İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1824 E. 2024/285 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/1824
2024/285
27 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2016/1096 Esas
KARAR NO:2024/260 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:14/10/2016
BİRLEŞEN DAVA DOSYASI: -----Ticaret Mahkemesi
--dosyası
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 31/03/2022
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27.11.2012 günü saat 08.30 sıralarında meydana gelen trafik kazasında; -- plakalı aracın davalı sürücüsü ----- kavşakta geçiş önceliği kuralına uymaması sonucunda davacılar murisi sürücü ------- yönetimindeki ----- çarptığını, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda müvekkillerinin eşi ve babası------ kaldırıldığını, geçirmiş olduğu kaza sebebiyle %99 oranında ağır özürlü raporu verildiğini, akabinde de 12/03/2016 tarihinde vefat ettiğini,---------- no.lu dosyası ile yapılan yargılama sonucunda kazanın oluşumunda ----- plakalı aracın davalı sürücüsü ------- asli kusurlu bulunduğunu, cezalandırılmasına karar verildiğini, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibinin aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağını, kusurlu hareketleri ile kazaya sebep olan davalı sürücü yanında işleten sıfatına sahip davalı----ve davalı ----- doğan zararlardan davalı sürücü ------ müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, yine davalı aracı ---- sigortalayan diğer davalı -------de , davalılara ait araç sebebiyle meydana gelen kaza sonrasında müvekkillerinin murislerinin ölümünedeniyle diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, 27/11/2012 günü trafik kazasında %99 oranında ağır özürlü kalan ve akabinde ------ tarihinde ölen, ---- doğumlu davacılar murisi ---evli ve bir çocuk babası olduğunu, ------ isimli şirkette satış elemanı olarak çalıştığını, ailesini geçindirdiğini, ailesine iyi bir yaşam sürdürdüğünü, davacılar murisi ------ölümüyle eşi ve çocuğunun destekten, kendilerine sunduğu olanaklardan yoksun kaldıklarını, davacılar murisi ----- doğumlu , ev hanımı olan ------- bir çocuğu ile dul kaldığını, herhangi bir işte çalışmamadığını, ---- doğumlu oğlu ------- da gerek okul çağında olması sebebiyle bu dönemde ve gerekse gelecekteki babasının ona sağlayacağı güvenli bir gelecekten ve destekten mahrum kaldığını, çok küçük yaşta babasız kaldığını, büyüme ve okul dönemlerinde, bir babanın evladına sağlayacağı maddi ve manevi tüm destekten yoksun kaldığını, müvekkillerinin hem müteveffa -------- manevi varlığından hem de sağlamış olduğu maddi destekten yoksun kaldığını, asgari yaşam standardının da altında zor bir yaşama mahkum olduklarını, yine ----- vefatı ile ölüm ve defin giderlerini de karşılamak durumunda kaldıklarını, gerçekleşen bu vahim olay sonrasında, müteveffa ------- eşinin çok genç ve çocuğun çok küçük oluşu, kendilerine maddi destek sağlayan, bakıp gözeten, manevi anlamda her türlü yanlarında olan davacılar murisi ------ zamansız ve yok yere, karşı tarafın kusurlu hareketleri sonucunda yitirdiklerini,, kaza sonrası süreç ile vefat tarihi arasında davacılar murisi --------%99 özürlü olduğunu, hiçbir fonksiyonel hareketinin olmaması, tamamen bakım ve yardıma muhtaç hale gelmiş olduğu bir dönemine de müvekkillerin şahitlik ederek her daim yanında olmaları sonucu psikolojik ve maddi anlamdaki çöküntü dolu, yalnız ve zor günler geçirdiklerini,------- vefatıyla müvekkillerinin yaşadıkları zor günler ve tarifi imkansız üzüntüler sonrasında manevi olarak da büyük bir çöküntü yaşadıklarını, davalıların bu dönemde müvekkillerini manevi olarak da yalnız bıraktıklarını, davalıların kusurlu hareketleri ile meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden ------- geride eşi ve çocuğu için doldurulamayacak bir boşluk bıraktığını, müvekkillerinin gerek kaza sonrasında ve gerekse vefat olayı sebebiyle yaşadıkları acı, üzüntü ve elem sebebiyle ,davalılar--------her bir müvekkili için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın, tüm davalılar açısından ise, ------- vefatı sonrasında destekten yoksun kalan müvekkillerinin her biri için şimdilik 10.000,00’er TL maddi tazminat ile 1.500 TL ölüm ve defin masrafının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- yönetimindeki -----plakalı özel halk otobüsü ile ---- durağından kalkıp----- seyrederken ---- plakalı araç sürücüsünün ------- kontrolsüz ve ani olarak yola çıkması sonucu malum kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı ---- geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal etmesinin sebep olduğunu, bu kaza ile ilgili olarak ----- sayılı dosya ile yargılama yapıldığını ve sigortalı ----- kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda -------- geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal ettiğinin açıkça belirtildiğini, yaşanılan olay nedeniyle müvekkillerinin de derin üzüntüler yaşadığını, kazanın hemen akabinde müvekkillerinin insani vazifelerini yaparak muris ve davacılar ile ilgilendiğini, 3.600.00 TL nakdi yardım yapıldığını, davacıların murisinin tüm tedavi giderlerinin -----tarafından karşılandığını,--------- esas sayılı dosyası ile rücu davası açıldığını, davacılar tarafından talep edilen tazminat miktarının tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre de fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacı eşin yaşının genç olmasının, evlenme ihtimalinin yüksek olmasının da tazminat hesabından indirilmesi gerektiğini, müvekkillerinin bu kazanın meydana gelmesinden kusurlarının olmadığını, müvekkillerinin maliki olduğu aracın ------ kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kasko sigortasında manevi tazminat klozu da bulunduğundan manevi tazminat yönünden de davanın ------ ihbar edilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle de davanın reddini talep etmiştir.Davalı ---- Vekili cevap dilekçesinde özetle; -------- vadeli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçedeki sakatlanma ve ölüm teminatının sigortalının kusurlu olması halinde ve kusur oranı ile sınırlı olmak üzere kaza tarihi itibariyle kişi başına azami 200.000,00- TL olduğunu, davacıların murisinin ölümü ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile söz konusu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacıların murisi ------maluliyet tazminatının ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, davacıların da bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu savunmalara itibar edilmemesi halinde tazminat hesaplaması yapılırken müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncellenerek tazminat tutarından indirilmesi taleplerinin bulunduğunu, ------ tarafından davacının geçici iş görmezliği ve vefatı nedeniyle müvekkili şirket aleyhine rücuen tazminat davası açıldığını, tazminat hesaplaması yapılması durumunda ------- rücusunun hesaplanacak tazminat tutarından tenzili gerektiğini, davacıların murisinin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusurun varlığı durumunda tazminat hesabından bu oranda indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketten olay tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, K.T.K madde 90 “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” maddesini içerdiğini, davacıların ticari temerrüt faiz talep hakkının olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ---------- cevap dilekçesinde özetle; KTK md.97 gereği, sigorta şirketine dava açmanın ön koşulunun, sigorta şirketine hesaba esas tüm belgeler ile başvuru yapılması olduğundan; bahsi geçen koşulun da yerine getirilmemiş olması karşısında esasa girilmeksizin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacılar tarafından işbu dava öncesinde yapılmış bir başvurunun sistem kayıtlarında tespit edilmediğini, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen -------- sigortalandığını, anılan poliçenin--------- Şartlarını içerdiğini, ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları gereği; anılan poliçenin ancak---- teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, kaza tarihi itibariyle ------- teminatlarının 200.000 TL olduğunu, sözü geçen limit tüketilmeden ---- devreye giremeyeceğinden her halde haklarında açılmış davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ------- İhtiyari poliçe arasında, müteselsil değil; kademeli sorumluluğun söz konusu olduğunu, ----teminatı tüketilmeden----- devreye girmediğini, bu nedenle davanın müvekkili hakkında reddi gerektiğini, işbu dava ile istenen tazminatının talep hakkı zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, davacının sosyal ve ekonomik durumunun tespitinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen------------ dosyasında;Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ------ sıralarında meydana gelen trafik kazasında ------ plakalı aracın sürücüsü ---- kavşakta geçiş önceliği kuralına uymaması sonucunda davacılar murisi sürücü ----- plakalı ---- çarptığını ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkillerinin eşi ve babası olan ------kaldırıldığını ve kaza sebebiyle %99 oranında ağır özürlü raporu verildiğini akabinde de ---- tarihinde vefat ettiğini,------plakalı aracın---- sigortası kapsamında dava dışı ---- tarafından sigortalandığı gibi,------------------- kapsamında ----tarafından sigortalandığını,----dosyası ile dava dışı --------aleyhine destekten yoksun kalma, ölüm ve defin giderleri ve manevi tazminat talepli istemli dava açtıklarını, huzurda davalı olarak gösterilen ----- davada ihbar olunan sıfatıyla yer aldığını, yargılaması devam eden; ----- Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile -------davacıların yoksun kaldığı desteğe ilişkin maddi tazminatın tamamını karşılayamadığı tespit edilmiş olup, ------ kapsamında tüm talepler yönünden sorumluluğu bulunan davalı ----- başvurma zaruretlerinin doğduğunu, yasa gereği davalı sigorta şirketi aleyhine-- sayılı dosya numarası ile zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de, davalı sigorta şirketi ile uyuşmazlık konusunda anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu sebeplerle; her iki davanın aynı olaya ilişkin olması, tarafları ve konusu arasında bağlantı bulunması, ilk dava dosyasında delillerin toplanmış,---- raporunun ve bilirkişi raporunun sunulmuş olması, usul ekonomisi ve müvekkil açısından hak kaybı yaşanmaması amacıyla huzurdaki davanın HMK m.166 gereği ilk açılan dava olan ----- dosyası ile birleştirilmesinin gerekmekte olduğunu beyan etmiş, bu nedenlerle dosyanın ---------- sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiş, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı müvekkillerinden her biri için 10.000,00 'er TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın, 15.000,00' er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın ve 1.500,00 TL ölüm ve defin giderlerinin 16.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte -------- kapsamında davalı ------tahsil edilerek davacı müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava ve birleşen dava hukuki niteliği itibariyle trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma, cenaze ve defin masrafı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 11/05/2017 ve birleşen dosya yönünden 13/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmalarında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma faaliyetinden sonuç alınamadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişi raporları alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Davalılar ------ talebi üzerine dava---- aracın birleşik kasko sigorta poliçesini düzenleyen ------ ihbar edilmiş, sonrasında davacı tarafça birleşen dava ile bu sigorta şirketi aleyhine de dava açılmıştır. Asıl davada davalı ---- tarafından da aracın ----- düzenlendiği anlaşılmakla her iki sigorta şirketinden kaza nedeniyle düzenlenen hasar dosyaları temin edilmiştir.Dosyanın incelenmesinden dava açılmasından önce davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığına ilişkin belgelerin dosya içinde bulunmadığı anlaşıldığından gerek asıl ve gerekse birleşen davada davadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurulmuş olması 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi gereği dava şartı niteliğinde olup HMK 115/2 maddesi uyarına tamamlanabilir dava şartlarından olduğundan dava ve birleşen dava yönünden davacılar vekilinin her iki dava öncesinde davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunduklarına dair varsa belgelerini ibraz etmesi, başvuruda bulunulmamış ise sigorta şirketlerine başvuruda bulunulması ve başvuruda bulunulduğuna ilişkin belgelerin mahkememize sunulması için kesin süre verilmiş, davacılar vekili tarafından dava şartı olan başvuru koşulu yerine getirilmiştir.Davacıların murisi ----- nüfus aile kayıt tablosu dosya içine alınmış, şahsın kazanın meydana geldiği 27/11/2012 tarihinden sonra ---tarihinde vefat ettiği, geride eşi davacı --- oğlu---- birlikte annesi --- doğumlu ----- kaldığı, murisin babasının daha önce vefat ettiği anlaşılmıştır.-----marka otobüs olduğu, davalılar ----adına tescilli olup --- tarihi itibariyle ---- şirkete devrinin yapıldığı, olay sırasında davalı ----kullanımında olduğu gelen tescil kaydı ve kaza tespit tutanağı ile diğer delillerden anlaşılmıştır.
Davacılar ile davalı şahısların ekonomik ve sosyal durumlarının tespiti için müzekkereler yazılmış cevapları dosya içine alınmıştır. Bunun yanı sıra murisin olay öncesi çalışmasına ilişkin hizmet döküm cetvelleri de getirtilmiştir------- tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise hangi tarihte ne miktar ödeme yapıldığına ilişkin belgeler, murisin ölüm belgesi ile tedavi gördüğü hastanelerce düzenlenen tedavi evrakları dosya içine alınmıştır.Davacı tarafça açılan davada cenaze ve defin giderleri de talep edildiğinden bu husus araştırılmış, ------- tarihli cevabi yazısında cenaze ve defin hizmetlerinin ücretsiz olarak yapıldığı, boş mezar yeri bedelinin ise 3.300,00 TL olduğu bildirilmiştir.------ dosyada yaşanan trafik kazası nedeniyle ----tarafından --- aleyhine belirsiz alacak davası olarak şimdilik kaydıyla 20.734,30 TL kurum zararının tahsili için dava açıldığı, dava dilekçesinde ------ tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefatı nedeniyle sigortalının hak sahiplerine ------ bağlandığı, 4.326,61 TL --- ödendiği ve toplam 207.342,99 TL kurum zararı oluştuğunun belirtildiği görülmüştür.----- sayılı dosyasında olay nedeniyle-------- hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten dava açıldığı yargılama neticesinde davalının eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza mahkemesi kararında olaydaki kusura ilişkin olarak".... keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; ---- kavşağa girilirken yolun sol tarafında " yol ver " işareti, ---- kavşağa giderken olay tarihi itibariyle " yol ver" işareti,---------- kavşağa girerken yolun sol tarafında, anayol işareti bulunduğu , anayol olarak çayırönü caddesi ----------- belirlendiğini, sanık ve mağdur sürücünün seyir halinde bulundukları yolun tali yol niteliğinde olduğu, bu nedenle sürücülerin "yol ver" işaretlerini dikkate alıp, sağdaki araçlar için geçiş önceliği kurallarına uymaları gerektiğini, sürücülerin yol ver işaretini dikkate almadıkları ve sanığın sağdan gelmekte olan mağdurun sevk ve idaresindeki araca, geçiş önceliği vermesi gerekirken bu kurala uymadığından birinci derecede mağdurun ise kavşağa kontrolsüz girmesi nedeniyle ikinci derecede kusurlu olabileceği rapor edilmiştir.Sanık müdafii, sanık sürücünün seyir halinde bulunduğu yolun anayol olduğunu ileri sürmüş ise de, keşif neticesinde tespit edildiği üzere, sanığın seyrettiği yolun bitiminde, kavşak başlangıcında "yol ver" işareti bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağında, keşifte tespit edilen " yol ver" ve "anayol" işaret levhalarının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle sanık ve mağdurun seyir halinde bulundukları yolun tali yol olduğu sabittir. Sanık müdafii ayrıca, yolla ilgili de kusur bulunduğunu, bu durumun da bilirkişice dikkate alınması gerektiğini ileri sürmektedir. Sürücüler araçlarını sevk ve idare ederken yol ve hava şartlarının gerektirdiği özen ve dikkati göstererek araç kullanmak zorundadır. Söz konusu yerde, trafiğin yoğun olduğu açıktır. Kavşak birleşim noktalarında, bir sorun var ise sanığın bu durumu dikkate alarak daha tedbirli ve yavaş bir şekilde seyretmesi gerekirdi. Sanık özel hak otobüsü şoförü olup bu güzergahı daha önce de kullanmıştır. Bu nedenle yolun durumunu bilebilecek konumdadır.Açıklanan bu sebeplerle ; sanığın tali yolda seyir halinde olduğu ve kavşağa yol şartlarına uymayacak şekilde bilirkişi raporunda hesap edildiği üzere 45-50 km hızla girdiği bu sırada sağdaki tali yoldan gelmekte olan araca, fren yapmasına rağmen duramayıp çaptığı kazanın bu şekilde meydana geldiği sübuta ermiştir. Sanık, tali yoldan ana yola çıkarken hızını azaltıp gerekirse durarak sağı, solu kontrol ettikten sonra kavşak içersine girmesi gerekirken bu kurallara riayet etmediğinden asli derecede kusurludur. " şeklinde tespit ve kabulün olduğu anlaşılmış, bunun yanı sıra kaza neticesinde, mağdurun hayati tehlike geçirdiği, vücudunda meydana gelen kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olup iyileşme olanağı bulunmadığının rapor edildiği de kararda ifade edilmiştir.-------- kararı ile kaza sonrasında ----- vesayet altına alındığı eşinin vasi olarak tayin edildiği anlaşılmıştır.Dosya ---- tevdii edilerek müteveffa----- ölüm nedeninin dava konusu trafik kazası olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması istenmiş, düzenlenen ------ raporunun sonuç kısmında aynen ----- tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu tedavi gördüğü hastaneden yatalak şekilde taburcu olduğu, 12/03/2016 tarihinde ikametinde öldüğü bildirilen ---- doğumlu------- hakkında düzenlenmiş adli belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 27/11/2012 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazası sonucu ----------kaldırıldığı, yapılan tetkiklerde sol iliak ----------- tespit edildiği, göğüs cerrahi tarafından sol toraksa tüp takıldığı, beyin cerrahi tarafından acil ameliyata alındığı, ameliyat sonrası yoğun bakımda takip edildiği, 23/05/2013 tarihinde genel durum orta, şuur açık, bakım hastası olarak taburcu edildiğinin kayıtlı olduğu, 27/09/2013 tarihli sağlık kurulu raporunda beslenmesinin -------- olduğu, tetraparazi bulunduğu, verbal iletişime girilemediği, konuşamadığı, ----- olamadığı, yatalak olduğu, vasi tayini gerektiğinin belirtildiği, Ölüm belgesinde kayıtlı verilere göre; ------- görevli hekim tarafından ölümün tespit edildiği, 12/03/2016 tarihinde ikametinde eks olduğu dikkate alındığında;Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis, ekstremite, mandibula, çok sayıda kaburga kemiği kırıklarıyla birlikte beyin kanaması beyin doku harabiyetine bağlı yatalak kalma ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu;
- Kişinin 27/11/2012 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." denildiği görülmüş ve bu rapor doğrultusunda davacıların murisinin vefatı ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğu mahkememizce de kabul edilmiştir.
Dinlenen davacı tanığı ----vefat eden ------- eşi benim erkek arkadaşımın ablası olur, ben olay günü erkek arkadaşımla --------- evindeydim, olay sonrası birlikte hastaneye gittim, vefat edinceye kadar ki sürece şahit oldum, hastaneden eve getirildikten sonra vefat edene kadar bitkisel hayatta idi, dışarıdan hiçbir yaşam belirtisi gösterimiyordu, bu süreçte kendisine eşi baktı,bu süreçte eşi ve çocuğu da çok etkilendiler tedavi süresince -----eşi ------ ailesinin evinde bakıldı, ölümünden sonra da ------- oğluyla birlikte kendi ailesinin evinde kalmaya devam etti, zira çalışmıyordu." Dinlenen davacı tanığı -----"ben kayınvalidemle aynı evde yaşıyordum, kazadan sonra ------- eşi bir süre hastanede yattı, daha sonra kayınvalidemin evine getirildiği zira---- çalışmıyordu ve ----- ailesi destek olmadığı için bu evde bakmak zorunda kaldı, yaklaşık 2,5 yıl ----- bu evde baktı, bu süreçte ----sol tarafı tamamen felçti, mideden besleniyordu, konuşamıyordu, kimseyi tanımıyordu, ölümünden sonra da ------ bu evde kalmaya devam etti, bu süreçte davalı tarafın -----ailesiyle ilgilendiğine şahit olmadığım, arayıp sormadılar,bu süreçte ----oğlu ---- çok etkilendiler, --------- çocuğunun küçük olması nedeniyle şu an çalışamıyor." Dinlenen davalı tanığı ----- "ben olaya şahit olmadım, davalı ------ benim köylüm olur, kazadan yaklaşık 3-4 gün sonra ------- birlikte hastanede yaralı olan şahsı ziyarete gittik, ailesiyle görüştük, hatta ikinci gidirişimde ------- benim yanımda yaralı şahsın eşine bir miktar para verdi,ayrıca gerek eşine gerekse eşinin annesine elinden ne geliyorsa yapacağını söyledi, ne kadar para verdiğini bilmiyorum, daha sonra --- görüşmemde bana hastaneye tekrar gittiğini, ve yine para yardımında bulunduğunu söyledi." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Dosyada toplanan deliller değerlendirilerek olaydaki kusur durumunun tespiti ve davacıların talep edebileceği tazminat tutarlarının belirlenmesi bakımından kusur ve aktüer bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 25/10/2018 tarihli raporda kusur incelemesi yapan bilirkişi tarafından kaza tespit tutanağı, ceza dosyasındaki ifadeler, hava ve yol durumu da değerlendirilmek suretiyle davalı ----- olayın oluş şekli, fren izi, çarpmanın etkisiyle diğer aracın sürüklendiği mesafe ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kavşağa yaklaştığı sırada hızını azaltıp YOL VER trafik levhasını bulunduğu noktada araç trafiğini yeterince kontrol etmesi ve dikkatli olmak suretiyle sağdan gelen geçiş hakkı olan araçların geçmesine imkan verdikten sonra kontrollü bir şekilde aracının hızını ayarlayarak hareket şeridinde devam etmesi gerekirken, yerleşim yeri içerisinde hiz tahdidinin üzerinde seyri ve dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde kavşağa girip geçiş önceliğini sağdan gelen araca vermeyerek kazaya sebep verdiğinden, %75 (Yetmişbeş) oranında ASLİ KUSURLU olduğu, müteveffa ---------- açısından ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 52.maddesinin (a) bendi sürücülerin “kavşaklara yaklaşırken, dönemeçler girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorunda” oldukları, ayrıca Karayolları Trafik Kanununun Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu sağlamayı düzenleyen 52 inci maddesinin (b) bendinin sürücülerin “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak” zorunda oldukları hususlarını düzenlediği, olayın oluş şekli ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar kazanın oluşumunda asli kusuru bulunmasa dahi kavşağa yaklaşması sırasında hızını azaltmaması nedeniyle %25 (Yirmibeş) oranında TALİ KUSURLU olduğu belirlenmiştir. Alınan kusura ilişkin rapor dosyadaki deliller, ceza mahkemesi kararındaki tespitler ve yine ceza dosyasında alınan raporlar ile de uyumlu olduğundan mahkememizce esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesabı yapılmış ancak hesaplama yapılırken----- tablosuna göre müteveffa ---- muhtemel bakiye ömrünün tespiti ile tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmıştır. ------- Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alınarak davacı için -----göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından----formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerektiğinden---------- düzenlenen aktüer raporunda ve bu arada daha sonra alınan ----kullanıldığından tazminat hesabı yönünden bu raporlara itibar edilmemiştir. Aynı bilirkişiden itirazların karşılanması ve yeni asgari ücrete göre hesap yapılması için ---- tarihli 2. Ek rapor ve ------tarihli 3. Ek rapor alınmış, bilirkişi 3. Ek raporunda davalı sigorta şirketlerinin hesaplama yöntemine ilişkin itirazlarına yönelik olarak 2. ek raporda güncel -----uygulanarak hesaplama yapıldığını, davalı ----- müterafik kusur itirazının yerinde olmadığını, dosyada mevcut kaza tespit tutanağının kısmında müteveffa ------ emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz (4 nolu) olduğunu, buna göre müterafik kusur indirimi şartları oluşmadığı kanaatine varılarak raporlarda hesaplanan tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmadığını, ----- plakalı aracın, davalı----tarafından ----- sigortalı olup , kaza tarihi itibariyle------- poliçe yürürlükte olduğundan tazminat şartları sağlandığı takdirde davalı şirketin ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminatı sunma yükümlülüğü bulunduğunu, poliçede --- bedelle teminat sunulduğunu, maddi zararların öncelikle aracın ---- karşılanmak durumunda olup,------ sunulan teminatı aşan zarar var ise aşan kısım için -------- sınırlı olmak üzere sorumluluğu doğacağını belirterek yeni asgari ücret rakamlarını da baz almak suretiyle iki ayrı hesaplama yapmış 1. Seçenekte ödeme tarihi ---- verilerine göre 2. Seçenekte ise 3. ek rapor tarihi ---- verilerine göre tazminat tutarlarını belirlemiştir.
Davacılar vekili 3. Ek rapor sonrasında sunduğu ıslah dilekçesinde özetle; Davacı ------- yönünden dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL tutarlı destekten yoksun kalma tazminatını 1.012.528,15 TL artırdıklarını, toplam 1.022.528,15 TL tutarlı maddi tazminat taleplerinin olduğunu, davacı ------- yönünden ise dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL tutarlı maddi tazminatı 58.633,96 TL artırdıklarını, davacılardan ------- toplam 68.633,96 TL tutarlı maddi tazminatın, 1.500,00 TL cenaze ve defin giderlerini 1.800,00 TL artırdıklarını,cenaze ve defin giderleri için toplam 3.300,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. Davacılar vekili 20/03/2024 günlü duruşmada talep arttırımı dilekçesi sunmayacaklarını ıslah dilekçesindeki talepleri gibi karar verilmesini istediklerini beyan ve duruşma tutanağını imzalamıştır.Islah dilekçesindeki taleplere davalı -------- Şirketi tarafından itiraz edilmiş taleplerin zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüş ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının da araştırılması istenmiştir. Davanın konusunu teşkil eden trafik kazası 27/11/2012 tarihinde meydana gelmiş, olay nedeniyle yaralanan ---------- tarihide vefat etmiştir. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 27/11/2012 tarihi ile ıslah tarihi olan -------- tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmış davalının ıslaha yönelik zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, --- yayımlanan ----- sayılı kararı ile iptal edilmiştir.------- bağlayıcı olduğundan davalı vekilinin bu talebi de yerinde görülmemiştir.Islah dilekçesi ile dava değerinin 1 milyon TL'nin üzerine çıkması nedeniyle dosyaya heyet halinde bakılmaya devam edilmiş olup dosyada toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde 27/11/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------ ağır şekilde yaralandığı, kazaya karışan ---- plakalı araç sürücüsü ---- hakkında bu nedenle ceza davası açıldığı ve mahkemenin kesinleşen kararı uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, ceza dosyasında ve mahkememiz dosyasında kusura ilişkin olarak alınan raporların birbirini teyid ettiği ve oluşa göre davalı sürücünün %75, ----- %25 oranında kusurlu oldukları, diğer davalı şahısların ise ------ plakalı aracın malikleri olup işleten sıfatıyla sürücü ile birlikte zarardan belirlenen kusur oranında sorumlu olacakları, davalı------- poliçesini düzenlediği bu nedenle davacıların zararından poliçe limitleri dahilinde ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, olay sonrasında ---- başvurusu üzerine ------maluliyet tazminatı ödemesi yaptığı, birleşen dosyada davalı ---- tarafından da aracın ----- düzenlenmiş olduğu bu yüzden ----- aşan zarardan kendi limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, ------ olay sonrasında kendi işlerini göremez hale geldiği ve ------ tarihinde vefat ettiği, bunun üzerine eşi ve çocuğu adına mahkememizdeki davaların açıldığı, destek tazminatı ile cenaze ve defin gideri yanı sıra manevi tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı taraflarca ----- ölümü ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı yönünde itiraz edilmiş olmakla alınan ------raporunda illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği bu itirazın yerinde olmadığı yine olayda müteveffanın müterafık kusurlu olduğu ileri sürülmekle birlikte kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmiş olması karşısında aksi davalı tarafça ispat edilmediğinden belirlenecek tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı------- son olarak da -------- özürlü olması nedeniyle davacılara destek olamayacağı ileri sürülmüş ise de şahsın kaza öncesinde çalışarak ailesinin geçimini sağladığı, kazadan ötürü yaralanması nedeniyle özürlü hale geldiği kaza olmasaydı eşine çocuğuna ve dosyada talebi bulunmasa bile hayatta olan annesine destek olabileceği gözetilerek bu itirazında yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların aksine destek tazminatı talebinde bulunabilecekler yönünden zararın doğduğu anın kaza tarihi olmayıp ölümün gerçekleştiği an olduğu davacılar için zararın ölümle gerçekleştiği dolayısıyla davacıların ölüm tarihindeki yaşları ve karar tarihine en yakın veriler baz alınarak hesap yapılması gerektiği mahkememizce benimsenmiş, bilirkişiden son olarak ----- tarihli 5. ek rapor alınmış ve bu rapordaki hesaplamalar mahkememizce de yerinde görülerek davacıların ıslah dilekçesindeki talepleri uyarınca maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı ----- 1.022.528,15 TL tazminatın davalılardan (asıl davada davalı----- sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla ve birleşen davada davalı -------- ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, karar verilmiş, davalılara ait aracın hususi araç olmayıp halk otobüsü olması nedeniyle avans faizi talep edilebileceği, hükmedilen tutara davalılar ----- yönünden zararın meydana geldiği ----- tarihinden itibaren, sigorta şirketleri yönünden ise daha önce temerrüt gerçekleşmediğinden davalı------ yönünden 14/10/2016 asıl dava tarihinden itibaren, birleşen davada davalı----- yönünden birleşen dava tarihi olan 31/03/2022 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi yürütülmesine, davacı ---- 68.633,96 TL tazminatın davalılardan (asıl davada davalı ---- 6.353,72 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla, birleşen davada davalı------- TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara davalılar----- yönünden 12/03/2016 tarihinden itibaren, davalı---- Yönünden 14/10/2016 dava tarihinden itibaren, birleşen davada davalı --------- yönünden birleşen dava tarihi olan 31/03/2022 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi yürütülmesine, karar verilmiştir. Davacı yanın bir diğer talebi ise cenaze ve defin giderine ilişkin olup ıslah dilekçesi ile bu talep--------- gelen yazı doğrultusunda 3.300,00 TL ye yükseltilmiştir. --------- uygulamasında kusurlu olan davalı taraf davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan defin gideri zararlarını karşılamakla sorumlu olduğundan davacıların bu talebi de yerinde görülmüş ve cenaze ve defin gideri olarak belirlenen 3.300,00 TL'nin davalılar ------------- müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, hükmedilen tutara ölüm tarihi olan 12/03/2016 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, karar verilmiş ancak asıl ve birleşen davada sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan maddi tazminat tutarları ile poliçe limitleri dolduğundan bu davalıların cenaze ve defin giderlerinden sorumlu tutulmamalarına, karar verilmiş, davacı tarafça davalı sigorta şirketleri aleyhine açılan davalar ile sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olduğu belirtilerek dava açıldığından her iki sigorta şirketi yönünden reddedilen kısımlar nedeniyle vekalet ücreti taktir edilmemiştir. Davacıların bir diğer talebi ise manevi tazminata ilişkindir. -------- geçirdiği kaza sonucu yaralanması ve ardından vefat etmesi ile davacılar eş ve babadan yoksun kalmışlardır.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.------- Somut olayda da mahkememizce kaza ve vefat tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, yine tarafların ekonomik ve sosyal durumları paranın alım gücü bir arada değerlendirilmiş ve davacıların manevi tazminat taleplerinin davalılar----- yönünden kısmen kabulüne, davacı ----- 10.000,00 TL, davacı -------için 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen dosyada davalı ------ yönünden poliçe limiti kalmadığından bu davalıya yönelik talebin reddine karar verilmiş, aynı şekilde poliçe limitinin yeterli olmaması nedeniyle sigorta şirketi manevi tazminat ile sorumlu tutulamadığından reddedilen kısım yönünden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmeksizin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Dava ve birleşen davanın ıslah edilen haliyle maddi tazminat talepleri yönünden KABULÜNE,
Davacı ----- 1.022.528,15 TL tazminatın davalılardan (asıl davada davalı------ 116.213,11 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla ve birleşen davada davalı ----- 458.476,72 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara davalılar -----tarihinden itibaren, davalı ----Yönünden 14/10/2016 dava tarihinden itibaren, birleşen davada davalı -------- yönünden birleşen dava tarihi olan 31/03/2022 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi yürütülmesine,
Davacı ----- 68.633,96 TL tazminatın davalılardan (asıl davada davalı ---- 6.353,72 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla, birleşen davada davalı -----25.066,29 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara davalılar ----- yönünden 12/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ---- Yönünden 14/10/2016 dava tarihinden itibaren, birleşen davada davalı -----yönünden birleşen dava tarihi olan 31/03/2022 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi yürütülmesine,
- Asıl ve birleşen davada cenaze ve defin gideri olarak belirlenen 3.300,00 TL'nin davalılar . . . . . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, hükmedilen tutara 12/03/2016 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine,
Asıl ve birleşen davada sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan maddi tazminat tutarları ile poliçe limitleri dolduğundan bu davalıların cenaze ve defin giderlerinden sorumlu tutulmamalarına,
- Asıl ve birleşen davada davacıların manevi tazminat taleplerinin davalılar . . . . yönünden KISMEN KABULÜNE,
Davacı ---- için 10.000,00 TL, davacı ------- 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
Birleşen dosyada davalı ---------- Şirketi yönünden poliçe limiti kalmadığından bu davalıya yönelik talebin REDDİNE,
-
Asıl dava yönünden alınması gereken 75.992,28 TL harçtan davacılar tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 879,80 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.665,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 71.447,48 TL harcın davalılardan(. . . . . . . . . 8.372,54 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Asıl davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.544,80 TL harcın davalılar . . . . . . . . tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Asıl davada davacılar tarafından yapılan toplam 4.992,55 TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranı göz önünde bulundurularak (%98,93) taktiren tamamının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
-
Asıl davada davalı . . . . . . . . . . tarafından yapılan 130,00 TL yargılama giderinin davanın reddedilen kısmı göz önünde bulundurularak takdiren üzerinde bırakılmasına,
-
Asıl davada diğer davalılarca yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
-
Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 150.390,83TL vekalet ücretinin davalılardan( . . . . . . sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
10-Asıl davada davalılar --------vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile bu davalılara ödenmesine,
11-Birleşen dava yönünden alınması gereken 33.030,82 TL harçtan davacılar tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 175,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.854,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Birleşen davada davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 175,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
13-Birleşen davada davacılar tarafından yapılan 92,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
14-Birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
15-Birleşen davada davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 73.696,02 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
16-Birleşen dava yönünden 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
17-Asıl ve birleşen davada taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49