İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/925 E. 2024/461 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/925
2024/461
15 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/925 Esas
KARAR NO:2024/461
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/12/2023
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ---- ile davalı arasında --------- tarihinde ------- imzalandığını, ilgili sözleşmenin daha sonra müvekkili ------ devredildiğini, son aşamada müvekkili ile davalı arasında ----- tarihinde ----Müşteri No ---- Proje No, ----- Türü, ----- No, ------- ----Sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşmenin ödeme planı kısmına göre müvekkiline sözleşme tasarruf tutarı olarak 150.000,00 TL'nin en geç ödemenin ------ yılının Haziran ayında ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmenin başından bu ana kadar tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve tasarruf taksitlerini aksatmadan ödediğini, müvekkilinin sözleşmenin ------ maddesine göre tasarruf finansman tutarının teslimi için ---- tarafından kendisine bildirilen teslim tarihinden 30 gün evvel teslimat evraklarını tamamladığını ve davalı tarafa teslim ettiğini, ilgili evrakların işleminin ------ tarihleri arasında tamamlandığını, ödeme planına göre ilk tasarruf taksidinin --------tarihine,---- tarihine denk geldiğini, ------ tarihinde taraflarından davalı tarafa gönderilen ihtarname ile "6098 sayılı TBK’nın “Borcun İfa Edilmemesi” başlığı altındaki 112. Maddesinde “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. İlgili kanun ve maddeye dayanarak kusurunuz neticesinde gecikmiş olan sözleşme konu 150.000,00 TL edimin ve sözleşme konusu edimin teslim tarihinde ifa edilmemesinden kaynaklı müvekkilin uğramış olduğu 7.500 TL maddi tazminat tutarının 30 gün içerisinde müvekkile ödenmesini iş bu ihtarname ile talep etmekteyiz. Aksi takdirde müvekkilin uğradığı ve uğrayacağı zararların tazmini için yasal yollara başvuracağımızı ve bu uğurda yapılan yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin tarafınıza ait olacağını ihtaren bildiririz." hususunun ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalı tarafa 16.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 29.09.2021 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini, ilgili ihtarname cevabının gerçeğe yansıtmadığını, şirketlerin tasarruf finansman sözleşmeleri kapsamında taahhüt ettikleri yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduklarını, sözleşme kapsamında müşterinin bilgilendirilmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurulca belirlendiğini, ödemenin kapsamı, müşterinin birikmiş tasarruf tutarı toplamından ve şirketin müşteriye kullandırmayı vaat ettiği finansman tutarından oluştuğunu, Kanun’un 39/A, f. 1 maddesinde yapılan tasarruf finansman sözleşmesi tanımına göre şirketin diğer asli edim yükümlülüklerinin de müşterinin birikmiş tasarrufunun geri ödenmesi ve şirketin taahhüt ettiği finansmanı kullandırması olduğunu, bu sebeple tanımda zikredilen her iki yükümlülüğü de kapsamında barındıran tahsisat ödemesi yapma borcunun şirketin asıl borçlarından bir diğeri olduğunu belirterek davalı kurumun sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı (gecikme tazminatı) ortaya çıkan maddi zararın belirsiz alacak davası hükümleri çerçevesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin tazmini talebinin kabulü ile mahkeme harç ve masraflarıyla ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz. borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; mahkememiz yargılama konusu edilen uyuşmazlık hakkında Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevli mahkemenin davacının tüketici olması sebebiyle Tüketici Mahkemeleri olduğunu, sunulan sözleşme ve ekleri incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirketi temerrüte düşürecek herhangi bir ihtarname göndermediğini yazılı beyanda veya talepte bulunmadığını, dava dilekçesindeki temerrüte ilişkin beyanlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının gönderdiğini iddia ettiği ihtarnamenin müvekkili şirkete ulaşmadığını, davacının bu hususa ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, maddi zararı olduğunu iddia eden davacının bu zararını ispatlamakla mükellef olduğunu, ancak davacının ispata yarar herhangi bir belge sunmadığını, davacının belirsiz alacak olarak talebinin usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ----- denetiminde -------yürüttüğünü, davacının, müvekkili şirket aleyhinde ikame etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile sözleşme akdettiğini, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı maddi zararı olduğunu, arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşılamadığını, belirsiz alacakla zararını istediğinden bahisle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeden müvekkili şirketten nakit finansman talep ettiğini, bunun 6361 sayılı kanun kapsamında müvekkili şirketin yapamayacağı işlemler arasında olduğunu, davacının teslimata ilişkin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, davacı ile imzalanan sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen bir tasarruf finansman sözleşmesi olduğu için davacının finansman tutarının vadesinin gelmediğini, davacının maddi zararı olduğunu belirttiği ancak bu hususa ilişkin ispata yarar herhangi bir yazılı belge sunmadığını, bir sözleşme kapsamında önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıtın edinimi için faizsiz finansman esaslarına göre belirli bir süre tasarruf edilmesi, müşterilere finansman kullandırılması ve toplanan tasarrufların yönetimini kapsadığını, müvekkili şirketin vadelere göre belirlenen sayılarda tasarruf grupları oluşturarak, müşterilerinin tasarruf ettikleri tutarları grupta biriktirmekte ve noter tespiti ile belirlenen müşterilerinin gösterecekleri satıcıya tahsisat yaptığını, bu kapsamda müvekkili şirketin temel yükümlülüğünün; müşterilerin finansman elde edecekleri organizasyonu kurmak, sıra tespitlerini gerçekleştirerek finansman sağlamak ve müşterilerin tasarruf ettikleri tutarları korumak olduğunu, müvekkili şirketin intibak eden tasarruf finansman şirketi statüsünde olduğunu, müvekkili şirketin Kanunun yürürlük tarihi öncesinde tasarruf sahipleri ile akdetmiş olduğu tasarruf finansman faaliyeti kapsamındaki sözleşmelerin tanınarak uygulanmaya devam olunacağı işbu Kanun hükmü tarafından öngörüldüğünü, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme tasarruf finansman sözleşmesi olduğunu, davacı ile -------- finansmanı elde edilebilmesi için akdedildiğini, müvekkili şirket davacı müşterisi için çalışma bedelini hak ettiğini, davacının sıra tespit kuralarına katılarak müvekkili şirketten hizmet aldığını, müvekkili şirketin sözleşmede vaat etmiş olduğu şekilde davacının sıra tespit kuralarına katılımını sağlayarak edimini ifa ettiğini, davacının müvekkili şirketten tahsisat ödemesini aldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşme kapsamında tarafların üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirdiğinde davacının bildirmiş olduğu davacının ---- tarihli transfer talimatı dilekçesindeki gibi---------- yapıldığını, davacı müşterinin de tahsisat ödemesi sonrasında geri ödeme zamanında kalan borçlarını ödediğini, bu sebeple davacının iddiaları yersiz olup sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu ve gecikmesi ile kusurunun olmadığını belirterek davacının usul kurallarına uymaksızın ikame ettiği davanın usulden reddine, dosyanın görevli Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, usule yönelik itirazları kabul görmediği takdirde haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz huzurdaki davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle Tasarruf Finansman Sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen bedelin ve bu bedel nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsili talebini içermektedir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi , tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan ,eser ,taşıma ,simsarlık, sigorta ,vekalet , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez .Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.”düzenlemesine yer verilmiştir, ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir. Davacının aracı tüketici sıfatıyla aldığı, ilk yapılan satışın ticari olması davacının da yaptığı işlemin ticari olduğu anlamına gelmediği, tüketici sıfatıyla yapılan işlemin ticari olması kabul edilemeyeceğinden, 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekmektedir.Taraflar arasında sıra tespitli tasarruf planı sözleşmesi ve ek sözleşmelerin bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının belli bir zaman dilimine yayılması ödemeler karşılığında aynı durumda bulunan şahıslar arasında arsa konut --------- vb. hizmetlerin verildiği, davacının gerçek kişi olduğu, tüketici konumunda olduğu, TTK ve devamı maddelerinde yer alan mutlak ticari davalarından olmadığı,----- bu tarz davalara tüketici mahkemelerince bakıldığı nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Görevsizlik kararının kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli. . . . . . . . TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
-
HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32