İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1062 E. 2023/856 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1062
2023/856
6 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1062 Esas
KARAR NO:2023/856
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/12/2022
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, ----bedelli bono alacağının tahsili için usulsüz ve haksız olarak ---------- numaralı dosyasında takip başlattığını, takibe konu bonoda ciro silsilesinin kopuk olduğunu, Aleyhe olan hususları kabul mahiyetinde olmamakla birlikte takibe konu senet lehtar ------ adına düzenlendiğini, Ancak buna rağmen takibe konu senette ilk ciro lehdar tarafından yapılmadığını, Davalı----- senedin arkasına ilk ciroyu atarak senedi usulsüz olarak icraya koyduklarını, İş bu vesileyle senetteki ciro zincirinin koptuğu ve davalının yetkili hamil olmadığı izahtan vareste olduğunu, davalı takipte yetkili hamil olmadığını, takibe konu bono kambiyo vasfını yitirdiğini, davacı müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkili ----- ödememe protestosu gönderilmediğini, Takibe konu borcu kabul mahiyetinde olmamakla birlikte, takibin yetkisiz yerde açıldığını, yetkili icra dairelerinin ------- İş bu sebeple kesin yetki kuralına istinaden takibin yetkili icra dairesine gönderilmesi gerektiğini, haklı davalarının kabulüyle davacı müvekkillerinin, davalıya borçlu olmadığının tespitine, -----numaralı dosyasındaki takibin iptaline, Davacı müvekkili----- aracın icradan satışı için -- numaralı dosyasından -----
numaralı dosyasına yazılan talimatla satışı sonrasında cebren tahsil edilen ---- müvekkile ait aracın yakalama tarihi olan ----- tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, ------- sayılı icra takip dosyasının ivedilikle teminatsız durdurulmasına, kabul görmemesi halinde mahkeme tarafından belirlenen teminat bedelinin yatırılması ile takibin durdurulmasına, mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmesi öncesinde dava tarihinden sonra uygulanmış hacizlerin tüm hacizlerin kaldırılmasına, satış işlemlerin durdurulmasına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %40' dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili----- senet lehdarı olan oğlu -----yurtdışında bulunması nedeniyle ve gecikmesinde sakınca olduğundan istemi üzerine arkasını imzalamak suretiyle senedi icraya koyduğunu, müvekkilince yapılan ve yapılacak işlemlere icazeti içeren lehdar tarafından verilmiş vekaletname mevcut olduğunu, davacı------ icraya yaptıkları itiraz ve şikayetin süre yönünden reddedildiğini, ----- istinaf incelemesinden geçmiş ve ----- ile onaylandığını, davacı ----- takibine ilişkin herhangi bir itirazı olmadığını, davacı ----- icra takibi sürecinde herhangi bir ödeme de yapmadığı için istirdat talebinde bulunamayacağını, müvekkili ----- semtten arkadaşı olan davacı ------ abisi----- yaptığını söylediği inşaattan bir daire satışı nedeniyle taraflara aracılık yaptığını, müvekkili ve oğlu -------ve aylık 1.000.-TL. Ödeme ile inşaat bitene kadar ödeme tamamlanmak üzere 110.00.- TL. İle bir daire alımı için anlaştığını, müvekkili----- diğer bir şahit----- bu anlaşmaya şahit olduğunu, -----daireyi alan,---- daireyi satan olarak belgeyi imzaladığını, ödemelerin-------- yapıldığını, Bu ödemelerin bir kısmı burada yazılı olmasına rağmen bazende kağıt yanlarında olmadığı için bazı ödemeler yazılamadığını, İskan alacağız diye ayrıca iskan parası olarak 2.000.-TL daha alındığını, daireyi teslim edemeyeceklerini bilmelerine rağmen müvekkilinin oğlundan para almaya devam edildiğini, Ancak daha sonra inşaat işinin------ ilgisinin olmadığı, eşinin üzerine açılan şirket adına inşaat yapıldığı, şirketin borçları nedeniyle gayrimenkul üzerinde haciz ve ipotek olduğunu müvekkilinin ------ tarihinde müvekkilinin oğlundan alınan altın ve paraların o günkü karşılığı olarak 300.000.-TL'lik seneti imzalayarak verdiğini ve kısa sürede senet bedelini ödeyeceklerini belirttiklerini ------ sorumluluğu nedeniyle senede kefil olarak imza attığını, takipte olan senedin bir teminat senedi olmadığını, Teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya senet üzerinde ibare bulunmadığını belirterek ----- yönünden bir ödeme yapmamış olması nedeniyle ---- yönünden senet borcunun tamamen ödendiğine ilişkin bir delil sunmaması nedeniyle davacı tarafların dava ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İİK 72 madde gereğince açılan icra takibinden sonra ikame edilmiş menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın;; Davanın İİK 72. Mad. Gereğince açılan menfi tespit davası olduğu, davalı tarafından yapılan icra takibinin senede dayandığı, bu nedenle senedin takip yolu ne olursa olsun senet niteliğinde olması gerektiği hususlarının ihtilafsız olduğu, ihtilafın bu takipten dolayı davacıların davalıya karşı senet bedelinden sorumlu olup olmadığı, icra dairesine ödeme yapılıp yapmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiştir. ------ Esas sayılı dosyasında yapılan ödeme olup olmadığının, ödeme var ise kim tarafından ne miktar ödeme yapıldığı ve kapak hesabının mahkememize gönderilmesinin istenmiş olup; verilen yazı cevabında ---- tarihinde davacı --- tarafından yapıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davacılar, ------ sayılı dosyası ile aleyhlerine başlatılan icra takibine konu ------ bedelli bono da senet lehtarının ---- olduğu, ilk cironun senet lehtarı tarafından yapılması gerekirken davalı-------tarafından yapıldığını ve icraya konulduğunu ayrıca senedin teminat senedi olarak verildiğini yapılan takibin kötü niyetli yapıldığını ve davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürmüştür. Somut olayda icra takibine konu senet incelendiğinde; davalının oğlu ------- senetten dolayı alacaklı olup, söz konusu bu senetten dolayı alacaklarını tahsil için davalı babasını yetkilendirebilir. Ancak dosyaya sunulan vekaletname icra takibinden çok sonra olup, icra takibi başlangıcında mevcut değildir. Bu yüzden vekaletname takibi geçerli kılmaz. Geriye senedin icra takibine konulduğu andaki geçerliliğini incelemek kalmış olup, senedin lehtarı dava dışı ------- Onun cirosu ile ciro silsilesi başlaması gerekirken icra takibi tarihinde yetkili olmayan davalı cirosu ile takibe konması hatalı olmuştur. İcra takibinde davalının takipçi sıfatı yoktur. Takip ehliyeti bu nedenle yoktur. Davacılarda dava dışı -----değil davalıya karşı borçlu olmadıklarının tespitini istemesi doğrudur. Dava dışı ----- karşı borç dava konusu olmadığı için senedin teminat mı gerçek senet mi olduğu bu dava için önem arz etmemektedir. Davacıların davalıya karşı borçlu olmadıklarını istemesinde haklı olup, kefil tarafından ödenen paranın da iadesi gerektiğinden, davacıların davalıya borçlu olmadığı yönünden karar vermek gerekmiş ve icra dairesine ödenen miktar nazara alınarak o miktar kadar paranın davacı kefile iadesine karar verilmiş ve davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından dolayı reddine karar verilerek, aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
-
Davacıların . . . . . . . sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
-
Paranın iadesi talebinin İcra Dairesinden gelen ödeme bilgisi çerçevesinde Kısmen Kabulü ile;
----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ----- verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
-Davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından dolayı REDDİNE,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 14.618,34 TL harçtan, peşin alınan 5.206,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.411,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 32.055,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
-
Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca taktir olunan 13.630,90 TL vekalet ücretinin davacı . . . . . alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 5.206,63 TL peşin harcın yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
-
Davacının yaptığı yargılama gideri olan tebligat, yazı ve posta giderleri olmak üzere toplam 89,00 TL' den davanın kabulüne tekabül eden 83,33 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
10-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03