İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1257 E. 2024/589 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1257
2024/589
13 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2018/1257 Esas
KARAR NO:2024/589
DAVA: Şirketi Uğrattığı Zarar Karşılığından Şirket Yöneticisinden İstenen Tazminat
DAVA TARİHİ: 26/10/2018
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketi Uğrattığı Zarar Karşılığından Şirket Yöneticisinden İstenen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirkete ----- sayılı kararı ile ---- yetkililerinin kayyum olarak tayin edildiğini, iş bu davanın --- gözetiminde ve -----ilişkili olduğu ----atadığı yöneticiler tarafından açtırıldığını; şirkete kayyum atandıktan sonra, şirket kayıtlarının incelemeye alındığını; yapılan inceleme sonunda o zaman ki şirketin yöneticisi olan davalının şirketi bir takım fiktif işlemlerle şirketin toplam 13.448.007,53 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini; bunun kalemlerinin:
- Kasa hesabında gözüken 48.530,32 TL'nin fiziken mevcut olmadığı,
------ hesabındaki 70.191,20 TL'nin gerçekte olmadığı,
------ hesabındaki 311.043,88 T1'nin tahsil imkanının olmadığı,
- 7.659.915,04 TL tutarındaki tahsili imkansız nitelikteki alacaklar ile ilgili hiçbir
belgeye ve firmaya ulaşılamadığı,
- 136 Diğer çeşitli alacaklar hesabındaki 7.884.128,09 TL'nin tahsil imkanının
olmadığı,
- 336 Diğer çeşitli borçlar hesabındaki 2.525.801,00 TU'nin olmadığı,
Şeklinde gerçekleştiğinin belirlendiğini, TTK 553.maddesi uyarınca bu zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek davalının yol açtığı 13.448.007,53 TL zararın 01.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, bir an için tüzel kişi yönetim kurulu temsilcisi sıfatı ile sorumluluğunun doğabileceği düşünülse dahi zarar müvekkilin kusuru neticesinde doğmadığından müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, şirket bünyesinde yapılan mal ve hizmet satışlarının bedeli şirket tarafından tahsil edilemediğinden bu alacakların zarar olarak yazılması halinde bankalar nezdinde kredi kullanımını zorlaştıracağını, ortada bir menfaat temini olmadığından görevin kötüye kullanılmasından da söz edilemeyeceğini, işlemin şirketin yararına yapıldığını, kayyımın 26.09.2016 tarihinde atandığını, tazminat konusu tutarların mizanda olmadığına dair tutanağın 07.11.2017 tarihinde tutulduğunu, davanın ise 26.10.2018 tarihinde ikame edildiğini, mizanda yer alan 102 banka hesabındaki 70.191,20 TL tutarın gerçekte olmadığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, 100 kasa hesabında fiziki olarak bulunmadığı iddia edilen tutarın 20.000,00 TL üzerindeki meblağın kolluk tarafından evrakla teslim alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkilin kusurlu olduğu düşünülse dahi sorumluluğunun yalnızca sermaye payı oranında mümkün olacağını, müvekkilin, davacı şirketin yalnızca % 0,29 hissesine sahip olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava TTK 553. Maddeye dayalı olarak açılan şirket yöneticisinin şirkte verdiği zararın tazminine ilişkindir. TTK 553. Maddesi gereğince şirket tarafından açılacak yönetici sorumluluğuna ilişkin davalarda, şirket genel kurulunda yönetici aleyhine bu davanın açılabilmesi için karar alınması zorunlu ise de; 7085 sayılı OHAL kanununun 7. Maddesinde kayyum atanan şirketler tarafından açılacak şahsi sorumluluk davalarında genel kurul kararının aranmayacağı düzenlenmiştir. Her ne kadar olağanüstü hal ----- kalkmış olsa da OHAL sonrası dönemi düzenleyen 7145 sayılı kanunun geçici 1/2 maddesi gereğince tasfiyeye kadar OHAL kanununun uygulanacağı şeklindeki düzenleme sebebiyle şirket genel kurulundan iş bu dava için izne yönelik karar aranmamıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış olup, ticaret sicilden getirtilen kayıtlarla birlikte zararın gerçekleştiği iddia edilen dönemde davalımızın şirketin temsilcisi ve yöneticisi olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafın dayandığı ve 13.448.007,53 TL olarak tespit edilen şirket zararına dair tutanakla birlikte davacı şirketin ticari defter ve kayıtları inceletilmiş, hazırlanan rapor göre kök ve 4 adet ek rapor alınmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, iş bu davada şirket yöneticisinin bizzat şirkete verdiği zararın tespiti gerekmektedir; ancak bunun için şirketin fiziken bir zarar görmesi gerekmekte olup bilirkişi rapor ve ilk ek raporla birlikte tespit edilen dayanaksız işlemden kaynaklı şirket ticari kayıtlarına işlenen borçlar nedeniyle; bunlardan ötürü şirketin bizzat kasasından çıkmış paraların ya da şirketçe henüz ödenmemekle birlikte ödeme tehdidi altında bulunduğu alacakların dikkate alınması gerekir. Şirket kayıtlarında yer almakla birlikte henüz ödenmemiş yada şirkete karşı bir icra takibi yada dava başlatılmamış borçlar yönünden şirket yöneticisine tahsile ilişkin karar verilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede davacı vekilinden 13/04/2023 tarihli celsede gerek üzerine sorulmuş; dava konusu edilen 13.448.007,53 TL den dolayı şirket aleyhine herhangi bir icra takibinin yada davanın açılmadığı öğrenilmiştir. Bu çerçevede, şirket tarafından ödenen ve esasen ödenmesi için hukuki bir sebep bulunmayan; nedensiz ödemelerin şirket kayıtlarından tespiti istenmiş olup bu tür ödemelerin 3 kalemden oluştuğu;
-------yönünden; aralarında bir ticari ilişki bulunmaz iken bu şirkete davacı şirket tarafından davalıyı yönetici olduğu dönemde 8.873.000,00 TL havale gönderildiği, ------- tutarlı çeklerin alındığı ve bu çeklerin tahsil edildiği, ilaveten davacı şirkete bu şirkete 200.000,00 TL havale geldiği; sonuç olarak davacı şirketin bu şirkete ödenen ve ondan alınan paralar mahsup edildiğinde fazladan 692.000,00 TL ödeme yapıldığı ve şirketin bu miktar zarara sokulduğu,
--------- yönünden; davacı şirket kayıtlarına göre bu şirketle aralarında bir ticari ilişki bulunmaz iken, 600.000,00 TL tutarlı çek bedeli ödendiği, 650.000,00 TL ayrıca havale gönderildiği,----- ise 300.000,00 TL tutarlı çeklerin alınıp tahsil edildiği; böylece nedensiz olarak alınan ve ödenen miktarlar mahsup edildiğinde bu şirkete fazladan 850.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu,
-------- yönünden; davacı şirket kayıtlarına göre bu şirket ile aralarında bir ticari ilişki bulunmaz iken, bizzat keşidecisinin davacı şirket olduğu ve 2.620.000,00 TL tutarındaki 8 adet çekin ve keşidecisinin -------- olup davacının lehtarı olduğu 2.948.500,00 TL tutarındaki 4 adet çekin bu şirkete ciro edildiği, bu çeklerden keşidecisinin davacı şirket olduğu ve toplam bedelin 490.000,00 TL tutarındaki 2 adet çekin ödendiği kalan çeklerin ödenmediği ve davacı şirkete karşı da bu çeklerden dolayı herhangi bir takip başlatılmadığı, dava açılmadığı böylece bu şirkte de fazladan ve gereksiz 490.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu,
Kabul edilerek, davalının yönetici olduğu bu dönemde şirketi bu 3 adet ödemeyle zarara uğrattığı, toplam zararın 2.032.000,00 TL olduğu; bu bedel davacı şirketin kasasından bizzat çıkmış olduğundan şirket yöneticisi davalı tarafından tazmini gerektiği,Davacı taraf her ne kadar 01/10/2016 dan itibaren faiz istemişse de esasen yöneticinin eyleminin haksız fiil teşkil ettiği; haksız fiilde zararın haksız fiil tarihinden itibaren istenebileceği; raporlar ortaya çıkan duruma nazaran ----- yapılan son havale tarihinin 07/04/2016 olması,---- yapılan son havale tarihinin -----yönünden yapılan son ödeme tarihinin 01/06/2016 olması; bu tarihlerden daha sonra faizin başlaması talep edildiğinden ve mahkememiz taleple bağlı olduğundan, faize de 01/10/2016 tarihinden itibaren hükmedilmiş olup;Bu gerekçelerle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
2.032.000,00 TL'nin 01/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Davacı tarafın yasa gereği harçtan muaf olarak açtığı bu davada 138.805,92 TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 3.750,00 TL bilirkişi inceleme ücretleri ve 187,95 TL de posta ve yazışma gideri olmak üzere toplam 3.937,95 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı gereğince 595,02 TL sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 234.560,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 418.160,00 TL nispi vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19