İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/950 E. 2024/109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/950
2024/109
13 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/950 Esas
KARAR NO:2024/109
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 29/11/2022
KARAR TARİHİ: 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketince ------- poliçe numarası ile sigortalanmış olan ----- plakalı araç ile müvekkile ait -----tarihinde----- ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kazada müvekkilin kusursuz ve davalının sigortalısının kusurlu olduğu, somut olayda ---- tarihinde yayınlanan -------- sektör duyurusu uyarınca; bağımsız eksper tarafından araçta oluşan hasar onarım miktarının tespiti yapıldığını, bu kaza sonucunda, müvekkilin aracında oluşan hasar onarım bedeli, eksper raporuyla KDV dahil 36.964,74-TL olarak tespit edildiğini, TBK'nın 49. Maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Mevcut durumda davalının, müvekkili kusuruyla ve hukuka aykırı bir fiille zarara uğrattığı ve bu zararı tazminle yükümlü olduğunun açık olduğunu, kazaya sebebiyet veren taraf, kaza sebebiyle oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğundan oluşan hasar onarım bedelinin tazmin edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, davalıya ----tarihinde ihtarname gönderilmiş ve 2918 sayılı Kanunun 97. maddesi uyarınca 15 gün içinde yazılı cevap verilmesi veya ihtarnamede belirtilen hesap numarasına yatırılması, aksi halde her türlü yasal yollara başvurulacağı bildirilmiş ancak davalı kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen hasar onarım bedelini ödemediğini, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilin aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini amacıyla ------dosya ile başvuruda bulunulduğunu, işbu dosya kapsamında kaza sebebiyle müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti içir için bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporu ile araçta meydana “gelen hasar bedeli KDV dahil 15.364,68-TL olarak tespit edildiğini, 07.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna istinaden 10.03.2022 tarihinde ------- dosyası ile davalı sigorta şirketi aleyhine 15.364,68-TL hasar bedelli talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı işbu icra takibine, borca, faize ve tüm ferilere itiraz etmiş ve itirazlar neticesinde takibin durduğunu, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesi, alacağa, haksız ve kötüniyetli itiraz eden borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, aynı kaza ve hasara ilişkin olarak davacı tarafından ------- başvuru yapıldığını, itiraz hakem heyeti kararında açıkça görüleceği üzere davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine karar verildiğini, dava şartı yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, husumet de dava şartları arasında yer aldığından, araç hasarı bakımından dava aracın gereği gibi onarılmadığı iddiasına dayandırılmış olduğunu, aracın onarıldığı ve onarım bedelinin davalı tarafından karşılandığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığından ancak sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği bir sözleşme ancak tarafları arasında hüküm sonuç doğuracağından ve bu nedenle de sözleşmeye taraf olmayan kişi bakımından o sözleşmeyle ilgili borç ve yükümlülük doğmasından bahsedilemeyeceğinden, aracın tamiri ise tamirhane ile zarar gören arasındaki istisna akdine dayandığından ve davalı söz konusu sözleşmeye taraf olmadığından aracın gereği gibi onarılmamış olmasından dolayı uğranılmış bir zarar var ise bunun muhatabı tamirhane olduğundan davanın hususmet yönünden reddine karar verildiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etiğini, talep edilen tazminat miktarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen icra inkar ve kötüniyet tazminatının yargılamayı gerektirdiğinden müvekkil aleyhine hükmedilmemesini talep ettiğini, meydana gelen trafik kazası haksız fiil kaynaklı olduğundan likit bir alacak olmadığını, bu nedenle alacak yargılama gerektirdiğinden müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatınahükmedilemeyeceğinden bu yönden taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan zararın tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.------ esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı (alacaklı) tarafından borçluya ( davalı) yönelik 10/03/2022 tarihinde asıl alacak ve faiz olarak toplam 16.876,31TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.---- plakalı aracın davacı kayıtlı olduğu, ---- plakalı aracın davalı bünyesinde------ numaralı poliçe ile ---- sigortalı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ----- tarihli rapor içeriğine göre; dava konusu olayın kara yolları trafik kanunu kapsamında trafik kazası olduğunu, davalı yan sigortalısı ---plakalı ------------aracın şoförü olan ------ 2918 sayılı kara yolları trafik kanununun da madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğunu, davacı yan uhdesinde bulunan park halinde bulunan ---- plakalı ---- aracın kazanın meydana gelmesinde üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığını, --- plakalı aracın hasar onarım tutarı olan---- kadri maruf kabul edilebilir olduğunu, ----- plakalı araç değer kaybı oluşmadığını, davaya konu --- plakalı aracın değer kaybı ve piyasa rayiç bedeli, ----- göre nispi metodlar kullanılarak hesaplandığını, bu hesaplamada --------alım satım piyasasında ----- alış satış fiyatları, sanal ortam üzerinden yapılan araç alış satış işlemleri, aracın yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları, hazine ve ----- tarafından faliyetleri yürütülen türkiye sigorta birliği kasko bedeli listesi dikkate alınarak hesaplandığını beyan etmiştir.Bilirkişi ----- tarihli ek rapor içeriğine göre; kök raporda belirtilen görüş ve kanaatleri değiştirir mahiyette belge bilgi sunulmaması nedeni ile kök raporda belirtilen görüş ve kanaatlerde mutabık kalındığını beyan etmiştir.Davacı vekili 23.06.2023 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında belirtilen şimdilik 1.000,00-TL kısım üzerinden itirazın iptaline yönündeki talebi bilirkişi raporu doğrultusunda, haklı davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı tutularak 10.033,31 TL ve işlemiş faizler üzerinden itirazın iptaline ve takibin bu tutar üzerinden devamına şeklinde ıslah ediyor, haksız olarak itiraz edilen hasar onarım bedeli ve işlemiş faizler dahil olmak üzere takibin tümü üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tazminine,” şeklinde talebi arttırdıklarını bildirmiştir.Davacı vekili 20/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; huzurdaki uyuşmazlıkta işlemiş faiz talebinin ıslah edilmiş dava miktarı itibariyle 987,11-TL olup, eksik 16,86-TL tamamlama harcı mahkeme veznesine depo edildiği bildirilmiştir.İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu cihette İcra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya münderecatı kapsamında; davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının ---- adına kayıtlı park halinde bulunan----- plakalı aracın 03.02.2021 günü saat 11:30 sıralarında --------halinde iken, aynı mevki İstikametinde ilerlemekte olan ---- adına kayıtlı -----sevk ve idaresindeki --- aracın çarpmasıyla meydana geldiği,Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere,Davalı sürücüsü ---- %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise atfı kabil bir kusuru bulunmadığına kanaat getirilmiştir.Buna göre, 03.02.2021 tarihinde meydana gelen kazanın, ----- plaka sayılı araç sürücüsü------ kusurundan (haksız fiilinden)kaynaklandığı, -----plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle;------- plaka sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, ------------sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması,
------ kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Eldeki itirazın iptali davasındaki miktar ıslah ile artılarak asıl alacak olarak 10.033,31 TL ne yükseltildiği, --------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere; itirazın iptali davalarında mahkemenin, takip talebindeki taleple bağlı olduğu, ıslahın ancak mevcut bir usul işlemine ilişkin olabileceği gözetilerek, ıslah yoluyla ancak itirazın iptali davasına konu edilen alacağın alacak davası olarak görülmesinin talep edilebileceği kabul edilerek sonuca ulaşılması gerektiği, bu nedenle icra takibine konu edilen bir talep olmadan itirazın iptali istemine ilaveten ıslah yoluyla alacak istenmesinin mümkün olmadığı, nitekim, dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının yargılama sırasında nisbi harç yatırarak itirazın iptali isteğine ilaveten takip kapsamı dışında kalan miktarda alacak isteminde bulunması, talebe yeni bir talep eklenmesi niteliğinde olup, usulüne uygun olarak yapılmış ıslah olarak kabul edilemeyeceğinden, mahkemece bu konuda esastan bir karar verilmesi mümkün olmadığı, eldeki davada davacı tarafça takip kapsamı dahilinde ıslah işlemi yapıldığı, itirazın iptali davası için öngörülen yasal 1 yıllık (borca itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilemediğinden arabuluculuk anlaşamama tutanak tarihi 18/08/2022 tarihinden itibaren) sürede ıslah işlemi yapılmış olup usul işlemi dikkate alınmıştır.Davacı tarafça davalı sigortaya 24/06/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalının 8 iş gün sonrası olan 06/07/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarih ile takip tarihi arası işlemiş yasal faizin Mahkememizce resen hesaplanması sonucu 611,07 TL bulunduğu ve davalının bu miktardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın kısmen KABULÜ ile,. . . . . . dosyasında davalı/borçlunun 10.033,31 TL asıl alacak, 611,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.644,38TL yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine,
-
Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Alınması gerekli karar harcı 727,12 TL’den peşin olarak yatırılan 80,70 TL nin ve davacı tarafından yatırılan 154,27 TL ıslah harcı ve 16,86 tamamlama harcı olmak üzere toplam 251,83 TL'nin mahsubu ile 475,29 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın ve 154,27 TL ıslah harcı ve 16,86 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 251,83 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi, 123,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.715,20 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%97kabul) 2.634,00 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.644,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 376,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%97 kabul) 1.513,00 TL' sinin davalı taraftan, (%3 Ret) 47,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12