İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/212 E. 2024/255 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/212
2024/255
20 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/833 Esas
KARAR NO: 2024/256 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 17/10/2023
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirket ile müvekkili kurum arasında ------dosyasında görülmekte olan rücuen tazminat davasında------sayfalı ---- davalı şirketin ---- tarihinde ---------- kaydının resen terkin olunduğunun ilan edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin -------sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ------sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesinin 1. fıkrası gereği tasfiyenin kapatılmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması sebebiyle, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, mükellefiyet kaydının geçici olarak açılabilmesi için şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, yerleşmiş Yargıtay kararlarında ve bilhassa uygulamalarda "Bir malvarlığının paraya çevrilmesinin kasten veya ihmalen unutulmuş olması, şirketin bir borcunun kapatılmasının unutulmuş olması, şirket malvarlığının ortaklara usulsüz dağıtılmış olunması, şirket yönetim kurulunun veya denetçisinin usulsüzlük veya yolsuzluğunun ortaya çıkması sebebiyle bunlar aleyhine sorumluluk davası açılması gereğinin ortaya çıkması, şirket aleyhine bir dava yürütülürken tasfiyenin bitirilmiş olunması yahut şirket lehine sonuç verebilecek bir alacak davası açılması gereğinin doğması gibi haller şirketin varlığını yeniden gerektirebilir." denildiğini, ------- muhtelif kararlarında " tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerektiğini, eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik --------------sicilinden silinse bile tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır." demek suretiyle şirketlerin "ihya" olunabilirliğine olanak verdiğini, şirketin son adresinin '------- olarak göründüğünü, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış olup müvekkili kurumun-------- dosya ile görülmekte olan rücuen tazminat davası bulunduğunu, müvekkili Kurumun alacağına ilişkin davanın subüte ermesi için taraf teşkilinin sağlanması ve müvekkili Kurumun rücu hakkı devam etmekte iken şirketin tasfiyesinin tamamlanması mümkün olmayıp yapılan tasfiyenin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple tasfiyenin iptali ile şirketin ihyasını süresi içinde talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle; ---------şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK.m.32 ve ----------Sicili Yönetmeliği M.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili ------------Sicili Müdürlüğü'nün re'sen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve ----------Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk -------------Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı vekilince de re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, açıklanan nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 20/03/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası talep edilen şirketin sicil dosyası getirtilmiş, şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı, şirketin ------Sicil Müdürlüğü tarafından TTK Geçici 7. maddesi uyarınca "adresin tespit edilememesi" nedeniyle madde kapsamına alındığı, 09/10/2015 tarihinde re'sen terkin işleminin yapıldığı görülmüştür.------- şirketin resen terkin işlemlerine ait belgeler istenmiş gelen evraklar arasında düzenlenen ihtarın şirket yetkilisine tebliğ evrakına rastlanmamış, bu hali ile yapılan işlemin usulsüz olduğu belirlenmiştir.6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, ----- tarihli ve 6102 sayılı Türk -----Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin -------aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 09/10/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 17/10/2023 tarihinde açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, Anayasa Mahkemesinin --------- tarihli ve 6102 sayılı Türk ---------Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir-----Dava dilekçesinde belirtilen ------sisteminden dosya içine alınmış, bu dosyada davacı tarafından ihyası istenilen şirket ile birlikte diğer davalılar aleyhine----- tarihinde rücuen tazminat davası açıldığı,--------Sayılı kararı ile kaldırılması üzerine dosyanın tekrar mahkemesine geldiği, ------ numarasını aldığı, 09/10/2023 tarihli duruşmada davacı vekiline ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk ---------Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için -------sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; ----------- kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin -----------sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ----------aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla,----- hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise --------------sicilinden re'sen silinir. Somut olayda ihyası talep edilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeniyle TTK Geçici 7.maddesi kapsamına alınarak sicilden resen terkin edildiği anlaşılmıştır.----- takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla --------------sicil kaydının re'sen silinmesi için -------------sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir."Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve -----------Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7. Maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddedeki sayılan hallerin sınırlı sayıldığı ve genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümlerinin dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. İhyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebinin ileri sürülmediği, "terkin sebebinin" adreste tesbit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı, şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bunun yanı sıra davalı -------------Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş yetkilisinin ---------------sicilindeki adresine ihtarın tebliğ edilmediği de belirlenmiştir. Bu durumda davalı -----------Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ----------------sicilinden usulsüz olarak terkin ettiği şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ----------------Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi --------------sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyası istenen şirketin adresinin tespit edilememesi sebebi ile sicilden terkin edilmesinin kanunda sınırlı olarak sayılan hallerden olmadığı, terkin işleminin usulsüz olduğu, şirketin tam ihyasının gerektiği ancak davacının talebinin sınırlı ihyaya yönelik olduğu gözetilerek ---- ------ sayılı dosyasında devam eden yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket aleyhine açılan dava ve devamı işlemler yönünden tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmekle ------ şirketin terkin öncesi temsilcisi ----- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, ayrıca davalı ------ usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu kılınmak suretiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜNE,
------- sicil numarasında kayıtlı iken TTK geçici 7. Maddesi uyarınca re'sen terkin edilen -------- esas sayılı dosyasında devam eden yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına,
Şirketin -----tesciline,
Şirketin terkin öncesi yetkilisi olan ------- tasfiye memuru olarak atanmasına,
Kararın ----- tescil ve ilanına,
-
Karar harcı 427,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 220,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57