İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/240 E. 2024/607 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/240
2024/607
27 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/242 Esas
KARAR NO:2024/606
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 28/03/2024
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Davacı vekili, müvekkili şirket ile ihyası istenen TASFİYE HALİNDE -----arasında ticari ilişki kurulduğunu, -------imzalandığını, sözleşme gereğince ürün bedeli peşin ödendikten sonra ürün tesliminin yapılacağını; müvekkili şirket tarafından 1.590.000 USD ödeme yapıldığını ancak ihyası istenen şirketin mal teslimini gerçekleştirmediğini belirterek; bu nedenle müvekkilince------- sayılı dosyasında dava açtıklarını, dava esnasında bu şirketin Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, davaya devam edebilmek için şirketin yeniden ihyasının gerektiğini belirterek ve----dosyasında da bu yönde kendilerine dava açmak üzere kendilerine yetki ve mehil verildiği belirtilerek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı---- vekili, ihyası istenen şirketin -------kararı alındığını, tasfiye memuru atandığını, tasfiye memurunun işlemlerini tamamlayıp sicile başvurduğunda, ----- sınırlı bir denetim hakkının bulunduğunu; sadece tasfiye kararıyla, atanan tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini yapıp yapmadığını kontrol edebildiklerini, o şirket aleyhine açılan davalardan ticaret sicilinin haberi olmasının beklenemeyeceğini belirterek; öncelikle davanın reddine karar verilmesini ancak kabulüne karar verilirse de aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.Davalı tasfiye memuru vekili, şirket genel kurulunca tasfiye kararı alındığını, tasfiyenin usulünce tamamlandığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının yabancı şirket olmasından dolayıda teminat karşılaması gerektiğini; taraflar arasındaki sözleşme gereğince anlaşmazlık halinde ----- görevli olduğunu, bu nedenle davanın ------ çözümlenmesi gerektiğinden iş bu davada hukuki menfaatinin bulunmadığı, kaldı ki alacağın zaman aşımına uğradığını bu yönden de davacının ihyada bir faydasının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Dava, TTK 547 madde gereğince ek tasfiye davası olup, ihyası istenen şirketin kendisinin tasfiye kararı aldığı, tasfiye memuru atadığı, tasfiye memuru tarafından tasfiyenin tamamlanıp ticaret siciline bildirim yapılması üzerine tasfiyenin 05/03/2024 tarihinde sicile tescil edildiği belirlenmiştir. Her ne kadar davalı tasfiye memuru vekili ------ dosyasındaki davanın ----- tabi olduğu, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığı, esasen şirketinde borcu bulunmadığı gibi iddialarda bulunduğu ve bu sebeple iş bu davayı açmakta hukuki menfaat bulunmadığını iddia etmiş ise de; davamızın şirketin ihyası davası olduğu, bu iddiaların ----- dosyasında incelenebileceği; mahkememizin davanın niteliği itibarıyla bu iddiaları incelemeyeceği sebebiyle ve kök davanın görüldüğü----dosyasında da iş bu davanın açılması gerekli görüldüğünden, davalı tasfiye memuru vekilinin savunmalarına itibar edilememiş olup, Davacının açtığı davası sebebiyle, ihyası istenen davalı şirketin mutlaka sicile yeniden tescilini gerektiği, elbette bu ihya kararının şirketin geniş anlamda yeniden kuruluşuna yönelik olmadığı; sadece açılan ----- sayılı dosyasının yargılama süreci ve verilecek kararının infazı aşamasıyla sınırlı olduğu, bu süreç sona erdiğinde ek tasfiye memurunca yeniden sicilden terkin ettirilmesi gerekeceği, Öte yandan -------- dosyasında dava açıldıktan sonra ve şirkete dava dilekçesinin tebliğinden sonra tasfiyenin sona erdirildiği, bu nedenle tasfiye memurunun hatalı olduğu, şirket aleyhine dava açıldığını görünce tasfiyeyi sonuçlandırmaması gerektiği değerlendirilmiş; tasfiye memuru davaya sebep olduğu için yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden tasfiye memuru sorumlu tutulmuş; ticaret sicil memurluğunun ise tasfiye sonunda terkinde bir hatasını bulunmadığı nedeniyle onun aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE;
------ numarası ile kayıtlıyken---- tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE -------- sayılı dosyasının yargılama süreci ve verilecek kararın infazı süreci ile ilgili ve sınırlı olmak üzere İHYASINA,
Karar kesinleştiğinde ------ yapılması için yeterli suretin gönderilmesine,
Şirkete tasfiye memuru olarak daha önceki tasfiye memuru olan davalımız -------------atanmasına,
Karar maktu harca tabi olduğundan ve maktu harç baştan alındığından yeniden harç alınmasına gerek bulunmadığına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 855,20 TL peşin ilam harcı ve başvuru harcı ile 180,00 TL tebligat gideri toplamı 1.035,20 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince davacı şirket lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınıp davacıya verilmesine,
Dair karar, davacı vekilinin ve davalı tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09