SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/564 E. 2023/797 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/564

Karar No

2023/797

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/564 Esas

KARAR NO: 2023/797

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 25/02/2016

KARAR TARİHİ: 24/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı şirketin her türlü inşaat taahhüt işleri, konut ve işyeri inşaatları ile kat karşılığı inşaatlar vs. işleri yapmak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunu, ticari hayatın getirdiği zorunluluk nedeniyle projesinde kullanmak üzere yüksek güvenlikli kapı yaptırmaya karar verdiğini ve davalı şirketle irtibata geçtiğini, tarafların talep edilen yüksek güvenlikli yangına ve darbelere dayanıklı ithal silah kapısı miktarı ve fiyatları konusunda anlaştıklarını ve proje bedelinin 25.000,00 TL' sının peşin olarak, kalanının ise teslimatta ödenmesi konusunda mutabakat sağladıklarını, müvekkili şirketin peşinat avansı ödemesini ------ tarihinde davalı şirketin ------ bulunan ---- numaralı hesabına ----- açıklamasıyla havale yoluyla gönderdiğini, müvekkili şirketin iş avansını yatırmış olmasına karşın, davalı şirketin edimini yerine getirmediğini ve müvekkili şirkete teslimini taahhüt ettiği yüksek güvenlikli kapıları teslim etmediğini, davalı şirketin müvekkili şirketin şifahi taleplerine olumlu bir yanıt vermemesi üzerine, avansın iade alınması amacıyla ----------- icra takibi başlattıklarını ancak davalı borçlunun müvekkili şirkete borcu olmadığını beyanla takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek, davanın kabulüne, davalı şirketin vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20' den az olmamak üzere icra tazminatı mahkûmiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin pek çok yerli ve yabancı üst düzey şirket ve devlet kurumuyla iş yapmış tanınmış ve güvenilir bir şirket olduğunu, davacı şirketin üstlendiği bir gayrimenkul projesinin iç ve dış mekân kapıları hususunda müvekkili şirketle anlaşmaya vararak bu kapı ve malzemelerinin siparişi, ürün haline getirilişi ve bunların söz konusu binaya montajı konusunda müvekkili şirkete yetki verdiğini, ürünün pek çok malzemesinin özel ve ithal olarak tedarik edildiğini,taraflar arasındaki yazışmalardan da görüleceği üzere kapılar hususunda iki taraf arasında ticari anlaşma sağlanır sağlanmaz kapıların yapılması için gerekli olan tüm malzemelerin ivedi ve tedariki için davacı şirketçe müvekkili şirkete onay ve 9.000 Euro(25.000TL) avans verildiğini, kapılar için gerekli olan tüm malzemelerin sipariş edildiğini, işlenerek kapıya uygun hale getirildiğini ve kapı yapım aşamasına geçilmiş iken davacı şirket tarafından projenin askıya alındığı, kapıların kullanım durumunun ertelendiğini ve davacı şirketçe alınan karar gereği sanki hiç kullanılmayacakmış gibi düşünüldüğünün müvekkili şirkete bildirildiğini, üstelik davacı şirketin gönderdiği maillerden anlaşılacağı üzere müvekkili davalının sipariş ettiği malzemelerden uğradığı zararı tazmin etmek istediklerini, bunun için sipariş edilen malzeme faturalarının kendilerine gönderilmesini istediklerini, müvekkili davalı şirketin avans olarak verilen 25.000 TL' yi düşerek bir hesaplama yaptığını, tüm malzeme işçilik ücretlerini ayrıntılı bir şekilde gösterir fiyat tablosunu davacı şirket yetkilisine mail olarak gönderdiğini, bu tabloya göre müvekkili şirketin bakiye 14.000 EURO + KDV alacağı olduğunu, bunun üzerine davacı şirketin KDV Dâhil 4.000 EURO(10.000 TL + KDV) ödeyebileceklerini belirttiğini ve müvekkili şirketin zararını miktar yönünden olmasa da mevcudiyet yönünden kabul ettiğini, anlatılan bu olaylar ve mailleşmelerden sonra taraflar arasında davalı şirkete ödenmesi gereken ücretin geçerliliğinin asla tartışılmadığını, yalnızca miktar yönünden tarafların orta yolu bulmaya çalıştıklarını, müvekkili şirketin aldığı malzeme ve motor ekipmanlarını ve kapı parçalarını elden çıkarmaya ve iade etmeye çalıştığını, ancak iade edemediğini, 1 yıl bekleyen ekipmanların paslanacaklarını ve kullanılmaz hale geleceklerini, bu durumun müvekkili şirketin aldığı bir karar ve tercih olmadığını, davacı şirketin söz konusu kapıların kullanılamayacağını ve zararı karşılamak istediklerini belirtmelerinin sonucu olduğunu, müvekkili şirketin zararını karşılayacağını söylemesine rağmen müvekkili şirketin sipariş edilen malzemeler dolayısıyla alması gereken bakiye alacağını ödemeyen davacı şirketin müvekkili davalı aleyhine haksız şekilde icra takibine giriştiğini savunarak, hukuken mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, davacı şirket aleyhine %20 icra tazminatı mahkûmiyetine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, avans bedelinin iadesi için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, İİK.' nun 67 ve devamı maddelerine dayanmaktadır.İşbu dava Mahkememizin ------- esas sırasında kayıtlı iken mahkememizce;"1-Davanın kabulü ile ; ------------ sayıl takip dosyasının yapılan itirazın 25.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibini aynen devamına,

  1. Asıl alacak 25.000,00 TL için takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,

  2. Asıl alacak 25.000,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine" dair verilen kararın. . . . . . . . . . sayılı kararı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Davalı vekili yargılama aşamasında, davacının vermiş olduğu sipariş üzerine imal edilecek kapılar için dava dışı şirkete malzeme siparişi verdiklerini, malzemelerin geldiğini ve kapı için üretime başladıklarını, davacı tarafından verilen avansın bu siparişler için kullanıldığını beyan etmiştir.Taraflar arasında kurulmuş olan eser sözleşmesi, dosyada mevcut deliller ve e-mail yazışmaları göz önüne alındığında, davacı tarafın sipariş konusu ürünlerden vazgeçmesi sebebiyle sözleşmenin sona erdiği, sözleşmenin sona ermesinde davacının kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından haksız şekilde sözleşmenin sona erdirilmiş olması sebebiyle, davalı tarafın sözleşme sebebiyle yapmış olduğu harcamaların davacı tarafından karşılanması gerekmektedir. Davalı taraf yapmış olduğu masrafların daha fazla olduğunu ve hatta davacıdan alacaklı olduğunu belirterek bir anlamda takas ve mahsup talebinde bulunmuştur. Ancak mahkeme tarafından takas-mahsup talebi konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

Dosya kapsamı itibariyle takas-mahsup incelemesi gerekmekte olup, bu kapsamda davalının alıp işlem yaptığını bildirdiği malzemelerin mahallinde keşif yapılmak suretiyle incelenerek, başka bir işte kullanılıp kullanılmayacağı hususu değerlendirilip, başka işte kullanılmayacaksa malzemenin kullanılmayacak kısmının bedeli belirlenerek, 25.000,00 TL avans miktarından mahsubu gerekir. Bu durumda, davalı 02.07.2015 tarihli e-mail mesajında 4.000, Euro karşılığı 10.000,00 TL + KDV fatura kesilmesini kabul ettiğinden, zararın bu miktar altında çıkması halinde bu miktar yönünden zarar bulunduğu belirlenip hesap yapılması gerekirken, mahkeme tarafından bu hususlar üzerinde durulmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur." şeklindeki gerekçe ile Mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına dair karar verilmiş, kaldırma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla yargılamaya devam olunmuştur.---------- İcra dosya aslının incelenmesinde; dosya davacısı tarafından dosya davalısı aleyhine25.000,00 TL asıl alacak, 1.905,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.905,82 TL alacak üzerinden 25/01/2016 tarihinde ilamsız takip başlatılmış olduğu, borç sebebinin 25/05/20215 tarihinde gönderilen ---------iş avans bedeli olarak gönderilen alacak olarak gösterildiği, borçlu tarafından 28/01/2016 havale tarihli dilekçe ile takibe, borca faize itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Kaldırma ilamı doğrultusunda davalı tarafa davaya konu ürünlerle ilgili bilgileri sunmak üzere süre verildiği, 05/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu malzemelerin özel olduğundan başka yerde kullanılmadığı, hurdaya ayrıldığı, hurdaların yerinin de bilinmediği bildirilerek malzemelerin durumu ve hurdaya ayrılması durumu/ değerine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmiştir. Bilirkişi rapor içeriğine göre; dava konusu davalı tarafın 3 adet yangına dayanıklı kapı ve 2 adet patlamaya dayanıklı kayar kapıların malzemelerinin tedarik edildiğini belirtmesine rağmen, dosyada bu malzemelerin özellik, miktar, ağırlığına ilişkin herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığından malzemelerin hurda değerlerinin davacı tarafından da onaylandığı belirtilen davalı taraf vekillerinden tespit edilen veriler doğrultusunda hesaplamaya göre, toplam malzeme hurda değerinin 3.744,49 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve denetime elverişle bilirkişi rapor içeriklerine göre; taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın sipariş konusu ürünlerden vazgeçmesi sebebiyle sözleşmenin sona erdiği, sözleşmenin sona ermesinde davacının kusurlu olduğu, davacı tarafından haksız şekilde sözleşmenin sona erdirilmiş olması sebebiyle, davalı tarafın sözleşme sebebiyle yapmış olduğu harcamaların davacı tarafından karşılanması gerektiği, davalının talebini takas - mahsup talebi şeklinde ileri sürdüğü, ürünlerin başka işte kullanılmayacak olması nedeniyle bu kısım belirlenerek 25.000,00 TL iş avansından düşülmesi gerektiği, taraflar arasındaki e mail yazışmalarından davacının davalının zarar talebini kabul ettiği, miktar hususunda anlaşma sağlanamadığı, davacı tarafın mail yazışmalarından da anlaşıldığı ve kaldırma kararında da yer verildiği üzere 4.000,00 Euro karşılığı, 10.000,00 TL + KDV fatura kesilmesini kabul ettiği, davalı zararının davacının kabulünde olan 11.800,00 TL den az olduğu, bu nedenle iş avans bedeli 25.000,00 TL den davacının kabulünde olan 11.800,00 TLnin düşülmesi sonucunda davacı alacağının 13.200,00 TL olarak hesaplandığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1)Davanın kısmen KABULÜ ile,---------sayılı dosyasında davalı/borçlunun 13.200,00 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA,

  1. Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
  1. Alınması gerekli karar harcı 901,70 TL’den peşin olarak yatırılan 426,94 TL nin mahsubu ile 474,76‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  2. Davacı tarafça yatırılan 426,94 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan 33,50 TL ilk dava masrafı, 750,00 TL bilirkişi, 239,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.022,5‬0 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%53 kabul) 541,92 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi, 31,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.531,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%47 ret) 719,57 TL' sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, arta kalanın davalı üzerinden bırakılmasına,

  5. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 13.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.800 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10- Karar kesinleştiğinde ---------------------sayılı icra dosya aslının iadesine,

11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hukukiasliyeticaretİtirazınİptalimahkemesikabulüSatımdan(TicaridevamınadeğerlendirmehükümKaynaklanan)gerekçegereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim