İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/728 E. 2023/930 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/728
2023/930
20 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/728 Esas
KARAR NO:2023/930
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:23/09/2022
KARAR TARİHİ:20/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ------ numaralı ---- sigortalı olan ---- plakalı sigortalısı ------- adına kayıtlı olan aracın 20/08/2020 tarihinde maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında ---- plakalı aracın kırmızı ışıkta beklemekte olan ----- plakalı araca arkadan çartığını ve kaçtığını, davacının kaza hasar gören ------plakalı aracında meydana gelen değer kaybı için 31/12/2020 tarihinde 41.000 TL tazminat ödemesini yaptığını, sigortalı aracın sürücüsünün olay yerine terk etmiş olması nedeniyle kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu, genel şartlar uyarınca sigortalısına rücu hakkının bulunmadığını, davacı şirket tarafından ödenen bedelin tahsili amacıyla ---------- sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazada kusurlu olduğunu ve kaza yerine terk etmesi nedeniyle davacının davalıdan, üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatı ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte talep etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, davalının haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptalini ve davalı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ekli tensip zaptı davalıya tebliğ edilmiş, davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, icra dosyası, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, hasar dosyası ve poliçe suretleri, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,--------tarafından sigortalısı aleyhinde olay yeri terk sebebine dayalı olarak rücuen alacak istemi ile girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davanın dayanağı "sigorta sözleşmesi" olup, uyuşmazlığa hangi mahkemenin bakacağına ise sigorta sözleşmesine konu aracın niteliğine ve davalının sıfatına göre karar verilmesi gerekmektedir. Sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalının "tüketici" olması halinde, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3.ve 73. maddeleri gereğince, davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacaktır. Ancak davalının "tacir" olması halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4-(1).maddesi gereğince, davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerekecektir. Bu nedenle de, sigorta sözleşmesinin karşı tarafında olan kişinin tacir mi tüketici mi olduğunun tespiti önemli hale gelmektedir.
Tüketici ise, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Tüketici işlemi, 6502 sayılı yasanın 3/l. maddesinde; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır. Buna göre, sigorta sözleşmeleri de tüketici işlemi kapsamı içerisinde kalabilmektedir.Ancak, 6502 sayılı yasanın 3/l maddesindeki; "sigorta sözleşmesinden doğan davalara" ilişkin görev düzenlemesi mutlak olmayıp, bütün sigorta sözleşmelerinden doğan davaların tüketici mahkemesinde görüleceği manasına gelmemektedir. Sigorta sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görevine girebilmesi, sigorta şirketinin karşısında bulunan tarafın tüketici olması şartına bağlıdır.
Buna göre; sigorta ilişkisinden doğan bir uyuşmazlıkta, uyuşmazlığın bir tarafı sigorta şirketi, diğer tarafı ise tüketici olduğu takdirde, o uyuşmazlığa tüketici mahkemesi tarafından bakılması gerekmektedir.Somut olayda ise, mahkememizce ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevabından davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekmektedir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki tüketici işlemi mahiyetindedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesindeki tanıma göre "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesine göre ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir. Yine anılan yasanın 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlandığından, davalının tacir sıfatının olmadığı gözetilerek, görevli mahkemenin ----- Tüketici Mahkemesi olduğu kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
-
Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1. (c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
-
HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli . . . . . . . . . . . TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere . . . . . . Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
-
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
-
Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49