İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1043 E. 2023/1074 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1043
2023/1074
27 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1043 Esas
KARAR NO: 2023/1074
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2022
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle, davalı ------ davacının oğlu olup; aynı zamanda davacının gizli ortak olarak sahip olduğu ve davalıya inançlı işlemle devrettiği, 3.000.000 TL sermayeli, enerji santrallerinde bakım ve montaj işleri yapan --------- görünürdeki resmi sahibi olduğu, davacının, daha önce sahibi olduğu şirket ile ilgili haciz tazyikleriyle karşı karşıya olması nedeniyle, yıllardır emek sarf ederek kurduğu şirketinin tüm hisselerini inançlı işlemle, güvendiği ve inandığı oğlu---- adına devrettiği, ---- davalı ---- pay devrinin ---- tarihinde gerçekleştiği, bu gizli ortaklığın, davalı ----- davacı lehine verdiği --------- hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde yazılı olarak da belgelenmiş olduğu, 24 yaşında ve halen ----------öğrenci olan bir gencin bu denli büyük ve kapsamlı işler yapan bir şirketin sahibi olduğunu düşünmenin zaten abesle iştigal olup; hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kendi rızası ve imzası ile düzenlediği işbu taahhütnameyle davalınin şirketin ve gayrimenkullerin asıl sahibinin ----- olduğunu açıkça kabul ve beyan ettiği, davacının şirkete ait işlemleri takip ettiği, sadece imzayı davalının attığı, davalı oğlunun öğrenci olması ve şirketin işleri ile yeterli derecede ilgilenmemesi, babası davacıya hınçla davranışlarda bulunmaya başlaması nedenleriyle, davacının aynı zamanda şirkette faal olarak çalışan damadı ------- şirkete 1/2 hisse ile ortak olmasının şirketin işlerinin sorunsuz olarak işleyebilmesi için daha uygun olacağını düşünerek, hisse devrinin yapılmasını talep ettiği, bu hisse devrinin, -------- arasında yapılan sözleşmeye binaen -----yevmiye numarası ile yapıldığı, -------- firmasını, çift imza ile birlikte temsili sağlanması kararlaştırılmış ve ---- ilgili resmi işlemleri tamamlaması için görevlendirilmiş olduğu, ancak bu sırada, davacının eşinden boşanma kararı aldığı ve boşanma davası açtığı, bu durumdan rahatsız olan ve babasına hınç güden davalının, babası davacıyı zarara uğratmak kastı ve iradesiyle, satıcı şirket ile birlikte hareket ederek ihtarname göndererek, Satış vaadi sözleşmesinin feshedildiğini ve yapılan ödemelerin iade edilmesini talep ettiği, ------ yer alan taahhütlerine aykırı olarak dava dışı şirketi ve dolayısıyla babasını zarara uğratmak ve ondan mal kaçırmak kastı ve iradesiyle hareket ettiği, ayrıca davalının sözleşme iptali nedeniyle satıcı ----- numaralı çeki şirket kasasına değil kendi hesabına geçirmiş olduğu, aynı zamanda davalının, yine şirkete ait --------- şirketi ve dolayısıyla babası davacıyı zarara uğratma kastıyla ablası -------- bedelle devretmiş olduğu, ancak bu bedelin de şirket kasasına girmediği, akıbetinin meçhul olduğu, davacının gizli ortak olarak inançlı işlemle şirketini oğlu davalıya devretmiş olması nedeniyle, davalının eylemlerinden zarar gören gerçek şirket sahibi olarak işbu davayı açmaya haiz olduğu, nihayetinde davalının, babasına ait olduğunu yazılı olarak da kabul ve beyan ettiği dava dışı şirketi, kasten hareket ederek; inancı kötüye kullanma suretiyle şirket mallarını haksız ve mesnetsiz olarak elden çıkararak, devirlerden elde edile maddi menfaatleri de kendi nam ve hesabında muhafaza altına alarak, dava dışı şirketi ve dolayısıyla şikayetçi babasını zarara uğrattığından bahisle davalının dava dışı şirket yetkilerinin kaldırılarak, şirket müdürlüğünden azline, şirkete müdür olarak %50 hisseyi satın alan --------şirket müdürü olarak atanmasına, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve hisselerinin asıl mal sahibi olan --------devredilmesine, belirsiz alacak olarak şimdilik 500.000 TL mahrum kalınan kara dair tazminatın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davalının şirkete verdiği maddi zararların tazmini için belirsiz alacak olarak şimdilik 500.000 TL'nin davalıdan alınarak dava dışı şirket hesabına ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle;-------------- tek ortaklı limited şirketi olduğu, müvekkili --------- münferiden temsile haiz tek imza sahibi olduğunu, davacı --------- mezkur şirkette hiçbir zaman için hissesi/ortaklığı bulunmadığını, ---------- herhangi bir gizli ortağı bulunmamakla birlikte davacının işbu yöndeki iddiaları mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, davacı ------ davayı ikame etmekte hukuki yararı ve dava takip yetkisi bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, şirket tek ortaklı bir limited şirket olduğu, şirketin tek imza yetkilisi müvekkili ------ olduğu, davacının sair yöndeki hukuki izahtan yoksun ve mesnetsiz iddialarının reddi gerektiğini, davacı tarafça ileri sürülen gizli ortaklık iddiasına ilişkin taahhütname, tehdit, hakaret ve baskılar sonucunda cebren imzalatıldığından geçersiz olduğunu, yine devir işleminin ardından ------ müvekkilin bilgisi olmadan, müvekkilin imzasını kullanması suretiyle kendisini müdür olarak ataması hususunda savcılığa başvuruda bulunulmuş ve ---------- dosya üzerinden soruşturma devam ettiği, bu bağlamda her ne kadar davacı tarafın şirket müdürü olarak kimin atanacağı hususunda bir tasarrufu olamayacağı ------ şirket müdürü olarak atanmasına ilişkin talebi ile iyiniyetli olmadığını, Müvekkili kendi şirketinden tamamen ekarte edilmesine ve bilgisi dışında işlemler yapılmasına rağmen davacı ------- tarafından sınırlı kalınmamış ve ------ tarihinde ruhsatsız olduğu düşünülen silahı ile müvekkili yaralama teşebbüsünde bulunulduğu, Öte yandan İİK madde 257 ile ihtiyati haczin şartları belirlenmiş olmakla müvekkilin ------- tüm hesaplarına, üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına, adına kayıtlı gayrimenkul ve araçlara ihtiyati haciz uygulanmasına ilişkin davacı talebinin ihtiyati haciz şartları sağlamadığı , davada esasen mağdur durumda bulunan davalı müvekkil olup ticari hayatının tamamen sona erdirilmesine çalışıldığını, dolayısıyla davacı yanın işbu hukuka ve hakkaniyete aykırı talebinin de reddine karar verilmesini; aksi kanaatte olması halinde ise İİK madde 259 uyarınca teminat gösterilmesine karar verilmesini, tüm hukuki ve fiili gerçekler doğrultusunda, davalı müvekkili nezdinde ileri sürdüğü hiçbir iddiasının hukuken ve sözleşmesel olarak hiçbir geçerliliği bulunmadığını ve davalı müvekkilden herhangi bir nedenle talepte bulunulmasının mümkün olmadığı her türlü izahtan vareste olup, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
Dava, davalının dava dışı şirket yetkilerinin kaldırılarak, şirket müdürlüğünden azline, şirkete müdür olarak %50 hisseyi satın alan ----- şirket müdürü olarak atanmasına, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve hisselerinin asıl mal sahibi olan --------- devredilmesine, belirsiz alacak olarak şimdilik 500.000 TL mahrum kalınan kara dair tazminatın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davalının şirkete verdiği maddi zararların tazmini için belirsiz alacak olarak şimdilik 500.000 TL'nin davalıdan alınarak dava dışı şirket hesabına ödenmesi istemlerine ilişkindir. Davacı tarafça bu istem davalının, babasına ait olduğunu yazılı olarak da kabul ve beyan ettiği dava dışı şirketi, kasten hareket ederek ve inancı kötüye kullanma suretiyle şirket mallarını haksız ve mesnetsiz olarak elden çıkararak, devirlerden elde edilen maddi menfaatleri de kendi nam ve hesabında muhafaza altına alarak, dava dışı şirketi ve dolayısıyla şikayetçi babasını zarara uğrattığı iddialarına dayandırılmıştır. Mahkememizce istemin dayanağı şirkete ilişkin sicil kayıtları ----- tetkik edilmiş, --- tarihli ilan ile davaya konu ---- kuruluşunun tescil edildiği, kuruluş sözleşmesine göre toplam ----- ait olduğu, --- tarihli ilana göre------ şirketteki tüm paylarını---- devrettiği, şirketin tek ortaklı olduğu, ---- tüm hisselerini dosyamız davalısı ------devrettiği, aynı ilanda davalının münferiden yetkili tek müdür olduğunun da tescil edildiği, --- ilana göre ilgili şirket için ---- münferiden yetili müdür olarak atandığı belirlenmiştir. Davacı tarafın işbu davadaki tüm istemlerinin dayanağı,------ tarihli taahhütname gereğince esasen -------- tüm hakları ile davacıya ait olduğu iddiasına dayanmaktadır. Bu yönden de dava dilekçesinde davacının, daha önce sahibi olduğu şirket ile ilgili haciz tazyikleriyle karşı karşıya olması nedeniyle inançlı işlemle şirketin davalı adına tescil edildiği ifade edilmiş, Mahkememiz duruşmasında hazır olan davacı asil tarafından da; "şirket benim bana yöneltilen ----- yapmış olduğu takip süreci nedeniyle önce damadım sonra da oğlum adıma tescil ettirdim" şeklinde beyan sunmuştur. Esasen davacı, bir mal varlığına sahip olmanın nimetinden yararlanmak isteği ile kar mahrumiyeti talep etmekte, buna mukabil aynı mal varlığı sahipliğinin getirdiği külfeti taşımamak adına, bir inançlı işlemi yaptığını ifade ederek, bu niyetinin adli merciler eliyle de muhafazasını işbu dava ile talep etmektedir.
Davacı ---- tarihli taahhütname ile, ---------- sahibi olduğu iddia etmekle birlikte, TTK'nda limited şirket pay sahipliği düzenlenmiş, bir takım şekil şartlarına bağlanmıştır. Bu kapsamda TTK'nun 595. maddesinde;" (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. (..)
(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.
(..)
(7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." düzenlemesi getirilmiştir. Davacı tarafça iddia edilen şirket pay sahipliği yönünden, yukarıda açıklanan şekil şartlarının yerine getirilmemiş olduğu, zımni de olsa, iki tarafın da kabulündedir. 11/10/2022 tarihli taahhütnamenin, tarafları arasında borç/edim doğurup doğurmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusu olmakla birlikte, davalıdan önce şirkette pay sahibi olan ----- şirketteki tüm hisselerini dosyamız davalısı ---- devrettiği, devreden ----- de inançlı işlemin tarafı bulunmadığı dikkate alınmış, dolayısıyla 3. kişiden şirket hissesi devralarak pay sahibi bulunan davalı adına kayıtlı ---------- hisselerinin, adi yazılı bir sözleşme ile davacı adına devredilmesine ilişkin koşulları sağlamadığı kanaatiyle davacının şirket pay sahipliği iddiasını sübut bulmadığı değerlendirilmiştir. Bu kanaat çerçevesinde davaya konu tüm talepler incelenmiş, davalının dava dışı şirket yetkilerinin kaldırılarak, şirket müdürlüğünden azli istemi yönünden, TTK'nun 630. maddesinde bu yetkinin şirket genel kuruluna tanındığı, aynı maddenin 2. fıkrasında haklı sebep varlığında her ortağın, yöneticilerin yönetim hakkının kaldırılmasını Mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiş olup, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve buna istinaden Mahkememizce varılan kanaat çerçevesinde davacının bu isteminde aktif husumetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Şirkete müdür olarak %50 hisseyi satın alan ----- şirket müdürü olarak atanmasına dair talep yönünden, TTK'nun 616/1-b maddesi gereğince "Müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları" şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerinden olup, Mahkememizce genel kurul yerine geçilerek tasarrufta bulunulamayacağından bu istem de yerinde görülmemiş reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu istemlerden, davalının şirket ortaklığından çıkarılması ve hisselerinin asıl mal sahibi olan------ devredilmesi istemi yönünden TTK'nun 640/3. maddesinde yer alan " Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır." düzenlemesi gereğince keyfiyet yalnızca şirket tarafından istenebilir, öncesinde genel kurul kararı alınması da özel dava şartlarındandır. Bu isteminde de davacının aktif husumetinin bulunmadığı değerlendirilmiş, istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu edilen belirsiz alacak olarak şimdilik 500.000 TL mahrum kalınan kara dair tazminatın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine yönelik istem, davacının şirkette pay sahibi olduğu, bu nedenle kar alacağı bulunduğu ve bundan mahrum kaldığı iddiası ve ön kabulüne dayanmakla, davacının şirkette pay sahipliğine yönelik yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, ancak pay sahipliğine bağlı olarak hak sahibi olunabilecek bu istemde de davacının aktif husumetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davaya konu, davalının şirkete verdiği maddi zararların tazmini için belirsiz alacak olarak şimdilik 500.000 TL'nin davalıdan alınarak dava dışı şirket hesabına ödenmesine yönelik istem yönünden ise, TTK'nun 644. maddesi atfı ile limited şirketler hakkında da uygulanan TTK'nun 555/1. maddesinde "şirketin zararı" başlığı ile "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." düzenlemesini haizdir.
Madde metninin açık düzenlemesi gereğince şirketin zararının, yöneticiden tahsili ile şirkete ödenmesi istemi münhasıran şirkete ve pay sahibine ait olup davacının bu talep yönünden de aktif husumetinin bulunmadığı kanaatiyle tüm istemler yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın tüm istemler yönünden reddine,
-
Alınması gerekli 269,85 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile kalan bakiye 16.807,65 TL nin davacıya iadesine,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacının, davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı..27/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35