İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/907 E. 2024/23 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/907
2024/23
16 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/907 Esas
KARAR NO:2024/23
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/01/2016
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ------ sicil numarası ile tescilli -------- kurucu ortağı ve son olarak da 85.000,00 TL nominal değerli 85 adet payının sahibi bulunduğunu, ancak müvekkilinin herhangi geçerli bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığını ve bedeli ödenmeksizin sahibi olduğu paylarının pay defterine davalı adına kaydedildiğini öğrendiğini, davalının 26/11/2013 tarihinden sonra şirketi, şirketin diğer ortağı ----- birlikte müştereken yönettiği, daha sonra onun hisselerini de devralmak suretiyle tek başına şirket temsil ve ilzam etmekte olduğunu, davalının en az ----- ödemiş olduğu devir bedelinin müvekkile de ödemesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 85 adet payın değerinin şimdilik 10.000,00 TL sinin ihtarname tebliğ tarihi olan 06/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının HMK’nın 109/1 maddesi uyarınca dava konusu alacağının şimdilik sadece bir kısmını dava ediyorsa kısmi dava açması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hiçbir hukuki menfaat ve usule uyarlık bulunmadığını bu nedenle davanın menfaat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini,------ halı, halıcılık sektöründe hiçbir bilgi ve tecrübe sahibi olmayan davacı ile müvekkilinden edindiği bilgiye göre davacıyla arasındaki hususi ilişki sebebiyle kağıt üzerinde görünüşte ortak olarak yer alan dava dışı------- arasında kurulduğunu, dava konusu hisse devrinin başından beri geçersiz olduğundan haberdar olan davacının söz konusu hisse devrinin geçeriz olmasından istifa ettiğini, müvekkilinden haksız menfaat elde etmek amacıyla müvekkiline ----- yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini ve sonrasında iş bu beyana davayı ikame ettiğini, davacı ile müvekkili arasında geçerli herhangi bir hisse devir sözleşmesi akdedilmediği gibi dava konusu hisse devrine ilişkin yönetim kurulu onayı da bulunmadığını, bu durumda geçerli bir hisse devir işlemi de gerçekleşmediğini, müvekkilinin hisse devir bedeli ödemek yükümlülüğü altında bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava geçersiz yapıldığı iddia olunan pay devri sebebiyle devre konu hisselerin değerlerinin tespiti ve davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.Mahkememizce tarafların dilekçelerinde sözünü ettikleri tüm deliller toplanmış ayrıca usul ekonomisi ilkesi gereği bilirkişi raporu alınmak yerine ------- Sayılı dosyasının içinde bulunan bilirkişi raporu celp edilmiş ve tetkik edilmiştir.Dava dışı------- tarihli sicil gazetesinde yayınlanan esas sözleşmesinin tetkikinde; hisselerin devri başlıklı 15.maddesinde "Nama yazılı hisseler iş bu maddenin ilgili hükümleri saklı kalmak şartı ile aşağıda belirtilen şekilde devredilir. Nama yazılı hisselerin her türlü devri Yönetim Kurulunun onayına tabi olup pay defterine kaydedilmesi gerekir. Türk Ticaret Kanunun ilgili maddeleri hükümleri saklı kalmak şartı ile Yönetim Kurulu Ana Sözleşme Hükümlerine veya kanuna aykırı hisse devirlerini kayıttan imtina edebilir." hükmü getirilmiştir. Yine esas sözleşmesinin 6.maddesinde "Hisse senetleri nama yazılıdır" ibaresinin yer aldığı görülmüş ne var ki dava dosyasından, şirket nezdinde yapılan incelemeden, dava dışı şirketin pay senedi bastırdığına ilişkin bir bilgi yansımamıştır. Mevcut durum itibariyle dava dışı şirket hisseleri pay senedine bağlanmamış olmakla, hisse devir işlemleri alacağın temliki hükümleri gereğince, yazılı şekilde yapılmalı, yanı sıra esas sözleşmesinin 15.maadesi gereği yönetim kurulunun onayı alınmalıdır.Dava dışı şirket sicil dosyası ve pay defteri incelendiğinde kurucu ortaklar dava dışı ---- ile davacı ------ bedel karşılığı 25'er hisse ile kurulduğu, ---- tarihinde------- yayınlanan ---------- tarihli genel kurul kararı ile şirket sermayesinin 170.000 TL'ye yükseltildiği, o haliyle dava dışı ----- mevcut 25 payı aynı kalırken davacı ortak---- payının 145 paya karşılılık 145.000 TL 'na çıkarıldığı görülmüştür.Ortaklar pay defterinin tetkikinde dava dışı ----- tarihinde 60.000 TL tutarlı hissenin ------ alış suretiyle devredildiğinin, sonrasında 14/10/2014 tarihinde Davalı --- devir yapıldığının yazıldığı belirlenmiştir.Davalı --------yönünden pay defterinin tetkikinde ise 25/11/2013 tarihinde ---- ibaresinin bulunduğu, ancak herhangi bir imza içermediği görülmüştür.Uyuşmazlık konusu 14/10/2014 tarihli hisse devir sözleşmesinin tetkikinde ise davalının, dava dışı ------ mevcut 85 paya karşılık 85.000 TL 'lik hissesinin tamamının 85.000 TL bedelle davacıya devredildiğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.Mahkememizin------sayılı kararı ile anılan pay devirleri yönünden alınmış bir yönetim kurulu onay kararı bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, hisse devirlerinin dava dışı şirket esas sözleşmesine uygun olmadığı, devir prosedürünün tamamlanmadığı, dava dışı ------ bedelli hisseyi iktisap etmediği gibi dava dışı ------- bedelli hisseyi iktisap etmediği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından karar istinaf edilmiş olup ---------- sayılı kararında; “davacı şirket ortağının kurucu üye olarak üyeliğinin ve dava konusu iddialarının tespiti amacıyla, dava dışı şirkete ait kayıt ve belgeler ile tüm dosya üzerinde şirketin kuruluş tarihinden itibaren gerçekleştirilen genel kurul kararları da dikkate alınmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bilirkişilerden şirket ortaklığı için senet çıkarılıp çıkarılmadığı, davacı şirket ortağının kurucu ortak sıfatıyla mevcut olan paylarının ne olduğu, buna göre davacı ile davalı arasında geçerli bir devir sözleşmesinin olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken bir başka dosyada alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.” gerekçesi ile mahkememiz kararını ortadan kaldırmıştır.Dosya mahkememizin -------- kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.---- kararı doğrultusunda şirketin tescil anından itibaren tüm genel kurul kararları dosya içerisine alınarak dosya rapor tanzim etmek üzere mali müşavir ve ticaret hukuku hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda özetle; dava dışı şirketin incelemeye ibraz edilen ------- yıllarına ait -------------- uyarınca ilgili kanun maddeleri hükümlerine göre yasal süresi içinde noter açılış tasdiklerinin yapıldığını, T.T.K. ve V.U.K. hükümleri uyarınca tutulduğunu, dava dışı şirketin -------- yılına ait ticari defterlerinden Yevmiye Defterleri hesap dönemi sonunda 6102 sayılı T.T.K.’nun 64/3 md. uyarınca süresi içerisinde “Görülmüştür” tasdikinin yasal süresi için yapıldığını, şirket kayıtlarına göre kuruluşta dava dışı ---------- payı olduğunu, sermaye paylarının tamamının ödendiğini, ------göre şirketin 50.000,00 TL sermayesinin 120.000,00 TL arttırılarak 170.000,00 TL’ye çıkarıldığını olup, artış sonrası ----- hisse ve 25.000,00 TL payı, --------- payı olduğunu, şirketin ticari defter kayıtlarına ve dava dosya kapsamına göre şirketin sermayesini temsil eden hisse paylarına ait hisse senedi çıkarılmadığını, 25.11.2013 tarihinde davacı ---------- devir ettiğinin ----- yazılı olduğunu, ancak pay devrine ilişkin ------- imzası veya hisse devrine ilişkin sözleşme veya devre ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmadığını, şirket paylarının çıplak pay niteliğinde olduğu ve alacağın temliki hükümlerine göre yazılı sözleşme ile devredilmesi gerektiği, ancak taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, şirket esas sözleşmesinde öngörülen şekilde bu devri onaylayan yönetim kurulu kararı bulunmadığı, bu sebeple geçerli bir pay devrinden bahsedilemeyeceğini belirtmişlerdir.Tüm dosya kapsamı yasal deliller, bilirkişi raporları, bölge adliye mahkemesi kararı hep birlikte değerlendirildiğinde; anılan pay devirleri yönünden alınmış bir yönetim kurulu onay kararı bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, hisse devirlerinin dava dışı şirket esas sözleşmesine uygun olmadığı, devir prosedürünün tamamlanmadığı davalı --- geçerli bir şekilde yapılan hisse devri sözleşmesi dahi bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın reddine,
-
Alınması gereken 683,10 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
-
Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı 46,25 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29