SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/769 E. 2023/764 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/769

Karar No

2023/764

Karar Tarihi

22 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/769 Esas

KARAR NO:2023/764

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:03/10/2022

KARAR TARİHİ: 22/11/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---- Plaka No’lu araç ile davalı sigortalı tarafından sigortalı olan ---- plaka no’lu aracın sebep olduğu ---- tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, ------- plakalı aracın kusurlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin 01/02/2019 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yaptığını, sigorta şirketinin kanunun emrettiği 8 işgünü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, müvekkilinin haklarını sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, kazanın çift taraflı olduğunu, karşı yanın kusurlu olduğunun dikkate alınmasının ve sigortalısının kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödemenin yapılmadığını, ----- sayılı dosyası ile değer kaybı talep edildiğini, dosya tarihinde ---- numarasıyla karar verildiğini,'' Başvuran talebinin kabulü ile 2.333,00 TL değer kaybı tazminatının 01.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak tarafına verilmesine, 100,00 TL başvuru harcı, 300,00 TL bilirkişi ücreti ve 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 408,50 TL yargılama giderinin sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/1-2 ve 17. maddesi hükmü uyarınca 2.333,00 TL avukatlık ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine'' şeklinde karar verildiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karşı hüküm kurulduğunu, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla borçluyu temerrüde düşürdüğünü borcunu 03/06/2021 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini, müvekkilinin alacağını zamanın da tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının 26/01/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ----- plakalı aracın değer kaybına uğradığını iddia ettiğini, ---- plakalı aracın ----- numaralı------- poliçesine istinaden 500 TL munzam zarar bedelinin tahsilini talep ettiğini, ancak davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğnu, KTK. 109. maddesinin ilk fıkrası hem işletenin hem de sigortacının tabi olduğu zamanaşımı süresini; “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” şeklinde düzenlendiğini, dava ya konu kazanın 26.01.2019 tarihinde olduğunu, bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, huzurdaki başvurunun zaman aşımı süresinin dolduktan sonra ikame edildiğini, haksız başvuruya konu taleplerin zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu kaza nedeniyle, müvekkili sigorta şirketi tarafından tespit edilen 761,10-TL hasar bedeli 07.03.2019 tarihinde -----1.250,00-TL 27.02.2019 tarihinde başvuran ----- ödendiğini, ödeme başvuranın kabulünde olabileceğini, davacının sunduğu belgelerden araçtaki hasarla ilgili harcama yaptığına dair herhangi bir fatura olmadığını, araçtaki hasarında giderilmiş olduğunu, başvurucu tarafın müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir hususun kalmadığını, davacının------ başvurması neticesiyle yargılamanın yapıldığını, yapılan yargılamalar sonucunda da müvekkili sigorta şirketinin davacı tarafa ödeme yaptığını, yasal süre içerisinde icra dairesine de gerekli ödemelerin yapıldığını, başvuranın zararının karşılandığını, Dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinden kaynaklı bir eksiklik ve gecikme bulunmadığını, ödeme yasal süre içerisinde yapıldığını, sigorta şirketlerinin sorumluluğu hasara uğrayan araçların masraflarını kusuru ve limiti çerçevesinde tazmin etmekte olduğunu, tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, zarar talebinde bulunan davacının taleplerinin poliçe teminatları kapsamı dışında olduğunu, aşkın zarar talebi davacı tarafın tüm hasar bedelini karşıladıktan sonra kötü niyetli ve haksız bir başvuru teşkil ettiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin reddini karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası çıktıları, Sigorta tahkim Komisyonu dosyası, tramer kayıtları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafın sigortalısına ait aracın davacıya ait ---- plakalı araca çarpması sonucu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin zamanında tahsil edememesinden kaynaklı zararının tazmini istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; uyuşmazlığın davacı tarafın Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar uyarınca alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklı munzam zararının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Celp edilen ---- sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ------- karar tarihli ilamında, 2.333,00 TL maddi tazminat, 408,50 TL yargılama gideri, 2.333,00 TL ilam vekalet ücreti, 2,30TL işlemiş faiz, 0,40 TL işlemiş faiz, 83,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.160,61TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava, TBKnın 122.maddesine dayalı munzam zarar istemine ilişkindir.

Hukukumuzda alacaklıya, zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın temerrüt faizini talep edebilme hakkı tanınmıştır. Ayrıca temerrüt faizi yükümlülüğünün doğumu için borçlunun alıkoyduğu paradan yarar sağlaması şart olmadığı gibi bu yararların iadesi amacı da bulunmaz. Temerrüt faizi talep edebilmek için borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olması şart değildir. Borçlu, bu konuda kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ileri sürerek ve bunu kanıtlayarak faiz ödeme yükümlülüğünden kurtulamaz. Bunun yanında temerrüt faizi, sözleşmeden doğan para borçlarının yanı sıra, sözleşme dışı hukukî ilişkiden kaynaklanan para borçlarında da uygulama alanı bulur -----------Munzam zarara ilişkin düzenleme TBK’nın 122. Maddesinde yapılmış olup, anılan madde “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir. Para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Munzam zarar talep edebilmek için ilk koşul bir para borcunda borçlunun temerrüdünün varlığıdır. İkinci koşul; borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyetidir. üçüncü koşul; borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olmasıdır. Dördüncü koşul ise borçlunun temerrüdü ile alacaklının munzam zararı arasındaki illiyet bağının mevcudiyetidir.------- sayılı kararında belirtildiği üzere munzam zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerinde olup, alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz ------ Ayrıca bir para borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesinden dolayı alacaklının zarara uğrayacağı kabul edilerek bu zararın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alınarak belli bir oranda olacağı benimsenmiş ve TBK’nın 120. maddesi yollaması ile 3095 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde temerrüt faiz oranları belirlenmiştir. Uğranıldığı iddia olunan zararın, yetkili merciin belirlediğinden fazla ve bu nedenle TBK’nın 122. maddesine dayanılarak munzam zarar istenilmesi hâlinde ise artık açılmış olan davaya özgü somut vakıalara dayanılması gerekir. Bunlar da yasal, elverişli ve geçerli delillerle, geçerli ispat kuralları dairesinde kanıtlanmalıdır. Burada kanıtlanacak olgular geç ödeme ile davacının maruz kaldığı zararı doğuran vakıalar ve bu vakıalar nedeniyle uğranılan fiili zarardır.-------Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı tarafından sigortalı olan -------- plakalı aracın ------ tarihinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeni ile davacının aracının hasar gördüğü, yaşanan kazada davalının sigortalısı olan aracın tam kusurlu olduğu, araçtaki değer kaybının tazmini için sigorta şirketine başvurulduğu, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması nedeni ile ---- başvurulduğu, kararın icra yoluyla tahsil edilebildiği iddia edilmiştir. Davacının davaya konu tazminat talebi, davacının kaza sonrası davalıya yaptığı müracaat esnasında ödeme yapmamış olması, ödemenin ---sinde yapılmış olması, süreç içerisinde döviz kurunda yaşanan artış nedeni ile alım gücünün azalmasından ileri gelmektedir. Davacı munzam zarar talebinde bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TBK'nun 122. maddesinde "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder"düzenlemesinin yer aldığı, düzenleme uyarınca munzam zararı talep edebilmek için alacaklının munzam (aşkın) zarar talebinde bulunabilmesi için, alacaklının temerrüt faizini aşan zararının olması, temerrüt ile munzam zarar arasında illiyet bağının bulunması, borçlunun kusursuzluğunu ispatlayamamış olması gerekeceği açıktır. Somut uyuşmazlıkta----- kararı neticesinde davacı tarafa hasar bedelinin faizi ile ödenmesine karar verildiği, davalı sigorta şirketi tarafından icra kanalı ile gerekli ödemenin yapıldığı, davacının aşkın bir zararının bulunduğunu ve bu durumun davalının kusurundan ileri geldiği hususunu ispat edemediği görüldüğünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

  1. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,

Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 22/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirilmesidelillerindelillerasliyeticaretFiilden(HaksızmahkemesigerekçeKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim