İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1081 E. 2024/426 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/1081
2024/426
8 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/683 Esas
KARAR NO:2024/424
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/02/2022
KARAR TARİHİ:08/05/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı, sözleşmenin bulunduğu yerde yani -------- numaralı sözleşmeden doğan borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalının aboneliğinin dayanağı ---- tarihli mukaveleye dayandığını, mukavele gereği ve --------- maddesine göre imza etmiş oldukları abone senedine ait ilişkilerini kesmeden gayrimenkulü terkeden aboneler başkaları tarafından kullanılacak suyun bedelinden mesuldürler” denildiğini, dava konusu sözleşmenin tarafı olduğunu, ve açıklanan nedenlerle kullanılan su bedelinden sorumlu olduğunu, dava konusu alacağımızın konusunu oluşturan, su bedellerine ilişkin yapılan tahakkuklara dayandığını, dava konusu alacak, ------ anlaşılacağı üzere fatura alacakları ile tahakkuksuz alacakların toplamı ve bunların gecikme ceza bedellerine dayandığını, bilindiği üzere Müvekkili -------------- yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, kuruluş yasasının 2.maddesinin © bendi ile bölge içindeki su kaynaklarının deniz göl akarsu kıyılarının ve yer altı sularının kullanılmış sularla ve endüstri atıklarıyla kirletilmesini bu kaynaklardan suların kaybına ve azalmasına yol açacak tesis kurulmasını önlemek ve bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbirleri almak yetkisiyle teçhiz kılındığını, kuruluş Yasasının 13.maddesinde idarenin gelirleri sıralanmış su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınması hususu öngörüldüğünü, 2560 sayılı Kuruluş Yasasının 23.maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması ile çevreyi kirletmeyecek önlemlerin alınması ve aldırılmasıyla ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağını ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere Tarifeler Yönetmeliği hazırlandığını, yönetmeliğin 36. maddesinde “Tahsilatı hızlandırmak ve abonelerin borçlarını sürelerinde ödemelerini temin için ihbarnamenin son ödeme tarihinde ödenmemesi halinde tahsilatı takip eden her 30 gün için %9 diğer abonelerden %12 gecikme cezası ilave edilerek alınır.” denildiğini, ---------- yönetim kurulu kararından sonra aylık %6 gecikme cezası uygulanmaktadır. Bu tarih ile ------- tarihleri arası aylık % 6, bu tarih ile 01.02.2005 tarihleri arası % bu tarihten sonra ise aylık % 2’dir. 01.11.2010 TARİHİNDEN İTİBAREN İSE bu oran % 1,40 olduğunu, mevzuata uygun olarak tahakkuk ettirilen bedel, takip tarihi itibariyle tarihi itibariyle; SU BORCU : 2979,7, TAHAKKUKSUZ BORCU :0, AÇMAKAPAMA BORCU :0, TEMİNAT BORCU:0, ÇTV BORCU:0, TAHAKKUKSUZ CEZA:81,28 GECİKME CEZA: 2196,71 TL, ÇTV CEZA:0, HUKUK BEDELİ: 826,08TL, olmak üzere toplam : 6083,77 TL’ye ulaşıldığını, işbu idarenin alacağını tahsil etmek için abone aleyhine ------- numarası ile ilk önce icra takibi başlatmış işbu vaki icra takibine itiraz edilmesi üzerine arabuluculuğa müracaat edildiğini, 01.02.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağı imzalanarak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından vaki icra takibine yapılan itirazın iptali için işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, 10.02.2022 tarihi itibariyle güncel borç ise 6083,77 TL’ye ulaştığını, davalı tarafından bu borcun ödenmediğini, ayrıca idaremiz su ksub alacağı likittir, emsal yargıtay kararlarına göre icra inkar tazminatına da davalı mahkum edilmesi gerektiğini, haksız şekilde ve kötü niyetle müvekkili İdarenin kamu alacağını ödemeyip, tahsilini sürüncemede bırakan davalı, 2560 sayılı yasayla kurulmuş --------alacağını zamanında alamamasına ve yine aynı yasa ile yükümlendiği kamu hizmetlerinin aksamasına sebep olduğundan haksız ve dayanaksız itirazın iptali için mahkemenize başvurma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren gecikme cezası işletilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Dosyanın Mahkememize ---- kararı ile görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dosyanın bilirkişilere verilerek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ------ Tarihli raporunda; Davanın, su aboneliğinden kaynaklı su bedelinin tahsiline ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu; Uyuşmazlığın ise, “ aboneliği iptal ettirmedikçe başkalarının kullandığı su bedelinden davalı abonenin sorumlu olup olmayacağı “ noktasında toplanmakta olduğu anlaşılmakta olup, dosya içreğinde yapılan detaylı incelemeye göre, İtirazın iptali istenen dava konusu 6.083,77 TL. tutarındaki borcun ise, davacı kurum ile davalı arasındaki “işyeri” tipi abonelik sözleşmesine dayalı olarak abonelikte kullanılan normal kullanım suyu bedeli, gecikme cezası ve hukuk bedeli toplamından ibaret olduğu anlaşıldığı, davalı adına aboneliğin 01/10/2010 tarihli sözleşme ile kurularak tesisata, kartlı (elektronik/kontürlü) sayaç takıldığı ve ------ tarihinde sayaç arızalanana kadar, kullanılan suyun bedeli, ön ödeme/kontür yüklenmek sureti ile düzenli olarak ödendiği, işbu dönem içerisinde ihtilaf bulunmadığı abone föylerinden tespit edildiği, Sayacın arızalanmasını müteakiben, pil ile beslenen kartlı/elektronik sayacın yapısı gereği, kontür yüklenmediğinde otomatik olarak suyu kendiliğinden kesmesi gerekirken,“ sayacın vanasının otomatik olarak suyu kesmeyerek, arızalandıktan sonra da su vermeye devam ettiğinin”, idarece tespit edilmesi üzerine, kontür yüklenmeksizin, 7 dönemdir davalı abone adına kayıtlı sayaçtan kullanılmış olan su için, davalı abone hesabına 1.351.00 TL. Fatura çıkarıldığı, fakat ödenmediği; müteakiben, Arızalı kartlı sayacın değiştirilerek yerine “okumalı tip mekanik sayaç” takıldığı ve 22/08/2019 tarihine kadar da 10 dönem boyunca aylık periyodik olarak yapılan okumalarda da, davalı abone hesabına tahakkuk ettirilen toplamda 1.628,70 TL.daha fatura çıkarılmış ve fakat bunun da ödenmemiş olduğu anlaşıldığını, Böylece : Davalıya ait abonelik hesabında, toplamda (Kartlı sayaçtan) 1.351,00 TL. + 1.628,70 TL. (mekanik sayaçtan) = 2.979,70 TL. Su borcu biriktiği ve ödenmediği; işbu tahakkukların normal kullanım olup, abonelik sürecinde, tahakkuklarda haksız fiil kapsamında kaçak/usulsüz kullanım olmadığı; 2.979,70 TL Su Borcu+2.059,75 TL Ödenmemiş Faiz Toplamı+ 37,62 TL Faiz (15/10/2021 AATUHK %19,2) + 6,77 TL KDV olmak üzere5.083,84 TL TL. iptali istenen itiraz bedeli/dava değeri üzerinden takip başlatıldığı ve abone itirazı üzerine de işbu davanın açıldığı, Davalı abone, davaya cevabında “ Dava konusu borç bana ait değildir. Ben 2013/2014 yıllarında orada çalıştım. “ şeklinde beyanı ile, “ kendi kullanmadığı su bedelinden de sorumlu olmadığını “ belirterek itiraz etmiş ise de, “ Davalı abonenin aboneliğin kurulu olduğu adreste, hangi tarihler arasında faaliyette Bulunduğunun ? “ sonuca etkisi olmadığı ; Zira, aboneliği iptal etmeksizin sayacı ve tesisatı başkasının kullanımına terk etmiş isedahi, Sözleşme iptal edilmediği ve ayakta olduğu nedeniyle davalı abonenin, sözleşme ayakta olduğu sürece, abonelik sözleşmesinden dolayı kendisinden sonraki bütün fiili kullanıcıların yapmış olduğu kullanımlara ait borçlardan dolayı davacı kuruma karşı sorumluluklarının devam etmiş olduğu yasa ve yönetmelikler ile düzenlendiği, Netice olarak, Davalının, “abonelik hükümleri gereği kullanım suyu bedelinden davacı kuruma karşı sorumlu olduğu” nedeniyle davacı idarenin, hesaplanan normal kullanıma ait tahakkuklara esas bedeli takip talebinde haklı olacağı kanaati edinildiği, Ancak, müterafik kusur yönü ile incelendiğinde,, Faturaların son ödeme tarihlerine rağmen ödenmemesine ve dahi toplamda 17 dönem tahsilat yapılmamış olmasına rağmen, işbu süreçte aboneliğe su hizmeti vermeye devam edip suyu kapatmayan idareyi gerekli denetim ve yaptırım uygulamadığı, su hizmeti vermeye devam ettiği için kusurlu olduğunun kabulünün doğru olmayacağı, Zira, -------------idaresinin, kamu hizmeti veren bir kuruluş olduğundan hareketle, Abonenin suyunu kesmeyip hizmete devam etmesinin kuruluş amacına uygun bir davranış olup kusur izafe edilemeyeceği; ve fakat, Davacının, su tüketim bedeline esas faturaların uzun bir süre ödenmemesine rağmen, yönetmelik gereği suyu kesmemesi ve böylece abone zararının artmasında etkili olmasının davacı açısından müterafik kusur teşkil edeceği, Her halükarda bu kusur, tüketilen su bedelinin aslından davalının sorumluluğunu
ortadan kaldırmayacağı; Olsa olsa davalının normal tüketim bedeli dışında, gecikme zammından en fazla yasal faize kadar indirim gerektireceği kanaati edinildiği, Zira, Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim yapılması ise, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı değerlendirildiği, Hal böyle olunca, davacı kurumun suyu kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davalı için gecikme zammı ve faizden indirim sağlayacağı, mahkemee Davacı idareye yüklenebilir herhangi bir müterafik kusur bulunmadığı kanaatine varılması ihtimalinde, --------- sayılı icra takip alacağının Talep Gibi 5.083,84 TL, Davacı idarenin borcun atmasında davalı ile ortaklaşa yani müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılması ihtimalinde, -------- toplam talepli icra takip alacağının 3.994,44 TL, Olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
Bilirkişiler 15/04/2024 tarihli ek raporunda; davacı idarenin borcun atmasında davalı ile ortaklaşa yani müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılması ihtimalinde, ------- takibe konu: 2.979,70 TL Talepli Su Borcu Asıl Alacağının Talep Gibi 2.979,70 TL, 2.059,75 TL Talepli Ödenmemiş Faiz Toplamı (İşlemiş Faiz) Alacağının 718,85 TL , 37,62 TL Talepli Faiz (15/10/2021 AATUHK %19,2 Gecikme Zammı) Alacağının 0,00 TL, 6,77 TL Talepli KDV (Gecikme Zammının KDV’si) Alacağının 0,00 TL, Olmak üzere 5.083,84 TL toplam talepli icra takip alacağının : 2.979,70 TL, + 718,85 TL +0,00 TL,+ 0,00 TL,= 3.994,44 TL, Olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında ---- yapılan iş yeri için ----------- tarihinde sözleşme imzaladığı, iş yerindeki su kullanımına ilişkin borcun ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında dava konusu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı abone her ne kadar dava konusu taşınmazdan taşındığını ve söz konusu kullanımların kendisine ait olmadığını iddia etmiş ve mahkememizce bu yönde kanaat edinilmiş olsa da; abonelik sözleşmelerine taraf olanların aboneliklerinin bitmesi akabinde sözleşmeyi feshetmek üzere karşı tarafa bildirimde bulunmaları gerekmekte olup bu durum abonelerin yükümlülükleridir. Abonelik sözleşmesini feshetmeden taşınmazı terk eden aboneler; suyun fiili kullanıcısı olmasalar dahi başkalarının kullandıkları su bedelinden sorumludur. Diğer taraftan kartlı sayaçta mekanik arızanın davacı kurumca tespit edildiği halde, kontür yüklenmeksizin ----------- fatura tahakkuk ettirilmiş fakat ödenmemiş olduğu da görülmüş; ayrıca, arızalanın kartlı sayaçtan sonra takılan mekanik sayaçta ise 10 okuma döneminde -------daha fatura çıkarılmış ve fakat ödenmemiş olduğu da anlaşılmakta; toplamda 17 dönem boyunca tahsilat yapılmamış olmasına rağmen suyun kesilmeksizin su verme hizmetinin devam etmesi, her ne kadar tahakkuk ettirilen su borcunun iptalini gerektirmese de, üst üste ödenmeyen faturalara rağmen aboneliği sona erdirmemiş ve su sağlamaya devam etmiş olması nedeni ile davacı taraf oluşan zararda kusurludur.Dolayısı ile davacı tarafında bu müterafik kusurundan sorumlu olması gerekir.Bunun da ancak davalı için gecikme zammı ve faizden muafiyet sağlayacağı dikkate alınarak buna göre gecikme zammı ve faizinden davacının kusuru nedeniyle indirim yaparak sağlanması gerekir. Bu nedenle davacının kurumun ------Alacağının 0,00 TL,
6,77 TL Talepli KDV (Gecikme Zammının KDV’si) Alacağının 0,00 TL, Olmak üzere 5.083,84 TL toplam talepli icra takip alacağının : 2.979,70 TL, + 718,85 TL +0,00 TL,+ 0,00 TL,= 3.994,44 TL alacağı bulunduğu, davalının borçtan sorumlu olduğu, davacı idarenin fatura ödenmemesine rağmen suyu kullanılamayacak şekilde kesmediği, fatura düzenlemeye devam ettiği, diğer bir anlatımla dava konusu olayda davacı kurumun borcun ödenmemesine rağmen su kullanımına izin vermek suretiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporu ile uygulanan müterafik kusur indiriminin Yargıtay uygulamalarına ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca dava konusu alacağın miktarının belirlenebilir olduğu halde davalının yukarıda tespit edilen tutarlara haksız yere itiraz ettiği kanaatine varılarak, alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve sonuç olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-
Davalının. . . . . . . . . dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 2.979,70 TL asıl alacak, 718,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.994,44 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
-
Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 2.979,70 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 103,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 323,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 3.994,44 T vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılmış 103,90 TL peşin harcın ve 80,70 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 5.403,25 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 3.547,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 800,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
-
Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olarak verilen karar davalı asilin yüzüne karşı, davacının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı . 08/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32