SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1065 E. 2024/451 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/1065

Karar No

2024/451

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/1065 Esas

KARAR NO:2024/451

DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/10/2017

KARAR TARİHİ: 15/05/2024

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı------- uğraşmakta ve aynı adreste iştiğal etmekte olduklarını, davalının çalıştığı iki firma ödeme istediğinde, davalı bu iki firmaya, teminat amaçlı olarak senet verileceği gerekçesi ile müvekkilinden açığa imzalı senetller) alıp, (boş senede imza atılarak(müvekkili imzalardan dahi emin olmadığını), imza dışında tüm yerleri hukuka aykırı bir şekilde doldurularak icra takibi başlatıldığını, davalı ile müvekkili arasında hukuki anlaşmazlık baş gösterdiğinde; müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından icra takibi yapılacağı tehdit ve baskısı ile karşı karşıya bırakılmış olduğu, davacıya söylenen firmalara söz konusu senedin verilmediği ve kötü niyetli olarak doldurularak hatta imzası taklit edilerek, önce müvekkili hakkında ----- numaralı icra takibi başlatılmış akabinde ----- sayılı dosya ile menfi tespit davası ve ------- soruşturma numarası ile açığa imzanın kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik şikayette bulunulduğunu, Söz konusu dava ve şikayetten sonra e-devletten --------numaralı dosyasında başlatılan icra takibinin başlatılmış olduğu ;------- ait olduğu iddia edilen ----------------- bedelli senetler düzenlenerek, müvekkilin aleyhine icra başlatıltığını, dava konusu senet haricinde gerek hatır senedi olarak gerekse teminat senedi olarak alınmış başkaca senetler de bulunduğunu, bu icra takibi ile birlikte müvekkilinin diğer senetler içinde kaygılandığını, söz konusu senet teminat amaçlı olduğundan, hesaplara bakıldığında cari hesaptan düşülmediği görüleceğini, bu durum davalı icra takibine konu ettiği senedin teminat senedi olduğunu ve sonradan doldurulduğu iddialarının da ispatladığını, ayrıca senet düzenlenme tarihlerinin kaydı olması gerektiğinden, bu nedenle senetlerin muhasebe kayıtlarında bulunması gerektiğini, olayların akabinde kendilerinde bulunan ve boş olarak almış oldukları teminat senedini doldurmak suretiyle müvekkilleri aleyhine ------sayılı icra dosyası ile takip başlattıklarını, henüz mevcut dosyalara ilişkin tebligatlar tebliğ edilmediğinden kesinleşmediğini, davalı, ------- ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ve ----------karar numarası ile de menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak alacaklara ilişkin karar alınmış olup, haksız ve usulsüz bir şekilde icra takibi başlatılarak müvekkilini, zarara uğratılmış ve uğratılmaya devam etmekte olduğunu, davalının boş senedi müvekkili aleyhine doldurarak, yapmış olduğu bu işlemler hukuka aykırı olup, kötü niyetle yapılmış ve bu kararı önceki kesinleşmemiş icra takibinde öğrenmiş oldukları buna ilişkin itirazı da mahkemesine taraflarınca yapıldığını, öncelikle kötü niyetle açılan takibin durdurulmasına akabinde iptaline,----------- esas sayılı icra dosyasına konu olan 15 adet senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senide ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamayacağından takibin iptaline, icra dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı teminat senedi olması ve cari hesaplara bakılarak anlaşılacağından, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerine onarılmaz zararlar veren bankanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, İİK 72 madde gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davalı tarafından davacılar hakkında yapılan ve henüz kesinleşmeyen kambiyo senetlerine mahsus takip nedeni ile davacıların borçlu olup olmadıkları noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Yemin metninin ve davacı vekili tarafından hazırlanan 01/03/2019 tarihli dilekçesine ekli yemine konu hususların davalı şirkete ve vekiline HMK 225.-228. md. leri gereğince tebliğine, tebligata yemin için belirlenen günde şirket yetkilisinin belgesi ile birlikte hazır bulunmadığı taktirde yemine konu vakıaları ikrar etmiş sayılacağının ihtarına, karar verilmiştir.

7251 sayılı yasanın 58. Md. İle değişik TTK 4/2 md. Gereğince bundan böyle davanın basit yargılamaya tabi olarak yürütülmesine, 7251 sayılı yasa ile değişik HMK 147/2 md. Gereğince taraflara davetiye tebliğ ile belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü bulunmadığı taktirde duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi halinde taraflara ayrıca davetiye tebliğ edilmeyeceği 150. Md. Hükmü saklı kalmak kaydıyla yokluklarında hüküm verileceğinin ihtarına, (davacı vekiline ihtar edildi) davalı tasfiye memurunun bilinen adresine işbu duruşma zaptının tebliğine, karar verilmiştir. Dosyanın karar incelenmesinde safahat olarak yemin incelemesinin gelmediği kaldı ki davalıya tebliğ edilen yemin metninin dosya kapsamına uygun olmadığı, taraflar arasında senetler her ne kadar sebepten mücerret ise de, dosyaya taraflar arasında işçi iş veren ilişkisi yansıdığı, bu nedenle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca senetlerin tanzim tarihi itibarı ile bu senetleri gerektirecek davalı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için davalı şirketin 2015-2016 kayıtlarının incelenmesi için tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiş; Davacı ------------- tarafın yukarıda gösterilen yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterlerini (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) inceleme günü ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda hazır bulundurmaları için kesin süre verilmesine ve ayrıca davalı tasfiye memuruna da duruşmada gösterilen yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterlerini (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) inceleme günü ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda hazır bulundurmaları için kesin süre verilmesine, ibrazda güçlük beyan ederek yerinde inceleme talep etmeleri halinde ticari defterlerini şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurması için kesin süre verilmesine, yerinde inceleme talep edilmesi halinde HMK 278/4.maddesi uyarınca bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir. 15/11/2021 günlü tutanakla; Her ne kadar mahkememizin 06/07/2021 tarihli duruşma tutanağı ara kararı ile davalı tasfiye memurunun, davalı tarafın 2015-2016 yılları tüm yasal ticari defterlerini mahkememiz duruşma salonunda hazır bulundurması, bu mümkün olmadığı taktirde tayin edilen bilirkişinin şirket merkezine götürülüp getirilmek üzere bizzat mahkemede hazır bulunmaları kaydıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de; davalı tasfiye memurunun 06/07/2021 tarihli duruşmada hazır bulunduğu, inceleme gün ve saatinde davalı tasfiye memurunun hazır olmadığı, saat:11:47 ye kadar beklenmesine rağmen gelmediği ve ticari defter ve kayıtların yerini bildirmediği, yerinde inceleme talep etmediği anlaşılmakla, incelemenin yapılamadığına dair işbu tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Yine 11/02/2022 tarihli tutanakla da Mahkememizin 29/12/2021 tarihli duruşma tutanağı ara kararı ile 11/02/2022 günü saat: 10:35 da davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de; bilirkişi ücretinin yatırıldığı ancak saat:11:26 ya kadar beklenmesine rağmen gelen olmadığı, tarafların defter ibraz etmediği görülmekle; bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Yargılamanın önceki aşamalarında davacıya yemin delili hatırlatıldığı ancak dosya kapsamına göre ticari kayıtlara dayanıldığından yemine ilişkin ara karardan rücu edildiği, her ne kadar davalı ticari kayıtlarını sunmayarak davacının iddiasını ispat etme imkanı bırakmasa da davacıda kayıtları sunmayarak davacı alacağının ispat edemediği, artık bu aşamada davacının yemin delili hatırlatılması gerekeceğinden davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi taktirde yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, karar verilmiştir. Tasfiye memuru/şirket yetkilisi ---------- duruşmada HMK 'nın 233/2 'nci maddesi gereğince davalıya hangi konuda yemin edeceği açıklandı, yeminin anlam ve önemi anlatılmış yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hususunda dikkati çekilmiş, Davalı HMK'nın 233/4'üncü madde hükmü gereğince "Size sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum " şeklinde yemin etmiş; Devamla yemininde; ---------- sayılı dosyasında takibe konu yapılan senetler teminat senedi değildir, bedelsiz değildir, senet bedellerinden şirketimiz alacaklıdır, şirketimizin alacaklı olduğuna yemin ederim." şeklinde yemin etmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti incelendiğinde; davacı şirket davalı ile araları bozuluncaya kadar aynı yerde faaliyet gösteren davalı şirkete, onun vereceği teminatlar için boş senetler verdiğini, araları bozulunca davalı şirket'in bunları doldurup her iki davacıya karşı icra takibi başlattığı, verilen senetlerin teminat amacıyla verildiğini, karşılıksız (bedelsiz) olduğunu bu nedenle icra takibinden dolayı davalıya karşı borçlu olmadığı ileri sürülmüştür. Somut olayda davacılar öncelikle imzayı inkar ediyor gibi ancak 25.05.2018 tarihli dilekçesi ile sadece bedelsizliğe özgülüyor, ceza soruşturmasında da imzanın sahte olmadığı belli ''açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasına dayalı'' şikayette bulunulmuştur. Bazı senetlerde davacı --------- sorumlu olup olmayacağı tartışılacak şekilde imza verse de, takibin her ikisi aleyhine yapılıp, dava da ... için ''sorumlu değildir'' itirazı olmadığına göre senetlerin şirket yetkilisi olarak imzalandığı ayrıca kendisi için de şahsi aval için imzalandığı ve senetlerden davacı --------- da sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Mahkemece taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından inceleme günü verilmiş ancak taraflar inceleme gününde ticari defter ve kayıtları ibraz etmemiştir. Her ne kadar davalı ticari kayıtlarını sunmayarak davacının iddiasını ispat etme imkanı bırakmasa da davacıda kayıtları sunmayarak davacı alacağının ispat edemediği, artık bu aşamada davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuş. Davacı yemin deliline dayanmıştır. Davacı vekilince sunulan yemin metninin davalı Tasfiye memuru/şirket yetkilisi -------- tebliğ edilmiş ve 22/11/2023 tarihli duruşmada yemini eda etmiştir. Davacı vekili her ne kadar yazı örnekleri alınıp söz konusu senetler üzerindeki yazı ile karşılaştırılarak senetlerin davalı tarafından doldurulduğunun ortaya çakacağı iddia ediliyorsa da senedin borçlu tarafından doldurulması zorunlu olmadığı, alacaklınında doldurabileceği hatta yazıların 3. Kişiye bile ait olabileceği önemli olan senendin boş verildiği iddiası karşısında üzerindeki yazıların anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatıdır. Bu da ispat edilememiştir. Kambiyo senedine boşa imza atan sonuçlarına katlanır. Ayrıca senedin teminat için verildiğine dair senedin üzerinde ibare ya da ayrı bir protokol de bulunmadığından icra takibinden dolayı borçlu olmadığına ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Peşin alınan 3.326,36 TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL harcın mahsubu ile 2.898,76 TL fazla harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 31.164,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

  4. Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacının yatırmış olduğu gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.. 15/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerasliyeMenfiticaretmahkemesi(KıymetliEvraktanTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim