İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/959 E. 2024/42 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/959
2024/42
23 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/959 Esas
KARAR NO: 2024/42
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 29/11/2022
KARAR TARİHİ: 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklığının başladığı tarihten bugüne kadar şirketin gümrük kanuna istinaden mecburi, meslek gereği olarak 25,00 TL değerinde 80 adet paya karşılık gelen 2000,00 TL tutarında hisse sahibi olduğunu, şirketin gümrük işlemleri, ithalat ihracat işlemleri, ithalat ihracat işlemleri, gümrük beyannamesi tescil işlemleri, davacının elektronik imzası sayesinde gerçekleştiğini, uzaktan çalıştığını, tescil edilen evrakları uzaktan online olarak kontrol ettiğini, yakınına 5 yıldır refakat ettiğini, çoğu zaman hastanede olduğunu, e- imzasının ofiste kullanıldığını, işlemler gerçekleşirken şirket müdürü, yüksek hisseli ortağı belli bir ücret karşılığında şirket gümrük müşavirine ödeme yaparak elektronik imza ve beyannamelerinin imzalanmasının bu şekilde kullanılarak beyanname tescil ve diğer gümrük işlemlerinin gerçekleştirildiğini, şirket müdürü olan yüksek hisseli ortağı -------- ödemesi gereken bağ kur prim ücretini son 24 aydır çeşitli bahaneler ileri sürerek ödemediğini, yapması gereken zammı da minimum tuttuğunu, 2022 yılı için gümrük müşaviri piyasası ücreti şirketlere göre 15.000 TL ila üst sınırda 25.000 TL arasında olduğunu, 09/08/2022 tarihinde şirket müdürü olan yüksek hisseli ortağı --------- üzerinden daha iyi şartlarda iş bulduğunu 20 gün içerisinde kendisine müşavir bulmasını ilettiğini, müşavir bulamadığını, birini buluncaya kadar maaş farkını vereceğini söylediğini, yeni anlaştığı firmanın teklifinin 20.000 TL olduğunu, ancak şirket müdürü olan yüksek hisseli ortağı -------- kendisine 18.000 TL tutarını belirlediğini, yeni anlaştığı firma ile görüştüğünü 1 ay daha süre istediğini, bu süreçte orada ki olası işini de kaybettiğini, davalı şirkette noter kanalı ile ------- mesajlar çektiğini, 12/08/2022 tarihinden 01/09/2022 tarihine kadar işlemlerin halledilmesini e- imzasının tarafına verilmesini ve hisse devrinin gerçekleştirilmesini, bunların yapılmaması durumunda yasal haklarını arayacağını belirten ihtar çektiğini, mesajlarına gerekli dönüşlerin yapılmadığını, ekim ayının ödenmesi gereken ücretinin 01/11/2022 tarihinde ödendiğini, ve 2 aylık ücretinin de ödenmediğini, müşavirlik hizmeti olarak elektronik imzasının kullanıldığını, kira, kredi kartlarının ve ameliyat olması gerektiğini söylediğini, hak edişinin ücretinin şirkette para yok diye geçiştirildiğini, ödenmediğini, yeni bir müşavirle anlaşıldığını, e-imzasının fiilen kullanıldığını, mağduriyet oluşturmamak için e imza şifresini bile değiştirmediğini, yeni müşavirle tarafına bilgi verilmeden ortaklık kurulduğunu, işleyişin ayrılmak isteyen müşavirin yeni müşavire hisselerini devrettiğini ancak bunların yapılmadığını, bir ihtar daha çektiğini, aylardır yaşatılan hukuksuzluğa haklarının kullanılmasında dürüstlük kuralını ihlal sebebi ile hiçbirinin gerçekleşmediğini, şirket müdürü ve sahibinin amacının sürüncemede bırakarak maddi ve manevi zarara uğratmak olduğunu, T.T.K gereğince haklı sebepler ile şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, Limited şirketlerde ortaklık yapısı gereği birlikte alınması gereken ve işleyişi aksatmayacak kararların alınması esasına aykırı hareket ve hamleler oluştuğunu, işbu sebeple şirket içerisinde mevcudiyetinin sadece kağıt üzerinde işlem gördüğünü, şirket ortaklığından ayrılmak istediğini, ve diğer ortağa bir türlü ulaşamamakta uzlaşamamakta 3.şahıslar yolu ile taleplerini veya işleyiş ,sonuç Vs. Bilgilere ulaştığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, ve sürekli güvensizlik ortamının oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı küçük ortak olarak davacıyı kusurlu varsayarak çeşitli zararlara soktuğunu, Mevcut Gümrük Kanunun ilgili maddelerine görel2. -------- müşavirliğinin bir özel hukuk tüzel kişiliği oluşturularak yürütülmesi halinde, gümrük müşavirlerinin kuracağı tüzel kişiliklere gümrük müşavir yardımcıları da ortak olabileceğini, gümrük müşaviri ve gümrük müşavir yardımcısının birden fazla tüzel kişiliğe ortak olamayacağını, Şirket Tüzel Kişiliği Bünyesinde olmam hasebi ile başkaca bir tüzel kişilik bünyesinde gümrük müşaviri olarak görev alamadığını, hane gelirini temin edemediğinden dolayı maddi ve manevi zararlara uğradığını, T.T.K hükümleri uyarınca haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmama karar verilmesini, ödenmemiş ve eksik ödenmiş geçmiş ücretlerinin ödenmesini, ödenmemiş geriye dönük----- tespitini, ve tarafına ödenmesini, yargılama süresince e-imzasını kullanamayacağından dolayı meslek ifa kaybına istinaden yargılama süresince aylık ücret ve bağkur prim ücretlerini yaşamış olduğu ruhsal çöküntü nedeni ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini, alacaklarının toplam faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde arasında illiyet bağı bulunmayan birbirinden alakasız taleplerde bulunduğunu, somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, davacının iddia ettiğinin aksine, davacının bordrolu işçi konumunda olmadığını, bağkur prim ödemesinin şahsına ait olduğunu, şirketin bağkur pirimini ödenmesi yükümlülüğünün bulunduğunu, davacı dilekçesinde, şirket ortağı ve müdürü olan -------ödemesi gereken bağkur prim ücretini çeşitli bahaneler ileri sürerek 24 aydır ödemediğini, piyasada gümrük müşaviri şirketlerinin primlerini kendi ödediklerini veya bu tutarı müşavir ücretlerine eklediğini iddia ettiğini, davacının iddialarının hiçbir hukuki karşılığının olmadığını, davacının şirket nezdinde istihdam edilen bordrolu bir çalışan olmadığını, şirket ortaklığı nezdinde yer aldığını, ------ ödemeleri de bu kapsamda davacının şahsi sorumluluğuna ait olduğunu, müvekkili şirketin bu kapsamda Müvekkil davacının primlerini ödeme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, Konu ile ilgili kurum olan ------ iddialarını destekler mahiyette özelgesi mevcut olan davacının bu kapsamdaki iddiasının haksız olduğu sübuta erdiğini, müvekkili Şirket nezdindeki ortaklık yapısı ---- devretmesi ile birlikte, ortaklık yapısı ---- davacı ---------- şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin oldukça kurumsal bir yapıda faaliyetlerini sürdürdüğünü, ortaklık nezdinde ki tüm işlemleri de usulüne ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, davacı dilekçesinde, normalde ayrılmak isteyen müşavirin yeni müşavire payını devretmesi gerektiğini ve Müvekkili Şirket nezdinde ---------- yapılan devri tesadüfen e-devlet üzerinden öğrendiğini iddia etmişse de bu iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, tamamen farazi iddialar olduğunu, ortaklıktan çıkma halleri kanunda açıkça düzenlenmiş olduğunu, davacının hiçbir haklı sebebi isbat edemediğini, limited şirketlere özgü olan ortaklıktan çıkma hakkının TTK maddesi 638 'de düzenlendiğini, her ne kadar davacı birtakım alacakları olduğunu iddia etmişse de esasen Müvekkili Şirketin davacıya karşı alacaklı konumunda olduğunu, zira davacının müvekkili şirket nezdinde belirli tutarlarda borç aldığını, hiçbir şekilde ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, --- araştırması ve ---- gelen müzekkere cevabı, davadan feragat dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, şirket ortaklığından çıkma, çıkarılma istemine ilişkindir.Davacı vekili 18/01/2024 tarihli dilekçesi ile; davalıya karşı açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, bu nedenle feragat istemi yönünden karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı vekili 22/01/2024 tarihli davacı tarafından sunulan feragat dilekçesine karşı beyan dilekçesi ile; davacı tarafından davadan feragat edildiğini, cevap dilekçelerini ileri sürdüklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinden feragat ettiklerini, davacı tarafından sunulan davadan feragat dilekçesi kapsamında dosyanın karar çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosyada mübrez -------- yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilinin '' davadan feragat etmeye'' yetkisinin bulunduğu görüldü.
Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan feragatin usulüne uygun olduğu anlaşılmış, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere,
-
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
-
Feragat beyanının ilk celseden sonra mahkememize sunulduğu dikkate alınarak karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Harçlar Kanunun 22. maddesi uyarınca karar ve ilam harcının 2/3'ü alınması gerektiğinden, alınması gerekli 285,06 TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 204,36 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Talep olmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda karar verildi. 23/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29