İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/890 E. 2024/683 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/890
2024/683
24 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/890 Esas
KARAR NO:2024/683
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 04/12/2023
KARAR TARİHİ:24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ----- ise işbu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi sözleşmesinden doğan borçlarını ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından borçlulara ----- yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini ancak borçluların ihtara rağmen ödeme yapmadıkların bu nedenle davalılar aleyhine ---- sayılı dosyası ile takip başlattıklarını davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazı iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.-------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde davacı alacaklının davalı borçlular aleyhine 95.319,53 TL asıl alacak 42.167,33 TL işlemiş faiz 2.108,36 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 1.766,15 TL masraf olmak üzere toplam 141.361,37 TL alacak üzerinden 11.102023 tarihinden ilamsız takip başlattığı, borçlulara 03.11.2021 tarihinde tebligat yapıldığı, borçluların 10.11.2021 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davacı alacaklıya itiraz dilekçelerinin 19.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği , işbu davanın ise 04.12.2023 tarihinde açıldığı belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----- hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında----- tarihli ----limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olduğunu, diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, davalı gerçek kişinin şirket ortağı olduğunu işbu nedenle kefil olması için eş rızasının aranmadığını, ve kanunun aradığı diğer şartların tamam olduğunu, -----yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, borçlulara tebliğ edildiğini borçluların temerrüde düşürüldüğünü, takip tarihi itibari ile asıl alacak miktarının 215.336,91 TL olarak hesaplandığını ancak talep edilen miktarın 141.361,37 TL olduğunu belirtmiştir.Dava, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme kapsamında banka tarafından hangi tutarda kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredinin hangi tutarının davalı tarafından ödendiği, davacının bakiye alacağının ne olduğu, kredi hesabının usulüne uygun kat edilip edilmediği, davalıların kredi borcundan sorumlu olup olmadığı, bu itibarla ------- sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı şirket ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 204.741,02 TL olarak tespit edildiği, talep edilen miktarın hesaplanan miktardan düşük olduğu taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen miktar üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiş öte yandan her ne kadar davacı taraf 1.766,15 TL masraf talep etmiş ise de masrafa ilişkin belge dosyada mevcut olmadığından bilirkişi raporu doğrultusunda bu talebin reddine karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile . . . . . . . . Esas sayılı takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin; 95.319,53 TL asıl alacak 42.167,33 TL işlemiş faiz 2.108,36 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 1.766,15 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 139.595,22 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,9 oranında faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.535,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 22.335,24 TL nisbi vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı başlangıçta alınmadığından davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 4.631,00 TL yargılama giderinden davanın red %1,25 ve kabul %98,75 oranına göre hesaplanan 4.573,11 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.160,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 40,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59