İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/238 E. 2024/28 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/238
2024/28
16 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/473 Esas
KARAR NO:2024/29
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/07/2019
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin 3 fabrikasında kağıt ve karton üretimi yapan kendi sektörünün ülkemizdeki en büyük firmalarından biri olduğunu, davalı --------Müvekkil şirketten satın aldığı kağıt ürünlerinin borcu karşılığında 260.000-TL meblağlı bir çek ciro ederek müvekkili şirkete teslim ettiğini, sözü edilen çekin müvekkil şirket tarafından süresinde bankaya ibraz edildiğinde,------------sayılı dosyasından verilen tedbir kararı nedeniyle işlem yapılmadığı, banka tarafından şerh edildiğini, taraflarınca edinilen bilgiye göre bu mahkemede açılan davada, müvekkil şirketin lehtarı olduğu çekle ilgili olarak ------------ isimli bir kişinin çekin kendisine ait olduğunu ileri sürerek zayi kararı verilmesi ve tedbir talebinde bulunduğunun öğrenildiğini, davalı ----------- teklifi üzerine mutabık kalınarak toplam 114.076 kg ürün 333.800,57-TL bedelle 19.12.2018 tarihinde satıldığını, bu satışa ilişkin olarak keşidecinin imzalı ve kaşeli teklif formunu Mahkememize sunduklarını, ------- dahil 333.800,57-TL tutarlı sipariş ile birlikte 31.03.2019 vadeli çek ve kalan tutarın 25.12.2018 tarihinde banka havalesi ile ödeyeceğini, ekli ıslak imzalı ve kaşeli teklif formu ile kabul ve beyan ettiğini, ilgili siparişine karşılık 260.000-TL tutarında 31.03.2019 vadeli kendisine keşide edilmiş ----------- çekini müvekkil şirkete ciroladığını, çek zayi davası açabilmenin birinci şartının, dava açan kişinin çekin meşru hamili olması yani çeki meşru bir yolla elinde bulunduran kişi olması gerektiğini, dava konusu çekin açıklandığı üzere, alıcı firma tarafından müvekkil şirkete borca karşılık verilmiş bir çek olduğunu ve müvekkil şirket elinde bulunduğunu, zaten vadesinde bankaya ibraz olunmasından da çekin müvekkil şirket elinde bulunduğu açıkça ortada olduğunu, bu nedenle davalılardan müştereken ve müteselsilen 100.000 TL manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, müvekkil şirketin çek üzerindeki tedbir nedeniyle de maddi olarak da kayba uğradığını, çekin davalıların sahte beyanları ve belgeleri üzerine verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tahsil edilmeyince, çekin ciro edildiği firmaya çek bedeli nakit olarak ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca, çekin tedbir kararı nedeni ile tahsil edilmemesi ve ciro edilen son hamile ödeme yapılması nedeniyle, ilave finansman maliyeti de oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinin olduğunu, davayı açmadan önce taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu, davalı -------- yalnızca ------davayı da açmakla kalmadığı, ayrıca--------sayılı dosyasıyla da aynı şekilde müvekkil şirketin elinde bulunan farklı bir çeke ilişkin olarak aynı belgeler ve iddialarla çekin kendisine ait olduğunu ileri sürerek zayi kararı verilmesi için de dava açtığını, davalı ----- firması ve davalı ---------- isimli kişinin iki farklı olayda, ikisinin de aynı yöntemi kullanarak aynı gerçekdışı beyanlara dayanarak hareket etmiş olmaları organize bir planlama içinde olduklarını ve kötüniyetlerini açıkça ortaya koyduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL maddi tazminat ile 100.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ----------dosyasına yatan 39.000-TL teminat üzerine teminatın iade edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davalı firmanın ticari ilişki kapsamında davacıya teslim ettiği çek hakkında davalı gerçek kişi tarafından haksız yere zayi nedeniyle iptal davası açılarak hakkında tedbir kararı aldırılması ve çekin karşılığının tahsil edilememesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiştir.Dava konusu çek görüntüsünün incelenmesinde; ---------- lehtardan sonra davacı firmaya devredilmiş olduğu, davacı firma tarafından ise dava dışı ------- firmasına devrinin gerçekleştirildiği, bu firma tarafından ise bankaya ibraz edildiği ancak ------- dosyası üzerinden verilen tedbir kararı gereği ödeme yapılmadığının şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.--------- esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde dosyamız davalısı olan ---------- tarafından hasımsız olarak, ------- firması olan çekin zayi nedeniyle iptaline yönelik açılmış olduğu, hak sahipliğine dair ise ------ firmasınca düzenlenen firma çek çıkış bordro dökümü başlıklı belgenin gösterildiği, ilgili dosyaya işbu dosyamız davacısının müdahale talebinde bulunduğu, Mahkemece davacısına istirdat davası açılması için süre verildiği ancak davanın açılmadığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı ve nihai olarak davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
------- esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, dosyamız davalısı------tarafından --------- sayılı dosyası üzerinden görülen dava ile; keşidecisi ---------- çekin kaybolduğundan bahisle iptal davası açıldığı, dosyamız davacısının bahse konu çekin ellerinde olduğunu bildirerek müdahale talebinde bulunduğu, dosyanın davacısı tarafından feragat beyanı sunulması üzerine davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.------ sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; ---------- alınan ifadesinde; şikayete konu çekin aynen müşteki şirketin vekili tarafından izah edildiği şekilde silsile ve ciro yoluyla müşteki şirkete intikal ettiğini, ------ müşteki şirkete verilmek üzere kendi şirketi adına çeki cirolayarak verdiklerini, ----- adında birini tanımadığını, ancak şirketi ile ticari ilişkisi olduğunu bildiğini suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği,Şüpheli ------------ alınan ifadesinde;------------ pazarlama personeli olarak bir dönem çalıştığını, 4,5 yıllık süreçte sadece maaş aldığını, hak ettiği primlerin ödenmediğini, 2019 yılı başlarında prim alacaklarına ilişkin şirket muhasebesinden kendisine çek verildiğini ancak çekin suçlamaya konu çek olup olmadığını bilmediğini, prim alacağı miktarını da hatırlamadığı ancak şirketten aldığı çek ve başka çeklerle birlikte -------- buçuk ay sonra çekleri kaybettiğini, şirket muhasebesine başvurarak teslim edilen çeklerle ilgili liste talep ettiğini, avukatı aracılığıyla ----------sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, suçlamaya konu çekin o çek olup olmadığını bilmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği,Sanık sıfatı ile ------ savunmasında "Olay tarihinde sahibi olduğum ---------- almış olduğumuz mal karşılığında 260.000TL bedelli yargılamaya konu çeki--------- verdik, sanık --------- firmamın ürünlerinin pazarlamasını yapması sebebiyle ticari ilişkimiz vardı, kendisine farklı miktarda çekler düzenleyerek vermiştim, ---------- kendisine vermiş olduğumuz çekleri kaybetmiş, bu nedenle dava açmak için firmanın muhasebecisini arayarak bizim firmadan kendisine verdiğimiz çek numaralarını istemiş, muhasebede çalışan personelimiz de -------- ya verdiğimiz çek numaralarını verirken yanlışlıkla ------ verdiğimiz çekin numarasını da söylemiş, -------- da bizden aldığı çek olduğu düşüncesiyle bu çekle ilgili olarak da çek zayi davası açmış, tamamen bir yanlışlık nedeniyle olay bu aşamaya gelmiştir, daha sonraki süreçte ekonomik sıkıntıda olduğum için çeki ödeyemedim." şeklinde beyanda bulunduğu,Sanık sıfatıyla ------------ savunmasında "Ben diğer sanığın yetkilisi olduğu ---------boyunca pazarlama elemanı olarak çalıştım.Anlaşmamız maaş + prim şeklinde idi. Bu süreç zarfında maaşlarım ödendi ancak primlerim ödenmedi. Kendilerinden yaklaşık 100.000 TL alacağım vardı. Talep ettim. Çek ile ödeme yapabileceklerini söylediler ve bana 2.000 ila 20.000 TL gibi rakamlar arsında değişen birden fazla çek verdiler. Ben bu çeklerimi daha sonraki süreçte düşürerek kaybettim. Bu nedenle çek zayi davası açmam gerekiyordu. Çek bilgileri bende olmadığı için firmadan bana verdikleri çeklerin bilgilerini talep ettim. Avukatım vasıtasıyla çek zayi davası açtım. Daha sonra firma bana çek numaralarında bir yanlışlık olduğunu, bana verilmeyen çek numarasını verdiklerini söyleyince açmış olduğum davadan avukatım vasıtasıyla feragat ettim suçlamayı kabul etmiyorum." şeklinde savunmada bulunduğu görülmüştür.Uyuşmazlığın çözümü amacıyla davacı şirket kayıtlarında bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.Bilirkişi ----------rapor içeriğine göre; davacının yasal defter ve belgeleri üzerinden yapılan tespit ve incelemeler sonucunda; 2018 ve 2019 yıllarında yasal defterlerini e-defter olarak tuttuğunu, 2018-2019 yıllarına ait Envanter Defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığını, 2018 yılında davalılardan--------- adına düzenlediği satış faturalarını form BS bildirimleri ile yasal süresinde beyan ettiğini, davacının ticari defterleri -------- açısından incelendiğinde; davalılardan ------- davacıya ciro ettiği ve davacı tarafından dava konusu edilen keşidecisinin -------- tutarlı çeki davacının dava dışı -------- tarihinde ciro ettiğini, ciro edilen söz konusu çekin dava dışı ------- tarafından bankaya ibraz edildiğinden çekin karşılıksız çıktığını, karşılıksız çıkan 260.000,00 tutarlı çek bedelinin davacı tarafından dava dışı -------- tarihinde banka üzerinden ödendiğini, davacının ticari defterleri 2018-2019 yılları ile ilgili olarak davalılardan ------- açısından incelendiğinde 31/12/2019 tarihi itibariyle; davalılardan ----------- davacıya ciro ettiği ve dava konusunu oluşturan; Keşidecisinin dava dışı ----- olduğu, ------------- tutarlı çeki yasal süresinde, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve Tek Düzen Hesap Planına uygun olarak defter kayıtlarına işlediğini, davacının söz konusu dava konusu çeki 05.04.2019 tarihinde ---- davalılardan ------ karşılıksız çek işlemi ile iade ederek cari hesabına işlediğini, 2019 yılı hesap sonunda davalılardan ------- firmasının cari hesap bakiyesinin 42.479,39 TL borç bakiyesi (hesap sahibinin borçlu olduğu) verdiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin Mahkememizin takdirinde olduğunu beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli bilirkişi rapor içeriklerine göre; davalılardan ---------- davacıya ciro ettiği ve davacı tarafından dava konusu edilen keşidecisinin ---- tutarlı çekin dava dışı ------ ciro edildiği, ciro edilen söz konusu çekin dava dışı ----------tarafından bankaya ibraz edildiği, çekin karşılıksız çıktığı, karşılıksız çıkan 260.000,00 tutarlı çek bedelinin davacı tarafından dava dışı -------- tarihinde banka üzerinden ödendiği, işbu çekin zilyetliğinde iken kaybolduğundan bahisle iptaline ilişkin davalı ------------ tarafından iptal davası açıldığı, zayi nedeniyle iptal davasında dosyamız davacısının gerçek hamil olduğundan bahisle müdahale talebinde bulunduğu, iptal davası davacısının süresinde istirdat davasını açmadığı ve dosyayı takipsiz bıraktığı, iptal davasının açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı firma, dava konusu çekte davalı ------- hak sahipliği olmamasına rağmen zayi nedeniyle iptal davası açtığı ve bu davada ödemeden men şeklinde tedbir kararı verilmesine sebebiyet verdiği, tedbir kararı bulunduğundan gerçek hak sahibi olan davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu ciro ile çeki devrettiği ------- firmasının bankadan ödemeyi alamaması nedeniyle davacının nakit ödemek durumunda kaldığı bedel nedeniyle maddi ve manevi açıdan zarara uğradığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı, dava konusu bahse konu keşidecisinin -----olduğu, vade tarihi ------ tutarlı çekin incelenmesinde davalı ----- hak sahipliğinin bulunmadığı, zaten davalı şirket yetkilisi ve davalı ---- hakkında açılan ceza soruşturması ve yapılan ceza kovuşturmasında davalı ----- ile davalı şirket arasında çalışma ilişkisi- ticari ilişkinin bulunduğunun kabul edildiği, davalı --------ceza yargılamasında kendisine 2.000 ila 20.000 TL gibi rakamlar arasında değişen birden fazla çek verildiğini beyan ettiği halde eldeki davaya konu 260.000,00 TL bedelli çekin iptali için dava açılıp tedbir kararı aldırıldığı, davalı taraf bu durumun yanlışlık olduğunu ileri sürmüş ise de bu çek haricinde yine ------ esas sayılı dosyası üzerinden görülen dosyamız davacısının müdahil olduğu dava ile; keşidecisi ------çekin kaybolduğundan bahisle davalı ------- tarafından iptal davası açılmış olduğu, kendisine davalı firma tarafından 2.000,00 TL - 20.000,00 TL bedelli çekler verildiğini ifade eden davalı ------------- davacının/ davacı müşterisinin hak sahibi olduğu iki farklı biri 260.000,00 TL, diğeri ise 139.093,93 TL bedelli iki ayrı çekte hak sahibi olmadığı halde hak sahibi olduğundan bahisle iptal davası açıp ödemeden men şeklinde tedbir kararı aldırdığı, davalı ------- davalı firma arasında kendilerinin de kabul ettiği bir ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın yaptığı eylemler nedeniyle davacı müşterilerine ilgili bankanın ödeme yapamaması sonucu davacının ödemek zorunda kaldığı, davalı ------ ve davalı yetkilisinin ağır ceza mahkemesindeki savunmaları da gözetildiğinde davalı tarafın eylemlerinin haksız eylem niteliğinde olup kusurlarının bulunduğu, bu haksız eylem sonucu davacının zarara uğrama ihtimalinin oluştuğu, 6098 sayılı TBK'nın 49 vd maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı eylem nedeniyle bir kişiye zarar verilmesi ve zarar ile hukuka aykırı eylem arasında illiyet bağının olması halinde hukuka aykırı davranan kişinin sorumluluğu bulunduğu, zarar miktarı hususunda ise 6098 Sayılı TBK'nun 50. Maddesi uygulanması gerektiği, belirtilen hükümler uyarınca; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesinin ise hakime ait olduğu, Mahkememizce davacı vekiline maddi tazminat taleplerini somutlaştırma kapsamında süre verildiği ancak somutlaştırma yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmediği, fakat mali müşavir bilirkişinin raporunda tespit edilen davalı şirketin cari hesap borcu olan 42. 479,39 TL nin maddi tazminat olarak talep edildiği, dava dilekçesinde belirtilen ilave finansmana ilişkin zarar belgesinin sunulmadığı, davacı tarafça maddi tazminat taleplerinin ispata muhtaç kaldığı kanaatiyle maddi tazminat davasının reddine dair karar verilmiştir.Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede; TBK madde 49" Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."Madde 58" Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümlerine amirdir. Hukuki durumun yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleşmesi nedeniyle davalı tarafın eylemlerinin haksız olduğu, kusurlarının bulunduğu, davacı şirketin ticari itibarının zarar görme tehlikesinin yaratıldığı, davalı tarafın eylemlerinin davacı firmanın kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu, TBK 58. Madde kapsamında kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin manevi zararlarının tazmini talep edebileceği, ilgili ceza mahkemesinde davalı tarafın dolandırıcılık suçundan beraat ettikleri fakat eylemin haksız olduğu gerçeğinin değişmeyeceği, davacı tüzel kişinin ekonomik itibar ve onurunun TBK 58. Maddedeki korumadan faydalanması gerektiğinden davalıların manevi tazminat sorumluluğu doğduğu kanaatine varılmış, tarafların sosyal durumları, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, Türk Medeni Kanunu 2. Ve 3. Maddeleri gözetilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacının maddi tazminat davasının her iki davalı yönünden reddine,
2)Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 60.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemin reddine,
3)Alınması gerekli karar harcı 4.098,60 TL’den peşin olarak yatırılan 1.793,14 TL nin ve davacı tarafından yatırılan 641,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.434,14 TL'nin mahsubu ile 1.664,46 TL bakiye harcın davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4)Davacı tarafça yatırılan 1.793,14 TL peşin harcın ve 641,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.434,14 TL'nin davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davacı tarafından yapılan 52,90 TL ilk dava masrafı, 1.250,00 TL bilirkişi, 967,65 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.217,65 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%42kabul) 931,41 TL' sinin davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7)Maddi tazminat davasında davalı Tasfiye Halinde ----------kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8)Manevi tazminat davasında davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,
9)Manevi tazminat davasında davalı Tasfiye Halinde ----------kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%42kabul) 554,40 TL' sinin davalı taraftan müştereken ve müteselsilen, (% 58 Ret)765,60 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29