SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/879 E. 2024/644 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/879

Karar No

2024/644

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/480 Esas

KARAR NO :2024/651

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/07/2023

KARAR TARİHİ : 10/07/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı borçlu ------ ------ arasında yapılan anlaşma gereği müvekkili şirketin davalı şirketten --------------- vermiş olduğunu, davalı şirket tarafından ise proforma fatura düzenlenerek verilen siparişin toplam bedelinin 42.834,00 USD olduğunu, bu meblağın %30'unun peşin kalan %70'inin de ürün tesliminde nakit olacağını, üretim süresinin de 12 hafta olduğu bilgisi verilmiş olduğunu, yapılan iş bu anlaşma gereği, davacı müvekkil şirket tarafından, ürün bedelinin %30'u olan 12.850,20 USD 11/04/2022 tarihinde davalı şirket hesabına gönderilmiş olduğunu, ne var ki davalı şirketin sipariş verilen ürünlerin üretim süresi 12 hafta olmasına ve peşinatı kendisine ödenmesine rağmen, ürünleri müvekkiline teslim etmemiş olduğunu, müvekkilinin davalı firmaya şifahi ve mail yolu ile yapmış olduğu tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, ürünlerin süresinde teslim edilmemesi ve davalı firma tarafından müvekkili şirkete olumlu dönüş yapılmaması üzerine müvekkili tarafından iade faturası düzenlendiğini, ödenen 12.850,20 USD 'nin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça ısrarla, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak şekilde ödenen paranın iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine 03/04/2023 tarihinde ------Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu------- icra ve haciz işlemlerinden geçici bir süre kurtulmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla borca ve ferilerine itiraz ettiğini, peşinatı müvekkili tarafından ödenen ürünlerin davalı tarafça teslim edilmemesi üzerine, müvekkili bu ürünleri--------- çok daha yüksek bir birim fiyat ile satın almak zorunda kaldığını ve bu yönüyle de zarara uğraşmış olduğunu, davalı borçlu, müvekkiline ürünleri teslim etmediği gibi müvekkili olan şirketin avans olarak ödediği ve iade faturası kestiği bedeli müvekkiline geri ödememiş olduğunu, müvekkil -------Banka kayıtları, hesapları ve defterlerinde de dava konusu borcun ödenmediğinin aşikar olduğunu, borçlu itirazında tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu ---------- kötü niyetli ve haksız itirazlarının iptalini ve durdurulan icra takibinin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde ifade etmiş olduğu hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının olayları çarptırarak kendi hukuka aykırı davranışının ve müvekkili firmayı uğratmış olduğu zararın üstünü örtmeye çalışmakta olduğunu, öncelikle davacı firma ile müvekkili şirketin bahse konu ------- satışı konusunda anlaşmış olduğunu, sonrasında müvekkil --------, davacı şirketten ödemenin %30'unun ön ödeme olarak gönderilmesini talep ettiğini, devamında ise müvekkili şirketin sipariş edilen ürünlerin ithal edilerek temin edilmesi için yurdışında gerekli girişimleri başlatmış ve ürün siparişlerini vermiş olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda ve müvekkilin siparişlerini süresinde temin etmiş ve ülkeye ithal etmiş olduğunu, ancak davacı şirket bu aşamada ürünleri teslim almaktan ve kalan ödeme tutarını tamamlayarak siparişlerini teslim almalarını söylemişse de davacı şirket yetkililerinin bundan kaçınmış olduğunu, bu hususun taraflar arasındaki e-mail yazışmaları ve tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, davacı şirket, müvekkilinin büyük masraf yaparak ve ülkeye ithal ederek getirdiği ürünleri teslim almadığını, sonrasında ise müvekkili şirketten yapmış olduğu 12.850,00 USD'lik ödemenin iadesini talep etmiş olduğunu, müvekkili şirketin ise siparişleri ithal etmek için yüklü bir masraf yaptığını, ayrıca halen depolama masrafları olduğunu, siparişi verip ürünleri ülkeye ithal ettikten sonra davacı şirketin tek taraflı olarak sözleşmeden dönmesinin ve para iadesi istenemeyeceğini ifade ettiğini, müvekkili şirketi buna rağmen davacı tarafa yapıcı bir tutumla yaklaşmış olduğunu ve kalan ödeme tutarını tamamlamaları halinde ürünleri teslim etmeye hazır olduklarını ifade ettiğini, ancak davacı şirketin hiçbir şekilde buna yanaşmadığını ve taraflar arasındaki anlaşmaya uymayarak para iadesi istemiş olduğunu, davacı tarafın bu talebinin müvekkili şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, davacının siparişi ve taahhüdüne güvenerek ürünleri yurtdışından ithal ettiğini, tüm masraflarını ödemiş olduğunu, nitekim ticari ilişkilerde ön ödeme alınmasının da amacı sipariş veren şirketin siparişten cayması halindeki tutarın güvence altına alınması olduğunu, böyle bir durumda alınan peşinat tutarının iade edilmemesi, ticari örf ve adetin de gereği olduğunu, davacı tarafın, ----- sayılı icra dosyasındaki hesaplamaları ve ---- üzerinden olan talebine de itiraz ettiğini, öncelikle davacı tarafın ----- yerleşik iki şirket arasındaki hukuki işleme ilişkin olarak döviz cinsinden talepte bulunması ---------------maddesinin 9.fıkrasına açıkça aykırı olduğunu, buna göre ''sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur'' dolayısıyla, her ne kadar sözleşme bedeli dövizle kararlaştırılmış olsa dahi, davacı tarafın yapmış olduğu ödemenin ve iadesinin TL cinsinden yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunmakta olduğunu, bu hususun kamu düzeninden kabul edilmekte olduğunu ve Yargıtay'ın da görüşü doğrultusunda mahkemece re'sen dikkate alınmalı olduğunu, bu nedenle davacının talebinin haksız olduğuna ilişkin tüm itirazlarının saklı kalmakla birlikte, icra takibinde talep edilen döviz cinsine de itiraz ettiğini, diğer yandan davacı tarafın icra takibinde hem ---- cinsinden talepte bulunup hem de --------- dolarına fahiş tutarda faiz işletmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının talebinin haksız olduğuna ilişkin tüm itirazların saklı kalmakla birlikte, icra takibinde hesaplanan faiz tutarına da açıkça itiraz ettiğini, bu hususun da bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf, müvekkilin ödemesini tamamlayıp malları teslim alma teklifini kötü niyetli olarak kabul etmemesinden ve haksız şekilde anlaşmaya aykırı davranmasından davacı tarafın kötü niyetli davrandığının anlaşıldığını, bu nedenle, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Haksız davanın reddine kararr verilmesini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası Uyap çıktıları, tarafların BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen -------- sayılı dosyasının incelenemesinde; 12.850,20 USD Fiili ödeme tarihi asıl alacak, 377,06 USD fiili ödeme tarihi işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.227,26 USD fiili ödeme tarihi alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında -------- sözleşme olduğu ve davalı tarafın ürünü davalıya teslim edeceğini, davacının ise kararlaştırılan bedeli ödeyeceği hususunun çekişmesiz olduğu, uyuşmazlığın tarafların üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği, davalının süresinde malları teslim etmemesi hususunda hangi tarafın kusurunun bulunduğu, davacının sözleşmeyi feshedip ödediği ücreti davalıdan tahsil edip edemeyeceği tespiti noktasında toplanmaktadır.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, taraflar arasında ------alım-satımı için sözleşme yapıldığı, siparişin toplam bedelinin 42.834,00 USD olduğu, bu meblağın %30'unun peşin, kalan %70'inin ise ürün tesliminde nakit olacağının taraflarca kararlaştırıldığı, davacının ürün bedelinin %30'u olan 12.850,20 USD'yi 11/04/2022 tarihinde davalı şirket hesabına gönderdiği hususu çekişmesizdir. Davacı vekili, anlaşma üzerine davalıya ön ödeme yapılmasına rağmen davalının anlaşma konusu malları göndermediği iddiasını ileri sürerek, davacı vekilinin davalıya ödediği ön ödemenin iadesi için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı vekili ise, malların teslimine hazır olmalarına rağmen davacının kalan ödemeyi yapmayarak malları teslim almadığı savunmasında bulunmuştur. Dosyaya faturalar ve mail yazışmaları ibraz edilmiştir. Kural olarak, mal teslimi ile aynı anda bedelin ödenmesi gerekmektedir. Meğer ki, taraf arasında aksi kararlaştırılmamış olsun. Somut olayda da, tarafların, sözleşme konusu meblağın %30'unu peşin kalan %70'inin de ürün tesliminde nakit olacağı hususunda anlaştıkları, buna göre davacının ön ödeme yaptığı görülmüştür. Bundan sonraki ödemenin teslim anında yapılması gerekmekte olup, dosya içerisindeki mail yazışmalarında davalının; kalan ödemenin gönderilmesi halinde malı teslim edeceklerini karşı tarafa bildirdiği görülmüş olup, teslimi şarta bağladıkları anlaşılmıştır. Davalının ürünü teslim ile birlikte kalan tutarı alması gerekirken ödemeyi istemesi ve teslimi gerçekleştirmemesi nedeni ile davacı taraf ön ödemeyi geri istemekte haklıdır. Ancak, davacı tarafça davalı temerrüde düşürülmediğinden; davacı asıl alacak için takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyecektir. Bu sebeple takibin sadece asıl alacak üzerinden devamına karar verilerek; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm altına alınan USD'nin dava tarihindeki ----- dikkate alınarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacağın takip tarihindeki kur değeri (1USD=19.2165 TL) üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının . . . . . . sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 12.850,20 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  2. Asıl alacak olan 12.850,20 USD’nin TL karşılığı olan 246.935,86 TL’nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 22.937,89 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 4.631,59 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 18.306,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 4.631,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.811,49‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul. red oranı dikkate alınarak 3.031,06 TL'sinin davalıdan tahsili, 88,93 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

  6. Davacı tarafça yapılan 68,00 tebligat gideri olmak üzere yargılama giderinin kabul. red oranı dikkate alınarak 66,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 52.368,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  9. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden hesaplanan 9.853,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerasliyeticaretİptaliİtirazınmahkemesiSatımdan(TicariKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim