SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/625 E. 2023/902 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/625

Karar No

2023/902

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/625 Esas

KARAR NO:2023/902

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)

DAVA TARİHİ: 28/09/2021

KARAR TARİHİ: 14/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket davalı borçlu şirkete ---- tarihinde ------- Esas sayılı dosyası ile alım-satım ilişkisine dayalı olarak cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi olan 46.060,00 TL ve yasal faiz alacağı için takip başlattığı, borçlu taraf 28.01.2020 tarihli dilekçesi ile ----- yetkili olduğunu öne sürerek takibi durdurduğu bunun üzerine söz konusu dosya yetkili olan ----- gönderildiği davalı borçlunun İcra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %9 faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 21/01/2020 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 46.275,79 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 27/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde 28/01/2020 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; yetki itirazının kabul edilip dosyanın -------sayılı sırasına kaydedildiği, ------- sayılı takip dosyasında davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildiği, borçlunun 19/10/2020 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ------ tarafından düzenlenen ---- tarihli rapora göre; davacı ----- yevmiye defteri, defteri kebir ticari defter kayıtları ------- Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, TTK 64/1, 88/1 e uygun şekilde tutulduğu, TTK 64/3, HMK 222/2 gereğince onay işlemlerinin yapıldığı, TTK 65/2 gereğince yazımların eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak gerçekleştirildiği, TTK 66, 99 gereğince envanter ve bilançonun gereği gibi düzenlenmiş olduğu defterlerinin sahibi lehine delil olabilmesi için kanunun aradığı şartları taşıdığı, takdirin sayın mahkememizde olduğunu, davacı ---- formları üzerinde incelemede, davacının norm marka pompa satış faturaları ------ dönemleri-------bildirdiği bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği tespit edildiğini, taraflar arasında akdedilen mal alım satım sözleşmesinin bulunmadığı tespit edildiğini, davacı davalıya düzenlediği faturaları noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da ------aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapıldığına dair belge bilgi bulunmadığının tespit edildiğini, davacı ---- tarihinde ---- dosyası yetki itirazı nedeniyle kapandığı bunun yerine----- icra dosyasında davalı borçlu aleyhine 46.060,00 TL miktarı dayanağı; faturalardan doğan bakiye borç yekünü olduğunun görüldüğünü, davacı ticari defter kayıtlarında göre en son ------- tarihi itibariyle kalan açık cari hesap borç ilişkisinden kaynaklı 46.060,00 TL davalı borcuna istinaden 14/10/2021 icra takip tarihine kadar faturalardan doğan davacının alacağı için ödeme yapmadığı, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçluya cari hesap ekstresi-borç ihtarnamesi bulunmadığından temerrüd koşullarının oluşmadığı, davacı davalı aleyhine ------ icra takip tarihine kadar faturalardan doğan bakiye borç yekünü açık cari hesap borç ilişkisinden kaynaklı 46.060,00 TL asıl alacağa yasal faiz talep ettiği görüldüğünü bildirmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, davacı tarafça dayanak olarak ------------ bedelli faturalar gösterildiği, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 46.060,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği----- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği -------davalının ----- bildirimlerine göre takibe konu faturalardan 24.780,00 TL,32.155,00 TL, 22.125,00 TL bedelli üç adet faturanın bildirildiği, diğer ikisinin bildirim için yasal sınırın altında kaldığı, davacının alacağının ispatlandığı kabul edilen- vergi dairesine alım olarak bildirilen fatura tutarının 79.060,00 TL olduğu, davalının lehine kayıtlı 32.268,16 TL nin düşümü sonucunda 46.791,84 TL davacı alacağının bulunduğu, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği -------, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 46.060,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1)Davanın kısmen KABULÜ ile, ----- sayılı dosyasında davalı/borçlunun 46.060,00 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine,

2)İptaline karar verilen 46.060,00 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3)Alınması gerekli karar harcı 3.146,36 TL’den peşin olarak yatırılan 558,90 TL nin mahsubu ile 2.587,46 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4)Davacı tarafça yatırılan 558,90 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5)Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk dava masrafı, 800,00 TL bilirkişi, 340,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.208,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99,5 kabul) 1.202,26 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,

6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99,5 kabul) 1.313,40 TL' sinin davalı taraftan, (%0,5 Ret) 6,60TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

  1. Karar kesinleştiğinde -------- sayılı dosyasının iadesine,

10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, --------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretkabulümahkemesiTARİHİdevamınahükümsavunma28/09/2021gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim