İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/861 E. 2023/1032 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/861
2023/1032
7 Aralık 2023
T.Cİstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/861 Esas
KARAR NO:2023/1032
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2022
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
------maddesine göre ----- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; 24.01.2022 tarihinde, müvekkilime ait ----- plakalı araç ile ---- plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın kazada -------- plakalı araç ise %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında reel değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL reel değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll.Davalı vekili; davacının, müvekkili şirkete başvurusu üzerine,
-------- sisteminden random atanan bağımsız eksper tarafından yapılan incelemeler neticesinde tazminat talebine konu araç üzerinde meydana gelen değer kaybı objektif ve tarafsız olarak tespit edildiğini, hesap edilen tutarın başvuru öncesinde tarihinde bizzat başvuran hesabına ödendiğini, başvuranın zararının müvekkili şirket tarafından karşılandığından huzurdaki haksız başvurunun reddini, esasa girilmesi halinde esas yönünden dosyanın esastan reddine, aksi yönde kanaat halinde kusur ve müterafik kusur indirimleri de uygulanarak karar verilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir
.Uyuşmazlık: Davalı şirkete sigortalı ----- plakalı araç ile davacıya ait ----- plakalı araç arasında ---- tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın oluşmasında kusur oranının tespiti ile, davacıya ait araçta anılan kaza nedeniyle değer kaybı olup oluşup oluşmadığı, mevcutsa değer kaybı miktarının ne olduğu ve değer kaybından davalının sorumlu olup olmadığının, belirlenmesi hususundadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında ; 24.01.2022 tarihinde saat 12.00 sularında mülkiyeti ---- ait ve Sürücü ------ sevk ve idaresindeki -----plakalı aracı ile ------- üzerinde seyir halinde iken yerlerin karlı olması sebebiyle aracın hâkimiyetini kaybederek aracının ön kısımları ile aynı caddede park halinde bulunan ------sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracının sağ arka kısımlarına çarpması neticesi iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve taraflar arasında KTT tanzim edildiği görülmektedir. Aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, Dava dışı araç sürücüsü ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47/1d , 52/b ve 101/b ihlal etmesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğuna, Park halinde bulunan ------ plakalı aracın dava dışı sürücüsü ----- aniden oluşan olay sırasında kısa sürede alabilecekleri bir tedbir olmadığından atfı kabil kusur olmayacağına kanaat getirilmiştir.Buna göre, ------tarihinde meydana gelen kazanın, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı,---- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle;------ plaka sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigortalısının kusuru nazarında, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasarları 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazmin etmekle yükümlü olması, --------- kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalıların sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Değer Kaybı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır.
Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.---------
TTK.1459 tazminat İlkesi başlığı altında” Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder” hükmünü öngörmüştür sigortacının sorumlu olduğu gerçek zarar kalemleri arasında değer kaybı da söz konusudur.
Değer Kaybı Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi kapsamında olan aracın gerçek değeri olup teminat dışı hallerden olmadığı gibi A.3 te sayılan teminat dışı hallerden de değildir.Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalı değer kaybından sorumludur.
Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.------- sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve taracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 5.000,00 olarak tespit edildiği anlaşılmakla; Bilirkişi tarafından belirlenen rayiç bedeller dosya kapsamına uygun ve makul bulunmuş olmakla gerekçeli, dayanaklı ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.Davacı vekili 100 TL değer kaybının tahsilini istediği, bilirkişi raporunda 5.000,00 TL değer kaybı gösterildiği, davacının ıslahla bu miktarı 2.625,00 TL'ye çıkardığı anlaşılmakla, davanın bu miktar yönünden kabulüne karar verilmiştir.Faiz Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.Gerçek Kişiler Açısından; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Sigorta şirketi açısından ise, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. --------Faiz hususunda ise davacı vekilince her ne kadar kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alacak birlikte talep edilmişse de sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinin 23.05.2022 olması ve 8 iş gününden sonraki gün temerrüt oluşacağından, kabul edilen alacak yönünden temerrüt tarihi 03.06.2022 olarak kabul edilerek, belirtilen tarihten itibaren faiz işletilmiştir. Kazaya sebep olan aracın, ticari değil hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile;
2.625,00 TL'nin 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
-
Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harç ile 89,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 100,15 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.625,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 250,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 70,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.070,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
-
Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03