İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/110 E. 2024/505 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/110
2024/505
22 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/110 Esas
KARAR NO: 2024/505
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2015
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirkette ---------- görevlisi olarak çalışmaya başladığını, başarısı nedeniyle kendisine şirket ve muhasebe müdürlüğü görevi verildiğini, şirket içinde halihazırda çalışırken serbest mali müşavirlik yapabilmesi adına bağımsız çalışması için yardımcı olunulduğunu, çalıştığı dönem zarfında tüm sırların kendisine emanet edildiğini, ancak bu meslek sırlarının izinsiz kullanılarak aynı sektörde ve aynı alanda çalışan bir şirket kurulduğunu, müvekkilinin------ sitesine iltibas yaratacak şekilde---- isimli site açıldığını, müvekkilinin ticari sır niteliğindeki kurşun önlük üretimine ilişkin yapılan çalışma bilgileri ile müşteri portföyündeki isim ve bilgileri aldığını, müvekkilinin yıllarca emek verdiği maliyet listeleri, satış stratejileri, üretim planlamaları, ticari organizasyon, müşteri ve fiyat listelerini aldığını, bu şekilde müvekkili şirket ile aynı ihalelere girdiğini, sektörde yıllanmış tecrübeye sahip müvekkili şirketin çok altında fiyat tekliflerinde bulunarak müvekkilinin ihaleleri kaybetmesine ve bu şekilde maddi zarar uğramasına sebebiyet verdiğini, üstelik ilgili belgelere sahip olmaksızın ve Yönetmelik ve Kanun Kaidelerine aykırı şekilde üretim yaptığını, mevcut müşteri portföyüne de düşük fiyat sunarak müşteri kaybına ve dolayısıyla maddi kayba yol açtığını, müvekkili şirketin yan kuruluşu oldukları yalanı ile müşterileri kandırarak maddi kayba yol açtığını, müvekkili şirketin daha evvel yapmış olduğu çalışmaların sonuçları ve müşteri portföyünün verimlerini bu yıllar içinde alması ve beklenen satış artışının bu yılki artışın çok üstünde olması gerekirken yapılan haksız rekabet sonucu bu artışın beklenenin çok altında olduğunu, ilgili usulsüzlüklerin giderilmesi için davalı şirket yetkilisi ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı aleyhine------- dosyası ile haksız rekabetin menni davası açıldığını, bu dosyada davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit olunduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminatın yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ------- müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, halihazırda ortaklık hissesi mevcut olmadığını, bu nedenle dava dışı----- dolayı müvekkili firmaya husumet yöneltilemeyeceğinden işbu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava dışı ---davacı şirkette ----tarihleri arasında çalıştığını, ----- görevine devam ettiğini, davacı şirketten ayrıldıktan sonra belli bir süre davacı şirkete danışmanlık hizmeti verdiğini, vermiş olduğu hizmet karşılığında serbest meslek makbuzu düzenlediğini, dava dışı ---------davacı şirket ile işçi işveren ilişkisi sona erdiğinde Borçlar Kanunu 444. maddesi hükmü gereğince herhangi bir biçimde onunla rekabet etmeyeceğine ilişkin yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığını, BK 445/1 maddesi uyarınca işveren yanında çalıştırmış olduğu işçisi ile rekabet edemeyeceği hususunda bir sözleşme yapmış olsa dahi bu sözleşmenin işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeriyor ise geçersiz olacağı ve bu sözleşmenin süresinin de iki yılı geçemeyeceğinin açık bir şekilde düzenlendiğini, dava dışı ---- davalı şirket arasında rekabet yasağına ilişkin bir sözleşme düzenlenmediğini, davacının söz konusu davayı haksız kazanç elde etme saiki ile kötüniyetli olarak açtığını, işbu davanın bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin-------------- kullanma nedeninin satılan ürünün radyasyon geçirmeyen kurşun önlük olmasının kaynaklandığını, söz konusu ismin marka olmayıp kullanılan ürünün ismi olduğunu, piyasada bu şekilde faaliyet gösteren bir çok firma bulunduğunu,----------firmanın bu ürünlerin üretimini ve satışını yaptığını, müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren hiç kimsenin müşteri portföyünden faydalanmadığını, müşterilerin sağlık sektöründeki hastaneler olduğunu, tüm alımların ihale ile gerçekleştirildiğini, yapılan ihalelerin kapalı zarf ve pazarlık usulü yapıldığını, teklif verilirken her firmanın kendi maliyetlendirmesini yapmakta özgür olduğunu, ayrıca medikal ürünlerin satış ve pazarlaması ile üretiminin davacının tekel sahibi olduğu bir alan olmadığını, müvekkili firma personelinin herkesin rahatlıkla ulaşabileceği ürün ihtiyacı olan firmalarla sürekli irtibat halinde olduğunu, davacı yanın kurşun önlük çalışmalarına ilişkin bilgilerin alındığına yönelik iddialarının davanın kötü niyetle açılmış olduğunun ve haksız menfaat elde etmeye çalıştığının somut bir göstergesi olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların aksine Yönetmelik ve Kanun kaidelerine aykırı bir şekilde üretim yapanın davacı olduğunu, davacının kullanım hakkı ve yetkisi olmadan kanun kaidelerine ve yönetmeliğe aykırı hareket ederek haksız rekabet yarattığını, davacının-------- sayılı dosyası ile açmış olduğu tespit davasında davacının birçok iddiasının reddolunduğunu, ayrıca söz konusu dava Yargıtay incelemesinde olduğundan kesinleşmediğini, davacının beklenen satış artışının beklendiğinden yüksek olmayışının pazarlama politikalarından, ihale teklif fiyatlarının teklif veren diğer firmalara göre yüksek olduğundan, başarısız yatırımlarından, fazla personel istihdamından, stok maliyetlerinden, vade maliyetlerinden, döviz kurundaki hareketlerden, diğer giderlerden vb. durumlardan kaynaklanmış olabileceğini, ayrıca davacının aynı konu üzerinde faaliyet gösteren------başka bir şirket kurduğunu, ağırlıklı olarak ticari faaliyetlerini kurmuş olduğu bu yeni şirket üzerinden gerçekleştirmiş olabileceğini, davacının kötüniyetli olarak soyut bir şekilde satışlarının düşmesine müvekkili şirketin sebep olduğunu, bu durumu somut dayanaklarla ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın husumet yokluğundan ve esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, haksız rekabet nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.Mahkememizce; mahkememizin evveliyatı ------ karar sayılı dosyasının bozularak mahkememizin ---- esas sayılı numarayı aldığı ve mahkemenin önceki kararında haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine karar verildiği ancak----dairesince bu kararın davalı şirketin yararlandığı davacıya ait bilgi ve belgelerin ticari sırlarının neler olduğu hangi üretim teknikleri ile satış stratejilerinin kullanıldığı konusunda gerekçede ve hükümde açıklama yapılmadığından bozulmuş olduğu görülmüştür. Mahkememizce ----sayılı dosyasının HMK 165 md. gereğince bekletici mesele yapılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 03/05/2017 tarihli raporunda; Davalı----kuruluş tarihi olan --------- tarihleri arasındaki haksız rekabeti nedeni ile 6102 Sayılı TTK 56.1.d maddesinde zarar ve ziyan olarak tanımlanan Davacı-------- mahrum kaldığı net karın 215.941,57 TL olabileceği,TTK56.1.e maddesi " Hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir." demiş ise de dava tarihi itibarıyla Davalı----------------- yılları arasındaki faaliyetinde zarar ettiği davacının faiz talebinin olmadığı, rapor edilmiştir. Mahkememizin---------- Esas sayılı dosyasında verilen kararla haksız rekabet teşkil eden fiiller belirlendiğinden sadece bu fiillerin gerçekleşmesi sebebiyle oluşan zararın ayıklanması gerektiğinden (zira mahkemece daha önce zarar miktarı konusunda rapor alınmış olup, bu sınırlama gözetilmeksizin zarar hesaplanmış) bilirkişiden sadece bu zararlar yönünden oluşan miktarın hesaplanması amacıyla rapor aldırılması için dosyanın mali müşavir bilirkişisi haksız rekabet uzmanı bilirkişisine verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 25/12/2023 tarihli raporunda; davalının fiilinin TTK m. 55 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği ancak davacının, davalının tespit edilmiş haksız rekabet fiilleri sebebiyle uğradığı zararının dosyadan anlaşılmadığı bu nedenle tazminatın ve ödenme biçiminin TBK’nın 51/1’inci maddesi uyarınca hâkim tarafından durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önüne alınarak belirlenmesi olduğu sonucu mahkemenin taktirinde olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekili 28/02/2024 tarihli dilekçesinde; Dava dilekçesinde 2.000,00-TL olarak göstermiş olduğukları maddi tazminat taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda, 213.941,57- TL artırarak, toplam 215.941,57- TL’nin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının haksız rekabet olarak ileri sürdüğü iddianın, davalı şirket yetkilisinin davacı şirkette 2006 yılında muhasebe görevlisi olarak çalışmaya başladığı, ayrıca şirket ve muhasebe müdürlüğü görevi verildiği, çalıştığı dönemde tüm sırların kendisine emanet edildiği, bu meslek sırlarını izinsiz kullanarak aynı sektörde ve aynı alanda çalışan bir şirket kurduğu, davacı şirketin kurşun önlük üretimine ilişkin yapılan çalışma bilgileri ile müşteri portföyündeki isim ve bilgileri aldığı, davacı şirkete ait satış stratejileri, üretim planlamaları, ticari organizasyon, müşteri ve fiyat listelerini aldığı, davacı şirket ile aynı ihalelere girdiği, bu nedenle davacının ihaleleri kaybetmesine ve bu şekilde maddi zarar uğramasına sebebiyet verdiği, ayrıca mevcut müşteri portföyüne de düşük fiyat sunarak müşteri kaybına ve dolayısıyla maddi kayba yol açtığı, davacı şirketin yan kuruluşu oldukları yalanı ile müşterileri kandırarak maddi kayba yol açtığı ileri sürülerek, haksız rekabet nedeniyle tazminat talep edilmiştir. Mahkemece alınan 03.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda; '' Davacı ----- dava dilekçesinde talebini, olarak açıkladığı, 6102 Sayılı TTK 56.1.d maddesi öngörmüş, 56.1.e maddesi diyerek Hakime takdir hakkı tanımıştır. Bu halde terditli hesaplama yapılacağı, Buna göre, Davacı' nın Davalı” nın yaptığı ciroların, Davacı yanca yapılması halinde Davacı” nın elde edebileceği diğer bir deyiş işe mahrum kaldığı kar hesaplanacak, ikinci olarak Davalı” nın elde etmesi mümkün görülen menfaate işaret edilecektir. Davalı----- kuruluş tarihi olan --------tarihleri arasındaki haksız rekabeti nedeni ile 6102 Sayılı TTK 56.1.d maddesinde olarak tanımlanan Davacı ----mahrum kaldığı net karın 215.941,57 TL olabileceği, TTK56.1.e maddesi ------ haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.> demiş ise de dava tarihi itibariyle davalı ------ yılları arasındaki faaliyetinde zarar ettiği'' hususları rapor edilmiştir. Davacı tarafından Mahkememizde açılan haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası bekletici mesele yapılmıştır. Bekletici mesele yapılan Mahkememizin --------Karar sayılı dosyasında; ''DAVANIN KSIMEN KABULÜNE, Davalı şirketin hakim ortağı olan ------- davacı şirkette çalışırken izin almaksızın davacı şirket dışına çıkardığı----gizli şifreler kapsamında; Bilahare kurulan davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü ------ izinsiz gönderdiği maillerle sağladığı: ---- fiyat listesi, ---- tablosu, çeşitli ticari işletmelerin---------- giriş için alınmış olan şifreler ve kullanıcı adları ile --------- yönetici ve personelinin kullandığı mail adreslerinin adları ve şifreleri, önlük materyal tedarikinin fiyat listelerinin; kullanılmasının - izinsiz alınmasının TTK'nun 55/1/c, 1 - 2 - 3 ve 1/d hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine; davalı yanca alınan bu bilgilerin KULLANILMAMASI YOLUYLA rekabetin önlenmesine, diğer iddiaların koşulları oluşmadığı ve ispat edilemediğinden dolayı REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara itiraz edilmiş olmakla ---------- tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine verilen kararla haksız rekabet teşkil eden fiiller belirlendiğinden sadece bu fiillerin gerçekleşmesi sebebiyle oluşan zararın ayıklanması gerektiğinden (zira mahkemece daha önce zarar miktarı konusunda rapor alınmış olup, bu sınırlama gözetilmeksizin zarar hesaplanmış) bilirkişiden sadece bu zararlar yönünden oluşan miktarın hesaplanması amacıyla rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda; ''Davalı şirketin hâkim ortağı -------davacı şirkette çalışırken izinsiz olarak davacının ---- gizli şifreler kapsamında kurulan davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü ------izinsiz gönderilen e-postalar ile sağladığı kurşun fiyat listeleri, kurşun önlük maliyet tablosu, ticari işletmelerin websitelerine giriş için alınmış şifreler, kullanıcı adları, ----------- personelinin şifreleri, şirket yönetici ve personelinin kullandığı e-posta adresleri, şifreleri, önlük materyal tedarikinin fiyat listelerinin kullanılması haksız rekabet teşkil etmektedir ---------- davalının fiilinin TTK m. 55 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği ancak davacının, davalının tespit edilmiş haksız rekabet fiilleri sebebiyle uğradığı zararının dosyadan anlaşılmadığı bu nedenle tazminatın ve ödenme biçiminin TBK'nın 51/1 'inci maddesi uyarınca hâkim tarafından durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önüne alınarak belirlenmesi olduğu'' hususları tespit ve rapor edilmiştir. Somut olayda davalının eylemlerinin TTK'nın 55. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği ancak Mahkememizce 2 farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporlarına göre davacının zarar miktarının dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve delillerle belirlenmesinin mümkün olmadığı hususlarının tespit edildiği, zarar miktarının dosya kapsamı ile belirlenmesi mümkün bulunmadığından davalının kusur durumu, haksız rekabet teşkil eden eylemin kapsamı, işleniş biçimi ve tarafların ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, ekonomik parametrelerdeki değişiklikler gözetilerek bir miktar indirim yapılmıştır. Zira Mahkememizin ------- dosyasında kesinleşen karar çerçevesinde çok sayıda kalem yönünden haksız rekabetin tespitinin talep edildiği ancak Mahkemece bunların bir kısmının gerçekleştiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne gidildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Önce alınan bilirkişi raporunda 215.941,57 TL'nin davacı iddia ettiği haksız rekabetin tamamının gerçekleşmesi halinde yapılan bir hesaplama olduğu nazara alınarak Mahkemece bir miktar indirim yapılarak ve kesinleşen haksız rekabet kalemlerinden hangilerinin kar mahrumiyetine sebep olduğu dikkate alınarak hüküm oluşturulmuştur. Mahkemece 2 kalem yönünden karar verilebilir. Yani kar mahrumiyeti veya karşı tarafın elde ettiği kardan dolayı verilebilir. Davalı taraf o yıllarda zarar ettiğinden zorunlu olarak kar mahrumiyetine hükmedilmiştir. Ayrıca davalı savunmaları yönünden haksız rekabetin gerçekleştiği yani davacı zararı doğduğu tarihte dava dışı----- davalı şirkette çalışıyor. Daha sonra ayrılmış ise de zaten haksız rekabet davalı şirket yönünden verilmiştir. Açıklanan nedenlerle 110.000,00 TL maddi tazminat hakkaniyete uygun bulunmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
-
110.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 7.514,10 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 34,16 TL harcın, 3.654,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.825,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılmış peşin olarak yatırılan 34,16 TL harcın, 3.654,00 TL tamamlama harcının 27,70 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 6.236,50 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 3.176,85 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27