İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/780 E. 2023/828 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/780
2023/828
26 Ekim 2023
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/780 Esas
KARAR NO:2023/828 Karar
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 30/11/2021
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
-----maddesine göre ------ adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; dava dışı-------istinaden asıl borçlu ------- Lehine kredi tesis edilerek kullandırıldığı,--------müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla işbu borçtan sorumlu bulunduğu, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçlulara --------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin davalının sözleşmede yer alan adresine gönderilmiş olup sözleşmede yer alan kanuni ikametgâha ilişkin hüküm gereği, ihtarnamenin sözleşme adresine ulaştığı tarihin tebliğ tarihi olarak kabulünün gerektiği, akabinde müvekkili şirketin alacağı temlik aldığı, kullandırılan kredi alacaklarının tahsili amacıyla------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, haklı takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını kötü niyetli engellemek amacıyla ------------ tarafından takipteki borcun tamamına, ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edildiğini, mahkemece iptalinin gerektiğini, borçlu davalının itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, kendilerine gönderilen ihtarnameye itiraz etmediği gibi borcun ödenmesi konusunda da herhangi bir girişimde bulunmadığı, borçlunun imzası bulunan ----- ilgili maddeleri karşısında itirazının geçersiz olduğu, zira söz konusu sözleşmelerde müşterinin gecikmeye düşmesi halinde alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren alacaklıya fiili ödeme tarihine kadar, kredi şartlarında yazılı gecikme faiz oranı üzerinden gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu şartlarda kabul edilen faiz oranlarının borçluya gönderilen ödeme emrinde de sözleşme ve kanuna uygun olarak talep edildiği, borçlu ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediğinden ve hiç ödeme yapmadığından ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğü ve tüm borcunun muaccel hale geldiği, bununla birlikte davalının borçlu olmadığını herhangi bir belge ile ispat edemediğini, davalı tarafından ------ dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, % 20 icra inkâr tazminatına, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.--------- sayılı dosyasının tetkikinde;Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 10.458,19 TL asıl alacak, 7.119,19 işlemiş faiz, 355,96 TL ----- üzere toplam 17.933,34 alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı temlilk alacaklısı varlık şirketinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Temlik eden-------- dava dışı -----arasında akdedilen ------- dayalı olarak dava dışı firmaya 48 ay vadeli yıllık % 14,52 akdi faiz oranlı, aylık 2.218,00 TL tutarındaki eşit taksitler halinde geri ödemeli 83.080,77 TL tutarında, kredi verildiği, anılan kredi sözleşmesine Davalı --------- kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin eski TBK madde 483' deki kefalet şartlarına haiz olduğu,Kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafından dava dışı şirkete ve davalıya ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesi 69.444,32 TL borç için 7 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin davalının sözleşmede yer alan 20. maddeye göre yasal ikametgâh niteliğindeki adresine gönderilen söz konusu ihtarnamenin 13,09.2013 tarihinde işyerinde devamlı çalışana tebliğ edildiği, bu nedenle davalının 21.08.2013 tarihinde temerrüde düştüğü, kabul edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı; 10.458,19 TL asıl alacak, 7.119,19 TL faiz ve 355,96 TL -----olmak üzere toplam 17.933,34 TL olduğu, miktarın takiple uyumlu olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.Kefaletin türü yönünden yapılan değerlendirmede;Ticari işlerde bu kurala isitsna getirilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 7. maddesinde bu konuyla ilgili bir düzenleme getirilmiş ve “(1) İki veya daha fazla kimse, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari mahiyeti haiz bir iş dolayısıyle diğer bir kimseye karşı müştereken borç altına girerlerse, mukavelede aksi kararlaştırılmış olmadıkça müteselsilen mes’ul sayılırlar. (2) Ticari borçlara kefalet halinde, gerek asıl borçlu ile kefil ve gerek kefiller arasındaki münasebetlerde dahi hüküm böyledir.” şeklindeki düzenleme ile teselsül karinesi kabul edilmiştir. Bu halde alacaklı adi kefalette olduğu gibi asıl borçluya müracaat etmek zorunda değildir. Ticari işlerde “teselsül karinesi” uygulanmaktadır. Nitekim, müteselsil kefil asıl borçlu ile birlikte takip edilebilir.-------------Anılan hükümler gereği, taraflar arsındaki sözleşmede kefaletin müteselsil olduğu belirtilmemişse de, teselsül hükümleri gereği, kefalet müteselsil kefalet olarak kabul edilmiş, davacının asıl borçluyu takip edip semeresiz kalmadan kefili takibi esasa etkili görülmemiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
-
Davalının. . . . . . . sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-
Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.225,03 TL karar ve ilam harcından 306,26 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 918,77 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 365,56 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 118,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.618,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
-
Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55