İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/780 E. 2024/20 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/780
2024/20
10 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/780 Esas
KARAR NO:2024/20
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2022
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ------ plakalı araç arasında 02/01/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazası nedeni ile davacının aracında değer kaybının oluştuğunu, kaza sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, davaya konu 02/01/2022 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkiline ait ------ plakalı araçtaki değer kaybı tazminatının belirlenmesi mümkün olmadığını, kaza sonucunda müvekkil araç hasara uğramış bunun sonucunda değer kaybının meydana geldiğini, müvekkile ait araçta meydana gelen 200,00-TL Reel Değer Kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, işbu dava sonuçlanıncaya kadar davalı araç üzerine tedbir konulmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacı sahibi tarafından araçta oluşan hasarın tespit edildiği iddiasının mevcut olduğunu, alacak miktarının (başvuran bakımından) belirlenmiş olmasına rağmen başvuru sahibinin dava dilekçesinden HMK madde 107 doğrultusunda belirsiz alacak davası niteliğinde istemde bulunduğu anlaşıldığını, davacının değer kaybına ilişkin talebi kabul edilebilir olmadığını, davaya konu araçta işlem gören ön tamponun plastik parça olması sebebiyle teminat dışı olduğunu, değer kaybına konu olmasının söz konusu olamayacağını, her halükarda değer kaybı talepleri ------ sayılı resmi gazete’de yeni genel şartlara göre hesaplanmasının gerektiğini, Diğer taraftan sözü edilen genel şartların ekinde “Teminat Dışı Kalan Haller” başlığı altında; ----------aksamı hasarları, Aracın kaza anındaki rayiç değerinin %25’ini aşan değer kaybı talepleri,(Bu maddede düzenlenen sınır bir araç için talep edilecek toplam değer kaybı limiti olup daha önceden ödenen değer kaybı tazminatları limitten mahsup edilir.) Çekme belgeli ve hurda belgeli işlemi görmüş araçlar'', Teminat dışı olduğu öngörüldüğünü, her durumda dava konusu olayda yukarıda sayılan teminat dışı hallerin bulunup bulunmadığı, delillerin toplanması ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılabileceğini, esasa girilmesi halinde kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerekmekte olduğunu, bilindiği üzere ---- işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alınmakta olduğunu, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmayıp ----- kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, Müvekkili sigorta şirketinden sigortalı davacının, kaza tespit tutanağına dayanan başvuran tarafından kusur oranının %100 olduğu iddia edildiğini, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesinin gerekeceğini, davacının faiz taleplerinin ve temerrüde ilişkin açıklamalarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının her ne kadar temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğunu ancak başvuran taraf müvekkilline usulüne uygun bir başvuru yapmadığını müvekkilinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, müvekkili sigorta şirketinin tüm zararı karşılamış olması sebebi ile söz konusu yargılamanın yapılmasından sigorta şirketinin kusuru bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinin, geçerli bir başvuru yapılmadığını, yargılamanın yapılmasında sigorta şirketinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşemediğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketinin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, değer kaybına ilişkin hasarlanan parçanın plastik parça olması ve değer kaybı hesaplamasına konu olamayacağı sebebiyle muaccel alacak oluşmadığından haksız ve hukuka aykırı taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı yan trafik sigortacısından bakiye değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacıya ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketince --- poliçesi ile sigortalı ---plakalı aracın karıştığı kazada sigortalı aracın kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının aracında meydana gelen değer kaybının sigorta şirketinden tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre ------motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.---------- Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.-------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.------ -------somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının -- yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle ------ Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun ----- anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. -----Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan ---- zarar görene ödemek zorundadır.-----------Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.--------Dosya ön inceleme duruşmasında verilen ara karar ile sigorta konusunda uzman bilirkişi ile kusur/hasar bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, Dava dışı sürücü---- idaresindeki --- plakalı otomobil ile sola dönerken doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı; karşıdan gelen ve emniyetli duramayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan ---- plakalı --- geçmesini beklemediği ve çarpıştığı için KTK 53/b/5 - 84/f ve KTY 102/b/7 - 157/a/6 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 kusurlu olduğu; Dava dışı sürücü ---- idaresindeki --- plakalı ----ile kavşaklara yaklaşırken yeterince yavaşlamadığı; kavşakta kontrolsüzce sola dönen --- plakalı otomobil ile çarpıştığı için KTK 52/a ve KTY 101/a
maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu;
Tazminata konu ---- tarihinde trafiğe çıkmış, -----
tarihinde, yaklaşık 3 ay ve 4.446 km kullanıldıktan sonra kazaya karışmış,-------adına tescilli kamyonetin
rayiç değerinin kaza öncesinde hasarsız halde 300.000 TL, onarıldıktan sonra 294.000 TL, piyasa şartlarında değer kaybının 6.000 TL ve sigortalı sürücünün %75 kusur oranına denk kısmın 4.500 TL olduğu; ----- değer kaybı yönünden ret tarihi 21.06.2022 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; ---- plakalı kamyonetin değer kaybının 4.500 TL kısmının 21.06.2022 itibariyle yasal faizi ile talep edilebileceği; Yönündeki, tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili dava dosyasına sunmuş olduğu bedel arttırım dilekçesi ile; 200,00 TL tutarındaki taleplerini, 4.300,00 TL artırarak 4.500,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini, 4.500,00 TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinde sigortalı -----plakalı araç arasında 02/01/2022 tarihinde kaza meydana geldiği, davacının aracında oluştuğunu iddia ettiği değer kaybını tazmin amacı ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için gerekli belgeler getirtildikten sonra dosya sigorta uzmanı ve makine mühendisi bilirkişine tevdii edilmiş, hazırlanan raporda; kazanın meydana gelmesinde ---- plakalı araç sürücüsünün araç ve %75 kusurlu olduğu; dava dışı sürücü ---- idaresindeki -- plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu; davacı adına tescilli ---rayiç değerinin kaza öncesinde hasarsız halde 300.000 TL, onarıldıktan sonra 294.000 TL, piyasa şartlarında değer kaybının 6.000 TL ve sigortalı sürücünün %75 kusur oranına denk kısmın 4.500 TL olduğu; ------ değer kaybı yönünden ret tarihi 21.06.2022
itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; ---plakalı kamyonetin değer kaybının 4.500 TL kısmının 21.06.2022 itibariyle yasal faizi ile talep edilebileceği tespit edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, davalı sigorta şirketinden değer kaybının istenebilmesi için sigorta şirketinin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması gerekmektedir. Alınan bilirkişi raporunda; davalının sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Yine, davacı aracın değer kaybı raporda yerleşik içtihatlara uygun olarak, aracın hasarsız rayiç bedelinden hasarlı bedelinin mahsup edilerek bulunmuştur. Bilirkişi raporu yasal mevzuata uygun ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacının sigortaya başvuru tarihinden sonra 8 iş gününün sonunda davalı sigorta şirketi temerrüde düşeceğinden bilirkişi raporunda her ne kadar 21/06/2022 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği yönünde kanaat bildirilmiş ise de, mahkememizce davacının sigorta şirketine başvuru tarihine sekiz iş günü eklenmek sureti ile faiz başlangıcı tarih bulunmuş, dava dilekçesinde talep edilen faizin türü belirtilmediğinden ve bedel arttırım dilekçesi ile faiz türü değiştirilemeyeceğinden yasal faiz üzerinden hüküm kurulmuş, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile; 4.500,00 TL değer kaybı tazminatının 24/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davanın kabulü ile; 4.500,00 TL değer kaybı tazminatının 24/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 307,39 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 80,70 TL harcın ve 74,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 152,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç ve 74,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 235,40 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi gideri ile 152,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.152,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
-
Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35