İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/959 E. 2024/645 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/959
2024/645
10 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/959 Esas
KARAR NO:2024/645
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2023
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin 07.01.2020 tarihli Hizmet Sözleşmesine binaen davalı ------hizmeti sağladığını, site yönetimi tarafından ilgili sözleşmeyi 03.02.2023 tarihinde elektronik posta yoluyla ----- madde 2/a gerekçe gösterilerek haksız olarak feshedildiğini, davalının taraflar arasında mevcut sözleşme gereği süresinde usulüne uygun olarak fesih ihbarında bulunmadığını, sözleşmeyi fesih etmesi nedeni ile müvekkili şirket tarafından 3 aylık net hak ediş miktarı için ----------- bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının takip tarihine kadar faturaya binaen ödeme yapılmadığından yukarıda belirtilen takip dosyasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalıya ödeme emri tebliğ edildiğini, Davalı, işbu takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz kötü niyetli olduğunu, iptalinin gerekmekte olduğunu, davalı tarafından gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnamede; Ek Protokol ileri sürülerek sözleşmenin yenilenmediği------- aylarının zımni kabul içermediği, belirtilen aylara ilişkin faturaların tanzim ve tebliğine müteakip ödemelerin gerçekleşeceği bildirildiğini, işbu hususların kabulünün mümkün olmayacağını, zira bahsi geçen ek sözleşme ---------- tarihleri arasında geçerli olmak üzere tarafların karşılıklı rızaları ile düzenlendiğini, dolayısıyla 01/01/2022 itibariyle Ek Sözleşmenin geçerliliği son bulmuş 2022 Ocak ayından itibaren geçerli ve ayakta olan Esas Sözleşmeye bağlı kalınarak hizmete devam edildiğini, ancak gelinen noktada davalının haksız feshine haklı bir gerekçe göstermediğini, kötü niyetli olarak geçerliğini yitirmiş bir protokolü ileri sürerek ödemeden kaçındığını, takip konusu alacağın likit olması ve davalının itirazı tamamen müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeni ile kötüniyetli olduğunu, bu nedenle ayrıca %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının hizmet sözleşmesine aykırı hareketinden kaynaklanan alacağın davalıdan tahsilini ve -------------- icra takibinin başlatıldığını, güncel ekonomik gelişmeler nedeniyle dava sonuçlanan kadar davalı borçlunun mal kaçırma ihtimallerinin söz konusu olabileceğini, zararlarının önlenmesi amacıyla davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, Davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptalini, takip tarihine kadar işleyen faizle birlikte takibin devamını, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile yapılan protokolün m.2/a hükmü gereği "11.01.2022-31.12.2022 trh.leri arası geçerli ve ana sözleşmeyi de tadil edici protokolde belirtildiği üzere süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini ve diğer açıklamalar ile hizmet ilişkisinin devam 28.2.2023 itibariyle devam etmeyeceğini ve neticelerine dair ------ yev no'lu ihtar ile de tekraren beyan edildiğini, davacı tarafından tanzim olunan ve haksız talepleri havi ----- bedelli ve ----e-mail adresine tebliğ edilen fatura da itirazen yine--------- yev.no'lu ihtar ile iade edildiğini, davacı tarafın tacir olduğunu, TTK.m.5 gereği tarafların basiretli olmalarının esas olduğunu, taraflar arasında--------- geçerli ve ana sözleşmeyi de tadil edici protokol hükümlerini ve neticelerinin ön görmesi ve bu doğrultuda tedbir almasını ve yasal süreci takip etmesinin esas olduğunu, davacının 28.02.2023'e kadar hizmet vermiş olması sözleşmenin zımni kabulü sonucu doğurmayacağını, Kaldı ki keşide edilen ihtar gereği 28.02.2023 itibariyle tahsis alanların boşaltılmasını ve demirbaş devir teslim işlemlerine davacı taraf davet edilmiş olduğunu, belirtilen tarihte hazır bulunduğunu, davacı tarafa 28.02.2023 'e kadar olan aylık hizmet bedelleri de eksiksiz ödendiğini, davacının bu yazışma sürecine rağmen ------------ ilamsız takipte bulunduğunu, süresinde gerekçeli itiraz dilekçesi ile takibe ve ferilerine itiraz edildiğini, Taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol m.2/a hükmü gereğince haksız talepleri havi ve şartları oluşmayan davanın taleplerin reddini, Davacı tarafın şartları oluşmayan ihtiyati haciz taleplerinin reddini , Davacı tarafın basiretli tacir olarak hareket etmediğini ve suiniyetli oldugu sabit oldugundan kötüniyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,---- sayılı icra dosyasının Uyap çıktıları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE VE GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesi nedeni ile başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ----- dosyasının incelenemesinde; --------- numaralı fatura alacağı ve sözleşme, 8.450,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 783.937,24 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında 07.01.2020 tarihli Hizmet Sözleşmesine binaen davalı Site Yönetimine güvenlik hizmeti sağlandığı hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilip edilmediği, davacının 3 aylık net hak ediş miktarı için ---- tarih, ----- bedelli fatura nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin 07.01.2020 tarihli hizmet sözleşmesine binaen davalı site yönetimine güvenlik hizmeti sağladığı, site yönetimi tarafından ilgili sözleşmenin ------- madde 2/a gerekçe gösterilerek haksız olarak feshedildiği, davalının taraflar arasında mevcut sözleşme gereği süresinde usulüne uygun olarak fesih ihbarıyla sözleşmeyi fesih etmediği iddiası ile, cezai şart olarak davacı şirket tarafından 3 aylık net hak ediş miktarı için ----- bedelli faturanın düzenlendiği, davalının ödeme yapmaması nedeni ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine ise hak düşürücü süre içerinde eldeki itiraz iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki davada çözülmesi gereken husus sözleşme feshinde süre olup olmadığı gerekip gerekmediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin hangisinin somut olaya uygulanacağı ve davacının davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği hususlarıdır.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında 07/01/2020 başlangıç, 01/01/2021 bitiş tarihli özel güvenlik hizmet sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin ''sözleşmenin süresi'' başlıklı 13.1 maddesinde; "...İş bu sözleşmenin yürürlükteki süresi 07.01.2020 tarihinde başlar, 01.01.2021 tarihinde son bulur. İşbu tarihten en geç 90 gün öncesine kadar taraflardan herhangi biri tarafından noter aracılığıyla sözleşme fesih ihtarnamesi gönderilmemesi halinde sözleşme her defasında 1 yıl süreyle otomatik olarak uzayacaktır. Sözleşmenin otomatik olarak uzaması halinde; İŞVEREN tarafından YÜKLENİCİ'ye ödenecek bedel, yeni yıl için belirlenen asgari ücret artış miktarı oranında arttırılacaktır. Taraflardan biri (YÜKLENİCİ veya İŞVEREN) tarafından iş bu sözleşme hükümlerine ihlaline yada taahhütlerine gerek kalmaksızın hiçbir süreye bağlı olmaksızın sözleşmeyi feshetme yetkisine haizdir, iş bu sözleşme İŞVEREN tarafından personellerin ihbar sürelerine dikkat edilerek yapılacak bildirim ile gerekli görüldüğü her an tazminatsız şekilde tek taraflı olarak feshedilebilecektir.(madde 13/2)..." husunun düzenlendiği, yine aynı sözleşmenin ''sözleşmenin feshi" başlıklı bölümünde; "...24.1. Taraflar 90 (doksan) gün önceden yazılı olarak akdin feshini ihbar etmek koşuluyla, işbu sözleşmeyi dilediği zaman ve neden göstermeksizin tazminatsız olarak feshetmeye yetkilidir, sözleşmenin 90 (doksan) günlük ihbar süresine uyulmadan fesholunması halinde fesheden taraf, karşı tarafa YÜKLENİCİ'NİN 3 aylık net hakkediş bedelini ödemekle yükümlüdür. Sözleşmenin imza tarihini izleyen ilk yıl içerisinde mücbir sebep veya haklı sebep olmaksızın; taraflardan herhangi biri tarafından feshedilmesi halinde fesheden taraf, karşı tarafa 3 aylık YÜKLENİCİ'nin 3 aylık net hakkediş bedelini cezai şart olarak ödemekle yükümlüdür. Tarafların Borçlar Kanunu kaynaklı hakları saklıdır. Sözleşmenin karşılıklı olarak uzatılmasına karar verilmesi halinde işbu madde hükmü geçerliliğini yitirecektir. İŞVEREN tarafından, YÜKLENİCİ 'ye ait aylık fatura bedelinin hizmet verilen ayı takip ödeme vadesinden itibaren 30 gün içinde ödenmemesi ve YÜKLENİCİ tarafından çekilecek ihtara rağmen ihtarda belirtilen sürede içinde de ödenmemesi halinde, YÜKLENİCİ sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebilir..." düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür.Davacı vekili, sözleşmenin bu maddelerini gerekçe göstererek davalı tarafça usulüne uygun fesih ihbarı yapılmadığı iddiası ile, 3 aylık net hakediş bedeli olan cezai şartın davalıdan tahsili için icra takibi başlatmıştır. Ancak, dosyada yine taraflarca akdedilen 01/01/2021 tarihli ek protokol bulunmaktadır. Bu protokolün 2/a maddesinde taraflar arasındaki sözleşmenin 01/01/2022 tarihinde tarafların herhangi birisinin ayrıca bir ihtarname göndermesine gerek kalmaksızın sözleşmenin süre sonunda sona ereceği düzenlenmiş, sözleşmede herhangi bir fesih önerine yer verilmemiştir.Belirtmek gerekir ki, farklı dönemlerde iki ayrı protokol düzenlenirse normal olarak aynı konuda olması koşulu ile ilk protokol ortadan kalkar. Meğer ki, taraflar aksini kararlaştırmamış olsunlar. Somut uyuşmazlıkta da aynı konuda farklı tarihlerde düzenlenmiş iki ayrı sözleşme vardır. Dava konusu cezai şart ilk protokolde düzenlenen kendiliğinden yenilenmeye bağlanmış olup, dönem sonundan ve belirtilen süreden önce fesih öneri yapılmaksızın konulan bir cezai şarttır. Bununla birlikte, ek protokolde açıkça akdin yenilenmesi değiştirilmiş olup, yıl sonunda akdin yenilenmeyeceği, ancak tarafların açıkça rıza göstermesi halinde yenileneceği düzenlenmiş, ek protokolle fesih öneri kaldırılmıştır. Sonraki tarihli ek protokolle fesih önerinin kaldırılması nedeni ile davacı ilk sözleşmeyi dayanak göstererek davalıdan cezai şart olarak bedel talep edemez. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafından ek protokolün bir yıl süre ile yapıldığı ve ilk yapılan protokolün geçerli olduğu savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Tüm bunlarla birlikte, davacının ilk sözleşmeyi ileri sürerek davalıdan cezai şart talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davanın reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 13.243,38 TL peşin harcın mahsubu ile artan 12.815,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 114.568,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01