İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/978 E. 2023/665 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/978
2023/665
11 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/978
KARAR NO : 2023/665
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/10/2015
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/04/2017
KARAR TARİHİ : 11/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası ve birleşen davanın yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilkeçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacının 23/10/2013 tarihinde işten çıktıktan sonra evine gittiği sırada, davalının çalışanı olduğu----tarafından ----plakalı aracın davacıya çarparak, kolunun kırılmasına sebep olduğunu bunun üzerine----- Asliye Ceza Mahkemesinin -----.numaralı dosyanın açıldığını, yargılama neticesinin davalı çalışanını %100 kusurlu bulduğunu, kaza nedeniyle davacının----- Hastanesinde tedavi olduğunu, davacının sol bileğinde kırık olduğunu, davacının ortopedi bölümü olmadığı için -----Hastanesine sevkinin yapıldığını, davacının kontrol, muayene, tedavi ve hastaneye gidiş gelişler için yol masrafları yaptığını, tedavi masraflarının da davacının eşi tarafından karşılandığını, davacının ev işleri gibi işlerini yapmasının zorlaştığından dolayı manevi olarak da oldukça yıprandığını, bütün bu zararların sorumlusunun trafik kurallarına uymayarak kazaya sebep olan davalının olduğunu, davacının maddi yönden de oldukça zor durumda olduğunu, işten çıkarıldığını, bir süredir işsiz olduğunu, ailenin geçimini sadece eşinin sağlamaya çalıştığını, hayatını idame ettirilmesi için yapılması gereken masrafların çok olduğundan dolayı davacının adli yardım talebininde bulunmak zorunda kaldığını, davanın kabulü ile olay tarihi olan 23/10/2013 tarihinden itibaren davacının kazanç kaybı için işleyecek, bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile hastane ve tedavi ile yol masraflarının yasal faizi ile birlikte davacı lehine 3.150,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekilinin dava dilekçesine cevabında özetle; -----plakalı aracın müvekkil
sigorta şirketi nezdinde------ nolu 24/08/2013-2014 vadeli ZMMS poliçesi ile teminat altında
olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinin 6111 sayılı yasa gereği---- sorumluluğunda olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespitinin ve ayrıca davacının maluliyet durumunun ----- tarafından düzenlenecek rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, Kaza nedeni ile elde edilen gelirlerinin hesaplamada tenzilinin gerektiğini, gelir durumunun ispatlanmaması durumunda asgari ücretin
kabule dilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı -----ile davalı ... vekilinin dava dilekçesine cevabında özetle; müvekkili ...diğer davalı müvekkili şirkete ait araç ile davacıya çok hafif şekilde çarparak yaralanmasına sebep olduğu hususunun doğru olduğunu, bu konu hakkında ----. Asliye Ceza Mahkemesinin----- Sayılı dosyasında yargılama yapıldığını ve hükmün verildiğini, hükümde müvekkili aleyhine açık hatalar olduğunu ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde keşif icra edildiğinden dolayı temyiz edildiğini, ceza dosyasının henüz kesinleşmemiş olduğunu, olayın meydana geldiği yerin davacının oturduğu sitenin girişindeki marketin otoparkının araç çıkışı için kullanıldığı yer olduğunu, davacı kazanın gerçekleştiği yerden ilk kez geçmediğini, kazanının gerçekleştiği yerden aracın çıkabilme ihtimalini bilen biri olduğunu, davacının otopark çıkışından araç geçme ihtimalini bildiği halde gerekli dikkati ve özeni göstermediğini, kazanın meydana gelmesinde en az sanık kadar kusurlu olduğunu ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, tarafların kusur durumunun sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi için ceza dosyasının kesinleşmesinin gerektiğini, davacının kazanın ilk gerçekleştiği andan itibaren bu durumu maddi kazanç için fırsat olarak gördüğünü, müvekkili derhal davacıyı hastaneye götürdüğünü ve tedavisini yaptırdığını, buna rağmen davacının kaza ile ilgili olmayan göz tedavisini de müvekkiline yaptırmaya çalıştığını, davacının iddia ettiği gibi 1,5 aylık bir tedavi sürecinin olmadığını, davacı taraf 3.150,00 TL maddi tazminat talep etmesine rağmen sigorta şirketi tarafından kendisine 8.600,00 TL (vekalet ücreti hariç) ödeme yapıldığını, Daha fazlasını talep bu kaza nedeniyle kendisini apaçık zenginleştireceğini, basit bir kol kırığı nedeniyle, üstelik iyi niyetle tüm tedavileri müvekkili tarafından özel hastanede yaptırılmış olmasına rağmen 8000,00 TL de manevi tazminat talebi açıkça hakkın kötüye kullanıldığını, müvekkiline karşı açılacak davada görevli Mahkeme -----Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğunu, sigorta şirketi ile anlaşma yapıldıktan sonra müvekkilinin Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılması doğru olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunduğunu, davacının müvekkili şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talep etmesinin de doğru olmadığını, davalıdan dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, tüm bu nedenlerle haksız kazanç elde etme gayesiyle ve tamamen kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 23/10/2013 tarihinde işten çıktıktan sonra evine gittiği sırada, davalının çalışanı olduğu ---- tarafından ----plakalı aracın davacıya çarparak, kolunun kırılmasına sebep olduğunu bunun üzerine---- Asliye Ceza Mahkemesinin -----.numaralı dosyanın açıldığını, yargılama neticesinin davalı çalışanını %100 kusurlu bulduğunu, bu kaza neticesinde davalı ... ve Sigorta şirketine karşı------.Asliye Ticaret Mahkemesinde cismani zarardan dolayı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, TBK.md.66'da düzenlenen "adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri' esas alınarak işverenin çalışan sorumluluğunu üstlendiğini, verdiği zarardan sorumlu olduğunu belirterek işbu davanın açılış sebebinin oluştuğunu, daha önce davalı şirket çalışanı ve davalının sigorta şirketine karşı açılan-----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----.sayılı dosyası ile dosyaların taraf ve konularının aynı olması sebebiyle , şu an derdest ----.Asliye Ticaret mahkeme dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tedavi evrakları, sed araştırması, ---- raporları ve bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava ve birleşen davanın hukuki niteliği itibariyle, trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davanın cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, maddi tazminat yönünden dava açıldıktan sonra tarafların sulh olmaları nedeniyle maddi tazminat talebinin konusuz kaldığı maddi tazminat yönünden davacının vazgeçmiş olduğu, HMK 123.maddesi gereğince vazgeçmeye davalı tarafça muvafakat edildiği, uyuşmazlığın manevi tazminat talebine dair olduğu, tarafların kusur durumu ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında uyuşmazlığın toplandığı anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Bununla birlikte; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.30.01.2017 tarihli davalı ... tarafından dosyaya sunulan dilekçede; tarafların maddi tazminat yönünden sulh anlaşması yaptıkları, 8.000,00 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte ödeme yapıldığı ve davacı tarafın araç işleteni- sürücüsü ve sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminattan feragat ettiğinin
belirtildiği, 27.12.2016 tarihli anlaşmanın dilekçe ekinde yer aldığı,
16.01.2017 tarihli davacı vekili tarafından sunulan dilekçede; ---- ile yapılan sulh anlaşması gereği maddi tazminat taleplerinden vazgeçtikleri, sadece manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini belirttiği görülmüştür. Mahkememizin 13.12.2017 tarihli duruşmasında; davacı vekilinin maddi tazminat taleplerinde tüm
davalılar yönünden vazgeçtiklerini, manevi tazminat yönünden devam ettiklerini belirttiği, Sayın Mahkemenin uyuşmazlık konularının tespitinde; manevi tazminat talebine dair olduğunun, kusur durumu ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Bütün deliller toplanmıştır.
Dosyada mübrez maluliyet raporunda; ----- Kurulu tarafından düzenlenen
30/11/2020 tarih ----sayılı raporda; Mevcut belgelere göre ---- kızı, 01.04.1957 doğumlu ... 23.09.2013 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve ----sayılı ---- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:Gr 1 II (69….41) A %45x1/3=%15 Gr 1 II (78Ab…..45) A %49 Balthazar formülüne göre; %56,65 E cetveline göre: % 64 (yüzdeatmışdört) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu hususu tespit edilmiştir.
Dosyada mübrez Maluliyet Raporu; ----- Kurulu tarafından düzenlenen
25.05.2022 tarih -----sayılı raporda; ----- kızı 01.04.1957 doğumlu ... 23.10.2013 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih
ve----sayılı ------ yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit
İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş
olduğu, Maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar
uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu hususu tespit edilmiştir.
Dosyada mübrez kusur bilirkişi tarafından düzenlenen raporunda özetle; Dava konusu kazanın 23.10.2013 tarihinde meydana geldiği; ----.ACM’nin -----sayılı kararının 21.05.2015 tarihinde açıklandığı ve işbu davanın 22.10.2015 tarihinde ikame edildiği dikkate
alındığında, zamanaşımı konusunun mahkemenin takdirinde olduğu;
Sürücü ...idaresindeki ----- plakalı kapalı kasa kamyoneti
ile geri geri manevra yaparken, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı;
yaya ...arkadan çarparak kolu kırılacak nitelikte yaralanmasına
neden olduğu için KTK 67/b – 84/j ve KTY 137/B – 157/a/10 maddelerinde
açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve
%100 kusurlu olduğu; Yaya ... siteye girmek üzereyken geri geri manevra yapan ----plakalı kapalı kasa kamyonetin arkadan çarpması sonucu kazaya karıştığı ve
kolu kırıldığı için yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde kusurunun
olmadığı; İşbu rapordaki kusur değerlendirmesinin, ----ACM’nin
21.05.2015 tarihli,----- sayılı kararı ve kararın dayanağı
06.04.2015 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu;
Yönündeki, tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dosyada mübrez aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;
Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve
benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle;
Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. Talep Konusu; 23.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaranana davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.150,00 TL maddi tazminatın (kaza tarihinden itibaren işleyecek;
kazanç kabı yönünden bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile tedavi ve yol giderleri yönünden yasal faizi ile birlikte) ve 8.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talebi, Talep Konusu Olay; 23/10/2013 tarihinde saat 17.00 sıralarında----- Caddesinde sürücü
... idaresindeki -----plakalı kapalı kasa kamyoneti ile marketlere ekmek taşıdığı, -----
Sitesi içindeki markete de ekmek bıraktıktan sonra siteden geri geri ----- Caddesine çıkarken karşıdan karşıya geçişini tamamlamış ve kaldırımda yürüyen ... arkadan çarparak düşmesine ve kolu kırılacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Kusur Durumu; 12/12/2022 tarihli Sayın bilirkişi Yüksek Makine Mühendisi -----
tarafından düzenlenen raporda; davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacı yayanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı görülmüş olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. Maluliyet Raporu;----- Kurulu tarafından düzenlenen
25.05.2022 tarih -----sayılı raporda; ------ kızı 01.04.1957 doğumlu ...23.10.2013 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve ----sayılı ------yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğu,Maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar
uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu,
Maddi Zarar; Davacının 23/10/2013 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının
kabulü ile 3.288,07 TL olduğu, -----tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik
ödemesi yapılmadığı, Davacının sürekli malul olmadığı,
Dosyaya sunulan ve tedaviye ilişkin olduğu iddia olunan fişlerin toplamının (62,00 TL + 20,00
TL + 50,00 TL + 211,62 TL) 343,62 TL olduğu,
Davacının kendisine çarpan kamyonet ile sağlık kuruluşuna götürüldüğü, ayrıca kendilerine ait
------ model araçlarının olduğu ve eşinin kendisinin yol giderlerini karşılandığının davacı vekili tarafından beyan edildiği, tedavi giderleri yönünden dava dosyasına bu fişlerin dışında
herhangi bir belge sunulmadığı,Tarafların maddi tazminat yönünden sulh anlaşması yaptıkları, 8.000,00 TL asıl alacak ve ferileri ile (1.800,00 TL dava vekalet ücreti+ 500,00 TL işlemiş faiz + 100,00 TL yargılama gideri olmak üzre toplam 10.400,00 TL üzerinden) birlikte ödeme yapıldığı ve davacı tarafın araç işleteni- sürücüsü ve sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminattan feragat ettiği,Davanın talep edilen 8.000,00 TL manevi tazminat yönünden devam ettiği, elbette manevi tazminat yönünden tüm hukuki değerlendirmenin Yüce Mahkemeye ait olduğunu yönünde kanaatlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 23/10/2013 tarihinde trafik kazası yaşandığı, davacının yaşanan kazada yaralandığı, karşı yan araç malikine, sürücüsüne ve sigorta şirketine karşı eldeki maddi ve manevi tazminat davasınını açtığı görülmüştür. Davalı ... şirketi tarafından 30/01/2017 tarihli dosyaya sunulan dilekçede; tarafların maddi tazminat
yönünden sulh anlaşması yaptıkları, 8.000,00 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte ödeme yapıldığı ve davacı tarafın araç işleteni-sürücüsü ve sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminattan feragat ettiğinin belirtildiği, 27.12.2016 tarihli anlaşmanın dilekçe ekinde yer aldığı,
16.01.2017 tarihli davacı vekili tarafından sunulan dilekçede; ------ ile yapılan sulh anlaşması gereği maddi tazminat taleplerinden vazgeçtikleri, sadece manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini belirttiği görülmüştür. Davacının maddi tazminat istemi yönünden sulh sözleşmesinin dosyaya sunulması nedeni ile maddi tazminat davasının konusuz kaldığı anlaşılmış, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosyadaki delil ve belgelerden dava açılışında davacının haklı olduğu anlaşılmış, ancak ibra sözleşmesinde ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanında davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden maddi tazminat istemi yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, maddi tazminat yönünden yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmemiştir.Manevi tazminat istemi yönünden ise; Nitekim, manevi tazminat miktarının tayininde 22/06/1966 tarih ------sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun kararında gösterilen ölçütlerin esas alınması gerekmektedir. Buna göre manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek manada bir tazminattır, ceza değildir zira davacının menfaati düşünülmeksizin sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Manevi tazminatın amacı, mağdurda veya zarara uğrayan da bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratmaktır. Hakim manevi tazminatı tayin ederken, TBK'nun 51 ve 52. maddesini nazara almalıdır. Buna göre manevi tazminat özel hal ve şartlar ile kusurun ağırlığı gözönünde bulundurularak belirlenir. Somut olay ele alındığında; davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün kusur durumu, davacının iyileşme süresi, tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet ilkelesi dikkate alınarak; davacının davasının manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... ile -----müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişki istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Asıl davada maddi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına,
-
Asıl ve birleşen davanın manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... ile . . . . . . müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişki istemin reddine,
-
Asıl davada maddi tazminat istemi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 31,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 238,45 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Asıl ve birleşen davada manevi tazminat istemi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 273,24 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL peşin harçtan harcın mahsubu ile bakiye 241,84 TL karar ve ilam harcının davalı ... ile. . . . . müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Asıl ve birleşen davada davacı tarafça yatırılan (manevi tazminat davası yönünden) toplam 31,40 TL başvurma harcı ile toplam 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 62,80 TL'nin davalılar ... ile . . . . . . müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Maddi tazminat davası yönünden taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Manevi tazminat davası yönünden asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL, bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 932,45 TL. olmak üzere toplamda 3.932,45 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 1.966,22 TL yargılama giderinin davalılar ... ile . . . . . . müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
. . . Başkanlığı'nın 21/12/2020 tarihli 562,00 TL ve 01/07/2022 tarihli 1.035,00 TL bedelli . . . faturaların ödenmediği anlaşılmakla; red/kabul oranına göre 517,50 TL'den davalılar ... ile . . . 517,50 TL'den davacının sorumlu tutulmasına, işbu hükümden bir suretinin . . . . icraya neticelendirmek yoluyla gönderilmesine,
10-Davacının maddi tazminat davası yönünden vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ----müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat davasında davalı ... Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca Reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25