İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/820 E. 2023/921 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/820
2023/921
12 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/820 Esas
KARAR NO:2023/921
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/12/2021
KARAR TARİHİ:12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine, ------- sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, tebligatın varlığının müvekkil şirketçe ----- ----- Esas sayılı dava açıldığını, davada mahkemece yapılan tebliğin usule uygun olduğu gerekçesiyle ----- ile şikayetin reddine karar verildiğini, temyiz aşamasında davalı tarafça müvekkilinin ilaç ruhsatına ve banka hesaplarına haciz konulmasının talep edildiğini, icra tehdidi altında kalan müvekkili şirketin 09/03/2021 tarihinde haksız yere ödeme yapmak zorunda kaldığını, ----kararının ------ tarafından bozulduğunu, söz konusu takibe ilişkin borcun kaynağı konusunda duran takip nedeniyle artık alacaklının itirazın iptali davası açması gerektiğini, söz konusu dosyada müvekkilin ödeme yapmasının tek nedeninin usulsüz tebligat yapılması ve icra baskısı olduğunu, bu nedenle itiraz olan dosyada borcun kaynağı konusunda inceleme yapılmasına gerek olmadan söz konusu bedelin istirdatına karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili şirketin hiçbir borcu olmadığı halde icra baskısıyla ödemek zorunda kaldığı 372.407,00 TL’nin ödeme tarihi olan 09.03.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- tarihine kadar davacı şirketin ortağı olduğunu, ------ ile şirkette bulunan ortaklık hissesini ---- devrettiğini, davalının, şirket ortağı olduğu süre içerisinde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak şirkete defalarca borç para verdiğini, şirkete borç olarak verilen paraların bir kısmı şirket tarafından davalı müvekkiline ödendiğini, ancak 277.985,00 TL bakiye borcun ödenmediğini, davalı tarafından borçlu şirkete, bakiye alacağın ödenmesi için ----- ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarnameye rağmen şirketin müvekkili davalıya olan borcunu ödemediğini, davacı şirketin bakiye borcunu ödememesi nedeniyle davalı tarafından şirket aleyhine, ----- sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin devamında haciz tatbik edildiğini ve sonucunda icra takibi ile talep edilen alacak tahsil edildiğini, davacı şirket aleyhine davalı tarafından açılan icra takibi gerçek bir alacağın tahsili için haklı, yerinde ve hukuka uygun olarak uygulandığını ve haciz sonucunda usulüne uygun olarak alacak tahsil edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve arz etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının ----- sayılı dosyasına icra tehdidi altında ödediği bedelin davalıdan istirdatı talebine ilişkindir.--------- dosyasının yapılan incelemesinde; davalının davacı aleyhinde 277.985,00 TL asıl alacak, 3.358,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 281.343,67 TL alacak miktarı üzerinden ilamsız takip yoluyla icra takibi başlattığı, davacı borçlunun takip kesinleştikten sonra tebligatın usulsüz yapıldığı ve alacaklıya borçlu olmadığına ilişkin itirazda bulunduğu, borçlunun itirazı üzerine ----- sayılı kararı ile yapılan tebligatın usule uygun yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, işbu kararın istinaf aşamasından geçerek onandığı, ancak kararın davacı borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine ------ sayılı ilamı ile usulsüz tebligat şikayeti yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine icra hukuk mahkemesince şikayetin kabulü ile, borçlu hakkında yapılan takibin durdurulmasına karar verildiği ve kararın 13/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Mali müşavir bilirkişisi -------tarihli raporunda özetle; Davacı Şirketin 372.407,00 TL istirdat talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle davalı aleyhine ikame etmiş olduğu istirdat davasında, istirdat talebinde bulunan davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davacı şirketin davalı eski ortağı ile ilişkili ticari defter kayıtlarını ---- altında kayıt ve takip etmiş olduğu, davacı şirketin davalı eski ortağına ticari defter kayıtları itibarıyle 277.985,00 TL borçlu durumda olduğu, davalı yanca ----vasıtasıyla davacı şirkete keşide edilen ----- yevmiye nolu ihtarnamede, davacı şirkete ödemesi ihtar edilen tutarın 277.985,00 TL olduğu görülmekle, ihtarnamede talep edilen ve---------sayılı dosyasından asıl alacak olarak talep konusu yapılan işbu tutarın, davacı şirketin ticari defter kayıtları itibarıyla teyit edilmekte olduğu, davalı yanca takip konusu yapılarak davacı şirketten infaz edilen takibe konu 277.985,00 TL asıl alacak bakiyesinin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve 2018 yılı sonu itibarıyla mevcudiyetini sürdürmekte olduğu belirtilmiştir.İstirdat davası İİK 72/7. maddesinde düzenlenmiştir. Kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da, itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşen icra takibi ile ve menfi tespit davası da açmaması sonucu, gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. İstirdat davasında, icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen paranın geri verilmesi istenir, istirdat davasının açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına rağmen itirazın kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, nakten yada malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmış olması gerekir. İkinci şart ise, borçlu olmadığı bir paranın cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmasıdır.İcra İflas Kanununun 72. maddesinde öngörülen istirdat davası, TBK'nun 77 ve devamı maddelerinde öngörülen istirdat ( sebepsiz zenginleşme) davasının özel bir türü olup, bu nedenle kendine has özellikler taşır. Somut olayda; Davanın açıldığı 23/12/2021 tarihi itibarıyla icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle davacı tarafından ------ dosyasındaki borcun davacı tarafından tamamen ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı istirdat talepli davasında ayrıca davalıya devir öncesi ve sonrası ödemiş olduğu bedeller neticesinde herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davacı şirkete ait banka dekontlarını ibraz etmiş, davacı ve davalıya ait banka hesap hareketleri ilgili bankalardan temin edilmiş, tarafların ticari defterleri ile banka hesap detayları incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı şirketin davalı eski ortağına ticari defter kayıtları itibarıyle 277.985,00 TL borçlu durumda olduğu, bu paranın tahsili için davalının ---------- aracılığıyla davacı şirkete ihtarname gönderdiği, ihtarnamede ve -------- dosyasında asıl alacak olarak talep konusu yapılan miktarın, davacı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve mevcudiyetini sürdürdüğü tespit edilmiş, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna mahkememizce itibar olunarak bu haliyle davacının borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek durumunda kalmadığı, ödediği miktar yönünden davalıya borcu bulunduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanuna göre alınması gereken 269,85 TL karar harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.359,79 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 6.089,94 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T' deki esaslara göre belirlenen 57.861,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-
Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03