SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/319 E. 2024/42 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/319

Karar No

2024/42

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/319 Esas

KARAR NO:2024/42

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ:17/03/2017

KARAR TARİHİ:24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; trafik kazasında ----- vefat etmeleri nedeniyle müvekkilleri ---------- için ayrı ayrı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri) tutarının belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatının, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sürücü ------ bakımından olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile, davalı işleten -------- yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, davalı sigorta şirketleri bakımından ise poliçe tutarıyla sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılardan alınıp davacılara ödenmesini, maktüle---- kızı ------ ile birlikte tatil amaçlı ---- tarihinde ----- geldiklerini, ------ günü tatillerinin henüz 4. günü beraber katıldıkları ----------- günü birlik turundan dönerken ---------ilçesinde meydana gelen tek taraflı otobüs kazasında acı şekilde olay yerinde vefat ettiklerini, 06.08.2015 tarihinde saat 16:30 sıralarında ----- ait ve ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı otobüsü ile organize edilen ----- günübirlik turu sırasında -------- istikametine göre hafif sağa doğru uzanan viraja başlayarak virajı alamayıp orta refüj üzerinden karşı yola geçmesi ve karşı yolda bulunan çelik bariyerlere çarpıp bir tur takla atması neticesinde otobüs içinde turist olarak bulunan ---- ve ------- vefat ettiğini, kazadan sonra düzenlenen ----------- tarihli trafik kazası tespit tutanağında; ''Kazanın oluşumunda araç sürücüsü olan şüpheli ----------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde yer alan "Araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine göre görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal etmiş olması nedeniyle kusurlu olduğu''nun belirlendiğini, ---- tarafından yaptırılan 11/08/2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; '' kazaya karışan otobüsün, elektronik ve mekanik aksamalarında ve önceki servis hizmetleri de dahil olmak üzere kazaya sebep olacak teknik bir arıza ya da eksikli bulgusuna rastlanmadığı, dolayısıyla araçtan kaynaklanan bir kaza olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı'' belirtildiğini, 22.04.2016 tarihli kusur incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda; '' Sanık, otobüs şoförü ----------yağışlı havada ve ıslak zeminde aracını uygun süratte kullanmaması nedeniyle kaza meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK madde 52 a-b'ye uygun şekilde araç kullanmaması nedeniyle asli kusurlu '' olduğu sonucuna varıldığını, otobüs şoförü ---- hakkında ----------ceza dosyası ile taksirle yaralama ve birden fazla kişinin ölümüne sebep olma suçundan dolayı ceza yargılaması devam ettiğini, kaza yapan ----plakalı araç ------adına kayıtlı olması sebebiyle araç maliki olup işleteni sıfatıyla davalı sürücü ------ müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ----- sevk ve idaresindeki --- plakalı araç ---- tarafından düzenlenmiş---- Vade Başlangıcı- Bitiş --------- Sakatlanma Ve Ölüm Teminatı 290.000 ,00 TL olan ------ ile sigortalandığımı, 09.08.2016 tarihinde ---tarafından ----- kapsamında ------- 148.037, 67 TL, ---------2.879,49 TL ödeme yapıldığını, fakat her ne kadar ödenen meblağ için taraflarınca ibra verilmişse de hesaplanan tazminatlar eksik olup söz konusu ibranamenin iptalini talep ettiklerini, aracın -----tarafından yapıldığını ---- Poliçe Başlangıç- Bitiş ------, Sakatlanma Ve Ölüm Teminatı 290.000 ,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderlerinin tazmini için 10.11.2016 tarihinde ----- hasar dosyası ile yaptıkları başvurunun ------- tarafından reddedildiğini, müvekkili ---- maktüle ----- eşi ve maktüle ---------- babası olduğunu, müvekkili ------ maktülelerin yasal mirasçısı olduğunu, davacı ---------- için destek eşinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken eşinin aktif dönemi yanında pasif dönem zararının hesaba dahil edilmesini talep ettiklerini, maktülelerin yaşı, maaşı, pasif, aktif dönemleri ve diğer kriterler göz önünde tutularak -------- hem eşi bakımından hem kızı bakımından ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasını, ------ ölümü sonucu cenazesinin ülkesine gönderilmesi için ------ yapılan masrafların toplam -------- ölümü sonucu cenazesinin ülkesine gönderilmesi için ------- yapılan masrafların toplam 5.214,94 TL olduğunu, ayrıca -------- yapılan cenaze masraflarını da talep ettiklerini, ayrıca toplam 260.000,00 TL manevi tazminat istediklerini beyan ile, davanın kabulünü, trafik kazasında ------- vefat etmeleri nedeniyle müvekkilleri ------------için ayrı ayrı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri) tutarının belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatının, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sürücü ------- bakımından olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile, davalı ---------- yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, davalı sigorta şirketleri bakımından ise poliçe tutarıyla sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılardan alınıp davacıya ödenmesini, müvekkili ---- için, eşi ----- vefat etmesi nedeniyle 65.000,00 TL, kızı -------vefat etmesi nedeniyle 65.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ----- için, annesi ------ vefat etmesi nedeniyle 65.000,00 TL ablası ----------vefat etmesi nedeniyle 65.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sürücü ----bakımından olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile, davalı şirket ----- yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle tahsilini, kaza yapan ----- plakalı aracın halen davalı----- adına kayıtlı olması halinde söz konusu aracın ve yine ---- şirket adına kayıtlı bulunan diğer ------- plakalı araçların trafik kaydına tazminat alacağına teminen, üçüncü şahıslara devrine engel olmak üzere teminatsız olarak Tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalı sürücü --- davalı şirket ------- adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini arz etmiştir.

SAVUNMA: Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davayı hiçbir şekilde kabul etmediklerini, yetki yönünden itiraz ettiklerini, esas yönünden; --- tarihinde, davalılardan -----sevk ve idaresindeki----- plakalı otobüs, trafik kazasına karıştığını, davacıların kaza sonucunda maddi ve manevi zarara uğradıklarından bahisle huzurdaki dava açıldığını, davacıların söz konusu kaza nedeni ile uğramış oldukları zarara ilişkin tazminat taleplerinin, ---- tarafından ------ kapsamında ---- 148.037,67 TL ve -------2.879,49 TL olarak karşılandığını, dava dilekçesinde ----- tarafından davacılara ödeme yapıldığının açıkça belirtildiğini, ---- dışında ayrıca ---- tarafından da 05.10.2015 tarihinde ---------125.677,97 USD tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödemeler ile birlikte davacılar başka herhangi bir maddi – manevi tazminat istemeyeceklerinin kabulü ile ibranameleri imzaladıklarını, açıklanan nedenlerle davaya ---------şirketinin de müdahil edilmesini talep ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin reddini, huzurda açılan davayı kabul etmemekle birlikte hak kaybına uğramamak adına; usulden ve esastan reddi gereken dava reddedilmediği takdirde, maddi ve manevi tazminatlar bakımından yapılacak hesaplamada, ibranamelerde yer alan ödemelerle birlikte sigorta şirketlerinden alınan ödemeler de dikkate alınmasını, davacıların sebepsiz zenginleşmemesi ve davacılara mükerrer ödeme yapılmaması için hakkaniyet gereği bu meblağların, hükmedilecek miktardan indirilmesi gerektiğini, davacıların, vekil eden şirketi temerrüde düşürmediğinden, faiz taleplerinin de kabulü mümkün olmadığını, faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ile, öncelikle davanın --------- Şirketi’ne ihbarı ile bu şirketin de davaya dahil edilmesini, davanın usul yönünden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı ------- Vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın müvekkili ---- nezdinde----- numaralı --------tarihleri arasında sigortalı olduğunu, dava konusu kazaya karışan ---- plakalı araç bir ticari yolcu otobüsü olup --------maddelerine göre, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yapılması gereken taşıtlar arasında olduğunu, dava konusu kazaya karışan -------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- sigortalı olduğunu, dolayısıyla sigortalı aracın şehirlerarası taşımacılık yapması nedeniyle öncelikle taşımacılık sigortasının devreye gireceğini, taşımacılık sigortası limitlerinin aşılması durumunda trafik poliçesi devreye girecek olması nedeniyle davacının bu aşamada müvekkiline başvurusunun haksız olduğunu, davacıların müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmeleri gerektiğini beyan ile, aleyhe açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâleti ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ---- plakalı otobüsün şirket nezdinde ----- tarihleri arasında -----sigortalandığını, poliçe uyarınca sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve poliçede yazılı limitlerle (kişi başına sakatlanma ve ölüm tazminatı 290.000-TL) sınırlı olduğunu, kusur oranının tespitinde olay yaralanmalı bir trafik kazası olduğundan ceza davasının tespitinin mahkemeyi bağlayıcıolacağından bu hususun resen araştırılması gerektiğini, --------- dosyasının celbi gerektiğini, davacılara ödenen tazminat miktarlarının işbu dosyada yapılacak bilirkişi hesaplamasında güncellenerek mahsubu gerektiğini, davacıların kaza sebebi ile meydana gelen ölüm sonucunda yapılan cenaze giderlerini müvekkili şirketten talep ettiğini, ancak işbu masrafların faturalandırılıp ispatı gerektiğini, davacı tarafın haiz olduğu ispat mükellefiyeti yerine getirilmediğinden işbu davanın reddi gerektiğini,yasal faiz uygulanması gerektiğini beyan ile, davanın usulden reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddini, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, arz ve talep etmiştir.İhbar olunan ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; ihbar olunan olarak aleyhe hüküm kurulmasına imkan bulunmadığını, --- tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karışan -----poliçe numarası ile ------- tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde---- poliçesi kapsamındaki ---- poliçe numarası ile ----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde ------ teminat altına alındığını, huzurdaki davanın ikamesi üzerine müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede davacılar adına 125.677,97-USD ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davacılar tarafından da kendilerine 125.677,97-USD ödeme yapıldığı beyan edilmiş olup, taraflar arasında bu hususta herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin ancak kusur oranında sorumluluğu bulunacağı, davacı -----tarafından babasını kaybetmiş olması dolayısıyla tazminat talebinde bulunulmuş olup, yapılacak olan tazminat hesaplamasında ------ kararlarına uygun olarak destek yaş sınırına uygun olarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirket kaza tarihinden işleyecek olan faizle sorumlu tutulamayacağını beyan ile, başvurunun reddini, ihbar olunan müvekkili şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, saygı ile bilvekale arz ve talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız fiil nedenine dayalı olarak açılan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması ------- yeterli görülmüştür.28/11/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (ı) bendinde sağlayıcı "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi", (k) bendinde tüketici "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", (l) bendinde ise tüketici işlemi “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı TKHK'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin "tüketici" diğer tarafın "satıcı/sağlayıcı/hizmet sunan" olması gerekir. Somut olayda; davacılar murisleri müteveffa-----davalı ------- aracı ile yolcu olarak günü birlik gezi programı dönüşünde aracın tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettikleri, aynı araçta dosya davacılarının da yolcu olarak bulundukları, müteveffa-murisler ve davacılar ile davalı ------- arasında yolcu taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davacıların ve vefat eden müteveffa-murislerin tüketici olduğu, tarafların kabulünde olan kara yoluyla yolcu taşıma sözleşmesinin ise bir tüketici işlemine vücut verdiği anlaşılmaktadır. ----karar sayılı ilamı, ------- karar sayılı ilamlarında da ortak sonuç olarak belirtildiği üzere; davacı murisleri- müteveffa yolcuların, davalı ------------ işleteni olduğu otobüste yolcu iken meydana gelen kazada vefat ettikleri, yine davacıların da aynı kazada aynı araçta yolcu olarak bulundukları, davacıların manevi tazminat ta talep ettikleri, bu kapsamda uyuşmazlığın yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemi olduğu ve 6502 sayılı TKHK'nun 3. Maddesinde taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmalıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise davalı sigorta şirketleri ile davacı arasında bir sigorta sözleşmesi ilişki olmadığından bu davalılar yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de; davalı sigorta şirketlerini ---------- yaptığı araç ile ilgili almış olduğu taşıma hizmetinin tüketici işlemi olduğu, davacılar ve davacılar murisleri- müteveffaların taşıma sözleşmesi uyarınca tüketici (yolcu) olduğu ve dava tarihi gözetildiğinde, davanın temel dayanağının bizatihi tüketici işleminden (taşıma sözleşmesinden) kaynaklandığı ve eldeki davanın daha özel nitelikte mahkeme olan tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.-----6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre özel ve sonra yürürlüğe giren bir Kanun'dur. Davaya konu yolcu taşıma sözleşmesi, Türk Ticaret Kanunu'na göre özel nitelikte ve sonradan yürürlüğe giren bir kanun olan 6502 sayılı Kanun'un 3/1-l hükmü gereğince mutlak bir ticari davaya konu olmayacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta; davacılar ve davacılar murisleri- müteveffaların tüketici olup yolcu taşıma sözleşmesi ise bir tüketici işlemi niteliği taşıdığından; 6502 sayılı Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca eldeki davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesine göre, görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğinden, Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. Davanın HMK 114/1. c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine,

  3. Davaya bakmakla görevli mahkemenin . . . . . . . . . Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,

  4. HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli . . . . . . . . NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  5. Aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına,

  6. HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,

Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine,

Dair, Davacı Vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hukukiasliyeticaretTARİHİ17/03/2017mahkemesideğerlendirmesavunmagerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim