SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/190 E. 2024/617 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/190

Karar No

2024/617

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/190 Esas

KARAR NO:2024/617

DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)

DAVA TARİHİ: 12/03/2024

KARAR TARİHİ: 03/07/2024

Mahkememizde görülen Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 19.12.2023 tarihinde, müvekkilinin kullanmakta olduğu ---- plakalı araç ile davalılardan ---- maliki olduğunu, davalı ----Kiraladığı ve diğer davalı --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, %100 kusurlu davalı ----- olduğunu, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin maliki bulunduğu araç onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, müvekkili tarafından davalı ------ maliki olduğu ---- poliçe numarası ile ------ dosya numaralı hasar dosyası ile zararın tazmini adına başvuru yapıldığını, ------ şirketi tarafından yapılan incelemeler neticesinde müvekkilline ait aracın perte çıkarılması yönünde karar verildiğini, ------- hasar dosyasının incelenmesi tamamlanarak hasar bedelinin ödenmesi aşamasına gelindiğini ve ilgili sigorta şirketi tarafından müvekkilline ait araç için 2.444.000,00-TL rayiç bedel belirlendiğini, bu bedelin belirlenirken sovtaj bedeli 1.525.925,00-TL, %100 Kusur Oranında İsabet Eden Tazminat Bedeli 918.075,00-TL olarak hesaplandığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın işbu tazmin edilen miktarın çok üzerinde olduğunu, ----- ödemiş olduğu tazminat miktarı müvekkilinin zararını karşılamamakta olup tüm davalılara karşı huzurdaki davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, müvekkilline ait aracının pert olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın çok daha yüksek olduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin internet üzerinden yapılacak basit bir araştırma ile dahi tespit edilebileceğini, müvekkilinin aracının sahip olduğu donanımlara sahip olmayan daha düşük özelliklere sahip araçların satış ilanlarına bakıldığında dahi araçların piyasa değerinin kaza tarihinde 3.500.000,00-TL dolaylarında olduğunun görülebileceğini, müvekkilinin aracının ---- olduğunu, ----- dahi aracın marka ve modeli girildiğinde dahi kasko bedeli 3.941.842,00-TL olarak belirtildiğini, aracın kasko değeri dahi sigorta şirketi tarafından ödenen ücretin neredeyse 2 katı olduğunu, müvekkilinin 19.12.2023 kaza tarihinden ödemenin yapıldığı 16.02.2024 tarihine kadar bu kaza nedeniyle araçsız kaldığını ve birçok mağduriyetler yaşadığını, kaza tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar araç mahrumiyet bedelinin hesaplanarak bu bedelin davalılardan tahsiline karar karar verilmesini, 19.12.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin ----plakalı aracının pert olması ve kullanılamayacak hale gelmesi ile uğramış olduğu zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, gerçek pert bedeli ile ödenen tutar arasındaki fark ile ikame araç bedelinin tahsili için şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 200,00 TL maddi tazminat miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -------- Vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; davanın ticari dava niteliğini haiz olmadığını, asliye ticaret mahkemesi yerine yetkili asliye hukuk mahkemesi nezdinde açılmasının gerekmekte olduğunu, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, dava konusu kazanın davacının trafik kurallarına aykırı davranışı ile vuku bulan kusuru sonucu oluştuğunu, davacı yanın talep ettiği pert bedeline ve ikame araç bedeline ilişkin tazminat miktarları son derece fahiş olup aracın gerçek değeriyle kesinlikle bağdaşmadığını, mahkemenizin görev hususunu karara bağlamasını, davanın esasına girilmesi halinde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------ vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu trafik kazasına karışan ve sürücüsü diğer davalı olan --- plakalı araç müvekkili ---- tarafından diğer davalı ----- uzun dönem kiralama sözleşmesiyle kiralandığını, davalının müvekkilinin -------- plakalı araç hakkında işleten sıfatı bulunmadığını ve müvekkili şirkete davada husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığını, işbu davanın, dava konusu alacağın tamamen belirlenmiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle usulden reddinin gerekmekte olduğunu, kusur yönünden müvekkili şirkete davada husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki yargılamada işleten sıfatına sahip olmadığı tarafımızca dosyaya sunulan uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ve ek protokol ile ispatlandığını, iddiaların aksi yönde görüş oluşması ihtimaline binaen, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmesini, araç kiralama, sözleşme imzalanması haricinde özel ya da genel bağlayıcı nitelikte olan şekil şartlarına tabi olmadığını, ne Karayolları Trafik Kanununda, ne de başka kanun ve yönetmeliklerde “araç kiralama hakkında belirlenmiş bir şekil şartı mevcut olmadığını, Bazı mahkeme ve Yüksek Mahkeme kararlarında , noterden yazılmış sözleşmelerden bahsedilse de; bunun yasada ve uygulamada yeri olmadığı kanaatinde olduklarını, Araç kiralama işini ciddiyetle yapan ve bunu bir ticari uğraş olarak eda eden şirketlere, herhangi bir şekilde, yasal ve bağlayıcı sözleşme şartı ihdas edilse, tacir sıfatının gerektirdiği şekilde buna özen göstereceklerini, bu bağlamda iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının dilekçesinde belirtilmiş olduğu trafik kazası esnasında diğer davalı şahsın uzun dönem kiraca şirket personeli olarak aracı kullandığının anlaşılmakta olduğunu, kazaya karşına diğer davalı sürücünün davalı ------emrinde çalıştığının anlaşıldığını, ------- dolayısıyla müvekkili işleten olmadığından, müvekkili yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, hasar ve poliçe suretleri, tramer kaydı, trafik tescil kayıtları, ----- vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile ----plakalı araç için maddi tazminat ve ikame araç bedelinin davalılardan müteselsilen tazminine hükmedilmesine ilişkindir.---- müzekkere yazılarak davacının esnaf kaydının bulunup bulunmadığının sorulduğu, müzekkere cevaplarının dosya içine alındığı, davalının gerçek kişi olup tacir olmadığı görüldü.

HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyaya gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığının görüldüğü, davacıya ait dava konusu aracın ticari araç olsa dahi mahkememizin görevli olmayacağı, nitekim davanın mahkememizde görülebilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın 4. Maddesinde düzenlenen ticari davalardan sayılmadığı, davanın trafik kazası nedeni haksız fiil hukuksal nedeni ile açılan tazminat davası olması ve davacının tacir olmaması nedeni ile davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bununla birlikte, görev kuralları kamu düzeninden ve dava şartlarından olduğu için taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından ve davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekeceğinden davanın görevle ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1. (c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

  3. HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli . . . . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere. . . . . . . . . Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

  4. Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

  5. Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,

Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 03/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirilmesidelillerinKaynaklı)delillerasliyeticaretSigortasımahkemesi(KazaSigortagereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim