İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/245 E. 2024/717 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/245
2024/717
18 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/245 Esas
KARAR NO:2024/717
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----eşi dava dışı------adresinde pasta imalatı yaparken, davalı şirkete borçlarına karşılık --- vadeli------ bedelli bir adet emre yazılı senet imzalayarak verdiğini, ancak ----- işlerinin bozulması nedeniyle adı geçen senede ilişkin kısmi ödeme yaptığını, 179.455,00 TL borcu kaldığını, bu süreçte işyerini tahliye etmek zorunda kaldığını, davalı şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla,--- aleyhine-------dosyasıyla takip başlattığını, 186.533,64 TL faizli bakiyenin tahsili amacıyla ödeme emri gönderildiğini, takibin kesinleşmesi nedeniyle ---- mallarına haciz konulduğunu ancak aciz edeniyle icra dosyasının tahsil edilemediğini belirterek ----- dosyası ile ------ aleyhine başlatılan icra dosya borcundan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkiline haksız ve dayanaksız haciz yapılmış olması nedeniyle, adı geçen icra dosyasındaki ihtiyati tedbir hükümlerine göre müvekkili aleyhine kesinleştirilen takibin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulmasına, haksız icra takibi nedeniyle % 20 icra tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde haciz ihbarnamesindeki tebligatların Tebligat kanunu 21 e göre müvekkilinin yokluğunda yapıldığından bahisle usulsüz olduğundan bahsettiğini, oysaki icra dairesince yapılan tüm işlemlerin yasal ve hukukuna uygun olduğundan tebligatlarda herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığını, iş bu itirazların yersiz olduğunu, İİK'nın 89/3. Maddesi hükmüne göre de davacı tarafın yasal süreleri geçirmiş olduğundan dava dilekçesindeki itirazları ve talepleri yersiz olup davasının reddi gerektiğini, buna göre, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren on beş günlük süre içerisinde menfi tespit davası açılmaması halinde borcun ödenmesinin yasal bir zorunluluk olarak kanunen hükme bağlandığını, davacı aleyhine takibin ilerleyen safhasında davalı vekilinin talebi üzerine icra dairesince davacıya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilip tebliğ edildiğini, söz konusu haciz ihbarnamesine süresi içinde davacı tarafından itiraz edilmemesi üzerine aynı şekilde 89/2 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini ve süresi içinde davacı tarafın itiraz etmediğini, akabinde 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilip tebliğ edildiğini, davacı tarafın açmış olduğu menfi tespit davasının haksız ve hukuka aykırı olarak ve süresi içinde açılmamış olduğundan reddi gerektiğini,------- dosyası incelendiğinde İ.İ.K. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak borçlu asil ve 3. Kişiye işlem yapıldığının görüleceğini, davacı tarafın “takip dosyasının asıl borçlusu olan ------ aralarında herhangi bir borç ilişkisi olmadığına yönelik beyanlarının taraflarınca kabul edilmeyeceğini, ayrıca borçlandırma işlemi yasal dayanaklara bağlı olarak yapılmış olduğundan hukuka aykırı bir işlemin söz konusu olmadığını, davalı müvekkili lehine yapılan tüm işlemlerin kanundan kaynaklı olarak yapıldığını ve yasal sürelere bağlı kalındığını, ayrıca üçüncü haciz ihbarnamesinin davacıya tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü sürede menfi tespit davası açmadığı, menfi tespit davasının hak düşürücü süre nedeni ile reddedilmesi gerektiğini belirterek haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK 89 md göre üçüncü kişinin açmış olduğu menfi tespit davasıdır.
HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dava dilekçesi içeriğine göre icra takibinde, davacıya İİK 89. Maddesine dayalı olarak ihtarnameler gönderilmiş, 3. Haciz ihbarnamesine müteakip davacı tarafından, borcunun bulunmadığı iddiasıyla eldeki dava açılmış olup, davanın asıl dayanağı takip hukukundan kaynaklanmakta olup İİK 89 maddesindeki haciz ihtarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ayrıca temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veya borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisi bulanmadığından bu nedenle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Görevsizlik kararının kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli . . . . . . . . . ADLİYESİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
-
HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58