İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/221 E. 2023/643 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2013/221
2023/643
11 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/221
KARAR NO : 2023/643
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 24/02/2011
KARAR TARİHİ : 11/10/2023
Davanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyası ile açıldığı daha sonra Mahkememizin ------ esas sayısını aldığı anlaşılmakla; dosyanın yargılaması sırasında;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ----müvekkili bankanın ----Şubesinde kıdemli memur olarak çalışmakta iken şube müşterilerinden ---- hesaplarından, müşterinin bilgisi ve onayı olmaksızın, başka şahıslar tarafından para çekilebilmesini sağlamak amacıyla, müşterinin kişisel bilgilerini dolandırıcılara ilettiğini ve bu kişiler ile birlikte hareket etmek sureti ile sahte imzalar atarak takip tutarı meblağı zimmetine geçirdiğini, davalının söz konusu eylemi ile Bankalar Kanunun 22/3 maddesinde düzenlenen "zimmet" suçunu işlediğini, bu işlemler nedeniyle bankada soruşturma başlatıldığını ve işlemlerin davalı borçlu ----tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, müvekkili banka tarafından Savcılığa yapılan şikayet neticesinde -----. Ağır Ceza Mahkemesinin -----Sayılı dosyası üzerinden ----hakkında dava açıldığını, davalı borçlu ---- Şubelerinin müşterisi ---- hesaplarından yapmış olduğu zimmet dolayısı ile müvekkili bankanın müşteriye ödeme yapmak zorunda kaldığını, şube müşterisine ödenmek zorunda kalınan miktar dolayısı ile ---- hakkında -----İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlunun itirazı ile icra takibinin durduğunu, haksız ve hukuka aykırı sebeplerle yapılan itiraz neticesinde duran takibin devamına karar verilebilmesini teminen işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek borçluların haksız ve kötüniyetli olarak -----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacaklarının %40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ------çalışmakta iken oturduğu mahallesinde kuaförü olan ---- tarafından yalnız ve dul yaşadığı bilindiği için zengin müşterilerin hesap numalarını kendilerine bildirmesi yönünde zorlandığını, bildirmediği taktirde kendisinin ve çocuklarının başına kötü şeyler geleceği yönünde tehditlerde bulunulduğunu, yalnız yaşayan müvekkiline özellikle çocuklarının başına kötü şeylerin gelmesinden korkan müvekkilinin de zengin kişilerin isimlerini bu kişilere bildirmek zorunda kaldığını, ancak müvekkilinin daha sonra ilk fırsatta bu kişiler hakkında---- Cumhuriyet Başsavcılığına ---- soruşturma nolu ----- karar nolu suç duyurusunda bulunduğunu, sanıklar hakkında----- Ağır Ceza Mahkemesinde 5411 sayılı bankacılık yasasına aykırılık(nitelikli zimmet) -iştirak suçundan görülmekte olan davanın devam ettiğini, henüz yargılama tamamlanmadan ve kimlerin ne oranda suçlu oldukları karar bağlanmadan müvekkiline böyle bir borç isnat edilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin banka hesabından zimmet ve iştirak suçunu işlememiş fakat tehdit sonucu müşteri hesap numarası verdiğini, ayrıca ödeme emrinde talep edilen faiz takipten önce %40 oranı üzerinden hesaplandığını, yasal faiz olan %9 dikkate alınmadığını müvekkilinin icra takibi ile temerrüde düşürülmüş olmasına rağmen, icra takibinden öncesi içinde faiz istenmesi kabul edilmesinin mümkün olmayan borcun ortaya çıktığını, müvekkilinin icra takibinde kendisinden istenen parayı asla zimmetine geçirmediğini ve asla olaydan da maddi bir menfaat temin etmediği gibi bilakis çift yönlü; hem işinden olduğunu hem hakkında davalar açılarak maddi kayıplara, kendisi ve çocuklarının can güvenliği tehdit edilmekle manen üzüntü yaşayıp zarar gördüğünü, çevresine karşı da zan altında kaldığını, itirazlarının kabulüne %40' dan az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Mahkememizce uyuşmazlığın davalı borçlunun, davacı bankanın ----- Şubelerinin müşterisi hesaplarından yapmış olduğu zimmet dolayısı ile davacı bankanın müşteriye ödeme yapmak zorunda kaldığı, şube müşterisine ödenmek zorunda kalınan miktar dolayısı ile davacı tarafından icra müdürlüğünde başlatılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Mahkememizce tarafların beyanları itibarı ile----Ağır Ceza Mahkemesinin ---- esas, ----- sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği ancak bilirkişinin eksiklikler bakımından ön rapor sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı ... ile aranızda bir iş akdi olup olmadığı aralarında bir iş akdi olup olmadığı, iş akdi var ise bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş, davacı banka tarafından yazımıza verilen cevapta, davalı ...21/07/1997 tarihinde bankalarındaki görevine başladığını ve 20/07/2006 tarihinde istifa etmek suretiyle bankalarındaki görevinden ayrıldığını belirlendiğini bildirmiştir.
HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır.
Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5411 sayılı Bankacılık kanunundan kaynaklanan davalar ticari davalardır. Bankacılık kanununda düzenlenen hususlar ise bankanın verdiği hizmet ve faaliyetlerine ilişkin olup; davamızda bankanın verdiği hizmet ve faaliyetlerle doğrudan ilgili bir durum mevcut olmayıp banka çalışanının zimmetine geçirdiği paranın 3.şahsa (banka müşterisine) banka tarafından ödemesi ile yapılan ödemenin davalı çalışana rücusuna ilişkin bir davadır. Böyle bir dava da bankanın müşterisinin yerine geçerek onun haklarına halef olması gibi bir durum söz konusu değildir. Zira halefiyet ya sözleşme ya da kanunda açıkça düzenlenmiş (örneğin sigorta şirketlerinin sigortalıya yaptığı ödemelerin rücusunu düzenleyen TTK 1472 madde gibi düzenlemeler) ise söz konusu olabilir ve bu durumda görevli mahkeme sanki selefi ile davalı arasında bir dava olsaydı o mahkemeye bakılır şeklinde değerlendirilirdi. Dosya da böyle durum olmayıp davacımız olan banka, çalışanına aradaki ilişkinin türüne göre görevli olan mahkemede dava açar ise eğer arasında iş ilişkisi vardır. İş akdi söz konusudur. Davacı özel banka işveren konumundadır. Davalı yönetici konumunda değildir. Bankanın işçisidir. Bu nedenle işçinin zimmetine para geçirmesi işverene verdiği zarar İş Mahkemesinde görülür. Mahkemenin görevi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli Nöbetçi. . . . . Mahkemesine gönderilmesine,
-
Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
-
HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25