İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1016 E. 2024/104 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1016
2024/104
8 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1016 Esas
KARAR NO:2024/104
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:22/12/2022
KARAR TARİHİ:08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının maliki olduğu -------- plakalı araç, müvekkili sigorta şirketi tarafından ------ poliçe no'lu -----kapsamında ----- tarihleri arası dönem için sigortalandığını, ---- tarihinde ------ sevk ve idaresindeki sigortalı araç -------istikametine seyir halinde iken ------ konutu önüne esnada sağ şeritte arıza nedeni ile hatalı bir biçimde duraklama yapan -----sürücüsü olduğu --- plakalı sayılı araca ve ------ sürücüsü olduğu --------plakalı araca ve yayalara çarpması sonucu yaramalı-maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirketin sigortacısı olduğu araç sürücüsü davalı şahısın KTY m.135 kapsamında bozulan ve arızalanan araç için park etme ve duraklamada alınacak önlemleri almaması nedeni ile meydana gelen trafik kazasında en az %40 oranında kusurlu olduğunu belirterek, davalıların -------- sayılı doyasına yapmış oldukları haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------- Vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulü mümkün olmadığını ve öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı --------- vekili ise cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, faiz işletilmesine, faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine --------- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, davacının müvekkilinden rücu hakkı bulunmadığını, tazminatı gerektiren olayın, dava dışı sigortalının ağır kusuru sonucu meydana gelmiş olduğunu ve bu durumun---------- Sayılı dosyasında alınan 05.07.2022 tarihli trafik bilirkişi raporu ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce ------ ilgili plakalı araçların tescil kayıtları, ------kaza tarihi itibariyle araçların tramer kayıtları ve kaza tespit tutanağı celp edilerek incelenmiştir.Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, davacının 14/12/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle ------ plakalı araca ödenen hasarın rücuen tazmini amacıyla başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptaline istemine ilişkindir. Mahkememizce ---------- sayılı dosyası celp edilip incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 31.015,14 TL toplam alacak talebinde bulunduğu, ancak borçlu davalı-------tarafından takibe itiraz edilerek takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce kusur durumu, hasar bedeli ve sigorta sorumluluğuna ilişkin bilirkişilerden rapor aldırılmış olup bilirkişiler raporunda özetle; davacı sigortacının ----------kapsamında yapmış olduğu KDV dahil 74.115,82TL'nin, %30 kısmı olan 22.234,75 TL tutarında davalı sigortacıdan rücu alacağı bulunduğu yönünde rapor sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. TTK m. 1301’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1301. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak --------- belirtilmiştir. ---------da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Dosyanın incelenmesinde meydana gelen trafik kazasında davacı sigorta şirketinin sigortaladığı----- plakalı araç sürücüsünün %70 ve davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ----- plakalı araç sürücüsünün %30 kusurlu olduğu, dava konusu ---------- plakalı aracın 14.12.2021 tarihli kaza nedeniyle uğradığı hasar bedelinin 74.115,82 TL olduğu, taraf sürücülerinin kusur oranları dikkate alındığında davalı taraf sürücüsünün %30 kusuruna göre yapılan hesapta 22.234,75 TL masrafın talep edebileceği, ancak davalının temerrüte düşürüldüğüne dair dosya kapsamında evrak bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla, davalının -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 22.234,75 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bakiye talebin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
-
Davalının . . . . . . . . . . sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 22.234,75 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bakiye talebin reddine,
-
Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
-
Karar harcı olan 1.518,85 TL'nin peşin harç olarak alınan 374,59 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.144,26 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 374,59 TL harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan yargılama gideri masrafı 7.671,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 5.499,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 8.780,39 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
-
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde ------ numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde---- konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12