İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1102 E. 2024/622 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/1102
2024/622
3 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2016/1102 Esas
KARAR NO:2024/622
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2015
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının davacının eşi ---- aleyhine ------- esas sayılı dosyası ile 200.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, senedin eşinin ölümünden 3 ay önce düzenlendiğini, o tarihte eşinin kanser tedavisi gördüğünden kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayacak durumda olmadığını, davacıdan böyle bir borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetteki imzanını eşine ait olmadığını ileri sürerek davalıya davaya konu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine ve %20 haksız takip tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde özetle; hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işbu huzurdaki davanın haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın hilaf-ı hakikat beyanlarının ve iddialıranın aksine borçlu tarafça lehine düzenlenen bononun bizzat borçlu ----- tarafından protokol kapsamında düzenlenerek tarafına teslim edildiğini, bununla beraber bahse konu bononun tarafınca takibe konulduğunu ve ödeme merinin bizzat borçlu-------tebliğ edildiğini, herhangi bir itiraza uğramaksızın kesinleşen icra takibinden aylar sonra borçlunun vefat ettiğini ve mirasçı eşi tarafından huzurdaki kötüniyetli ve haksız davanın ikame edildiğini, takdir edileceği üzere ve herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla bononun illi olmayan, mücerret ve bağımsız borç ikrarını içeren bir kıymetli evrak olduğunu, bu nedenle bir illete bağlı olmasını gerektirmediğini, ispat yükünü senedin bedelsiz olduğunu savlayan tarafa ait olduğunu, senet metnindeki kayıtların aksini iddia eden tarafın senedi tah'lil etmiş olduğunu ve bu bağlamda da iddiasını kanıtlama yükümlülüğü altına girdiğini belirterek fazlaya dair tüm hakların saklı kalması kaydıyla her halükarda davacı tarafından ikame edilen haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli davanın külliyen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır-------- tarihli görevsizlik kararı uyarınca dosyanı mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen ---- esas sayılı takip dosyasının celp olunarak yapılan incelemesinde; ------ bedelli kambiyo senedine dayalı---- işlemiş faiz olmak üzere toplam 200.301,37 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; ----- esas sayılı takip dosyasına konu------ bedelli bono nedeniyle İİK 72 maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu, senedi tanzim eden ------davacının eşi olup, 16/10/2013 günü vefat etmiş olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın senedin davacının eşi tarafından imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise hile ile imzalatılıp imzalatılmadığı, dava konusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlığın toplandığı, davada öncelikle davacı tarafça imza itirazında bulunulduğu ve hile iddiasına dayanılmış olduğu anlaşılmakla, öncelikle imza itirazının inceleneceği daha sonra hile iddiasının araştırılacağı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak; alacaklısı ----, düzenleyeni ---- düzenleme tarihi itibariyle ----- tedavi evrakları ile birlikte senedin düzenlenme tarihi itibariyle imzanın anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğinin bulunup bulunmadığı ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına hususunda ve dosya içerisinde bulunan senet ve protokollerindeki imzanın müteveffa ----- ait olup olmadığı hususunda müteveffaya ait resmi kurumlardan temin tüm yazı örnekleri karşılaştırılmak sureti ile----- rapor alınmasına, dosyaya soruşturma aşamasında alınan ----- sayılı soruşturma dosyasında alınan ---- müdürlüğünün raporu da irdelenmek suretiyle müteveffaya ----- Bedelli senedin ----- ait olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere ----- dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 25/03/2022 tarihli --- raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez--------raporunda; raporda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan)” davası nedeniyle “17.07.2013 düzenleme tarihli senede ilişkin; düzenleme tarihi itibariyle imzanın anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğinin bulunup bulunmadığı ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı” sorulan -------- hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden, muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestîsi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre,----tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu mütalaa edilmiştir. Dava dilekçesinde sahte imzalı senede davalı takip yapıldığının aksine davacı vekili tarafından 16/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile "imzaların sahte olup olmadığının tespiti olmayıp senedin tanzim edildiği tarihte müteveffanın bilincinin şuurunun yerinde olup olmadığına " hususunda rapor talep ettiklerini beyan etmiştir. Davacı ile davalı arasında -----sayılı kararı ile davalı sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan --- verildiği ve itiraz üzerine kararın 17/08/2015 tarihinde kesinleştiği, suçun takibe konu edilen senet ile ilgili olmadığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kovuşturma yapıldığı, suç tarihinin 17/10/2013 olduğu, senedin düzenleme tarihinin 17/07/2013 olduğu görülmüştür. Davacının talebi doğrultusunda senedin sahte imza üzerinde herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Davacının diğer iddiası "senedin tanzim tarihinde müteveffanın bilincinin şuurunun yerinde olup olmadığına" dair yapıpılan yargılamada, Tanıklar----senet ile ilgili bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Davacı tanığı---- doğrudan senedin düzenlendiğine dair bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.Tanık ------babamı kandırarak davalının senedi imzalattığı, aklını çeldi" beyanının; tanığın senedin tanzim edildiği anda bulunmadığı gibi görgüye dayalı beyanın bulunmadığı, senedin keşidecisi müteveffa ------ tüm tedavi evrakları, ilaç kullanım raporları, ilaç, reçete bilgileri temin edilmiş dosya --- gönderilmiştir. ----- tarihinde vefat eden ------- işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistematik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi ile istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceğinin bildirildiği, bu sebeple tanığın beyanına itibar edilmeyerek -----raporu doğrultusunda takibe konu edilen senedin müteveffa tarafından ayırt etme gücü altında imzaladığı, menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanması halinde senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir. Yani ispat külfeti davacıdadır. Davacı ispat edememiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.987,90 TL harcın karar kesinleştiğide talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 32.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı. 03/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09