandırılmasında alacaklının kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin ------ Sayılı dosyası yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını süresinde açmadığını bu nedenle reddinin gerekiğini, -------- dosyasından gönderilen ödeme emrine itiraz etmediğini, adres değişikliği talebinin bildirilmesi gerektiğini belirterek davacının süresinde açmadığı huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK 89 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya-------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. -----------
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK 1. maddesi uyarınca davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın usulden REDDİNE,
-
Yasal süre içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
Harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin HMK 331/2 md. uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, belirtilen süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı asil ile davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32