İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/902 E. 2024/499 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/902
2024/499
13 Haziran 2024
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/902 Esas
KARAR NO: 2024/499
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2016
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
----- maddesine göre --- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin dava dışı------ %50 ortağı olduğu,----- arasında imzalanan kredi sözleşmesi nedeniyle adı geçen şirketin bankaya yüklü miktarda borcu bulunduğu, kredi sözleşmesinde kredi borçlusu şirketin yanı sıra müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunanların,----- olduğu,---------kredi taksitlerini ödeyememesi ve diğer ortakların da kredi borçlarını ödemeye yanaşmaması nedeniyle bankanın müteselsil kefillere karşı başlatacağı muhtemel takipler nedeniyle ticari hayatı risk altına girecek olan müvekkil şirketin, müteselsil kefil olarak borçlu şirket adına ilgili bankaya ödemeleri yaptığı ve vadesi geldikçe kredi borçlarını ödemeye devam ettiği, davalı borçlu ----------- kredi sözleşmesinde imzası bulunan 4 kefilden biri olduğu, kefiller arasında da teselsülün söz konusu olduğu, bu sebeple bankaya yapılan ödemenin 1/4'ü nedeniyle kendisine rücu edilerek ---------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 84.531,89 EUR asıl alacak ve 1.701,33 EUR işlemiş faiziyle birlikte takip tutarının 86.233,22 EUR olduğu, davalı vekilinin 08.02.2015 tarihli dilekçe ile müvekkilinin alacaklı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz neticesinde icra takibinin durduğu, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve kötü niyetli borçlunun %20 tazminata mahkum edilmesi için işbu davayı açmak zaruretinin hasıl olduğunu,----- Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yönelik borçlu itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20 inkâr tazminatına mahkümiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili;------ tarafından kredi borçlusu ------- adına kullanılan kredi nedeniyle kredi borçlusuna ve kefillere noterden gönderilmiş bir kat ihtarı ve temerrüt olmadığını, bu durumun davacı delilleri arasında bulunan -------- yazısından da açıkça belli olduğunu, kredi borçlarının muaccel hale gelmemesi ve temerrüt oluşmaması için ödeme yapıldığını, noter tarafından yazılı bir şekilde kat ihtarı ile borcun ödenmesi için makul süre verilmeden kredi alacaklısı, kredi borçlusu ve kefaleti olan kişiler hakkında bu alacağın ödenmesi için yasal yollarabaşvurulamayacağını, davacı tarafından asıl kredi borçlusu ------ hakkında tüm alacağı için icra takibi yapıldığını, bu icra dosyalarına asıl kredi borçlusu-------tarafından borcun tamamına karşı itiraz edildiğini: davacı ile asıl kredi borçlusu ------- davaya konu olan alacağın tartışmalı olduğunu, davacının asıl kredi borçlusu hakkında açacağı itirazın iptali davalarının akıbeti bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu krediden kaynaklı olarak davacının alacağının olmadığını ve bu nedenle takip konusu borçtan dolayı da davacıya bir borcunun bulunmadığını; davacının kötü niyeti olduğunu, davacının -----alacağı olmadığını aksine şirkete borcunun bulunduğunu, davacının-------- ailesinin üyelerine ait grup şirketlerinden birisi olduğunu ve kredi borçlusu ------ hissesine sahip ortağı olduğunu, bu hisseleri ----ailesinden biri olan ailenin ebeveyni --- devraldığım, ----- kredi borçlusu ------------- müdürleri olduğunu, bu kimselerin şirketin işleyişinde usulsüzlükler yaptıklarım, davacının ailesine ait şirketlerin asıl kredi borçlusu----------- borcu olduğunu ve bu borçların tahsili amacıyla haklarında icra takipleri yapıldığını, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve borçlunun %20 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kefilin ödediği bedeli diğer kefilden rücuen tahsil istemine ilişkin başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.----------sayılı dosyasının tetkikinde davacı (alacaklı) tarafından borçlu (davalı) ----- yönelik 84.531,89 Euro asıl alacak ve 1.701,33 Euro işlemiş faiz olmak üzere 86.233,22 Euro alacağın tahsili için takip yapıldığı, borç sebebi olarak TBK madde 596 kapsamında rücu talebi olduğu belirtildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Uyuşmazlık, dava dışı ----- çektiği krediye davacı ---- adlı şirket, davalı----- oldukları, davacı olan kefilin bu kredi borcu için ödediği bedelleri davalı ---- istemede haklı olup olmadığı, bu hususta yapılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Dava dışı ----- dava dışı ------ kredi genel sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmelerde sözleşme limiti dahilinde davacı şirketin, davalı----- ve------- müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, bu nedenle de kendi temerrüt tarihlerinde kefalet limitleri dahilinde dava dışı bankaya karşı dava dışı şirkete açılan krediler nedeniyle asıl borçlu şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu bulunduğu, dava dışı banka tarafından dava dışı -------- Şirketine taraflar arasında akdedilen sözleşmeler doğrultusunda muhtelif tarihlerde 18 adet Euro, USD ve TL cinsinden krediler kullandırıldığı, dava dışı şirket tarafından bu kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle, akdedilen sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davacı ------- ödeme yapılmak suretiyle kredilerin kapatıldığı,
Davacı--------tarafından ödenen Euro cinsinden tutarlardan davalı ----payına düşen borç tutarının 34.531,90 Euro (838.127,58/4) olduğu,Bilirkişice yapılan hesaplamalar sonucunda davacı ------ icra takip tarihi olan 26.01.2016 itibariyle davalı ------ asıl alacak ve 1.719,20 Euro faiz olmak üzere toplam 86.251,09 Euro, olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınması gerektiğinden davacının rücu ilişkin takibinin yerinde olduğu değerlendirilmekle, vefat eden davalı -----------yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.---------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
- . . . . . . . takibine yapılan itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yabancı para borcunun faizinde. . . .
ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmek üzere takibin aynen EURO üzerinden devamına,
-
İptaline karar verilen 84.531,89 Euro asıl alacağın ( takip tarihi tarihi itibariyle 1 EURO = 3.28 TL olduğundan) 277.264,59 TL' nin %20'sine tekabül eden 55.452,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 19.697,55 TL karar ve ilam harcından 3.515,99 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.181,56 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.253,29 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 3.545,19 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 4.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.455,58 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.055,58 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -------------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19