İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1237 E. 2023/957 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1237
2023/957
28 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1237 Esas
KARAR NO:2023/957
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/10/2018
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari iş gereği satılan ürünler nedeniyle 86.768,58 TL ve 9.341,98 EURO cari hesap kat edildiğini, davalı ------ işbu cari hesap borcunu ödememesi üzerine taraflarınca --------- dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalı şirket işbu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunarak takibin durmasına haksız yere neden olduğunu, davalı şirket, müvekkil şirketin ödeme emri tebliği itibariyle davalı şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını ileri sürmüş ve borcun tamamına ferilerine ve faize itiraz ettiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yıllardır süregelen bir ticari işin mevcut olduğunu, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete aylardır herhangi bir ödeme yapmamış ve müvekkili mağdur ettiğini, dava dilekçe ekinde sunulan ve icra takibine de konu edilen cari hesap ekstrelerinde de görüleceği üzere TL grubu satışlara binaen en son 20.04.2018 tarihinde, EURO grubu satışlara binaen ise en son 30.07.2018 tarihinde ödeme yapılmış olduğunu, bu ödemeler de cari hesabın kapatılması için yeterli olmadığını, davalı şirket ile karşılıklı yürütülen ticari ilişkide davalı şirket tarafından hiçbir faturaya bu zamana kadar herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, müvekkil şirket ve davalı şirket arasında mutabakat sağlandığını, davalının müvekkil şirkete borcunun bulunduğu ve icra takibinin haklı bir takip olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine alacak miktarının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmetmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili şirket --------- markası ile ---------- iştigal ettiğini, davacı şirketten bir kısım emtia tedariki için mutabakata varıldığını, müvekkil şirket kayıtlarında dava konusu bir kısım fatura karşılığı mal teslimi yapılmadığının anlaşıldığı, dava dilekçesinde de satış sözleşmesine konu emtiaların müvekkili şirketin hangi işletmelerine teslim edildiği konusunda bir açıklama yer almadığı, dilekçe ekinde ve delil listesinde de herhangi bir sevk irsaliyesine rastlanmadığını, bu nedenle davacı kendi edimini ifa ettiğini ispatla yükümlü olduğunu,------- kökleşmiş kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, somut olayda , tarih ve satış bedelinin miktarı itibarıyla teslim savunmasının Hukuk Usülü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. Maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması zorunlu bulunduğu gibi aynı kanunun 293. Maddesinde gösterilen, tanıkla kanıtlama olanağının tanındığı hallerden herhangi birinin varlığı da, davalı tarafça ileri sürülmemiştir “dendiğini, bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olması onun kesinleştiği sonucunu doğurmayacağını, TTK “nın 23/2 maddesi uyarınca keşide edilen fatutaya itiraz edilmemiş olması halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı hükmü ancak taraflar arasında faturanın keşide edilmesine neden olan akdi ilişkinin ispat edilmesi durumunda geçerli olduğunu, davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olmasının zorunlu olduğunu, Mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamayacağını, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğacağını, bu durumdan , faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiğinin anlaşılamaz olduğunu, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerektiğini, ayrıca davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesinin söz konusu olmadığını, davalı alım satım ilişkisini kabul etmediğini, bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuk bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiğini, çünkü tebliğ edilen faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermediğini, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, bu nedenle kendi edimin ifa etmeyen ve ifa ettiğini yazılı belgelerle ispat etmeyen davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 05/09/2018 tarihinde asıl alacak olarak 86.768,58 TL ile 9.841,98 EURO tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 07/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 04/11/2019 tarihli bilirkişi------rapor içeriğine göre; davacı---- davalı borçlu ---------belgeler ile tarafın ticari defterleri, muavin kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu dava konusu ile ilgili yapılan tespit ve değerlendirmede ayrıntısı rapor içeriğinde yer aldığı üzere; alacak davasına konu olan cari hesabın------- yıllarında davalının tedarik ettiği --------------satış bedellerinde oluştuğu, dosya kapsamında yapılan mali tespitler neticesinde ticari ilişkinin yıllar itibariyle var olduğu, davalının icra takibine yasal süresinde itiraz ettiği, davaya cevap verdiği, davacı-davalı iddia ve savunmaları verilen görev kapsamında tetkik edildiğinde; davacının cari hesap alacağının bulunduğu, teslim edilen malların davalı ticari defterlerine işlendiği, her iki tarafın defterlerinin delil niteliği taşıdığı, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı bir kısım dövizli alacak borç kayıtlarının eksik olduğu, tarafların şirket merkezinde yapılan incelemelerde tespit edildiğini, ---- tarihinde davalı ----- şirket merkezinde yapılan incelemede davalı düzeltme kayıtlarının ----- içerisinde yapıldığı, inceleme tutanağında da belirtildiği üzere aktarılarak şirket içi yazışma, cari hesap ----- muavin defter görüntüleri de alınarak inceleme tamamlanmış tarafların ------ itibariyle mutabık kalınacak tutarlarının da; 88.892,58TL, 10.624,59 Euro kadar olduğu, İcra takibi itibariyle de bu tutarların 2018 yılı icra takibinden sonra işlem gören tutarlar çıkarıldığında 9.841,79 Euro, 86.768,84TL den ibaret olduğu tespit edilmiş, bu tutarların davacı kayıtları ile de eş olduğu davacı kayıtlarında yapılan incelemede anlaşıldığından ayrıca davalı muhasebe yönetimi tarafından da yapılan yerinde inceleme tutanağında borç tutarı kabul ve beyan edildiğini, başka bir deyişle davacı tarafından davalıya gönderilen mutabakat mektup örneği EK: 23 verildiği üzere davalı --------- tarafından bilirkişiliğine ibraz edildiğini, yerinde inceleme tutanağında da 2018 icra takibi sonrası faturalar da izah edilerek 31/12/2018 itibariyle davacı-----Euro davalı------- alacaklı olduğu yapılan incelemede davalı muhasebe sorumlusu ile beraber defter ve ------- düzeltme kayıtları üzerinden tespit edildiğini, iş bu 22.10.2018 tarihinde davacı -------tarafından ikame edilen itirazın iptali ile takibin devamı ve alacak miktarının %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talepli davada davalı ------- icra takibi itibariyle 162.799,84 TL (9.841,79 Euro, 6.768,84 TL) davacı ... firmasına tarafların inceleme bölümünde kati mutabakatı yapıldığı üzere borçlu olduğu, (dosya kapsamında icra dosyası veya bilgilerinin olmaması sebebiyle) ödeme tarihi itibariyle icra takibinde talep edildiği şekli ile ödenmesi gerektiğini bildirmiştir.Bilirkişi ------------ 06/10/2022 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, nihai takdir ve değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere; takip tarihinden iflas tarihine kadarki faiz tutarının 57.477,39 TL olarak hesaplandığı; dava dosyası içinde takip masraflarına ilişkin herhangi bir bilgi olmadığından bu konuda hesaplama yapılamadığını beyan etmiştir. Bilirkişi ------- tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; ticari defterlerin usulüne uygun tutulup, tutulmadığı yönünden; Mahkememizin vermiş olduğu görev ve yetki ile; tacir olan her iki tarafın ticari defter ve kayıtları 04.11.2019 tarihli Bilirkişi S. M. Mali Müşavir --------- raporunda incelenmiş olduğunu, ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde alındığı, tarafların kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, her iki tarafın defterlerinin delil niteliği taşıdığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunun görüldüğünü, davacının alacak talebi, teslim tesellüm yönünden: davacının-------- sayılı takibine konu açık hesap bakiye alacağı talebine doğrultusunda davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkin 04.11.2019 tarihli bilirkişi rapor ekinde yer alan ticari defter kayıtları irdelendiğinde davalı şirketin kendi ticari defterlerinde 9.841,79 EUR, 86.768,84 TL” tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü, bu tutarların davacı kayıtları ile de uyumlu olduğu, davalı şirketin takip tarihi itibariyle 162.799,84 TL (9.841,79 EUR, 86.768,84 TL) tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü, taraflar arasında muhasebe mutabakat mektubunun yer aldığı, Raporun 4.b. bölümünde incelenen 2017 yılı BA/BS formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesine yapmış oldukları bildirimlerin birbirleriyle uyumlu olduğunun görüldüğünü, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesi müdürlüğüne beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veva fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, tüm bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; davacının ----------tutarlı asıl alacak talebine ilişkin nihai değerlendirmenin Mahkememiz takdirinde olduğunun değerlendirildiği, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, bu nedenle takip öncesi için herhangi bir değerlendirme yapılmamış olduğu, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, takip sonrasında EURO alacağı için 3095 s.k m.4/a kapsamında, alacağın TL olarak ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmesi halinde ise takip tarihinden itibaren 3095 SK. 2/2 maddesine göre faiz talep edebileceği değerlendirildiğini bildirmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.
Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. 2004 sayılı İİK 195. Maddesi; Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.
şeklindedir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında cari hesaba dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 162.799,84 TL ( 9.841,79 EURO, 86.768,84 TL) alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre bilirkişice yapılan tespit ve değerlendirme sonucu takip tarihi itibariyle davacı defterinde yazılı olduğu gibi davalının davacıya borçlu olduğu, taraf kayıtlarının, BA- BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, davalı şirketin ise yargılama sırasında ------- tarihinde saat 14.29 itibari ile iflasına karar verildiği, tarafın iflası nedeniyle İİK 194. Madde hükmüne göre Mahkememizce işlemlerin yapıldığı, davacı alacağının davalı iflas masasına kaydı talebinin reddedildiği, bunun üzerine kayıt ve kabul davasına dönen davada İİK 195. Madde kapsamında yöntemine uygun yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı, iflas tarihi itibariyle icra dosyası kapak hesabı da gözetilerek davacı alacağının hesaplanması sonucunda asıl alacak ve ferileri toplamı 242.544,65 TL sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle davanın kabulü ile, 242.544,65 TL davacı alacağının Müflis Tasfiye Halinde ----------- iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın kabulü ile, 242.544,65 TL davacı alacağının Müflis Tasfiye Halinde. . . . . . . . . iflas masasına kayıt ve kabulüne,
-
Davanın niteliği gereği alınması gerekli maktu karar harcı 269,85 TL’den peşin olarak yatırılan 1.966,22 TL nin mahsubu ile 1.696,37 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk dava masrafı, 3.900,00 TL bilirkişi, 180,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.080,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca davanın niteliği gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde . . . . . . . . . . . sayılı dosyasının iadesine,
-
Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20