SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/776 E. 2023/941 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/776

Karar No

2023/941

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/776 Esas

KARAR NO:2023/941

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:05/10/2022

KARAR TARİHİ:21/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,

Davacı ile davalı şirket arasında bir ticari ilişki olup davacı tarafından davalıya gönderilen mal ve hizmetlerin karşılığı olarak davacının davalıdan 24.780,00 TL tutarında alacaklı olduğu, işbu tutar ödenmediği için davalı ile irtibata geçilerek borcun ödenmesinin istenildiği, borçlu yine bir ödemede bulunmayınca hakkında---------- sayılı icra dosyasından takip başlatıldığı, davalı tarafından işbu takibe mesnetsiz ve afaki bir şekilde itiraz edildiği, davacı şirket tarafından davacı adına düzenlenen faturalardaki edim yerine getirilmiş, borçluya söz konusu mallar teslim edildiğini, davacı şirket kayıtlarının tetkikinden borçlunun takip tarihi itibariyle vadesi dolan faturalardan kaynaklı 24.780,00 TL borçlu bulunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen----- numaralı faturaya konu malların davalı tarafa eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiği, davalı tarafça düzenlenen ---------- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile faturaya itiraz edildiği, akabinde davacı şirket tarafından düzenlenen ------- numaralı faturaya konu malların teslim edildiği, borcun doğduğu bu sebeple faturaya konu borcun davacı şirkete ödenmesi gerektiğinin ihtaren bildirildiği, fakat sonrasında davalı ------ tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarnamede yer vermemesine karşın -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya konu boyaların ayıplı olduğu, uygulanan yüzeylerde kapatma sorunu yaşandığı, bu sebeple 2 kat fazla boya kullanıldığı gibi bir takım asılsız ve mesnetsiz iddialarda bulunulduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen faturaya konu boyalarda herhangi bir ayıp söz konusu olmadığı, zira --------- firması tarafından davalı şirkete gönderilen boyalar üzerinde test gerçekleştirildiği, bu durum rapor altına alındığı, Mahkememize sunmuş olduğu rapor incelendiğinde davacı tarafından teslim edilen boyalar üzerinde uygulama yapılmış olduğunu, bu uygulama neticesinde yüzeyde rulo izleri meydana gelmemiş ve kapatma sorunu da yaşanmadığı, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu raporda da görüleceği üzere davalı yanın boyaların yüzeye hatalı uygulaması nedeniyle birtakım eksikliklerin meydana geldiğinin sabit olduğu, zira davalı yanca boyama öncesi tavan yüzeyinde hafif zımpara yapılması gerekirken bu durum yerine getirilmediği, yine davalı yanca boyaların %35 su ile inceltilip yüzeye uygulanması gerekirken bu husus da yerine getirilmemiş olup boyanın zemine kalın uygulanması yüzeyde homojen görüntü oluşmamasına sebebiyet verildiği, açıkladığı sebeplerle müvekkili tarafından davalı yana teslim edilen boyalarda hiçbir ayıbın söz konusu olmadığı, davalının iddia ettiği ayıpların davalının kendi kusuru neticesinde ürünlerin gerekli zımpara işlemi yapılmadan ve hatalı olarak yüzeye uygulanmasından kaynaklandığı, arz ettiği sebeplerle, davalının ------ sayılı icra dosyasındaki vaki itirazının iptaline, takibin devamına, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden borçlunun asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,

Davalı şirketin, davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığı, ------ tarihinde davacıdan alınan boyaların ayıplı olduğu davalı şirket tarafından fark edilmiş ve davacıya fark edilmesine müteakip bildirildiği, davacı tarafça davalı şirkete 50-70 teneke boya teklif edildiği ve söz konusu faturanın da davalı şirketçe davacıya iade edileceği, davacı tarafça da çok net şekilde bilindiği, davacı taraf ayıbı gidermek yerine iyi niyetten uzak hareket ederek davalı şirkete ------ bedelli fatura gönderdiği, bunun üzerine, ---------- yevmiye no.lu ihtarname ile işbu fatura iade edildiği, ancak davacı tarafından işbu durum kabul edilmeyerek davalı şirkete işbu ihtara cevap olarak başka bir ihtarname gönderildiği, ancak davacının işbu davasına konu ve iddia ettiği ne fatura içeriği, ne de alacak kalemleri davalı şirket tarafından kabul edilemez nitelikte olduğu, zira, tüm bu husus ve beyanlara -------- yevmiye numaralı ihtarnamede yer verildiği, işbu durumun tanık beyanları ile de anlaşılacağı, davacıdan alınan boyaların gizli ayıplı oldukları, nitelikleri gereği gizli ayıplarda alıcı olan davalı şirketin gözden geçirme külfeti söz konusu olmadığı, gizli ayıplar, olağan bir gözden geçirme ile tespit edilemeyecek ve ancak kullanıma bağlı olarak zamanla ortaya çıkabileceği, dolayısıyla, olağan gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak ayıpların araştırılması alıcıdan beklenmeyeceği, bu nedenle de söz konusu davacıdan alınan fatura içeriği boyalar ancak tavan boyandığında, kapatma yapmamasından ve zamanla da üzerine gerekenden iki kat fazla boya sürmek gerektiğinden gizli bir ayıba haiz olduğu anlaşıldığı, ayrıca ayıp nedeni ile oluşan tekrar tekrar boyatma zorunluluğu nedeni ile ekstra yapılan işlemler için, fazladan birçok işçilik bedeli de söz konusu olduğu, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve hukuka aykırı olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir

.------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ---- tarihinde asıl alacak -----tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 28/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/05/2023 tarihli rapora göre; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tacir olan her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Mahkemenin vermiş olduğu görev yetki ile; tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdikleri ile, GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde ve T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne tutulduğu, her iki tarafın kendi ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığının görüldüğü, davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı şirketin------- sayılı takip dosyasındaki talebine ilişkin, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında, davalı açık hesabından --- takip tarihi itibariyle ---- tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde ise davacı taraftan ---- tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların defter kayıtları karşılaştırıldığında; davalı şirketin kendi defterlerinde davacının takip konusu ----- no.lu düzenlemiş olduğu ----faturasını kayıtlarına almadığı, buna rağmen ---- tarihinde davacı tarafa -----açıklaması ile düzenlemiş olduğu ------- tutarlı faturayı davacı aleyhine borç kaydettiğinin görüldüğü, Teknik Değerlendirme: Dava dosyası kapsamında ve dosyaya sunulan rapora göre, davalının boya uygulama hatası olduğu, boyada bozukluk olmadığının anlaşıldığı, ancak yerinde inceleme yapılmamış, boyaların görülmediği, boyaların kapatıcılığının olmadığı farz edilirse; bunun boya uygulaması esnasında fark edilebileceği gizli ayıp olduğu veya boyanın bozuk olduğu farz edilirse de boyanın kapağı açıldığı anda anlaşılacağından açık ayıp niteliğinde olduğu kanaatine varıldığını, tüm bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; davacının ------- sayılı dosyasında 24.780,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığını, Faiz: davacı/alacaklının takip öncesinde ilişkin bulunmadığından taleple bağlılık kuralı gereği; bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmadığını, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirildiğini, Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı bildirilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.

Davalı ise takip konusu fatura içeriği boyaların ayıplı olduğunu iddia etmiş ayıbın varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.

6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasında fatura konusu boya malzemesi ürünlerin davalı tarafa satışı ve teslimine dair ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın satıma konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 24.780,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde ise davacı taraftan ----- tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarında çelişki bulunmasının; davalı şirketin kendi defterlerinde davacının takip konusu ----- no.lu düzenlemiş olduğu boya satış faturasını kayıtlarına almaması, buna rağmen ---- tarihinde davacı tarafa iade faturası açıklaması ile düzenlenen ----- faturayı davacı aleyhine borç kaydetmesinden kaynaklandığı, davalı tarafça takip konusu faturanın davacı yana iade edildiği, satım konusu ürünlerin ayıplı olduğu ileri sürüldüğü ancak davalı yanca ayıbın varlığının ispatına dair herhangi bir yasal delil sunulmadığı, kesin delil ile ayıbın varlığının ispatlanamadığı, davacı tarafın sunduğu inceleme raporunda ürünlerde kapatıcılık problemi olmadığı, yoğun oranda boya uygulaması yapılmış yüzeylerde uygulama öncesi hafif bir zımpara yapılıp yüzey yeni boya için uygun hale getirildiğinde rulo izlerinin meydana gelmediği, sonuç olarak ürünlerde herhangi bir problem tespit edilmediği tespitine yer verildiği, bu hali ile ayıp iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının takip konusu fatura içeriği ürün bedellerini davalıdan talep hakkının bulunduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1)Davanın KABULÜ ile,

-------sayılı dosyasında davalı/borçlunun 24.780,00 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA,

2)İptaline karar verilen 24.780,00 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3)Alınması gerekli karar harcı 1.692,72 TL’den peşin olarak yatırılan 423,19 TL nin mahsubu ile 1.269,53‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4)Davacı tarafça yatırılan 423,19 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5)Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi, 245,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.337,20 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

7)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretkabulümahkemesiTARİHİ05/10/2022devamınahükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim