İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/924 E. 2024/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/924
2024/496
12 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/714 Esas
KARAR NO:2024/452
DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 21/09/2022
KARAR TARİHİ: 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı/borçlu aleyhine müvekkili tarafından------------ tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun icra dosyasına sunduğu 03.06.2022 tarihli dilekçesi ile davalı/borçlunun itirazı üzerine takip durduğunu, yapılan bu itirazın usul ve yasaya aykırı olmakla süresi içerisinde işbu davayı açma gereği doğduğunu, davalı/borçlu tarafından yapılan yetki itirazının usul ve yasaya aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, müvekkilinin alacaklının ödeme anındaki adresi olan------ İcra Müdürlüklerinde takibe konulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, bu sebeple de yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı/borçlunun, borca, faize, faiz oranına ve borcun ferilerine yapmış olduğu itirazın kabul edilmeyerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, haklı davanın kabulü ile davalı/borçlunun icra takibine ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı/borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 30/05/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 35.217,97 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 02/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: davacı ------------ yıllarına ilişkin noter açılış onaylarının süresinde yapıldığını, yevmiye defterinin kapanış onaylarının bulunmadığı, davacı şirketin incelenen kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görüldüğünü, davalının huzurdaki davaya katılmadığını, cevap dilekçesi sunmadığını, 28.04.2023 tarihinde Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defterlerini ibraz etmediğinden defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davacının Alacak Talebi ve Teslim, Tesellüm Yönünden: Davacının -------- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan incelemede; davacı şirketin raporun 4.b.bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı açık hesabında takip tarihi itibariyle 86.880,93 TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, takibe konu edilen alacak talebine ilişkin dosya kapsamında mal/hizmetin tesliminin, ifası yönünde fatura, sevk irsaliyesi, depo fişi vs ibraz edilmediğinden bu hususta ilave bir inceleme, değerlendirme yapılamadığını, bu hususlar çerçevesinde; davacının ----- takip tarihli --------- tutarlı asıl alacak talebini somut olarak ispat etmesi gerektiğini, davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebine ilişkin dosya kapsamında ihbar, ihtar, taraflar öncesinde önceden kararlaştırılmış sözleşme vs yer almadığı, temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkememizin takdirinde olduğunu, davacı lehine hüküm kurması halinde 685,45 TL tutarında faiz talep edebileceğini, kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; işin ticari iş olması, temerrüt faiz taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi talep edebileceğinin değerlendirildiğini, icra inkâr tazminatı ve sair hususlarının Mahkememizin takdirinde olduğunu beyan etmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen, dava dilekçesi ekinde bulunan --------------sevk irsaliyelerinde teslim alan kısımda imzaların bulunması nedeniyle ürünleri teslim alan olarak imzası olan şahısların yetkili ve/ veya çalışanı olup olmadığı yahutta davalı adına mal teslim almaya yetkili kişiler olup olmadığı hususunda davalı asilin isticvabına karar verildiği, tebliğe rağmen duruşmaya gelen olmadığı, yukarıda yazılı sevk irsaliyesi ve bu irsaliyelerde yazılı malın davalı çalışanlarınca teslim alındığı maddi vak'asının ikrar edilmiş sayılacağı ihtarı da gözetilerek bu irsaliye konusu malların davacı tarafından teslim edildiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 86.880,93 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, davacının yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığının raporda tespit edildiği, bu hali ile davalı taraf defterlerini sunmamış ise de davacının kendi kayıtlarının usuli eksiklik nedeniyle lehine değerlendirilemeyeceği, diğer delillerin incelenmesi gerektiği, isticvap tutanağında belirtilen sevk irsaliyeleri içeriği malın davalıya teslim edildiğinin davalının duruşmaya gelmemesi nedeniyle Mahkememizce kabul edildiği, diğer sevk irsaliyeleri ve dava konusu alacağın tespiti açısından davacının yemin deliline dayandığı, davalının yemin davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadığı, bu haliyle yemin konusu- dava konusu alacakla ilgili maddi vakıaları kabul etmiş sayıldığı, neticeten davacının asıl alacak tutarı kadar alacağını ispatlamış sayıldığı, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın kısmen KABULÜ ile,------------sayılı dosyasında davalı/borçlunun 34.532,52 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine
- Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3)Alınması gerekli karar harcı 2.358,91 TL’den peşin olarak yatırılan 425,35 TL'nin mahsubu ile 1.933,59 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4)Davacı tarafça yatırılan 425,35 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi, 775,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.867,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (% 98 kabul) 2.810,34 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%98kabul) 1.528,80 TL' sinin davalı taraftan, (% 2 Ret) 31,20TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19