İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/980 E. 2024/615 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/980
2024/615
3 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/980 Esas
KARAR NO: 2024/615
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile 28.06.2019 keşide tarihli --------- seri no'lu 364.000 TL bedelli çekten dolayı kambiyo senetlerine özgü yolla çekin zaman aşımı süresinin hemen öncesinde kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, takipte çekte cirosu olan ---------- borçlu olarak gösterilmediğini, sadece davacı şirkete ödeme emri gönderildiğini, çekin takibe koyulduğu tarih ve cirantanın takipte gösterilmemesinin takibin kötü niyetli ve aynı zamanda suç teşkil eden bir eyleminde olduğunu gösterdiğini, davalı tarafın alacaklı olduğu gerekçesi ile söz konusu takibi başlattığını, çekin hiç bir zaman için çekte cirosu görülen ---------- tarafından davalıya ciro edilip teslim edilmediğini, takibe konu çek sahte olarak tedavüle sokulduğunu, çekte ciranta imzası sahte olarak atıldığını, imzaların sahte olduğunu, davacının ciddi anlamda mağduriyetinin oluşabileceğini, bu nedenle teminatsız olarak, aksi halde Sayın Mahkemenin takdir edeceği miktarda teminat yatırılması suretiyle, takibin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, davacı şirketin yaptığı iş nedeniyle adına kayıtlı çok fazla iş gereci kullanımında olan makinalar bulunmakta olduğunu, davacı şirketin aktif olup cirosunun yüksek şekilde piyasada hafriyat işleri yaparak ticari faaliyetine devam ettiğini, bu nedenle haksız olarak yapılacak bir haciz işleminin telafisi mümkün olmayacak şekilde davacıyı etkilemesinin söz konusu olacağını ---------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyanın tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin kambiyo senedi olduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğunu, davacının arabulculuk başvurusu yapmadığını, zaman aşımı definde bulunduklarını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, davacının dava dışı 3. Kişi ---------- zorunlu dava arkadaşı olarak davaya dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının düzenlediği çekte müvekkiline ciranta olduğunu, çek alacağının ödenmediği için --------- İcra dairesinin ---------- esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibinin başlatıldığını, takipte sadece çeki düzenleyen borçluya karşı takip yapılmasında yasal ve hukuki bir engel bulunmadığını, davacının bu yöndeki iddiasının soyut olduğunu ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacının takibe konu çekte lehtar ve ciranta olan ----------- imzasının sahte olduğu ileri sürüldüğünü, ileri sürülen iddiayı kabul etmediklerini, takibe konu çekin incelendiğinde ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığını, davacı vekilince davaya konu çek alacağının kambiyo senedinden kaynaklandığının açık olmasına rağmen inkar edilmesinin kötü niyetli olarak davanın açıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının aynı hususta ---------- İcra Hukuk Mahkemesi ---------- esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, davanın usul yönünden eksiklikleri sebebi ile reddini, aksi halde deliller ve ispat vasıtalarının neticesinde esasa girilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----------İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyasının UYAP çıktıları, ---------- Bürosunun --------- numaralı soruşturma sayılı dosyasının Uyap çıktıları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra senedin sahteliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacı şirketçe tanzim edilen dava konusu çekte lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasının davacı tarafça ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.---------- İcra Dairesi ----------- E. sayılı dosyanın incelenmesinde; davalı ------------ tarafından davacı borçlu --------- Şti. aleyhine, 28.06.2019 keşide tarihli ----------- seri no'lu 364.000 TL bedelli çekten dolayı, 36.400 TL çek tazminatı, 156.355 TL işlemiş faiz ve 1.092 TL %03 çek komisyonu olmak üzere toplam 557.847 TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlattığı anlaşılmıştır.Mahkememizin 16/12/2022 tarihli ara kararıyla;"...İİK.72/3 maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilmiş olup davacının talebi de icra takibinin durdurulmasına yönelik olduğu(taleple bağlılık ilkesi gereği), Davacının davasında haklı olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden ve ayrıca yaklaşık ispat koşuluda gerçekleşmediğinden ve icra takibinden sonra açılan davada takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden davacı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, dava konusu çekteki lehdar cirosunun lehdara ait olmadığı ileri sürülmüştür.'...Davalı ---------, lehdarın cirosu ile senede hamil konumundadır. Davacı keşidecidir. Kural olarak keşideci, kendi imzası dışında lehdar ve cirantaların imzasının sahteliği iddiasında bulunamaz. TTK 790. madde uyarınca davalı ---------- senedi elinde bulundurması nedeniyle yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir...' 6102 sayılı TTK.nın 818/1-c maddesi gereğince çeklerde de uygulanması gereken 677. maddesine göre, “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez” hükmü yer almıştır.İmzaların istiklali olarak tanımlanan bu ilkeye göre imzasını inkar etmeyen keşideci, lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasına dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Lehtara karşı ödeme yapılmış olması keşideci ile lehtar arasındaki kişisel ilişki niteliğindedir. Bu nitelikteki şahsi def’ilerin ciro yolu ile çeke hamil olan kişiye karşı ileri sürülebilmesi, 6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollaması ile 687/1. maddesi uyarınca hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanmasına bağlıdır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından dava dışı --------- ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davaya konu çekin davacı tarafından keşide edilerek lehtar --------- verilmek üzere davacıya ait kasada imzalanarak hazır tutulduğu, çekin hukukdışı yolla şirket kasasından kaybolması nedeniyle çekin lehtara teslim edilmediği, lehtar yönünden çek üzerindeki ciro zincirinin kırıldığını ileri sürerek huzurdaki menfi tespit davası açılmış ise de; ---------- sayılı ve yine benzer mahiyetteki --------- sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi geçerli olup, keşidecinin lehtar imzasının sahte olmasına dayalı olarak senetten kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını iddia edemeyeceği, kıymetli evrak üzerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, davaya konu çek keşidecisinin davacı şirket olduğu ve çek üzerindeki keşideci imzasına yönelik itiraz bulunmadığı, bu hususun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, dosya kapsamında aksi yönde bir iddia ve delil bulunmadığı, Uyap sistemi üzerinden getirtilen soruşturma dosyalarında da imza incelemesinin yapıldığı, soruşturma dosyalarının içeriği, delilleri ve ifade tutanakları incelendiğinde soruşturma dosyalarının sonucunun eldeki dava sonucunun etkilemeyeceği gerekçesi ile beklenmesine gerek duyulmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davasında haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Davalı taraf davacının kötüniyetle icra takibi yaptığını tüm dosya kapsamında ispatlayamadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davanın REDDİNE,
-
Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 6.216,21 TL peşin harcın mahsubu ile artan 5.788,61 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 56.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 03/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09