İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/859 E. 2023/852 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/859
2023/852
6 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/859 Esas
KARAR NO: 2023/852
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/07/2016
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ----- günü meydana gelen trafik kazasında dava dışı sürücü olan ----- idaresindeki - plakalı kamyoneti ile ---- istikametine seyri sırasında ---------- istikametine geçiş yapmak isteyen ve kavşakta bulunan dur işaret levhasına uymayan davalılardan sürücü olan ---- plakalı ---- sol arka iki tekerlek kısmına ---- kullandığı aracın sağ ön kısmı ile çarptığı ve savrularak sol tarafından durduğu, ----- plakalı aracın çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrası kamu davası açıldığını, ----- esas sayılı dosyasında verilen bilirkişi raporuna göre --- plakalı ------sünün kuralları ihlal ettiğini, asli kusurlu olduğunu, davacının kazada ---------- kullandığı araçta yolucu konumunda olduğunu kendisinin atfı kabil kusurunun bulunmadığını, davacının beden gücü kayıp oranının henüz tespit edilmediğini, kaza sonrasında ---------- dizinden ameliyat ve tedavi sürecinin geçirdiğini, davacının kaza geçirdiği tarihinde 49 yaşında olduğunu, -----kararlarına göre; '' haksız eylem sonucu sakat kalan kişinin bir işi ve kazancı olmasa bile hangi yaşta olursa olsun günlük yaşamını sürdürürken sakatlığı oranında zorlanacak olması nedeniyle güç kaybı tazminatı isteme hakkının olacağını'', yaşam süresinin sonuna kadar tazminatının hesaplanıp hüküm altına alınmasının gerekeceğini, davacının yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine beden gücü kayıp oranına, davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.500 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile davacının yaşı, kaza sonrası uzun süren tedavi süreci ve davalının kusur durumunda gözetilerek 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapmadığını ve işbu davayı açtığını, bu nedenle esas üzerinden inceleme yapılmadan davanın usulden reddinin gerekeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekeceğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. Maddesi gereğince teminatın paylaştırılmasının gerekeceğini, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının tespitine ve maluliyet oranının tespiti için ----- sevk edilmesine, maluliyet raporunun alınmasını, aktüer raporlarının ------ sayılı genelgesi uyarınca aktüer siciline kayıtlı Aktüerler tarafından hazırlanmasını, davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davalı şirkette davadan önce başvuru yapılmadığını, KTK 96. Maddesi gereğince sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyetinin hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 iş günü sonra başlayacağını, olayın haksız fiilden kaynaklandığını, davalı şirketin sorumluluğu poliçe nedeniyle değil haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığını, davanın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminat 268.000 TL ili sınırlı olduğunu, davacının davasının ispatı halinde davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------ tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, olay tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıldan fazla sürenin geçtiğini, karayolları Trafik Kanunu 109 uncu maddesine göre zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğunu, davanın zaman aşımın nedeniyle reddinin gerekeceğini, davada mahkemenin yetkisinin bulunmadığını, kazada asli kusurlu olmadığını, asıl kusurlunun davacının binmiş olduğu aracın sahibi olan ------------olduğunu, olay mahallinde gidiş yönünde dur levhasının bulunmadığını, bu konuda hatalı değerlendirme yapıldığını, olay mahallinde yol yapım inşaatının devam ettiğini, kamyonların, kepçelerin olduğunu ve görüş açısını kapattığını, ismini sonradan öğrendiği ---------- kavşağa çok hızlı girdiğini, korna ile ikazda bulunduğunu ve hiç fren yapmadığını, son anda gidiş istikametinde direksiyon kırması sonucu sol arka tekerine çarpması sonucu kazanını meydana geldiğini, ----- olay mahallinin fotoğraflarının delil olarak istenmesini, tarafına yöneltilen haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, ----- dosyasının ---- çıktıları, --- kayıtları, ------ araştırması bilgileri, ---- raporu, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, 20/01/2014 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan manevi ve maddi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; ihtilafın 20/01/2014 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralanması sebebi ile talep edebileceği tazminat ile davalılar sürücü , işleten ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar ile davalılar sürücü ve işletenden manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği ve miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Bununla birlikte; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Dosyada mübrez -------- tarihli trafik kazası sebebiyle ---- sayılı ----Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:
- E cetveline göre: %23,2 (yüzdeyirmişvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğunu bildirmişlerdir. Mahkememizin 05/10/2022 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca; dosyanın kusur ve aktüer bilirkişilerine tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez heyet raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; KUSUR YÖNÜNDEN:
Davalı Yan: ------ pakalı kamyon sürücüsü ---- : Asli Kusurlu Olarak % 70 (YÜZDE YETMİŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacının Yolcu Olarak Bulunduğu; -----plakalı -------: Tali Kusurlu Olarak % 30 (YÜZDE OTUZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Olayın Trafik Kazası olduğu; Davalılardan sigortacının KTK nun 91. Maddesi gereğince üstlenmiş olduğu davalı işletenin KTK nun 85. Maddesinin “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerinden doğan sorumluluğunu; KTK nun 86. Maddesinin “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur” hükümleri kapsamında kaldıran mücbir sebep veya üçüncü kişinin ağır kusurunun bulunmadığı; Müterafik Kusur Hususunda: Davacı ----- yolcu olarak bulunduğu -----KTK nun 78. Maddesinin atıfta bulunduğu Karayolları TrafikYönetmeliğinin 150 maddesi gereğince emniyet kemeri kullanmakla mükellef iken Emniyet Kemeri Kullanmamasının zararlı sonuç özerinde etkili olarak müterafik kusuru niteliğinde olduğu; Davalılardan sürücü: ---davaya cevap dilekçesinde: kaza esnasında istikametine DUR trafik işaret levhasının bulunmadığını beyan etmiş ise de; kaza tarihinde; Mahallinde incelemede bulunan kolluk görevlerince bu levhanın varlığının tespit edildiği;
ayrıca bu levhasının yokluğu kabul edilse dahi; davalının kavşağa geldiği yol üzerinde taşıdığı trafik bakımından daha az öneme sahip olarak davalının yolcu olarak bulunduğu kamyonetin seyir ettiği -----yoluna nazaran daha az öneme sahip olduğundan Tali Yol olduğu hususu nu ve dolayısı ilekusurdurumunudeğiştirmeyeceği; Tazminat Yönünden; Maluliyet Oranı/ Raporu; ---------Karar sayılı raporunda; ---- doğumlu -----İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre: %23,2 (yüzdeyirmişvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, davacının 20.01.2014 tarihindeki kaza sırasında yolcu konumunda bulunduğu ve kazanın oluşumundaki kusura katılımının olamayacağının kabulü ile; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 7.777,61 TL olduğu, davalı tarafın kazada % 70 kusur sorumluluğu dahilinde talep edilebileceğine sayın Mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda; talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 5.444,33 TL olabileceği, (davalı-----
yönünden tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği) % 23,2 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 522.398,37 TL olduğu, davalı tarafın kazada % 70 kusur sorumluluğu dahilinde talep edilebileceğine sayın Mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda; davalılardan talep edebileceği sürekli maluliyet zararının 365.678,86 TL olabileceği, Davalı -------yönünden; Ölüm ve Sürekli Sakatlık Teminatından kaza tarihi dikkate alındığında 268.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu ve 268.000,00 TL talep edilebileceği, 97.678,86 TL lik kısmından ise davalılar işleten ve sürücünün sorumluluğunda olduğu, ELBETTE; Sayın Mahkeme tarafından davacının kaza sırasında emniyet kemerinin bulunmaması nedeni ile araç dışına fırladığı göz önüne alınarak müterafık kusur durumu dahilinde indirim yapılmasına karar verilmesi durumunda, Ayrıca, davalı tarafın savunmasında irdelemiş olduğu görülmekle hatır taşıması indirimi yapılmasına kararverilmesi durumunda; Hesaplanan zarar miktarlarına takdir edilecek indirim oranı dahilinde ayrı ayrı yansıtılmasının uygun
olacağı, indirim uygulanıp uygulanmayacağı ve oranı Yüce Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Temerrüt tarihi yönünden; Sigorta şirketine dava öncesi başvuru yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı görülmüş olmakla dava tarihinden itibaren ve talebe bağlılık ilkesi gereği yasal faizi ile birlikte talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, Manevi tazminat yönünden; davacı ----talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın tüm hukuki değerlendirmesinin elbette Yüce Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK ’nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkâmıyla 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davalı-------- vekilinin 08/02/2023 tarihinde davacının teminatlarına giren maddi tazminata ilişkin talebi ile ilgili olarak davacı taraf ile sulh olunduğunu, bu çerçevede 321.500,00 TL ibraname mukabilinde ödendiğini, işbu ödeme ile davacının, davalı şirket, davalı sigortalı ile sigortalı araç sürücüsü için maddi tazminat talepleri bakımından tamamen feragat ettiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bu konuda lehlerine hüküm kurulmasına yer olmadığını talep etmiştir. Davacı vekili 22/03/2023 tarihli duruşmada; maddi tazminat talepleri yönünden tüm davalılar adına feragat ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan feragatin usulüne uygun olduğu anlaşılmış, maddi tazminat istemi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat istemi yönünden ise; Nitekim, manevi tazminat miktarının tayininde --------- kararında gösterilen ölçütlerin esas alınması gerekmektedir. Buna göre manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek manada bir tazminattır, ceza değildir zira davacının menfaati düşünülmeksizin sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Manevi tazminatın amacı, mağdurda veya zarara uğrayan da bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratmaktır. Hakim manevi tazminatı tayin ederken, TBK'nun 51 ve 52. maddesini nazara almalıdır. Buna göre manevi tazminat özel hal ve şartlar ile kusurun ağırlığı gözönünde bulundurularak belirlenir. Somut olay ele alındığında; davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün kusur durumu, davacının iyileşme süresi, tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet ilkelesi dikkate alınarak; davacının davasının manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın 20/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar --------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacının maddi tazminat istemi yönünden davasının USULÜNE UYGUN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
-
Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE; 25.000,00 TL manevi tazminatın 20/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar. . . . . . . . müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.707,75 TL karar ve ilam harcından davalılar . . . . . . . . . . . müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yapılmış 585,00 TL tebligat, müzekkere ve 2.000 TL bilirkişi ücreti ile 1.360,00 TL adli tıp faturası olmak üzere toplam 3.945,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.915,05 TL'sinin davalılar . . . . . . . müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı . . . . . . . şirketi tarafından feragat edilen maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti talep edilmediğinden maddi tazminat talebi yönünden bu davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davalı . . . . . . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı . . . . . . . . verilmesine,
-
Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar . . . . . . . . . . müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Red edilen manevi tazminat talebi yönünden, avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalı ------- verilmesine,
11-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin ve davalı -----Vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------------dliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 06/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03