İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/553 E. 2023/653 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/553
2023/653
12 Eylül 2023
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/553 Esas
KARAR NO:2023/653
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/08/2022
KARAR TARİHİ:12/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket aleyhine ------ sayılı dosya ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, takip dayanağı yapılan senetlerin büyük bir bölümünün ekte açıklamasıyla sunulan dekontlardan da anlaşılacağı üzere taraflarınca ödenmiş olduğunu, dosyaya ekte sunacakları dekont açıklaması ----- vadeli senet olan dekonttan da anlaşılacağı üzere bedeli ödenen senet alacaklı tarafından icra dosyasına konu edilmiş olduğunu, yine ekte sunulan dekontlardan bir diğerinde de ----- tarihinde senet bedeli açıklamasıyla ---- ödeme tarihli senet için ödeme yapılmış olduğunu,--- tarihinde ise yine aynı alacaklıya ödeme yapılmış olup, alacaklıya mevcut senetler için toplamda---------- ödeme yapıldığının dekontlarla sabit olduğunu, söz konusu senetlerin büyük bir bölümü taraflarınca ödenmiş olup, dilekçe ekinde dosyaya sunulacağını, davalı şirket basiretli bir tacir gibi davranmamış almış olduğu ödemeyi hiçe sayarak alacaklı olmadığı halde toplam bedel üzerinden takip başlatmış olup, bu nedenlerle iş bu talepte bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, mahkemece şirketlerinin davalı tarafa borçlu olmadığına yönelik tespit kararı verilmesi gerekmekte olup, menfi tespit davalarında zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu iddia ederek, öncelikle teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren ----- icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, haklı davalarının kabulüne ve-----------sayılı icra takibinin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, müvekkillerinin davalı tarafa toplam takip tutarı oranında borçlu olmadığının tespitine, yargılama harç ve giderlerinin, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin icra takibine konu ettiği bonolar ticari ilişkiden kaynaklı olarak --------alacağına karşılık alınmış olduklarını, bahse konu icra dosyasının celbi ile de anlaşılacaktır ki takip dayanağı olan bonoların davacı tarafından Lehdar ----- adına düzenlenmiş, Lehdar -------müvekkili -------- ciro etmiş olup, Senet üzerinde ciro silsilesi bu şekilde düzgün olup müvekkili şirketin meşru hamil niteliğini haiz ve bu hususun tarafların kabulünde olduğunu, bilindiği üzere menfi tespit davasında ispat yükü, genel tespit davasından bir farklılık arz etmemekte, bu bağlamda ispat yükü kural olarak, vakıadan kendisi lehine hak çıkaran, hakkının varlığını ileri süren tarafa yani alacaklıya ait olduğunu, ancak genel kuraldan farklı olarak borçlu, borcun varlığını kabul etmekle birlikte borcun itfa edildiğini ileri sürüyorsa bu iddiasını ispat etmeli, somut olay bakımından alacağın ispat yükü altında olan davalının, yazılı delil olan ve soyut borç ikrarı taşıyan bono ile alacağını ispatlamış olduğunu, bir senede karşı ileri sürülen ve onu hükümden düşüren hukuki işlemlerin değeri ne olursa olsun ancak senetle ispatı mümkün olup, buna göre HMK 201.maddesine uygun olarak ispat yükü kendine düşen davacının, borcun olmadığı yönündeki iddiası yazılı delil ile kanıtlaması gerekmekte olduğunu, bu kurala istinaden davacı tarafça ilgili icra dosyasındaki alacağa konu bono bedellerinin ödendiği iddiasıyla bir takım ödeme dekontları dosyaya sunulmuş olup, ancak bu iddia son derece naif olmakla birlikte ne ticari teamül ne de hayatın olağan akışına uygun düşmekte olduğunu, zira dosyaya sunulmuş dekontlarda alıcı olan--------- bonolar üzerinde ne lehdar ne ciranta sıfatı bulunmamakta olup, bu durumda davaya konu bonoların ödendiği iddiasının davacı tarafından usulüne uygun olarak ispat edilemediğinden huzurdaki davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde ivedilikle ara bir kararla, alacağın tahsili açısından telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için, teminatsız olarak karşı tarafın taşınır ve taşınmazlarına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş olup, davacının, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini savunarak, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi, kötüniyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddine, haksız olan davacı borçlu taraf aleyhine, itiraz ettiği tutar üzerinden %20 'den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ile icra takip konusu alacağın %10 'u oranında para cezasına hükmedilmesine, davacı tarafın hiçbir hakkı olmadığı halde dava açtığı açıkça sabit olduğundan; 6100 sayılı HMK'nın 329/1-2 maddesi uyarınca, davacı taraf aleyhine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' nde belirtilen nispette sözleşmesel vekalet ücretine ve 5.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile;İİK.nun 72.maddesinde düzenlenen icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı yan davalı tarafça -------- takip dosyasıyla hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takip dayanağı yapılan senetlerin büyük bir bölümünün dosyaya delil olarak sunulan dekontlardan anlaşılacağı üzere taraflarınca ödenmiş olduğunu, ekte sundukları dekont açıklaması ------- vadeli senet olan dekonttan anlaşılacağı üzere bedeli ödenen senet alacaklı tarafından icra dosyasına konu edilmiş olduğunu, yine ekte sunulan dekontlardan bir diğerinde 06.07.2021 tarihinde senet bedeli açıklamasıyla 09.07.2021 ödeme tarihli senet için ödeme yapılmış olduğunu,12.08.2021 tarihinde ise yine aynı alacaklıya ödeme yapılmış olup, alacaklıya mevcut senetler için toplamda 147.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davalı tarafa toplam takip tutarı oranında borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiş, davalı cevap dilekçesinde senet üzerinde ciro silsilesinin düzgün olduğunu müvekkil şirketin meşru hamil olduğunu, dosyaya sunulan dekontlarda alıcı konumunda olan -----bonolar üzerinde lehdar ve ciranta sıfatı bulunmamakta olup, davaya konu bonoların ödendiği iddiasının davacı tarafından usulüne uygun olarak ispat edilemediğinden huzurdaki davanın reddini savunmuş ve ayrıca davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.Davacı vekilinin 01/08/2022 tarihli dilekçesindeki İİK 72/3 maddesine dayalı ihtiyati tedbir talebi mahkememizin 02/08/2022 tarihli ara kararıyla reddedilmiş, davacı vekilinin kararın kaldırılması talebiyle istinafa yapmış olduğu başvuru üzerine --------sayılı ilamı ile davacının ihtiyadi tedbir talebinin kabulü ile, 2004 Sayılı HMK'nın 72/3. maddesi gereğince borçlu tarafından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve toplam alacağın %15'i oranında nakdi veya süresiz kesin banka teminat mektubu karşılığında ihtiyadi tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 22/11/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.------sayılı takip dosyasının incelenmesinde takip alacaklısının davalı ----- takip borçlusunun da davacı ------ olduğu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibin konusunun ---- ödeme tarihli------- düzenleme ---- ödeme tarihli ---- bedelli keşidecisi davacı, lehdarı --------- olduğu, senetlerin ciro yoluyla davalıya devredildiği, takipte altı adet ----- işlemiş faiz ve ---- bono komisyonu olmak üzere toplam ----------- tarihinde takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı şirketin ticari defterleriyle, davacı tarafından dosyaya delil olarak ibraz edilen dekontlar ilgili bankalardan temin edilmek suretiyle Mali Mübaşir bilirkişisi -------- tarafından hazırlanan 13/04/2023 tarihli raporda özetle "...davacının ve davalının ticari defterlerinin HMK. 222 uyarınca davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtları ve dayanak belgeleri muvacehesinde davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin davalı şirkete 1.352.651,64-TL borçlu durumda bulunduğu, davaya konu edilen ve bu bonolara ilişkin banka ödeme dekontlarına dayanak ödemelerin davacının ticari defter ve kayıtlarında yer almadıkları, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtları ve dayanak belgeleri muvacehesinde davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin davalı şirkete 1.451.062,03-TL borçlu durumda bulunduğu, davacı ile davalı şirket kayıtları arasında 98.410,39-TL mutabakatsızlık bulunduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında mevcut bulunan ve davacı şirketin davalı şirkete 1.451.062,03-TL borç bakiye kaydına itibar edilebileceği, incelenen ticari defter kayıtlarında her ne kadar taraflar arasında ticari ilişki tespit edilmiş ise de, gerek menfi tespit talebine konu edilen bonolar ile işbu bonolar için ödendiği iddia olunan banka ödemelerinin taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde yer almadıklarının tespit edildiği, ------nezdinde yer alan ve dava dışı ---- adına -----nezdinde yer alan ve dava dışı----hesaptan, ---- şubesi nezdinde yer alan ve dava dışı ------ adına kayıtlı bulunan ----işlem tarihli, “Senet ödemesi” açıklamalı, ---- işlem tarihli, açıklaması bulunmayan-------havale işlemi gerçekleştirildiği, yine davacı şirket vekilince dosyaya sunulan, ------- işlem dekontları incelendiğinde, davacı şirketin ---- nolu hesabından, davalı şirket vekili ------ nezdinde bulunan ------hesabına, dava tarihi sonrası tarihler olan; ------------ olmak üzere takip dosyasıyla ilişkilendirilmiş toplam 220.000-TL ödeme yapılmış bulunduğu tespit edillmiş, davacı tarafından 162.700-TL havale tutarından, 147.700.-TL’lık tutarın davaya konu senetler için ödendiği iddia edilmekte olup, yukarıda listelenen ve davacı yanca menfi tespit talebinde bulunduğu bonolar için ödendiği iddiasında bulunulan bu ödemelere ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır" şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili cevap dilekçesinde; ------- hesabından hesabına para yatırılan dava dışı ---- isimli şahsın şirket yetkilisi -------oğlu olduğunu, bu nedenle bu şahsa yapılan ödemelerin davalı tarafça şirketten ve olay örgüsünden bağımsız gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, davalı şirket vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde dekontlarda ödeme yapılan dava dışı ------bonolar üzerinde lehtar ya da ciranta olarak yer almadığını, davalı müvekkil şirkete senetlerle ilgili olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan etmiş olup, davalı ----- ait ----- kayıtları celp edilerek incelenmiş; ------ şirketin eski ortaklarından olduğu şirketi münferiden müdür olarak temsil yetkisine sahip olduğu, şirket kayıtları incelendiğinde ------- şirketle bir bağlantısının bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin ----- tarihli dilekçesinde; davacının ---------- takip dosya borcunu ihtirazi kayıt ileri sürmeden dosya borcunu ödediğini, davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davanın reddine, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğundan davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı ------ tarafından yapılan ödemenin dava dışı ------adına yapıldığı ve yapılan ödemelerin her iki şirketin ticari defterlerine işlenmemiş olması karşısında, davalı şirketin dava dışı -------- para tahsil etme yetkisinin bulunmadığı ve yapılan ödemelerin takip konusu senetlere karşılık yapılmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmiş, bilirkişi raporunda hesaplanan toplamda 162.700TL havale tutarından, 147.700-TL’lık tutarın davaya konu senetler için ödenmediği böylelikle davacının iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılarak davanın reddine, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir mahiyette oluşu, davacının dava açıldıktan sonra ---- takip dosyasına yapmış olduğu ödeme dikkate alınarak davacının kötü niyetle hareket etmediği kanaatine varıldığından davalı yanın icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
-
Karar harcı 269,85 TL 'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.837,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.567,56 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 50.854,60. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:59