İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/631 E. 2023/961 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/631
2023/961
21 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/631 Esas
KARAR NO: 2023/961
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/04/2015
KARAR TARİHİ:21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait taşınmazın müvekkili tarafından ---- tarihli sözleşme ile ----- bedelle satın alındığını, taşınmazın devrinin ------ tarihinde yapıldığını, 23/09/2014 tarihli sözleşme ile satış tarihinden itibaren 90 gün içinde taşınmazın satıcı tarafından tahliye edilmemesi halinde 200.000,00 TL tazminat (cezai şart) ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın 90 gün içinde tahliye edilmediğini, davalıya tahliye konusunda ihtar gönderildiğini, davalının taşınmazı Nisan ayı başında tahliye ettirebildiğini, davalının taahhüdüne aykırı davrandığını ileri sürerek 200.000,00 TL tazminatın (cezai şartın) ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın taahhüt edilen süre içinde tahliye edilmediğine dair bir delil sunulmadığını, davacı iddialarının haksız olduğunu, davacının tahliye yönünde bir talebinin de olmadığını, ihtarnamenin 90 günlük süre dolduktan sonra delil oluşturma gayesiyle gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile taraflar arasındaki adi yazılı satış sözleşmesinde kararlaştırılan tarihte taşınmazın tahliye edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin ---------Karar sayılı kararı ile yapılan yargılama sonunda; "... TBK’nun 237. maddesindeki düzenlemenin B.K. 213 m. 'taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır…' şeklinde olduğu, anılan hükmün bir geçerlilik şartı olduğu, bu maddede öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmayacağı, bu nedenle tapulu taşınmazların harici satış yoluyla devrinin mümkün olmadığı, dava konusu 23/09/2014 tarihli satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçerli kabul edilemeyeceği, öte yandan taşınmazın daha sonra tapuda resmi şekilde devrinin tamamlanmış olmasının da geçersiz olan sözleşmeye geçerlilik kazandırmayacağı, tapuda resmi şekilde yapılan devir sırasında alıcı davacı şirket tarafından tapu siciline 23/09/2014 tarihli adi şekilde yapılan sözleşmeye ilişkin bir şerh de konulmadığı, bu durumda adi şekilde yapılmış ve geçersiz olan 23/09/2014 tarihli taşınmaz satım sözleşmesine bağlı olarak kararlaştırılan tazminata (cezai şarta) ait hükümlerin de geçersiz olduğu anlaşıldığından" davanın reddine dair karar verildiği, işbu kararın ---------- Karar sayılı kararı ile; "Dava konusu taşınmazın satışı konusunda tarafların adi yazılı sözleşme yaptıkları, bilahare tapuda taşınmazın devrinin yapıldığı, tarafların 23/09/014 tarihli sözleşme ile taşınmaz satışı konusunda anlaştıkları, tapuda taşınmazın devrinin 29/09/2014 tarihinde yapıldığı, sözleşmede satış tarihinden itibaren 90 gün içinde taşınmaz tahliye edilmez ise 200.000,00 TL cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede garanti niteliğinde taşınmazın tahliye edileceği tarihin taahhüt edilmiş olduğu, bu taahhüde ilişkin sözleşme hükmünün cezai şart niteliğinde olmadığı, dava dilekçesinde bu taahhüt şartının cezai şart olarak nitelendirilmesinin mahkemeyi bağlamayacağı, davada vakıaların ileri sürülmesinin taraflara, hukuki niteleme yapma görevinin ise mahkemeye ait olduğu, sözleşmede taahhüt edilen tarihte taşınmazın tahliye edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından" kararın kaldırılmasına karar verilmiş, istinaf kaldırma kararı sonrası mahkememizce yapılan yargılamada tarafların delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiştir.------------ sayılı dosyası ----celp edilmiş, dosyanın yapılan incelemesinde; ------ davacısı, ------- de davalısı olduğu davada, dava tarihinin 26/04/2017 olduğu, dava konusunun taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca taşınmazın satın alınmasından sonra davalının taşınmazı park için kullanması ve davacıya kira bedeli ödemediğinden bahisle kira bedellerinin davalı taraftan tahsili için kira bedellerinin davalı tarafa fatura edilerek davalı hakkında-----------dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğu, yapılan yargılama sonunda davacı tarafından iddia olunan sözlü kira sözleşmesinin davalı tarafça kabul edilmediğinden davacı tarafça sözlü kira ilişkisi mevcut deliller doğrultusunda kanıtlanamadığından davanın reddine karar verildiği ve işbu kararın 04/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı tanığı ----- sözleşme tarihinde davacı şirkette ortak veya yönetici olmadığını, ancak davacı şirketin yöneticilerinin akrabası olması nedeniyle süreci bildiğini, görüşmelere katıldığını, davacı şirket bu yeri davalıdan satın aldığında taraflar arasında sözleşme yapıldığını sözleşmeye göre devirden itibaren 3 ay içerisinde davalının burayı boşaltarak teslim edeceğini, davalı şirket sahibi ------- taşınmazı kendisinin kullanmadığını, akrabasının işletttiğini, sözleşme imzalandıktan sonra davalıya ihtarname çektiklerini ve burayı 3 ay içerisinde boşaltması gerektiğini belirttiklerini, sözleşmede taşınmazın 3 ay içerisinde teslim edilmezse 200.000,00 TL tazminat ödeneceği kararlaştırıldığını, davalı tarafın taşınmazı 3 ay içerisinde boşaltmadığını ve tır garajı olarak 3. şahıslara kiralamaya devam ettiğini, bu nedenle söz konusu taşınmazdan faydalanamadıklarını, ancak % 10'unu tırlarını çekmek üzere kullanabildiklerini, kiracılara dava açtıklarını hatırladığını, taşınmazın aşağı yukarı bir yıl sonra kendierine teslim edildiğini, bu süreçte su, elektrik gibi abonelik masraflarını da ödemek durumunda kaldıklarını, davalı tarafın taşınmazı başkalarına kiralamak suretiyle kullandığını, ancak kendi kullandığı süreçte da kira bedellerini ödemediğini beyan etmiştir.Davacı tanığı----------- davacı şirkette sözleşme tarihinde nakliye araçlarıyla ilgilendiğini, davacı firmanın taşınmazı davalı şirketten satın aldığını, davalı şirketin taşınmazı başka tırlara kiralamak üzere kullandığını, davalı şirketin burayı satıştan itibaren 3 ay içerisinde boşaltacağını ancak davalı şirketin taşınmazı 3 ay içerisinde boşaltmadığını, davacı şirkete teslim edilmediğini, davalı şirketin bu süreçte taşınmazı kullandığına ilişkin tırların giriş çıkış kayıtları taşınmazı işleten şahısta mevcut olduğunu, davalı şirkete ihtarname çekildiğini, davalı şirketin yaklaşık olarak taşınmazı devirden itibaren 1 yıl sonra davacı şirkete teslim ettiğini beyan etmiştir.Davacı tanığı olarak bildirilen tanık------ şirketin sicil kayıtları incelendiğinde müştereken imza yetkili yönetimi kurulu başkan yardımcısı olduğu anlaşılmakla tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.Davalı tanığı ---dava konusu taşınmazda dava dışı ---- işçisi ve güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, dava konusu yerin davalı şirkete ait olduğunu, davalı şirketin bu garaja araçlarını koymadığını, kiralamak suretiyle kullandığını, ------ şirketinin de tır garajı işletmeciliği yaptığını ancak buraya kendi araçlarını koymadığını, başka tırlara garaj olarak kiraladığını, taşınmazı daha sonra davacı şirketin satın aldığını, satış tarihini tam olarak bilmediğini, satıştan sonra -----şirketinin burayı bir ay süreyle kiralamaya devam ettiğini, kiracıların ne zaman çıktığını bilmediğini, taşınmaz satıldıktan sonra davacı şirkette çalışmaya başladığını, aynı yerde güvenlik görevlisi olarak devam ettiğini, taşınmazın satıldıktan sonra 90 gün içinde tahliye edilip edilmediğini bilmediğini, --- şirketinin bu taşınmazı kiraladığı firma taşınmaz satıldıktan bir süre sonra burayı kullanmaya devam etmiştir, ancak bu süreyi tam olarak bilmediğini beyan etmiştir.Davalı tanığı ---- davalı ---- mali müşavirlik yaptığını, dava konusu yerin davalı şirkete ait olduğunu, ancak burayı kendisi kullanmadığını, dava dışı ------- tır garajı işletmeciliği yaptığını ve taşınmazı kiralamış olduğunu, şirket merkezinin taşınmaz içerisinde bulunan konteynerde olduğunu, davalı şirketin taşınmazı davacı şirkete sattığında tarafların ve ------ şirketinin bir araya gelerek bir sözleşme düzenlediklerini, taşınmazın 9. ayda satıldığını ve ------- taşınmazı aynı yılın 11. ayında tamamen boşalttığını, şirketin tasfiye edildiğini, son şirket merkezinin dava konusu adres olduğunu, yeni bir adres belirtilmediğinden tasfiye halinde şirketin son adresinin şirket merkezi olarak gözüktüğünü, Kasım ayının sonunda işçilerin ----- çıkışlarını yaptığını ve tasfiye sürecini başlattığını, ------sonra herhangi bir fatura kesediğini, davalı şirket çalışanı ------ çıkışı verildikten sonra davacı şirkette çalışmaya başladığını beyan etmiştir.Davalı tanığı -------- talimat yoluyla dinlenilmekle; Davalı ----- sahibi ------ amcasının oğlu olduğunu, burayı kendisinin kiraladığını ve işletmesini yaptığını, taşınmazı aylık abonman şeklinde tır parkı olarak işlettiğini, fatura kestiğini, daha sonra burayı -------satın aldığını, davacı şirketin taşınmazı 2014 yılının Eylül ya da Ekim ayında satın aldığını, satıştan sonra taşınmazı tahliye etmelerini istediklerini, iki ay içerisinde taşınmazı tahliye ettiklerini, işlettiği yerde altı yedi tane abonman firmanın bulunduğunu, bütün firmaları çıkarttıkkarını, yalnızca ---------- uluslararası nakliyat isimli firmanın araçlarını çıkartmadığını, kendisine davacı şirketin sahibi ----- görüştüklerini ve bir süre daha onlara kira ödeyerek çalışmaya devam edeceklerini, bu hususta anlaştıklarını söylediklerini, verilen süreden önce elektrik su aboneliklerini davacının üzerine devrettiğini, çalışan personelleri de davacının sigortalı olarak kendi üstüne aldıklarını, bu hususun--------- kayıtlarından anlaşılacağını, Kasım ayı sonu itibariyle de şirketi ticaret sicilde tasfiye haline soktuğunu, boşalttığı zaman içeride sadece iki üç tane tır olduğunu, onların da ------ şirketinin tırları olduğunu, 2014 yılının Kasım ayında taşınmazı eksiksiz olarak teslim ettiğini beyan etmiştir.----- 23/05/2023 tarihli müzekkere cevabında; dava konusu taşınmazda davacının abonelik başlangıç tarihinin ---- abonelik bitiş tarihinin ----- olduğu, davacıdan önce taşınmazda----------- başlangıç, ---- tarihleri arasında abonelik kaydının bulunduğu bildirilmiştir.
---- tarihli müzekkere cevabında; dava konusu taşınmazda davacı adına kayıtlı herhangi bir abonelik kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.----- kayıtları incelendiğinde; Davalı tanığı-----------işten ayrılma tarihinin 30.11.2014 olduğu, davacı şirketteki çalışmasına 17.12.2014 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.-----------müzekkere cevabında; dava dışı ------tasfiye sürecine girdiği ve şirket tasfiyesinin ---- tarihinde sona erdiği, şirketin son tescil tarihinin --- tarihi olduğu bildirilmiştir.------tarihli müzekkere cevabında; dava dışı ---- tarafından kesildiği iddia edilen ----numaralı faturanın kayıtlarında bulunmadığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamından; Tarafların ---------tarihli sözleşme ile taşınmazın satışı konusunda anlaştıkları, tapuda taşınmazın devrinin 29/09/2014 tarihinde yapıldığı, sözleşmede satış tarihinden itibaren 90 gün içinde taşınmaz tahliye edilmez ise 200.000,00 TL tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı taraf savunmasında, taşınmazın davacı tarafından satın alınmasından sonra davacı ile eski kiracısı olan ------- sözlü kira sözleşmesi yaptıklarını beyan etmiş olduğu, --------- dosyasının yapılan incelemesinde, davacının sözlü kira sözleşmesine istinaden ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için davalı taraf aleyhinde icra takibi başlattığı ve yapılan itiraz üzerine işbu dosya üzerinden itirazın iptali davası açmış olduğu, böylelikle taşınmazın davalıdan devralındıktan sonra eski kiracısı tarafından kullanılmasına davacı tarafça rıza gösterildiği, davalının eski kiracısı konumunda olan------ tarihinde tasfiye sürecine girdiği, şirket çalışanı ---- ayrılma tarihinin ---- davacı şirkette işe başlama tarihinin ---- olduğu, yine davacının elektrik abonelik başlangıç tarihinin ---- dava dışı ----- taşınmazdaki abonelik kaydının ----- tarihinde son bulduğu dikkate alındığında, mahkememizce yazılı delillerle örtüşen davalı tanık beyanlarına itibar edilerek dava dışı kiracının fiili kullanımının satış tarihi olan ---- tarihinden 3 ay öncesine denk gelecek şekilde son bulduğu, davalı tarafından taşınmazın davacı şirkete sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde teslim edildiği sonuç ve kanaatine varılarak davacının açmış olduğu davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanuna göre alınması gereken 269,85 TL harcın, davacı tarafça yatırılan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile 3.415,50 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49